Artı Gerçek - Ankara’ 80 kadının çağrısıyla düzenlenen “Kadınlar Yan Yana Geleceği Konuşuyor” konferansı ikinci gününde devam ediyor. Konferansın ikinci günü, siyasi parti temsilcilerinin katıldığı “Barışın siyasal sorumluluğu; demokratik, Meclis siyasi partiler” oturumla başladı.

Oturumda konuşan Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Milletvekili İmralı Heyeti üyesi Pervin Buldan, geçmişte yürütülen barış görüşmelerinin kalıcı barışla sonuçlanmadığını hatırlattı. 2013-2015 yılları arasında yürütülen sürecin sona erdirildiğini belirten Buldan, “Barış Demokratik Toplum Süreci yaklaşık iki yıldır devam eden süreç ama bunun öncesi. Türkiye farklı süreçlerle karşı karşıya kaldı. Bunları kalıcı barış haline getirmeye çalıştı fakat bazen sekteye uğradı bazen ‘buzdolabına konuldu’. 2013-2015 yıllarında süreç yaşandı fakat şekilde bitirildi”.

‘TIKANIKLIĞI KADINLARIN GÜCÜYLE AŞACAĞIZ’

Abdullah Öcalan son olarak 13 Eylül’ görüştüklerini belirten Buldan, tarihten yana yeni görüşme gerçekleşmediğini söyledi. Süreçte tıkanıklık yaşandığını ifade eden Buldan, şöyle konuştu:

“ günden bugüne görüşme. Dolayısıyla tıkanma gibi şey. tıkanıklığı nasıl aşacağız? Elbette kadınların gücü aşacağız. Kadınlar bugün salonda ‘barışa ihtiyacımız var’ kararını alabilir. Kadınlar, kalıcı barışı gerçekleştirebilmek için iktidara, sürecin aktörlerine çağrı yaparak basınç uygulayarak sürecin devam etmesi için örgütlü güç haline gelebilir.”

‘KADINLAR SÜRECİN ÖNCÜ GÜCÜ OLMALI’

Abdullah Öcalan’ın kadınları sürecin öncü gücü olarak tarif ettiğini belirten Buldan, kadınların izleme kurullarında yer alması gerektiğini söyledi. Buldan, kadınların yalnızca salonlarda değil, alanlarda, meydanlarda sokaklarda araya gelerek süreci büyütmesi gerektiğini ifade.

Ceylan Önkol Eren Bülbül’ün fotoğraflarını göstererek iki çocuğun çatışmalı süreçlerde yaşamını yitirdiğini hatırlatan Buldan, “Ceylan'ın annesi Eren'in annesi aynı gözyaşını döktü. İki annenin acısını yarıştıramayız”.

Barışın yalnızca silahların susmasıyla sağlanamayacağını vurgulayan Buldan, demokratikleşme özgürlüklerin gerekli olduğunu belirtti. Kadınların kalıcı barışın yanı sıra demokratikleşme özgürlükler için araya gelmesi gerektiğini söyledi.

‘ANAYASA TOPLUMSAL MUTABAKATLA YAZILIR’

Anayasa tartışmalarına değinen Buldan, önceliklerinin seçim hazırlığı ya anayasa tartışması değil, sürecin ilerlemesi kalıcı barışın sağlanması olduğunu ifade.

Türkiye’nin yeni toplumsal sözleşmeye ihtiyaç duyduğunu belirten Buldan, “Ancak toplumsal mutabakatı sağlayarak anayasa yazılır. yüzden toplumun her kesimini sürece dahil etmek gerekiyor. Bizim için öncelikli olan süreç, barış tıkanıklığın nasıl aşılacağını konuşmak gerekiyor” diye konuştu.

ÖCALAN'IN YENİ YERİ

Konuşmasının ardından soruları yanıtlayan Buldan, Abdullah Öcalan’ın İmralı Adası’nda yapılan yeni yerleşkeye taşınmasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Öcalan’ın yeni yerinin cezaevinin parçası olduğunu belirten Buldan,şunları söyledi:

"Sayın Öcalan’ın yeni yeri cezaevinin parçası. Cezaevinin dışında yer değil, içinden oraya geçiliyor. Sadece koşullarını düzenleyen mekan olarak tarif etmek mantıklı. Statü meselesi sadece Sayın Öcalan’ın yere geçmesi tanımlanacak şey değil. Koordinatör olarak çalışması gerekiyor. İktidar tarafından halen kurulun oluşturulduğu açıklanmadı. Öcalan Barış Siyasallaşma Koordinatörü olarak sürece katılmak istediğini açıkladı. Ancak tanımlama henüz yapılmadı. Sayın Bahçeli daha öncesinde ‘Umut Hakkı’ndan bahsetti, konu artık konuşulmuyor. Yine Sayın Öcalan’ın gelip Meclis’te konuşması çağrısı yaptı, konuşulmuyor.

yeni yerle ilgili algı yaratılmak, Sayın Öcalan’ın konumunu zedelemeye dönük tartışmalar yürütülüyor. Sayın Öcalan yıllarca tek kişilik hücrede barış için çabaladı. Yerinin değişmesi statüsünü değiştirmedi. Biz gittiğimiz zaman yeni yerde toplantılarımızı yapıyoruz. Sayın Öcalan sonrasında eski yerine gidiyordu. Sayın Mithat Sancar, mekanda şimdi kalıcı hale geldiğini duyurdu. Ancak statüsü kalıcı hale getirilmiş değil. Farklı adımlara ihtiyaç. Sayın Öcalan toplumun farklı kesimleriyle görüşmek istediğini söyledi. Şimdiye kadar sadece biz politikacılarla görüşebildi. İki yıldır talepler karşılanmadı. Sürecin ilerlemesi için bunlar yeterli değil."

YÜKSEKDAĞ’DAN KONFERANSA MESAJ

Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ tutuklu bulunduğu Kandıra Kadın Kapalı Cezaevi’nden konferansa yazılı mesaj gönderdi.

Kadınların ortaklaşmasının önemine dikkat çeken Yüksekdağ, mesajında barış, özgürlük, adalet demokratik hakların kadınlar tüm toplum için temel olduğunu belirtti.

Figen Yüksekdağ’ın mesajı şöyle:

"Sevgili kadınlar, yan yana duruşunuzu, geleceğin sözünü gücünü örme inisiyatifinize selamlıyorum. Kadınlar tüm toplum için barış, özgürlük, adalet demokratik hakların temel olduğu yaşamı kurmak bugün her gün olduğundan daha önemli. Dört yanımızın savaş, şiddet sarmalı geleceğe güvensizlikle karakterize olduğu politik coğrafyada Türkiye’nin iç siyasal atmosferi kadınlar halklarımıza nefeslenme fırsatı tanımıyor.

Kadın hareketi ağır şartlar altında tüm ezilenleri, gadre uğrayanları barış demokratik toplum mücadelesine seferber edecek güç feraset deneyime sahiptir. Kadınların ortaklaşması tüm sosyal, siyasal dinamikleri ortaklaştıran, birleştiren köprü olabilir. Eril şiddetten, toplumsal cinsiyet baskılarından beslenen toplumsal adaletsizlik, eşitsizlik zülüm düzeni karşısında kadın aklı, iradesi, dayanışma mücadelesi çok şey değiştirebilir. umut inançla, konferansa emeği geçen bütün kadınları sevgiyle saygıyla selamlıyor başarılar diliyorum.

Figen Yüksekdağ

Kandıra Hapishanesi."