Cumhurbaşkanı AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'ndaki konuşmasında, 81 vilayetin her karışında AK Parti'nin millete hizmet davasının nöbetini tutan herkese en içten selamlarını saygılarını gönderdi.
AK Parti'nin 177. Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nın ülkeye, millete demokrasiye hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, şunları kaydetti:
"AK Parti olarak kadrolarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz. Partimize yönelik gerçekten büyük teveccüh söz konusu. Geçen ay grup toplantımızda üç yeni milletvekilimiz AK Parti saflarına dahil. Dört ilçe belde belediye başkanımız Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantımızda AK Parti ailesine katıldı. Türkiye Yüzyılı'nın inşasına omuz vermek için partimize intisap eden tüm arkadaşlarımıza kez daha 'hoş geldiniz' diyorum. Muhalefetin şiddet, hakaret, tahrik dozu giderek artan propagandasına rağmen partimiz Cumhur İttifakı'mız çekim merkezi olmayı sürdürüyor. gerçek ki AK Parti bugün Türkiye'nin hem en büyük siyasi partisi hem en kurumsal siyasi hareketidir. Cumhur İttifakı ise devletimizin bekasının, milletimizin birlik dirliğinin en sağlam güvencesidir. Bugün siyasetin merkezi Cumhur İttifakı'dır. Şayet AK Parti güçlü, Cumhur İttifakı ayaktaysa evelallah 86 milyonun her ferdi güvendedir. Türkiye'nin aydınlık yarınları teminat altındadır. Bakın bunu öyle laf olsun diye asla söylemiyorum. Aksine burada çok yalın gerçeği ifade ediyorum."
class='medyanet-inline-adv'>Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
"TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK ŞANSI AK PARTİ CUMHUR İTTİFAKI'DIR"
Türkiye'nin bölgesindeki dünyadaki gelişmeleri yakından tiklerini vurgulayan Erdoğan, "Unutmayın ezberler bozuluyor. Kurumlar irtifa kaybediyor. Mevcut düzen temelden çatırdarken, yerine ne geleceğini kimse kestiremiyor. Bütün bunlara baktığımızda Cumhur İttifakı'nın ülkemiz milletimiz açısından ne manaya geldiği özellikle bugünlerde daha iyi anlaşılıyor. Şurası tartışmasız hakikattir; belirsizliklerin küresel düzeyde arttığı, her gün yeni krizin patlak verdiği, haklının güçlü değil, güçlünün haklı olduğu günümüz jeopolitiğinde Türkiye'nin en büyük şansı, AK Parti Cumhur İttifakı'dır. Tecrübeli, liyakatli, dürüst, çalışkan kadroların iş başında olmasıdır." ifadesini kullandı.
class='medyanet-inline-adv'>Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 10 yıldaki hadiselerin gözden geçirilmesi, neler yaşadıklarının nelerle mücadele ettiklerinin hatırlanması gerektiğini dile getirerek, şunları söyledi:
"Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın başka herhangi devletinin başına gelse yerle yeksan olacağı nice krizi biz başarıyla yönettik. Doğal afetinden savaşlara kadar en zorlu badirelerin üstesinden alnımızın akıyla geldik. Türkiye'yi sıcak çatışmaların tarafı haline getirmeye yönelik tuzakların tamamını boşa çıkardık. Dengeli, itidalli stratejik aklı merkeze alan dış siyasetimizle ülkemizi krizlerin çözümünde anahtar ülke konumuna getirdik."
"BÜYÜK GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN AYAK SESLERİ DAHA FAZLA DUYULACAK"
class='medyanet-inline-adv'>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yabancılar karşısında şekilden şekile girdiğini belirten Erdoğan, "Biz her alanda Türkiye'yi şanla, şerefle temsil ettik ettirdik. Birileri kabul etmeye yanaşmasa uluslararası siyasette son yıllarda çok açık söylüyorum; Türkiye rüzgarı esiyor. Bölgesel krizlerin çözüm arayışında Türkiye'nin kapısı daha sık çalınıyor. Türkiye'nin ne diyeceği, nasıl tavır alacağı dikkatle takip ediliyor. Türkiye gündemi belirlenen ülke değil, gündem belirleyen ülke olarak adından daha fazla söz ettiriyor. Cenabıallah'a ne kadar hamdetsek. Tam aziz milletimizin bizden beklediği şekilde, tam şanlı tarihimize yakışır biçimde uluslararası alanda güçlü varlık gösteriyoruz." diye konuştu.
class='medyanet-inline-adv'>"Henüz yeni başladık. Gelecekte çok daha iyi yerlerde olacağız" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Ay yıldızlı al bayrağımız daha gururla dalgalanacak. Yönünü ülkemize dönmüş kardeşlerimiz daha huzurlu olacak. Büyük güçlü Türkiye'nin ayak sesleri daha fazla duyulacak. Kızılelmamız olan Türkiye Yüzyılı kuvveden fiile geçene kadar durmadan, duraksamadan çalışmaya inşallah devam edeceğiz. Bütün bunları sizlerle birlikte başaracağız."
"HİÇBİR GÖREV, DİĞERİNDEN ÖNEMLİ VEYA ÖNEMSİZ DEĞİLDİR"
AK Parti'nin kadro dava hareketi, tüm partililerin kökü mazide, gözü atide kutlu mücadelenin neferleri olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
class='medyanet-inline-adv'>"Görevi, ünvanı, makamı ne olursa olsun teşkilatımızın her mensubu mücadelede son derece stratejik vazife icra etmektedir. Dolayısıyla il, ilçe başkanlığı ne kadar önemliyse mahalle temsilciliği derece önemlidir. Belediye başkanlığı ne kadar mühimse belediye il meclis üyeliği derece mühimdir. Sandık müşahitlerimizin yeri nasıl doldurulamazsa elinde broşürle kapı kapı dolaşan gönüllülerimizin yerini kimse alamaz. Hiçbir görev, diğerinden önemli veya önemsiz değildir. Mesele, verilen görevi en iyi şekilde yerine getirmek, bulunduğu konumda en ideali ortaya koymak, elinden gelenin en iyisini yapabilmektir. Mesele, milletin bize emaneti olan makamların hakkını verebilmektir. Mesele, aşkla, sevdayla, heyecanla, sabır samimiyetle koşturmaktır. Mesele, tevazuyu elden bırakmadan, kibre kapılmadan, niyeti istikameti bozmadan son ana kadar millete hizmetkar olabilmektir. Millete hizmet yolunda bıkkınlığa, yorgunluğa rehavete yer olmadığını hiçbirimiz unutmamalıyız. Bizim siyaset geleneğimizde hiçbir mazeret başarının yerini tutmaz. Sizlerden tarihi dönemde, Türkiye'nin istikbali adına son derece tarihi misyonu yerine getirdiğinizin şuuruyla çalışmanızı istiyor, bunu sizden bekliyor, sizlere sonsuz güveniyorum."
Gözden KaçmasınErdoğan Miçotakis görüşmesinin perde arkası: Yunan basını, tesbih albüm detaylarını yazdıHaberi görüntüleErdoğan, AK Parti Konferans Salonu'nda düzenlenen, partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, gelecek hafta bugün 11 ayın sultanı ramazan müşerref olacaklarını belirtti.
Tüm vatandaşların ramazan ayını tebrik eden, ayın insanlık için hayırlar getirmesini dileyen Erdoğan, "Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ebedi azaptan kurtuluş olan mübarek Ramazan-ı Şerif hep birlikte inşallah müşerref olacağız. Yardımlaşmanın, manın dayanışmanın ayı olan mübarek ramazanı her yıl olduğu gibi sene dolu dolu geçirmek niyetindeyiz. Talimatlarımız doğrultusunda teşkilat başkanlığımız, kadın gençlik kollarımızın katkısını alarak oldukça kapsamlı plan hazırladı." diye konuştu.
Erdoğan, Aile Gençlik Fonundan aldıkları desteklerle yeni yuva kuran genç çiftlere ilk ramazanlarında misafir olacaklarını, şehit yakınları gazilerle araya geleceklerini, gönül sofralarında aynı pideyi bölüşmenin manevi lezzetini tadacaklarını söyledi.
AK Parti Gençlik Kolları'nın klasiğe dönüşen "İftara Beş Kala" "Sahura Beş Kala" çalışmalarını yıl devam ettirdiklerini belirten Erdoğan, özellikle deprem bölgesindeki vatandaşların yanlarında olmaya büyük önem verdiklerini bildirdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teslim ettikleri konutların gerçek anlamda birer yuvaya dönüşeceği mübarek ayda vatandaşlarla iftar sahur sofralarında buluşacaklarını dile getirdi.
"GAZZELİ SURİYELİ MAZLUMLARI RAMAZANDA UNUTMAYACAĞIZ"
Kadın kollarının aynı şekilde farklı etkinliklerle rahmet bereket ayını en güzel şekilde değerlendireceğini, yoksulların kapısını çalacağını, gariplerin elinden tutacağını, yetimin öksüzün gözyaşını sileceğini vurgulayan Erdoğan, şunları söyledi:
"Ülkemiz içinde bunları yaparken yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı kardeşlerimizi elbette ihmal etmeyeceğiz. Avrupalı Türklerle araya geleceğimiz iftar programları düzenleyeceğiz. Gazzeli Suriyeli mazlumları ramazanda unutmayacağız. Yani içeride dışarıda tam seferberlik ruhuyla Ramazan-ı Şerif'i en verimli şekilde idrak ihya etmeye çalışacağız. Bilhassa belediye başkanlarımızdan çok büyük gayret bekliyorum. Havalar soğuk, kış mevsiminin tam ortasındayız. Sizler görev yaptığınız illerin şehremini durumundasınız. Ramazan-ı Şerif'te tenceresi kaynamayan, ocağı yanmayan tek ev bile varsa bunun vebali önce bizlerin üzerindedir, bunu bileceğiz. Allah korusun. Hiçbirimiz ne dünyada ne yarın Hakk'ın divanında bunun hesabını veremeyiz. Unutmayın Hazreti Ömer'i. Kapıları nasıl çaldığını, içeriden ağlayan ses var yok bunları nasıl dinlediğini. Biz ümmetin mensubu olarak konularda çok hassas olmaya mecburuz. Onun için sizlerden evleri mutlaka bulmanızı. Birinci derecede, belediye başkanlarıma, teşkilat mensuplarımıza, ana kademe, kadın kolları, gençler sizlere sesleniyorum. Yoksul mahallelerin sessiz sakinlerini ziyaret etmenizi, benim selamımı götürerek her kardeşimle yakından ilgilenmenizi, onlarla hemhal hemdert olmanızı özellikle sizlerden rica ediyorum."
"DEPREMZEDELERİMİZİ HÜKÜMETİMİZE KARŞI KIŞKIRTMAYA ÇALIŞTILAR"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, asrın felaketini yaşadıkları 6 Şubat depremlerinin izlerini 3 yıl gibi kısa sürede asrın dayanışmasıyla büyük oranda silmeyi başardıklarını vurguladı.
27 Aralık'ta Hatay' 455 bininci afet konutunun anahtarlarını hak sahiplerine gönül huzuruyla takdim ettiklerini, dün afet konutlarının ödeme planıyla ilgili müjdeleri tıklarını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:
"Öncesinde ana muhalefet partisi, 'boş senet imzalatıyorlar' gibi zırvalarla milletimizi galeyana getirmeye çalıştı. 'Faizle afet konutu satıyorlar' diyerek milletin gözünün içine baka baka açıkça yalan söylediler. Deprem bölgesine çivi çakmadıkları halde çıkıp abuk sabuk iddialarla depremzedelerimizi hükümetimize karşı kışkırtmaya çalıştılar. Bakın, şurası çok enteresan, 1939 Erzincan depremi olduğunda dönemin iktidarı vatandaşa yardım namına sadece 8 çivi tevzi etmiş. Fakat 8 çivi ev inşa etmenin sırrını milletimize öğretmemişti. Aradan 87 yıl geçti. Türkiye değişti, gelişti, güçlendi ama CHP'nin afetlere karşı yaklaşımında hiçbir değişim yaşanmadı. Dün 8 çivi vermeyi başarı gören zihniyet, bugün çöp konteynerleriyle, kilit taşıyla sayısı elin parmaklarını geçmeyen pikapla övünüyor. Depremin üzerinden 3 yıl geçmiş, hala ortada doğru düzgün eserleri. Aslında 455 bin konuta kara çalmasa çöp konteynerleriyle övünmesini yere kadar anlayışla karşılar, 'çapları kadarmış' der geçeriz ama erdemi göstermiyorlar. Ne iş yapıyorlar, ne bizim iş yapmamızı istiyorlar. Ne hizmet ediyorlar ne bizim millete hizmet etmemizi istiyorlar. Kendilerini devletin yegane sahibi olarak görme huylarından türlü vazgeçmediler. Ey CHP, biz sizin cemaziyelevvelinizi çok iyi biliriz."
Kendisinin belediye başkanlığından geldiğini, İstanbul'u çöp, çukur, çamur bataklığından devralan belediye başkanı olduğunu anımsatan Erdoğan, susuz İstanbul'a Istranca Dağları'ndan su getirdiklerini ifade.
MECLİS'TEKİ YUMRUKLU KAVGA
Erdoğan, TBMM Genel Kurulunda bakanların yemin etmesi öncesi yaşanan arbedeye tepki gösterdi.
CHP'nin faşizan kibirli zihniyetine hep beraber kez daha tanık olunduğunu ifade eden Erdoğan, "Yeni bakanlarımızın yemin etmesine engel olmak için her türlü eşkıyalığı, milletin kürsüsünü işgal etmek dahil her türlü zorbalığı sergilediler. Engelleyemeyeceksiniz, durduramayacaksınız. gidişi durdurmaya sizin ne eliniz, ne gücünüz yetmez, Özgür." değerlendirmesinde bulundu.
"Evet, anayasal Yeminler yapıldı ? Yapıldı. İş bitti ? Bitti. Ne oldu? Ya rahat dursanız güzel güzel yeminler yapılsa olmaz mıydı?" diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Olurdu ama bunlarda demokratik anlayış. Bunlar faşist anlayıştan vazgeçemezler. Bunların iliklerine kadar sinmiş. Bozgunculuk yaparak, milli iradeye karşı edepsizlik ederek, Gazi Meclis'in saygınlığına gölge düşürerek çirkin çirkef siyasetlerini Genel Kurul salonuna taşıyarak nasıl zihniyete sahip olduklarını tekrar gösterdiler. kendini bilmezlere sormak lazım, Türkiye Büyük Millet Meclisi sizin keyfinize göre kavga çıkaracağınız eylem alanı mıdır? Siz, Gazi Meclis'e milletin hakkını, hukukunu savunmaya geldiniz, yoksa terör estirmeye ? Kavgayı, nefreti, öfkeyi, hakareti yüce Meclis'e taşımaktan hiç rahatsız olmuyor, hiç utanmıyorsunuz? Daha ne kadar kendinizi rezil edecek, küçük düşürecek, size oy veren vatandaşlarımızın başını yere eğdireceksiniz? Ana muhalefetin, siyaset kurumuna olan güveni dinamitleyen, Meclis'in vakarına zarar veren, hepsinden öte aziz milletimizi rencide eden dünkü saldırılarını telin ediyor reddediyorum."
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün olduğu gibi gelecekte Gazi Meclis'in mehabetine yönelik mütecaviz eylemler karşısında dimdik duracaklarını vurgulayarak, "Bunu yaparken kavga kaosla değil nezaketimizle, asaletimizle, bilgi birikimimizle farkımızı ortaya koymaya devam edeceğiz." diye konuştu.
"İKİ SENE HİÇBİR ÖDEME ALMAYACAĞIZ"
Deprem konutları konusundaki tartışmalara dikkati çeken Erdoğan, "Deprem konutları meselesinde günlerdir kendi uydurdukları yalanları köpürtmeye doyamadılar. Peki sonuçta ne oldu? Yalancının mumu yatsıya kadar yandı. Gizlemeye çalıştıkları hakikatler tek tek gün yüzüne çıktı. Ne faiz söz konusu ne vatandaşımızı mağdur ediyoruz.".
Erdoğan, inşa edilen tüm konutların altyapı bedellerini devletin ödediğini, kalan fiyat üzerinden vatandaşlara yüzde 50 indirime gittiklerini söyledi.
Altyapıyı dahil edince konut fiyatlarının yüzde 65'ini devletin karşıladığını aktaran Erdoğan, "İki sene hiçbir ödeme almayacağız. Ödemeler, 18 yıl boyunca aynı fiyattan yapılacak. 3+1 konutlarımız için aylık taksit tutarımız 8 bin 750. fiyat değişmeyecek. 18 yıl boyunca sabit kalacak. Bay Özgür, duydun ? Bak şey daha söyleyeyim sana, peşin ödemek isteyen kardeşlerimiz 484 bin liradan neredeyse dörtte biri fiyatına evini satın alabilecek." açıklamasında bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, köy evlerinde şartların aynı olduğuna işaret ederek, 18 yıl boyunca 8 bin 100 lira sabit taksitle ödemelerin yapılabileceğini, peşin ödemek isteyen olursa 448 bin liradan alabileceğini dile getirdi.
Kimseyi mağdur etmeden, sıkıntıya düşürmeden devlet olarak hak sahiplerine konutlarını teslim ettiklerini belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Deprem bölgesinde devletimizin kurumlarıyla omuz omuza adeta destan yazan AK Parti'mizin Cumhur İttifakı'mızın belediyelerini canıgönülden tebrik ediyorum. Altyapı, üstyapı restorasyon çalışmalarıyla birlikte, atık su içme suyu isale hatlarının yapım onarımına kadar her alanda belediyelerimiz canla başla çalıştılar. Depremzede kardeşlerimizi yalnız bırakmadılar. Bizleri deprem bölgesindeki kardeşlerimize karşı mahcup etmediğiniz için sizlere teşekkür ediyorum."
NOTLAR
Toplantıda, Gazi Mustafa Kemal Atatürk şehitler için saygı duruşunda bulunuldu, ardından İstiklal Marşı okundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan önce Adalet Bakanı Akın Gürlek İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi birer selamlama konuşması yaptı.
Gözden KaçmasınDışişleri Bakanı Hakan Fidan İngiliz Financial Times'a konuştu! ABD'nin ısrarlı tavrına itidal çağrısı: Sonuç başka savaş olabilirHaberi görüntüle