Taliban yönetimi Afganistan’ kadınlar kız çocuklarının eğitime erişimini uzun süredir engelliyordu. benzeri uygulamalar geçen hafta resmi kalıcı devlet politikası haline getirildi. Geçen ay onaylanan ceza yargılaması düzenlemesiyle ‘İyiliği Emretme Kötülükten Sakındırma Yasası’ kapsamında doğrudan kadınları hedef alan yasaklar yürürlüğe kondu. Yeni düzenlemelere göre kız çocukları kadınların 6’ncı sınıftan sonra eğitim alması, çalışması yanlarında erkek olmadan sokağa çıkması yasaklandı. Kurallara uymayanlarsa hapis fiziksel şiddetten ölüme varan ağır cezalarla karşı karşıya.
Uzun yıllar ülkesindeki kadınlar adına Taliban rejimine karşı mücadele eden, çalışmalarıyla Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilen an Afganistan’ yaşayan gazeteci aktivist Mahbouba Seraj’la telefonda görüştük. Seraj’la iki yıl önce Finlandiya’ yaptığımız söyleşide Taliban’ın yeniden iktidara gelişi üzerine konuşmuştuk. günlerde, her şeye rağmen en doğru yolun Taliban’la kurulacak diyalog olabileceğini savunuyordu. Ancak kez son derece üzgün öfkeliydi. Taliban’la diyalog zemininin artık kalmadığını söyleyen Seraj, güvende olmadıklarını her an öldürülebileceklerini vurguladı. Afgan kadınları için tek çıkış yolunun dünyanın gidişata karşı ayağa kalkması olduğunu ifade.
class='medyanet-inline-adv'>Evleri birer hapishaneye dönüşen temel yaşam hakları ellerinden alınan Afgan kadınlarının neler yaşadığını, duygularını karşı karşıya oldukları tabloyu ayrıca ABD’ kadın hakları üzerine akademik çalışmalar yürüten sahadan güncel veriler toplayan Nazeela Elmi Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Afganistan Özel Raportörü Richard Bennett’a sorduk. Ortaya çıkan tablo son derece vahim karanlık: Afganistan’ kadınlar için insanca yaşam hakkı resmi olarak ortadan kalkmış durumda.
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
‘UYGULAMALAR İNSANLIĞA KARŞI SUÇ TEŞKİL EDECEK KADAR AĞIRDIR’
class='medyanet-inline-adv'>Richard Bennet-BM İnsan Hakları Afganistan Özel Raportörü
◊ Kadınlar kız çocuklarının kamusal yaşamdan sistematik biçimde dışlanması; hareket özgürlüğü, çalışma, eğitim sağlık hizmetlerine erişimlerine getirilen kısıtlamalarla birlikte ele alındığında uygulamalar insanlığa karşı suç teşkil edecek kadar ağırdır. Cinsiyet temelli zulüm suçu kapsamında değerlendirilmelidir. Bugüne kadar Uluslararası Ceza Mahkemesi suçlardan sorumlu tutuldukları gerekçesiyle bazı Taliban liderleri hakkında yakalama kararları çıkarmıştır.
◊ Afgan kadınlar, 1990’lı yıllardan yana Taliban’ın kadınlar kız çocuklarına yönelik kurumsallaşmış ayrımcılık, tahakküm baskı sistemini ‘gender apartheid’ (devlet eliyle genelde dinin kati ataerkil yorumuna dayanan ‘geleneksel’ toplumsal cinsiyet önkabullerini, norm rollerini baz alarak kadın erkeklerin yaşam alanlarının eşitsiz ayrılması) olarak tanımlamakta bunun uluslararası suç olarak tanınmasını talep etmektedir. çağrıyı tüm kalbimle destekliyorum. Birleşmiş Milletler üyesi devletleri aynı tutumu almaya, Afgan kadınlarla dayanışma içinde olmaya terimi kullanmaya davet ediyorum.
class='medyanet-inline-adv'>◊ Tüm devletlere Afganistan’la ilkesel temelde ilişki kurmaları çağrısında bulunuyorum insan hakları alanında doğrulanabilir ölçülebilir iyileşmeler sağlanana kadar ilişkilerin normalleştirilmemesi gerektiğini vurguluyorum. Hesap verebilirlik mekanizmalarına ihtiyaç vardır; sivil topluma destek verilmelidir, insani yardım destek sürdürülmelidir; mültecilerin sürgündeki Afganların korunması desteklenmesi sağlanmalıdır. Ayrıca Taliban’la bağlantısı olmayan Afganlar, özellikle Afgan kadınlar uluslararası süreçlere dahil edilmeli.
‘UMUDU KAYBETMEK BİZİM İÇİN VAR OLAN BİR SEÇENEK DEĞİL’
Nazeela Elmi, akademisyen
◊ Ülkenizden kaç yaşında hangi koşullarda ayrıldınız? Aileniz, arkadaşlarınız, sevdikleriniz hâlâ orada ?
class='medyanet-inline-adv'>2017 yılında, 18 yaşımdayken Türkiye’ lisans eğitimime başlamak üzere ayrıldım. Ailemse
2021’ mevcut hükümetin düşmesinin ardından dünyanın dört yanında göçmen. Akrabalarım, arkadaşlarım sevdiklerim halen Afganistan’
◊ Üniversiteden sonra hangi alanlarda çalışmaya başladınız?
Lisans eğitimimi Türkiye’ yüksek lisansımı Columbia Üniversitesi’nde tamamladım. Ardından Princeton Üniversitesi Lund Üniversitesi’nin Raoul Wallenberg Enstitüsü’nde (RWI) uzman olarak çalıştım. Çalışmalarımda Taliban’ın kadınlara yönelik baskısının yalnızca ‘kadın hakları’ başlığı altında değil, birçok farklı konuda nasıl çokkatmanlı kuşatmaya yol açtığını analiz ediyorum.
class='medyanet-inline-adv'>◊ Ülkenizde kadınların temel haklarının yok edildiği dönemde alanda uzman biri olarak ne hissediyorsunuz?
alanda uzmanlaşmak uluslararası politikadaki rekabet eden gündemler arasında bizzat çalışmak fazla yorgunluk çaresizlik hissi yaratıyor. Fakat umudumu kaybetmek benim birçok Afgan kadın için mücadelede seçenek değil. yüzden umut diyorum.
GİZLİ KURSLARLA EĞİTİM
◊ Taliban kısa süre önce kadınlar kız çocukları için çok katı yasalar çıkardı. Eğitim yasak, çalışmak, evden dışarı erkeksiz çıkmak dahi yasak. Ne gibi sonuçlar doğurur durum?
Yanında erkek olmadan evinden çıkamama durumları kadınlar çocukların hayati acil durumlarda sağlıklarını etkiliyor. Mesela görüştüğüm kadınlardan biri, eşi evde olmadığı için çocuğunu doktora götüremiyor baba gelene kadar çocuk annesinin kollarında ölüyor. Bunun gibi vakalar.
◊ Kadınlar kurallara uymadığında ne gibi cezalarla karşı karşıya kalıyorlar?
Kadınlar açısından ‘ceza’ sadece mahkeme kararıyla sınırlı değil; keyfilik gözdağı mekanizması cezanın parçası. Sahadan gelen anlatılar, kamusal alanda ‘ahlak’ gerekçesiyle gözaltı, aşağılayıcı muamele kırbaç/şiddet, taciz infaz gibi uygulamalara işaret ediyor. Ocak 2026 düzenlemesinde özellikle ürkütücü olan noktalardan biri, ‘tazir’ (hâkim takdiri/disiplin amaçlı) cezaların yalnızca otorite tarafından değil, eş tarafından
uygulanabilmesi fikrini meşrulaştırması. Yani artık koca disiplin amaçlı eşini dövme hakkına sahip. Ancak eşinin kemiklerinin kırılmasına, yaralanmaya veya vücutta morluk oluşmasına yol açacak şekilde döverse hâkim tarafından sadece 15 gün hapis cezasına çarptırılır. Fakat kadının önce şikâyetçi olması durumu hâkim huzurunda ispat etmesi gerekir. Oysa kadınlar an evden dışarı çıkamıyor. maddeye göreyse hayvanlara yönelik kötü muamele, kadına yönelik şiddetten daha ağır cezaya.
◊ Sizin gibi akademik kariyer hedefleyen genç kadınlar an evlerinde ne yapıyorlar? Eğitim çalışma hayatının yasaklanması onları erken evliliğe mecbur bırakıyor ?
kısmı evinin içinden çevrimiçi dersler, küçük çalışma grupları gizli kurslarla eğitimine devam ediyor ama herkes için mümkün değil. İnternet, güvenlik, ekonomik imkân aile desteği gerekiyor. Özellikle ekonomik olarak kırılgan, kırsalda yaşayan sosyal desteği olmayan kız çocukları sistem nedeniyle zorla evliliklere daha fazla mahkûm ediliyor. Yaptığım son araştırmada kadınlar arasındaki intihar oranlarının artmasında zorla yapılan kız çocuk evliliklerinin önemli etken olduğu sonucuna vardım.
◊ Görüştüğünüz kadınlar durum hakkında ne söylüyor?
Birini tım, diğerleriyse şöyle: “Ev hapsindeyiz”, “ yavaş ölüm”, “Sokakta onlara bakıp bağırmak istedim fakat yapamadım”.
◊ Kadınlar için kaçmaktan başka çare var ? Kaçmak riskli ?
Maalesef. Ancak İran, Türkiye Yunanistan gibi ülkelere kaçak yollarla yolculuk etmek zorunda kalanlar tecavüz, şiddet, insan ticareti, açlık, hastalık ölüm riskiyle karşı karşıya kalıyor. Hayatta kalanlarsa yeni ülkede yeniden dışlanma, ayrımcılık güvencesizlikle mücadele etmek zorunda. Zaten Türkiye, Pakistan İran gibi ülkelerde Afgan kadınları uzun süredir ciddi göç statü sorunlarıyla karşı karşıya. ülkeler kendi ekonomik siyasi sorunlarıyla boğuşurken Afgan mültecilere yeterli koruma sağlamakta zorlanıyor. Kadınlar kaçsalar
güvende olmuyor, baskının biçimi değişiyor.
◊ İntihar oranlarının arttığından bahsettiniz. Elinizde rakamlar var ?
Kadınlar Taliban’ın politik, psikolojik baskısı altında ağır ruh sağlığı krizi yaşıyor. Güncel istatistiklere erişim zorlaşmış durumda fakat kadınlar arasında intihar intihar girişimlerinde ciddi artış söz konusu.
◊ Afgan kadınlarının geleceğini aydınlatmak nasıl mümkün olabilir?
Taliban’ın uluslararası hukuk önünde hesap vermesi gerektiğine inanıyorum. Bunun için Uluslararası Ceza Mahkemesi Uluslararası Adalet Divanı gibi mevcut mekanizmaların etkin biçimde işletilmesi gerekiyor.
◊ Peki, sizce dünya Afganistan’ yaşanan-
ları normalleştirmeye başladı?
Sınırları aşan dayanışmaya her zamankinden daha fazla ihtiyacımız. Ne yazık ki müttefiklerimiz dışında dünyanın büyük kısmı yaşananları tamamen normalleştirmiş durumda.
◊ gün Afganistan’a dönebileceğinize dair inancınız var döndüğünüzde nasıl ülkede yaşamayı hayal ediyorsunuz?
Şimdilik hayır, fakat güçlü bağımsız kadın olarak arkadaşlarımla birlikte yollara çıkabildiğim, Afganistan’ın her şehrini her kültürel miras alanını özgürce gezebildiğim, adil, barış içinde eşit ülke hayal ediyorum.
‘ÜLKEDE KADINLAR İÇİN ARTIK HER ŞEY DURDU’
Mahbouba Seraj, Afgan gazeteci aktivist
◊ Açıkçası artık kendimi güvende hissetmiyorum. Gerçeği söylemekten korkuyorum. Yaşananları anlatmam gerekiyor. Ama ülkenin geldiği nokta yüzünden artık mümkün değil. Çünkü gerçekten bizi öldürebilirler. bahane bulurlar biz daha ne olduğunu anlamadan ortadan kayboluruz. yüzden olabildiğince sessiz kalmaya yaptıklarını kabullenmeye çalışıyorum ancak her geçen gün daha zorlaşıyor. Özellikle sığınma evimi kapatmalarından sonra. Oradaki kızlar hâlâ aklımda. Onları görmedim, nasıl olduklarını bilmiyorum. Görmeme izin vermiyorlar.
◊ Afganistan’ yaşananlar açık ‘gender apartheid’. ülkede kadınlar için her şey durdu. Çıkardıkları yeni ceza yasasıyla bunu artık resmileştirdiler, adını koydular kalıcı hale getirdiler. Saldırı artık sürekli olarak kadına yönelmiş durumda.
◊ Artık kadınların şiddet gördükleri evliliklerden kaçabilecekleri hiçbir yer. Sığınma evlerinin hepsi kapatıldı. erkek kadını gerçekten kolayca öldürebilir. Kadın gördüğü şiddeti ispat edemez çünkü ağzını açıp şikâyet bile edemez. Evden çıkması zaten mümkün değil. Evden kaçmak doğrudan hapis cezası demek. Oysa biz yıllarca buna karşı mücadele ettik. Ülkede durumun ne kadar korkunç hale geldiğini anlatamam.
◊ Psikolojik duygusal olarak Afgan kadınları genç kızları öyle baskı altında ki artık ne yapacaklarını bilmiyorlar.
◊ yoksulluk meselesi var, bizi mahvediyor. Ülkem kadar fakirleşti ki insanlar ekmek alacak parayı bile bulamıyor. Açlar. Ama olan bitene bakarsanız, her yerde yollar yapılıyor. “Bakın yollar yapıyoruz” diyorlar.
◊ Afgan kadını ya erkeği çıkıp ‘ yanlış’ derse, sadece söz olarak görülmüyor; Taliban’a saldırı olarak kabul ediliyor. çok sert karşılık veriyorlar. Yeni yasayla insanları dört kategoriye ayırdılar. İslam âlimleri, elitler, orta sınıf köleler. Suçların cezaları sınıfa göre değişiyor.
◊ Konuşabileceğimiz hiçbir yer. Müslüman ülkeler bile arkamızda durmuyor. Nedenini bilmiyorum. anda beni tamamen çalışamaz hale getirdiler. Açıkçası ülkede daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum. Yaşlanıyorum. Her gün etrafımdaki yoksulluğu, acıyı görmek beni yok ediyor.
◊ İlk yıllarında Taliban’la diyalog hâlâ çözüm olabilir demiştim. Ama artık öyle düşünmüyorum. zamanlar önceki hükümet kadar yozlaşmıştı ki; Taliban’ın işleri doğru yapması mümkün olabilir diye düşünmüştüm. Müslüman ülkede İslam’a göre yaşamakta sorun. Ama şekilde değil. nasıl İslam, anlamıyorum. Dünya Müslümanları anlamıyor. Ama kimse cesaret edip ‘Ne yapıyorsunuz’ demiyor.
◊ Afganistan’ süreç gecede olmadı; çok planlı yavaş ilerledi. Şimdi her şey alındı. Kadınlar seslerini yükseltti, her şeyi denedi. Hayatlarını, özgürlüklerini, bedenlerini, ailelerini riske attılar. Ama erkekler şey yapmadı. gün yaparlar bilmiyorum. Ama onlar ayağa kalkmazsa halimiz ne olur bilmiyorum. Tek umudum Müslüman dünyanın bizim için dua etmesi İslam dünyasındaki âlimlerin ayağa kalkıp yasaları tek tek ele alması; “ kanun İslam’a göre nedir, gerek var mıdır” diye sorması.