İsmail SARISosyal medyada son günlerde “IBANzedeler” konuşuluyor. mesaj, ricayla ılan banka hesabı; kimi zaman ağır suçlamaların kapısını aralıyor. Yardım ettiğini düşünenler kendini soruşturma dosyalarında bulurken, herkes aynı soruyu soruyor: işin neresinde suç başlıyor? Uzmanlar Hurriyet.tr’ye çok önemli açıklamalarda bulundu. class='medyanet-inline-adv'>

Son dönemde sosyal medyada “IBANzedeler” olarak adlandırılan yeni mağduriyet türü gündeme geldi. Dolandırıcılık yasa dışı para transferlerinde, üçüncü kişilere ait banka hesaplarının giderek daha sık kullanıldığı yöntemde, para hareketleri farklı hesaplar arasında dolaştırılarak işlemlerin gerçek kaynağı bilinçli olarak gizlenmeye çalışılıyor.

Sürece dahil olan kişiler farklı profillere sahip. Bazıları hesaplarını bilerek ya para karşılığı kullandırırken, bazıları akraba veya tanıdıklarının talebi üzerine, burs, yardım, bağış basit para transferiyle ya kişisel hesaplarını açtı ya hesaplara transfer yaptı. Bazı vakalarda hesap sahipleri, hesabın nasıl kullanılacağını tam olarak bilmiyor veya işlemlerin kapsamını öngöremiyor.
TCK’NIN 158. MADDESİNİN UZLAŞMA KAPSAMINA ALINMASI YÖNÜNDE TALEPLER VAR

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Özellikle internette dolandırıcılığa muhatap olan gençlerimiz var, işte bugün gündemde olan IBAN kullandırma. Kullandırılmaz, yani hesap numaranızı başkasına para karşılığı veremezsiniz. Niye veriyorsunuz? Verdiğiniz zaman para nereden geldi, bunu sorgulamalısınız. dolandırıcılığa maruz kalacağınızı düşünmeniz gerekir. nedenle liselerde ortaokullarda hukuk adalet dersini önemsiyoruz” diye konuştu.

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

Ancak para karşılığı hesap numarasını vermeyenler mağdur oluyor. nedenle sosyal medyada Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin uzlaşma kapsamına alınması yönünde talep dile getiriliyor.


BAZI HESAPLARDA KISA SÜRELİ, BAZILARINDA İSE DÜZENLİ PARA HAREKETLERİ TESPİT EDİLDİ

Bilişim Teknolojileri Uzmanı. Ali Murat Kırık, “IBANzedeler” başlığı altında değerlendirilen vakaların tek tip durumu yansıtmadığına dikkat çekti. Kırık, söz konusu vakaların içerik koşullar açısından birbirinden oldukça farklı örneklerden oluştuğunu belirtti.

Prof. Kırık, bazı kişilerin banka hesaplarını kısa süreli sınırlı işlemler için kullandırdığını, bazı hesaplarda ise düzenli para giriş çıkışlarının tespit edildiğini ifade. Hesapların hangi amaçla kullanıldığı, ne kadar süreyle işlem gördüğü hesap sahiplerinin süreçlerden ne ölçüde haberdar olduğunun, yürütülen incelemelerde belirleyici unsurlar arasında yer aldığını vurguladı.

nedenle “IBANzede” kavramının, farklı koşullarda ortaya çıkan çok sayıda durumu kapsayan genel tanım haline geldiğini belirten. Kırık, kavramın kamuoyunda geniş tartışma alanı yarattığını söyledi. Banka hesaplarının kişisel kimlik niteliği taşıdığına dikkat çeken uzman isim, “Banka hesabı kimlik gibidir. Asla kimseye kullandırılmamalı. Yapılan her işlem otomatik olarak hesap sahibine mal ediliyor” uyarısında bulundu.

class='medyanet-inline-adv'>

“İLK SAVUNMA GENELDE ‘BEN BİLMİYORDUM, SADECE YARDIM ETMEK İSTEDİM’ OLUYOR”

Peki, mağdur kişi paranın aktarılmasında “bilmeden aracılık etmiş” olsa bile hangi suçlarla karşı karşıya kalabiliyor?

Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat Sefa Karcıoğlu öncelikle, “5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 15. maddesi kapsamında, başkası hesabına işlem yapıldığının bildirilmemesi suçunu oluşturur” dedi ekledi:

“ düzenlemeyle yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak, kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına başkası hesabına hareket eden kimse, işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde, altı aydan yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır.” 
“Bilmeden aracılık etmiş diyebilmek için her somut olayı detaylı olarak incelemek gerekir” diyen Karcıoğlu, şöyle devam etti:

-- Çünkü tür suçlarda, banka hesaplarını kullandırılan kişilerin ilk savunması “ben bilmiyordum, sadece yardım etmek istedim, hiçbir menfaatim olmadı” şeklinde oluyor. Gerçekten banka hesabını kullandıran kişinin cezai sorumluluğundan bahsedebilmek için, kendi hesabını başkasına kullandırmış olması her zaman suça konu eylem olmayabilir.

-- Ceza verilebilmesi için, kullandırılan bankadaki hesap hareketlerinin amacı, sürekliliği sıklığı, miktarı, HTS kayıtları, organizasyon dâhilinde hareket edilip edilmediği menfaat karşılığı olup olmadığının hep birlikte değerlendirilmesi gerekir. Mahkeme, her somut olaya ayrı ayrı değerlendirme yapacaktır.


Ayrıca Karcıoğlu, “Hesap sahibinin suç işleme kastı olup olmadığı tespit edilirken, suçtan elde edilen menfaatten kazanç sağlayıp sağlamadığı, hesabını kullanan kişi ya kişiler olan yakınlığı, sosyal ilişkisi, hesaba gelen paranın ne şekilde asıl faillere iletildiği, aralarındaki ilişkinin hayatın olağan akışına uygun olup olmadığı, herhangi şüpheli işlem olmasına rağmen işlemlerin devamına rıza gösterip göstermediği gibi kriterler göz önünde bulundurulabiliyor” şeklinde konuştu.

‘UZLAŞMA KAPSAMI’ İLE NASIL BİR DURUM TALEP EDİLİYOR?class='medyanet-inline-adv'>

Sosyal medyada bazı mağdurlar tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinin uzlaşma kapsamına alınması yönünde talep dile getiriliyor. talep tam olarak ne anlama geliyor?
“TCK.158/1-f kapsamında yürütülen soruşturma kovuşturmaların uzlaştırma kapsamına alınması, yasa değişikliğiyle mümkün” diyen Sefa Karcıoğlu, bilgilerin altını çizdi:

“Zarara uğrayan kişi, banka hesabının sahibinden alacağını tazmin etmesi halinde, dava açılmayacak, uzlaşma olduğu için yargılama yapılmayacak. Ancak, yurt dışından gelen yasa dışı bahis ya kara paranın aklanması için kiralanan banka hesaplarının kullanılması halinde, mağdur belli olmadığı için, hesabını kullandıran kişinin uzlaşacağı kimse olmayacağı için, uygulama alanı kısıtlı olacak.”

“ARTAN DOSYA SAYISIYLA BİRLİKTE MAHKEMELER DAHA DETAYLI ARAŞTIRMA YAPIYOR”

class='medyanet-inline-adv'>

Son zamanlarda artan dosya sayısıyla birlikte mahkemelerin daha detaylı araştırma yaptığını gerçekte neden hesabın başkasına verildiğini araştırdığını söyleyen Sefa Karcıoğlu, “Devamlılık arz etmeyen, gerçekten tanıdığı kişiye hiçbir menfaat elde etmeksizin sadece yardımcı olmak amacıyla hesabını kullandıran kişiler beraat kararı alıyor”. Karcıoğlu, bilgilerin altını çizdi:

“Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 04.06.2024 tarihli, 2021/16966., 2024/7470. sayılı kararı “banka hesabını kullandıran sanığın dolandırıcılık suçuna ilişkin hukuki durumuna” ilişkin güncel önemli emsal kararında, kartının iptal olduğunu söyleyen sanığa arkadaşlıktan, ahbaplıktan kaynaklanan güvenden ötürü kullandıran, ilgili banka hesabına transfer edilen tutarlardan herhangi şekilde pay/komisyon veya belirli oran aldığı ispatlanamayan sanığın beraatine karar vermiştir.”


IBAN’INI TIĞI KİŞİ DOLANDIRICI ÇIKTIYSA, MAĞDUR HANGİ ADIMLARI ATARAK KENDİNİ HUKUKİ OLARAK KORUYABİLİR?
Sefa Karcıoğlu, başkasına yardım amacıyla banka hesabını kullandıran kişilerin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceğine dikkat çekti.

Karcıoğlu, kişilerin hesaplarını düzenli olarak kontrol etmeleri gerektiğini belirterek, “Paranın nereden geldiği, nereye gittiği, miktarı işlem sıklığı mutlaka takip edilmeli. Şüpheli durum fark edildiğinde vakit kaybetmeden banka iletişime geçilerek hesabın kullanıma kapatılması en yakın karakola gidilerek şikâyetçi olunması büyük önem taşıyor”.

Olası soruşturmada mağduriyet yaşanmaması için, hesap sahibinin hesabını kullandırdığı kişiyle olan yazışmaları kayıtları delil olarak saklaması, ilgili kişinin tüm bilgilerini kolluk kuvvetleriyle ması gerektiğini vurguladı.