Artı Gerçek - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin haftalık Meclis Grup Toplantısı’nda güncel gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantıya, Barış Demokratik Toplum Süreci kapsamında somut adımlar atılması talebiyle Ankara’ya gelen Barış Anneleri katıldı.

Konuşmasına Barış Anneleri’ni selamlayarak başlayan Hatimoğulları, annelerin 40 yılı aşkın süredir yaşadıkları acılara kayıplara rağmen barış mücadelesinden vazgeçmediğini söyledi. Barış Anneleri’nin barışın sembolü haline geldiğini belirten Hatimoğulları, “İnşallah dönem barışın kurucusu olacaksınız”.

‘10 YIL ÖNCE SİYASİ DARBE GERÇEKLEŞTİ’

4 Kasım 2016’ HDP’ye yönelik gerçekleştirilen operasyonun 10’uncu yılına ilişkin konuşan Hatimoğulları, dönemin eş genel başkanları Figen Yüksekdağ Selahattin Demirtaş’ın aralarında bulunduğu çok sayıda milletvekili, PM MYK üyesi il ilçe örgütü yöneticilerinin gözaltına alınıp tutuklandığını hatırlattı.

Hatimoğulları, “Bundan tam 10 sene önce siyasi darbe gerçekleşti” diyerek, Kobani Kumpas Davası milyonların iradesine kelepçe takılmak istendiğini söyledi.

Davada hâlâ cezaevinde bulunan siyasetçileri anan Hatimoğulları, “Ben hem onların şahsında bütün siyasi mahpuslara cezaevinde tutuklu bulunan bütün yoldaşlarımıza buradan hepimiz adına selam sevgilerimizi gönderiyorum” diye konuştu.

‘KOBANİ DAVASI SİYASİ İNTİKAMA DÖNÜŞTÜRÜLDÜ’

Kobani Davası kapsamında tutuklu bulunan siyasetçilerin tahliye edilmemesine tepki gösteren Hatimoğulları, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanması çağrısında bulundu.

Davanın uzun süredir devam ettiğine dikkat çeken Hatimoğulları, süreç başladığında 8 yaşında olan çocuğun bugün 18 yaşına gelerek seçmen olduğunu, ancak davanın siyasi etkilerinin sürdüğünü söyledi.

Selahattin Demirtaş Figen Yüksekdağ başta olmak üzere tutuklu siyasetçiler hakkında AİHM kararlarının defalarca açıklandığını hatırlatan Hatimoğulları, Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne taraf olduğunu AİHM kararlarını uygulamakla yükümlü bulunduğunu vurguladı.

Hatimoğulları, “Kobani Kumpas Davası adeta siyasi intikama dönüştürülmüş durumda. davada adalet, siyasi hesaplara rehin edilmeye devam ediyor”.

‘KAYYIMCI ANLAYIŞ VAN’DAN İSTANBUL’A YAYILDI’

4 Kasım 2016’ başlayan sürecin yalnızca gözaltı tutuklamalarla sınırlı kalmadığını, belediyelere kayyım atandığını belirten Hatimoğulları, kayyım uygulamalarının bugün sürdüğünü söyledi.

Hatimoğulları, “Van'dan İstanbul'a kadar her yere yayıldı kayyımcı anlayış”.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklu bulunduğunu yargılamasının devam ettiğini hatırlatan Hatimoğulları, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli’nin aralarında bulunduğu heyetin Silivri’deki davayı takip ederek dayanışma gösterdiğini belirtti.

“Siyasetçinin yeri mahkeme salonları değil, halkın yanıdır. Siyasetçinin yeri kürsülerdir. Siyasetçinin yeri, seçildiği makamın kendisidir” diyen Hatimoğulları, seçilmiş siyasetçilerin halkın iradesini temsil ettiğini vurguladı.

Hatimoğulları, “Halkın iradesine, halka rağmen oradan alıp yerine kayyım atamak kabul edilebilir şey değildir. Demokrasiyi mezara gömmek demektir” ifadelerini kullandı.

'FON VURGUNU ÜLKENİN EKONOMİK SUSURLUK'UDUR'

Hatimoğulları, devamla şunları söyledi:

"Aradan 30 yıl geçti, Susurluk hala gün gibi aklımızda. 30 yıl içinde araba değişti ama zihniyet değişmedi. araba borsada, fonlarda cirit atıyor. Fon vurgunu ülkenin ekonomik Susurluk'udur. İktidar, fon vurgunuyla ilgili şey yapıyor gibi görünüyor ama gerçekte şey yapmadılar. Atılmış somut adım. Göz yuman, denetleyen bütün bürokratlar, fon vurgunun içinde yer alan tüm isimlerin hepsinden tek tek hesap sorulmalı. vurgunda hiç kimseye iltimas gösterilmemeli.

'CEZAEVİNDEKİ HIRSIZLAR TÖVBE ETSİN, ONLARI SALIN'

Yüksek paralar kazananların paraları iade ettiği söyleniyor, biz emin değiliz gerçekten iade edilip edilmediğinde. Ama velev ki iade ettiniz, çaldınız, tövbe ettiniz, iade ettiniz, suçunuz bağışlanmalı ? zaman hırsızlıktan cezaevinde bulunanlar tövbe etsin hepsini salın zaman hukuka ne gerek.

'FAİZE VAR EMEKLİYE YOK'

4 yıl seçimsiz geçti, şimdi 'emekliye müjdemiz var' diyorlar. Biz DEM Parti olarak emekli aylığının yoksulluk sınırının yarısı olması gerektiğini düşünüyoruz. Bunun için yasa teklifi verdik ancak AKP MHP oylarıyla reddedildi. Faizlere var, işçiye emekliye, emekçiye geldiğinde ' yok' diyorlar. Kaynaklar silaha, ranta, faize değil, halka eşit şekilde bölüştürüldüğünde yeter.

MEKKE ANLAŞMASI

Biz barış diyoruz, iktidar hala savaşa bütçe ayırıyor. Mekke Anlaşması AKP, MHP CHP oylarıyla komisyondan geçti. Biz Genel Kurul' hayır diyeceğiz. Türkiye her an kendi seçmediği savaşın ortasında kalabilir. Yemen Suudi Arabistan birbirine saldırıyor. Suud'un parasına karşılık Türkiye'nin gençlerini savaşa sokmak istiyorlar. Biz Türkiye'nin barışı için ne kadar çabalıyorsak bölge için kadar istiyoruz.

'MGK RAPORU HIZLA ALINMALI'

Anaların sözü barışın rehberidir. sese kulak verelim. Onların taleplerinin hayata geçmesi için yavaşlatan değil, süreci hızlandıran olalım. Anaların sözünü duyun, gerekeni hep birlikte yapalım. boşalması gereken kampları boşalttı. taraf sözünü tuttu adım attı, şimdi sözünü tutma sırası devlette, iktidarda. Çerçeve yasa zaman kaybetmeden hayata geçmeli. MGK raporu hızla alınmalı, örgütün boşaltması gereken alanlar boşaltıldı bilgi devlette mevcut.

Çerçeve Yasa'nın ardından Türkiye' 86 milyonun ihtiyaç duyduğu barış demokratikleşme çalışmalarına artık başlansın. Meclis'te İzleme Kurulu artık kurulmalı. Meclis edilgen değil, aktif olmalı.

ÖCALAN'IN YENİ YERİ

Öcalan'ın yeni yerine geçtiği zaten ıldı. Olması gereken zaten buydu. Yeni yer Öcalan'ın eski hapishaneden yeni hapishaneye geçtiği yer olmamalı. Yeni yerin siyasal anlamının güçlendirilmesi gerekiyor. Abdullah Öcalan, burayı Barış Siyasallaşma Koordinatörlüğünü yürüteceği çalışma mekanı olarak görüyor. uzun zamandır akademisyenlerle, siyasetçilerle, kadınlarla, insan hakları savunucularıyla görüşmek istiyor. Bunun artık sağlanması gerekiyor.

50 yıllık çatışma sürecinin tamamında biz, barışı savunduk. 100 yıllık Kürt sorununun barışçıl demokratik yollarla çözülmesi gerektiğini savunduk hala noktadayız. Barış bize altın tepside sunulmayacak. Mücadelemizi demokratik zeminde en güçlü biçimde yapmamız gerekiyor. Türkiye' herkesin hedefi barış olursa bunu gerçekleştiririz zaten. Ama pratikte barışı istemeyenler. Herkes sorumluluk hissederse, elini taşın altına koyarsa başarırız. Hiçbir güç barışın önünde duramaz."