Güncel, merak uyandırıcı solukta okunuyor. Doğu Yücel 9’uncu kitabı ‘Trol’ hem okuru klavye ba-
şında nefret kusanlar konusunda düşündürüyor hem iki erkeğin ego savaşı üzerinden toplum portresi çiziyor. Trol kelimesi internette alaycı söylemlerle kasıtlı olarak insanlara rahatsızlık veren kişi anlamına geliyor. Yücel’den kitabını romanda etrafında dolaştığı ‘dijital vicdan’, ‘rage bait (öfke yemi) kavramlarını dinledik.
- Kitaplarına başlarken hep merak ediyorum ‘Nasıl muziplikler var, nerede ters köşe yapacak’. ‘Trol’ okuru neler bekliyor?
Sevindim, çünkü muzipliklere kurgunun sürprizli ilerleyişine çok kafa yoruyorum. Hikâyemizin başrolünde ünlü dizi oyuncusu var; Kaan Balaban. Beklemediği anda sosyal medyada linçleniyor linç hareketinin başındaki trolle aralarında psikolojik düello başlıyor. Görünür adam, görünmez adama karşı. Tuhaf, gergin, karakomik hikâye.
class='medyanet-inline-adv'>Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
- Kitabın başında trolün üç farklı tanımıyla karşılaşıyoruz.
Kitaptaki trolümüz, kendini belli düşüncelere adayan fanatiklerden ya partilerin güdümünde çalışan trollerden biri değil. Bizimki fikirlerini özgürce dile getirmek için anonim hesap açmış, bağımsız takılıyor. Yine
masum sayılmaz. Hayatını ona buna sataşmaya, çoğunluğa ters fikirlerle ilgi çekip takipçi yakalamaya adamış. Kitapta içimizdeki trolden bahsediyorum. Hepimizin içinde uyuyan trol olduğunu düşünüyorum. Küçük tetiklenmeyle anda uyanabiliyor etrafımıza zarar verebilecek fikir ağzımızdan ya klavyemizden çıkabiliyor. Okuru içlerindeki trolle yüzleştirmeye çalıştım.
- Türk Dil Kurumu 2025’in kelimesi/kavramını ‘dijital vicdan’ olarak açıkladı. İnsanlar gerçek hayatta sorumluluk almadıkları konularda sosyal medyada ım ya iyle ‘vicdanlarını rahatlatma’ eğilimine giriyor ya söyleyemediği sözleri dijital ortamda kolayca dile getiriyor.
Evet, Oxford Sözlüğü ‘rage bait’i yani ‘öfke yemi’ni seçti. Romanda kavramların etrafında dolaşıyoruz. Dijital vicdan çok isabetli kelime seçimi. Ağzımızı açamadığımız konularda edilgen hissetmemek için ‘’ tuşuna basmak gibi absürt vicdan rahatlatma alışkanlığına kapıldık. baskıcı iktidarların ekmeğine yağ sürdü tabii. yandan sosyal medyada başka iktidar alanları oluştu. uyanışı temsil eden Woke akımı (toplumsal konulara duyarlı, gerçeklerin farkında olan kişi) Woke karşıtları iki zıt otorite. “Politik doğruculuk, çeşitlilik gibi kavramlar ne güzel oldu” diyorduk, sonra kavramların aşırı uçlarda yorumlanmasıyla bazılarının elinde baskı unsurlarına dönüştüğüne şahit olduk.
class='medyanet-inline-adv'>- Kaan Balaban ‘Trolü besleme’ uyarılarına rağmen kendini tutamıyor. Sen hiç sosyal medya lincine uğradın ?
İki defa küçük çapta lince uğradım ruh halini biraz olsun yaşamam kitapta işe yaradı. ‘Film sinemada izlenir’ özetli zincirleme tweet yazmıştım, grup üstüme çullanmıştı. kere istemeden başkasına yöneltilen linçte parmağım oldu, beni çok üzmüştü. Esaslı lince uğrarsam muhtemelen Kaan’ın hatasına düşerim, tek tek yanıt vermeye, saf saf karşı tarafı ikna etmeye çalışırım.
- Trolün kimliğini açık etmeden gördüğü ilgi dikkat çekici.
Herkes kahraman arayışında. Kahramandan istedikleriyse adalet. Kahraman adalet denince akla maskeli süper kahramanlar, Zorro’lar geliyor. ‘Vigilante’ (kanuni yetkisi olmadan kendince düzeni sağlamak) kavramı. yüzden romanda en başta trol çoğunluğa sempatik geliyor. Ünlü oyuncudansa ünsüz trolün tarafını seçiyorlar. Ama sonra okuru kavgada kimi tutacaklarını bilemeyecekleri noktaya sürüklemeye çalıştım. Sonunda aslında her meselede madalyonun iki tarafı olduğunu fark etsinler istedim.
class='medyanet-inline-adv'>- Kitapta bahsi geçiyor, sence maskeler gerçek kimliğimizi gizlemek için var, yoksa kendimizi daha özgür ifade edebilmek için ?
Maske hep asıl olanı saklamanın metaforu olmuştur. Oysa romanda trolün dediği gibi Antik Yunan’ tiyatro sahnesinde oyuncular yöneticileri özgürce eleştirebilmek için maske takıyorlardı. Oscar Wilde’ın çok sevdiğim sözü var: “İnsan kendi adına konuşurken çok az kendisidir. Ona maske verin, size gerçeği söyleyecektir.” Sosyal medyada anonim kimlikle var olanların kısmı özgürleşebilmek için maske takıyor. Tabii maskeyi suçlarını örtmek için kullanan güruh Maske her türlü bence çok güçlü sanatsal. Kitapta sıkça bahsi geçen şamanlardan günümüzün maskeli influencer’larına kadar çok etkileyici kullanımları. yüzden maske kavramı ‘Trol’ü tamamlıyor.
class='medyanet-inline-adv'>Belgeleme yöntemi
- Güncel olaylar romana sızıyor. Sence toplumsal atmosfere temas etmek romanlara nasıl katkı sağlıyor?
Başka türlü edebiyatı hayal bile edemiyorum. Bazen günümüzde burada geçen roman okuyorum “Nasıl yani, karakterler haberlere hiç bakmıyor” diye soruyorum. Korku, bilimkurgu gibi fantazya çatısı altındaki türlerde yazdığım kitaplarımda bile günün politik gelişmelerine dokunduruyordum. Ama tabii kendini toplumcu gerçekçi tiyatroya adamış oyuncunun (Erkan Yücel) oğlu olmasaydım muhtemelen politik olayları kurgularıma kadar dahil etmeyebilirdim. açıdan şanslıyım. Bence roman sanatı yakın geçmişi günümüzü belgelemenin farklı yöntemi olarak görülebilir.
class='medyanet-inline-adv'>‘Mini diziye saklayayım.’
- ‘Hayalet Kitap’ ‘Okul’ adıyla, ‘Kimdir Mitat Karaman?’ ‘Mitat’ adıyla sinemaya uyarlanmıştı. ‘Trol’ için film düşüncen var ?
Çok isterim. Hikâyelerimi, romanlarımı önce film tretmanı olarak yazıyorum. ‘Trol’ biraz mini dizi matematiği var, hatta bazı olayları ‘ kitapta metni şişirebilir, mini diziye saklayayım’ diye düşünerek kenara ayırdım. Ama tabii eserin filmleşmesi çok fazla parametreye bağlı. Şans onlardan.