Artı Gerçek - Siirt’in Kurtalan ilçesinde Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi’nin (DEM Parti) “Ekmek, Barış Adalet için Bütçe” kampanyasının açılışında yaptığı konuşmayla gündeme gelen Emine Teğin, ailesinin yaşadığı ekonomik güçlükleri geçim mücadelesini anlattı.
24 Ekim’ Ahmedê Xanê Parkı’nda düzenlenen etkinlikte çocukların yoksulluğuna dikkat çeken Teğin, Mezopotamya Ajansı’ndan Ozan Bayındır’a konuştu. Dört çocuk annesi Teğin, artan yaşam maliyetleri, tarım hayvancılıktaki sorunlar, eğitim harcamaları kadınların ekonomik güçlüklerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
'EKONOMİYE YENİLDİK, HAYVANCILIĞI BIRAKTIK'1984 yılında Mersin’in Tarsus ilçesinde doğduğunu, evlendikten sonra Siirt’in Eruh ilçesine yerleştiğini anlatan Teğin, Çocuk Gelişimi Bölümü mezunu olduğunu dört çocuğuyla birlikte ailesinden kalan topraklarda üretim yapmaya çalıştığını söyledi.
Ailesinin daha önce küçükbaş hayvancılıkla geçindiğini belirten Teğin, yayla yasakları, su sıkıntısı artan yem maliyetleri nedeniyle hayvancılığı bırakmak zorunda kaldıklarını anlattı.
Eşinin kanser tedavisi gördüğü dönemde geçimlerini sağlamak için büyükbaş hayvancılığa yöneldiklerini söyleyen Teğin, dört ineklerinden yalnızca birinin kaldığını, onu yem giderlerini karşılayamadıkları için sattıklarını belirtti.
“ çuval yem bin TL olmuş. İneğe bakamayınca kesime gönderdik. İneği 130 bine sattım, 120 torba yem aldım” diyen Teğin, tarım hayvancılığın sürdürülebilir gelir sağlamadığını, nedenle gençlerin üretimden uzaklaştığını söyledi.
“Emeğin karşılığını alamadığın zaman insan umutsuzluğa kapılıyor” diyen Teğin, tarım hayvancılığı severek yaptıklarını ancak ekonomik koşullar nedeniyle bırakmak zorunda kaldıklarını ifade.
'BİN TL YARDIMLA 10 BİN TL’LİK KIRTASİYEYİ NASIL ALACAĞIM?'Dört çocuğunun eğitim giderlerini karşılamakta zorlandığını belirten Teğin, okul masraflarının aile bütçesi üzerindeki yüküne dikkat çekti.
Öğretmenlerin verdiği okul ihtiyaç listesinin 5 bin TL tuttuğunu söyleyen Teğin, şartlı eğitim yardımının ailenin ihtiyaçlarını karşılamaya yetmediğini anlattı.
Oğlunun kısa süreli sigortalı çalışması nedeniyle kız çocuğu için verilen yardımın kesildiğini belirten Teğin, şöyle konuştu:
“İnsanların sunacağı, oturacağı veya göz ardı edebileceği sorun değil. Ekmeğimizden suyumuza, çocuklarımıza kadar nesillerimiz çok büyük tehlikede. Ne yediğimizi ne içtiğimizi bilmiyoruz, alım gücü çok. Birçok ürünün reklamı yapılıyor, reklamları bile çocuklardan saklamaya çalışıyoruz. çocuğu olan aileler için çok. Okullar açıldı, öğretmenlerin verdiği liste 5 bin. Çocuklar için verilen 2 ayda şartlı eğitim yardımı. Oğlum 8 gün sigortalı çalıştı diye kız çocuğununkini kestiler. Oğlan çocuğu için bin TL aldım. Ben bin TL 10 bin TL'lik kırtasiye malzemelerini nasıl alacam? Görün ki buna ayakkabı, çanta, mont dahil değiBen bin TL 10 bin TL’lik kırtasiye malzemelerini nasıl alacağım? Görün ki buna ayakkabı, çanta, mont dahil değil.”
'KADINLAR ÖZEL İHTİYAÇLARINI BİLE KARŞILAYAMIYOR'Ekonomik krizin kadınlar üzerindeki etkisine değinen Teğin, kadınların kişisel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını belirtti.
sorunun kadınlar arasında sıkça konuşulduğunu ancak kamuoyunda yeterince görünür olmadığını ifade eden Teğin, ülkedeki üretim olanaklarına rağmen alım gücünün düşük olmasını eleştirdi.
'DEVLETİN DİNİ ADALETTİR'Teğin konuşmasına şöyle devam etti:
“Eğer ülke herkesin memnun olacağı, eşit şartlarda onurlu yaşam süreceği ekonomiye kavuşursa zaten ortada sorun kalmayacak. Yani devletin dini adalettir. Bizler ülkenin çocuklarıyız, gidecek başka yerimiz Başka yere gitmek istemiyoruz. Çocuklarımızın geleceği sağlıklı nesiller yetiştirmek için çocuklarımıza sahip çıkmalıyız. Sağlıktan eğitime kadar bütün eksikliklerimizi gözden geçirmeliyiz. Çocuk Gelişimi Bölümünü okuduktan sonra çocuklara olan hassasiyetim daha gelişti. Çocuklar benim kırmızı çizgimdir. Dört mevsimi yaşayan, üç tarafı denizlerle kaplı olan ülkede niye her şeyin yoksunluğunu yaşıyoruz.
Almanya bizi gerçekten kıskanıyor. Ama Almanya bizim genç nüfusumuzu, kadın nüfusumuzu, ucuz iş gücümüzü, tasımızı, toprağımızı, havamızı kıskanıyor. Almanya bizim ekonomimizi kıskanmıyor ki; Almanın ayda yediği eti biz iki yılda yiyemiyoruz. konuda kusura bakmayın bizi kıskanmıyor. an insanlar geçim derdinde. Dün Siirt'te, daha önceki günler Sivas'ta Van' seyyar satıcıların araçları alınıyor. Van' çocuğunu gözü önünde babasına çok kötü muamele yapılıyor. çocuk için travmadır. ülkenin kaynakları hiç düşünülmeden kullanılırken seyyar satıcı üç beş limon satmış, Sivas’ta amca iki mısır satmış. insanlara neden yükleniyoruz. Onlar ekmeklerinin peşinde. adaletsizlik değil nedir.
' KISIR DÖNGÜNÜN DEĞİŞMESİNİ İSTİYORUZ'Halen gıda barınmanın peşinden koşuyoruz. Bundan yüz yıl önce yani 1900'lü yıllarda Marie Curie Polonya asıllı kadın hem fizik hem kimya dalında Nobel ödülü alıyor. Ama biz halen gıda enflasyonunu, hayat şartlarını, yaşam koşullarını konuşuyoruz. 2000 yıl sonra yine aynı sorun. ayıp bize yeter bence. Çocuklarımızı nasıl geçindireceğiz, akşama ne pişireceğiz diye düşünüyoruz. Yani ne kadar ileri gidiyorsan bile yaşam tarzımızda hiç değişiklik olmuyor. Biz artık yaşamın kısır döngünün değişmesini istiyoruz.
Onlara (gençlere) sahip çıkmadığımız ortam müsait olduğu için uyuşturucu batağına düşmüşler. Önce gençlerimizi kurtarmaya bakalım. Onlar bizim geleceğimiz, toprağın sahipleri onlar. Gelecek nesilleri onlar yetiştirecekler. Böyle gençlikle bunları nasıl yapacaklar. Bunlar çok zor sorunlar değil, kolay yapılabilecek şeyler. Sadece iyi yönetimle sorunlar çözülebilir.”
NE OLMUŞTU?DEM Parti, “Ekmek, Barış Adalet için Bütçe” kampanyasını 24 Ekim’ Siirt’in Kurtalan ilçesinde başlattı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın katıldığı etkinlikte söz alan Emine Teğin, artan hayat pahalılığını çocukların yaşadığı yoksulluğu anlattı.
Teğin’in çocukların açlığına dikkat çektiği konuşması sosyal medyada yayılarak gündem.