Fransa' 17 Ekim'den beri süren toplumsal hareket, 31 Ekim Cumartesi günü yüz binlerce kişinin katıldığı gösterilerle devam. İçişleri Bakanlığı ülke genelinde 320 bin, öğrenci sendika örgütleri yaklaşık 560 bin katılımcı açıkladı. Paris'te göstericiler, kent merkezinden uzak güzergâha yönlendirildi. 565 kişinin gösteri sırasında 214 kişinin gece kontrolleri esnasında polis tarafından göz altına alındığı bildirildi. Adalet Bakanı Gérald Darmanin’in açıklamasına göre, toplumsal hareketin başlamasından yana uygulanan adli işlemlerin yeni bilançosu şekilde: 4,914 adli gözaltı işlemi, 2,290 kovuşturma, 1,820 adli makamlara sevk 329 tutuklama, ayrıca 404 hapis kararı.

Aynı gün, aşırı sağcı çevrelerin göçmenlerin kitlesel sınır dışı edilmesini savunan konferansı, fiziksel toplantı yasağına rağmen çevrimiçi düzenlendi. Bütün bunlar Fransa' gösteri özgürlüğü, güvenlik politikaları eşit yurttaşlık tartışmalarını alevlendirdi.

Üçüncü büyük gösteride yüz binler sokakta

Paris'te öğrenci protestoları. Fotoğraf Anadolu Ajansı-Luc Auffret

Gençlerin, üniversite öğrencilerinin sendikaların öncülüğündeki hareketin talepleri arasında hayat pahalılığı, alım gücünün düşmesi, eğitim kurumlarının yetersiz kaynakları kamu hizmetlerindeki sorunlar. Son haftalarda bunlara gösteri hakkının güvenlik gerekçesiyle sınırlandırılması eklendi.

Resmî makamlar katılımın, 24 Ekim'deki yürüyüşe göre daha az olduğunu söyledi. Sanki katılım gerçekten azalmış olsa, hükümetin henüz karşılamadığı talepler önemini yitirecekmiş.

Gösterilerin büyük bölümü sakin geçti. Ancak günün sonunda Paris, Marsilya Grenoble' bazı gruplarla polis arasında çatışmalar yaşandı.

Marsilya: Yasaklanan yürüyüşe 10 bin kişi katıldı

Bouches-du-Rhône Valiliği'nin belirli bölgelerde gösterileri yasaklamasına rağmen yaklaşık 10 bin kişi Place des Réformés' toplandı. Liseliler, üniversiteliler, sendika üyeleri, emekliler çalışanlar, resmen bildirilmiş güzergâhı izlemeyen yürüyüşe katıldı.

Le Monde muhabirinin aktardığına göre yürüyüş başlangıçta sakindi. Polis jandarma, zırhlı araçlar tazyikli su araçlarıyla kalabalığın Vieux-Port ticaret bölgelerine ilerlemesini engelledi. Saat 16.30 dolaylarında bazı göstericilerin taş atması üzerine polis göz yaşartıcı gaz müdahale araçlarını kullandı. Akşam La Plaine çevresinde barikatlar kuruldu, polis kalabalığı dağıtmak için gaz ses bombalarına başvurdu. Belediye Başkanı Benoît Payan, kent sakinlerinden güvenliklerini gözetmelerini acil ekiplerin çalışmalarını kolaylaştırmalarını istedi.

Marsilya' aynı anda iki gerçek vardı: Yasak kararına rağmen taleplerini duyurmak isteyen binlerce insan günün bitiminde şiddet eylemlerine karışan ufak gruplar. Bunları birbirine karıştırmak, barışçıl göstericilerin siyasi taleplerini görünmez kılma riski taşıyor.

Paris: Göstericiler neden merkezden uzaklaştırıldı?

Sendikalar öğrenci örgütleri, Bastille'den Nation'a uzanan geleneksel güzergâhta yürümek istedi. Paris Valiliği, önceki olayları kamu düzeni riskini gerekçe göstererek talebi reddetti. Porte Bagnolet Porte Charenton arasında, Boulevards des Maréchaux üzerinden geçen alternatif güzergâh önerdi.

Karar yargıya taşındı. Paris İdare Mahkemesindeki başvurunun ardından Danıştay, 31 Ekim sabahı valiliğin belirlediği güzergâhı hukuka uygun buldu. Yetkililere göre amaç, gösteri hakkını kaldırmadan kamu düzenini korumaktı. Sendikalar ise yürüyüşün kent merkezinden uzaklaştırılmasının görünürlüğünü azalttığını savundu.

itiraz yalnızca hangi caddede yürüneceğiyle ilgili değil. Gösteri özgürlüğünün işlevlerinden biri, yurttaşların taleplerini kamusal alanda görünür kılabilmesidir. güzergâh sınırlaması hukuken mümkün olsa bile, tedbirin gerekli orantılı olup olmadığı ayrıca tartışılabilir.

70 bin güvenlik görevlisi

31 Ekim için ülke genelinde 70 bin polis jandarma görevlendirildi. İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, sosyal medyadaki şiddet yağma çağrılarını gerekçe gösterdi; 40 bin güvenlik kontrolü yapıldığını açıkladı.

Paris'te Porte Charenton yakınlarında yürüyüşten sonra çatışmalar çıktı. Valiliğe göre dört polis jandarma yaralandı. Nuñez, jandarmaya molotof kokteyli atılmasını cinayete teşebbüs olarak nitelendirdi. Ancak ceza sorumluluğunun mahkemece kesinleştirildiği anlamına gelmiyor. Göstericilerin yaralanmalarına ilişkinse ülke çapında kapsamlı, bağımsız bilanço bulunmuyor.

Marsilya Grenoble'daki müdahaleler kullanılan gücün ölçülülüğü sorusunu gündeme getiriyor.

Devletin şiddete karışan kişilere müdahale etme yetkisi, barışçıl katılımcıların tamamının potansiyel suçlu gibi değerlendirilmesini gerektirmez. gösterinin son saatlerinde yaşanan çatışmalar, gün boyunca dile getirilen eğitim, ücret kamu hizmeti taleplerini ortadan kaldırmıyor. Titiz tarafsız birer hukuki değerlendirme hem göstericilerin hem güvenlik görevlilerinin eylemlerini ayrı ayrı ele almalı; şiddeti kimin uyguladığını, müdahalenin hangi koşullarda gerçekleştiğini kullanılan gücün orantılı olup olmadığını ortaya koymalıdır.

Aynı gün aşırı sağın göçmen karşıtı konferansı

Sokaklarda gösteri özgürlüğü tartışılırken Paris yakınlarındaki Le Plessis-Robinson' aşırı sağcı Polémia kuruluşunun "Remigration – Ouvrons le débat/Geriye göç – Tartışmayı başlatalım" konferansı gündemdeydi. Hauts- -Seine Valiliği fiziksel toplantıyı kamu düzeni riski gerekçesiyle yasakladı. Organizatörlerin acil yargı başvurusu 30 Ekim' reddedildi.

“Remigration”, Avrupa aşırı sağında göçmenlerin kitlesel biçimde ülkeden çıkarılmasını savunan çevrelerin kullandığı kavram. Savunucuları bunu göç politikası olarak sunuyor; eleştirmenler ise etnik kültürel kökene dayalı dışlamayı meşrulaştırdığını belirtiyor. Konferansın arkasındaki Polémia, aşırı sağcı Jean-Yves Le Gallou'nun yönettiği kimlikçi kuruluş. Sosyalist Parti, La France Insoumise Fransız Komünist Partisi temsilcileri, konferansın yasaklanmasını talep etmişti.

Konferans 31 Ekim' internet üzerinden yapıldı. Böylece fiziksel toplantı engellense göçmen karşıtı görüşler dijital ortamda yayıldı. Yabancı düşmanlığı artık yalnızca sokakta değil, dijital yayınlarda siyasi ağlarda dolaşıma sokuluyor.

Le Monde'un araştırması ise, Ulusal Birlik (RN) Partisi içinde, potansiyel karşı protestocuları tespit edip uzaklaştırmakla görevli "Mobil Eylem Grubu 75" olarak adlandırılan iç şok birliğinin faaliyet gösterdiğini ortaya koydu. iç şok biriminin, Marine Le Pen'in Orléans'taki kampanya açılışı sırasında karşı protestocuları tespit edip uzaklaştırma amacıyla sahada yer aldığı belirtildi.

Trappes saldırısı: Yabancı düşmanlığı yalnızca söylem ?

tartışmalar, 23 Ekim' Yvelines bölgesindeki Trappes La Verrière' gerçekleşen ırkçı Müslüman düşmanı silahlı saldırının hemen ardından yaşandı. Saldırıda 26 yaşındaki Pengo Bossio Wangi öldü, yedi kişi yaralandı.

Şüpheli Kévin. tutuklandı. Savcılığın açıklamalarına göre şüpheli, Müslüman, Afrikalı Kuzey Afrikalı olarak algıladığı kişileri hedef aldığını sorgusunda kabul. Trappes'deki anma toplantılarında siyasi medya söylemlerinin yabancı düşmanlığını besleyip beslemediği tartışıldı.

Belediye Başkanı Ali Rabeh, göçmenleri banliyö sakinlerini ülkenin sorunlarının kaynağı gibi gösteren açıklamaları eleştirdi.

Göçmenlerin, Müslümanların, siyahların banliyö gençlerinin sürekli güvenlik sorunu olarak temsil edilmesi, yalnızca dil meselesi değil elbette, eşit yurttaşlığın gündelik hayatta ne anlama geldiğiyle ilgili. insanın kendi ülkesinde kökeni nedeniyle sürekli kendini açıklamak zorunda kalması, hangi eşitlik anlayışıyla bağdaşır, sorusu henüz hükûmet tarafından yanıtlanmadı.

Öğrenciler 3 5 Kasım' yeniden harekete geçiyor

31 Ekim gösterilerinin hemen öncesinde, 30 Ekim gecesi Eğitim Bakanı Édouard Geffray liselilere iki sayfalık açık mektup yayımladı. Gençlerin gelişimini destekleme sorumluluğundan söz eden mektup, yeni bütçe kararı veya yasalaşmış eğitim reformu içermiyordu.

Union syndicale lycéenne (USL) Union étudiante, açıklanan eğitim paketini yetersiz bularak 3 5 Kasım' lise üniversitelerde boykot çağrısı yaptı.

USL’in 2 Kasım saat 09.30 verilerine göre kısmi boykotlar dahil, 150'den fazla okulda boykot olduğunu açıklandı.

3 Kasım saat 14.00 ise, valiliğin izin vermemesine rağmen 184 okul boykotu sürdürüp Paris sokaklarına. Katılımın 30 bin kişiyi bulması bekleniyor.

5 Kasım' büyük sendikaların çağrısıyla ülke çapında genel grev gösteriler planlanıyor.

Kimin sesi duyuluyor?

Yürüyüşü düzenleyenlerin hepsi, Fransa' kimin sesinin kamusal alanda duyulduğu kimin güvenliğinin öncelikli sayıldığı sorusunu gündeme getiriyor. yanda haklarını talep etmek için sokağa çıkan yüz binler, yanda kamu düzeni adına getirilen sınırlamalar.

Buna, kökeni nedeniyle şüpheyle karşılandığını hisseden yurttaşların eşitlik talebi eklendi: Eşit yurttaşlık birlikte yaşama, etkin önlemler alınmadan, güvenlik politikalarının gölgesinde nasıl korunacak?