Kayseri’nin Develi ilçesinde yaşayan emekli İsmail Zurnacı (77), İstanbul’ gittiği fuarda Türk savunma sanayi ürünlerinden etkilenerek babasından kalan 77 bin metrekare arazisini Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na (TSKGV) bağışladı. Vakıf tarafından 2 farklı beraat altın madalya ödüllendirilen Zurnacı, “Stantları gezerken ASELSAN’ın ürettiği silah beni çok etkiledi. Amerikalı general hep ASELSAN’ın ürettiği silahın başına geliyordu. Düşünceli hali vardı. ‘Türkler isterse yapabilir’ manası bakıyordu. İnanın ben orada gururumdan ağladım. Paşalarla görüşünce vakıf benim mantığıma uydu”.class='medyanet-inline-adv'>

İstanbul’ IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’na giden İsmail Zurnacı, burada Türk savunma sanayi ürünlerinden etkilenerek babasından kalan Kayseri’nin Develi ilçesindeki 77 bin metrekare arazisini TSKGV’ye bağışladı. Zurnacı, bünyesinde Türk savunma sanayisi için birçok önemli firmayı barındıran vakıf tarafından 2 farklı beraat altın madalya ödüllendirildi. Yerli milli silah geliştirilmesi için arsasını bağışlayan Zurnacı, her yıl geliştirilen önemli stratejik yerli silahlar milli savunma hamlesine katkı vererek, TSKGV’ye yaptığı bağışın gururunu yaşıyor.

‘GURURLANIP, ETKİLENDİM’

class='medyanet-inline-adv'>Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

Vakfın yaptığı milli savunma hamlelerinden etkilendiğini anlatan İsmail Zurnacı, “Vakfın kurucuları tanıştım. Broşür istedim. Orada bağış yapmaya karar verdim. 2005-2006 yıllarında üretilen silahları SİHA’ları gözümle gördüm. Silivri tarafında stantlar açılmış orada sergileniyordu. Dost ülkelerde dikleri ürünler için sözleşme yapıyordu. durum beni çok etkiledi. ASELSAN’ın yaptığı silah vardı. Çok ilgimi çekmişti. Dost ülke generalleri stantları geziyordu. Amerikalı orgeneral dikkatimi çekmişti. Stantları gezerken hep ASELSAN’ın ürettiği silahın başına geliyordu. Düşünceli hali vardı. Ben kendi kendime dedim ki; ‘Türkler isterse yapabilir’ manası bakıyordu. İnanın ben orada gururumdan ağladım. Bizim generallerden birisi beni halde görünce ‘Hocam çok duygulanmışsın’. Dedim ki; ‘Paşam bunları görüp Türk olarak duygulanmamak elde değil.’ Ama Türk olarak gönül isterdi ki bunlar 50-60 sene önce yapılsaydı. Ben yüzden gururlandım. Etkilendim” diye konuştu.

Gözden KaçmasınErdoğan eşi, onu ilgiyle izlemişti | Küçük Talha konuştu: Cumhurbaşkanımız adımı sordu, 'gurur duyuyoruz' dediHaberi görüntüle

‘ŞAHİTLER HUZURUNDA BANA TAPULARINI VERDİ’

İstanbul’ yaşadığı dönemde akciğer hastalığına yakalandığını anlatan Zurnacı, “Beşiktaş’ta kirada oturuyordum. Akciğer hastalığına yakalandım. 33 kiloya düştüm. 3 ay sonra önce Rahman’ın sonra doktorların yardımıyla 86 kilo taburcu oldum. 2 yıl çalıştırmadılar. Hayırsever dernekler bize iaşe yolladılar. 2 senenin ardından çalışmaya başladım. sırada babamın rahatsızlandığını duydum. Babam kardeşlerimi kendisine bakmaları için çağırmış ama gitmemişler. Sonra beni çağırdı. Ben hastalık çektiğim için dayanamadım. Tedavisinin ardından İstanbul’a yanıma getirdim. Babam şahitler huzurunda tapu memurları eşliğinde bana tapularını verdi. Rahmetli babam memurlara dedi ki; ‘Öyle sağlam yapın ki ben öldükten sonra bunun elinden alırlar’. günkü kanunda bakımlı olarak tapuları herhangi birine verebiliyormuş yıl birlikte Beşiktaş’ta kaldık. Vasiyeti üzerine köyümüze defnettik”.

class='medyanet-inline-adv'>

‘HİÇ PİŞMANLIĞIM YOK’

Vatan hakkının önemine dikkat çeken Zurnacı, “Paşalarla görüşünce vakıf benim mantığıma. mallar benim üzerime geldi. ben ölümlüyüm. Ben öldükten sonra çocuklarım gelip mallarla uğraşmaz. Köylülerden cephe aldılar. ‘Bize ucuz pahalı satsaydın’ dediler. Ben kabul etmedim böyle karar alarak vakfımıza bağışladım. Mutluyum. Çünkü, üretimi gördüm. Belki görmesem mutlu olamayacaktım. Her yıl yeni üretilen silahlar gösterime açılıyor. Gidip görüyorum. Kayseri’ tek başıma yaşıyorum. Çocuklarım Beşiktaş’ta ben burada mutluyum. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’na 77 bin metrekare tapu bağışladım. Vakfımıza. Piyasa değeri hiç ilgilenmedim. Hiç sormadım. Ama bazıları ‘Sen bağış yapmasaydın Develi’ 1-2 tane lüks daire alırdın’ dediler. Ben dünyadan göçeceğimiz için kabul etmedim. Öbür dünyada komşu hakkı soruluyor hep anlatılıyor ama vatan hakkını anlatan. Ama Rahman soracak. ‘Vatanın içi ne yaptın?’ diyecek. İslam’ın özünde bağımsızlık. Bağımsız olmak için güçlü olmak zorundasın. Bunu anlatmıyorlar. Ben buna dayanarak bağışta bulundum. Çok şükür rahatım. Geriye döndüğüm zaman çok şükür hiçbir pişmanlığım yok” ifadelerini kullandı.

class='medyanet-inline-adv'>

‘MAHALLEDE DIŞLANDIM’

Vakfa arazilerini bağışladıktan sonra yaşadığı bölgede dışlandığını belirten İsmail Zurnacı şöyle konuştu:

“ Türk olarak gurur duymamak elde değil. Ama gönül isterdi ki Atatürk zamanında kurulan silah fabrikaları kapatılmasaydı. Belki bugün fabrikalar dünyaya silah satıp teknoloji üretecekti. Dünyada 400 milyona yakın Türk nüfusu olduğu söyleniyor. Türk olunmaz, Türk doğulur. Türklük şuuru insanın elinde değil. Yaradılış geninde. Bağış yaptığım için ben an yaşadığım mahallede dışlandım. Çevre ilişiğimi kestim. Kendi halimde mutlu şekilde yaşıyorum”.

class='medyanet-inline-adv'>

‘NE KADAR GÜÇLÜ OLURSAK KADAR RAHAT EDERİZ'

Türkiye’nin bölgede güçlü olması gerektiğini belirten Zurnacı, “Savunma sanayinin ürettiği silahlar gurur verici, uçaklar, SİHA’lar, harp sanayisine dair üretilen her şey çok gurur verici. yüzden çok mutluyum. Gönül ister ki vakfa duyarlı vatandaşlarımızın yardımcı olmaları. Çünkü, alemden kimse şey götüremiyor. Bölgemizde ne kadar güçlü olursak zaman rahat ederiz barış zaman sağlanır. Çünkü, biz stratejik bölgedeyiz. Bizim, kalkınmamızı istemiyorlar. Bize dost gözüküyorlar ama aslında değiller. yüzden çok güçlü olmamız lazım. Vakfın bağışçısı Türk olarak çok mutluyum. Türk olarak Kayseri’ Atatürk tarafından kurulan uçak fabrikasının kapatılması çok zoruma gitti. Kabullenemedim. Başka ülkeler elindekini geliştirerek ileriye dönük hamle yapıyor. Bizimkiler olanı kapatıyor. benim çok zoruma gitti. yüzden mutluyum. İyi ki vakfımız kurulmuş üretime devam ediyor. Gelecek nesiller rahat etsin. Dünya var oldukça devletimiz güçlü olsun barışı sağlasın ben niyetteyim. Başka vakıflar gibi çıkar amaçlı değil. Üretime yönelik vakıf. 2-3 tane beraat aldım. Altın madalya ödüllendirildim” diye konuştu.

class='medyanet-inline-adv'>