Biz Saadet Özkan’ı tanıdığımızda yıl 2014’tü. köy öğretmeniydi 6 öğrencisinin okulun 22 yıllık öğretmeni tarafından cinsel istismara uğradığını söylüyordu. İzmir, Menderes’teki okulda yaşananlar tüm kamuoyunu şoke etti istismarcı öğretmene karşı açılan dava kamuoyu tarafından sahiplenildi. mücadelenin ardından Saadet Özkan, yol arkadaşlarıyla birlikte Saadet Öğretmen Uluslararası Çocuk İstismarı Mücadele Derneği’ni (UCİM) kurdu. İstismara uğrayan küçük çocuklarsa büyüdüler kendi hayatlarını tasarlayacak kadar güçlendiler. Saadet Özkan uzun yıllar boyunca yaşananları ‘Saadet Öğretmen’ adıyla kitaplaştırdı. Kitap her ne kadar korkunç hikâyeyi anlatsa özünde mücadele, kötülere karşı zaferle sonuçlanmış umut öyküsü. Saadet Özkan ‘Saadet Öğretmen’e dönüşme sürecini anlattı.
class='medyanet-inline-adv'>İzmir, Menderes’teki okula yolunuz nasıl düştü?
Okulöncesi eğitim öğretmeniyim, ücretli öğretmenliğe başvurdum.
köye çok büyük umutlarla gittim. Allah vergisi mutlu biriyim. Çok esprili kadınım. köyde gözlemlediklerim hiç mizahı olmayan şeyler. Maalesef istismarcılar aramıza bizim güvendiğimiz şekilde sızıyorlar.
olarak ekleyin
Okul müdürünün çocukları istismar ettiğini ilk nasıl fark ettiniz?
Ufak emareler verdi. Etrafıma anlattığımda hep olamayacağını söylediler: “Öyle olsa toplum onu linç eder, ortaya çıkardı” dediler. Ama şunu gördüm, öyle olmuyor; insanlar sesini çıkarmıyor. Vicdanımın sesini dinledim tüm tehditleri her şeyi göze aldım. Dünya daha iyi yer olsun diye, insanların süper güce ihtiyacı yok, vicdanlarını dinlemeleri yeterli.
Olay ikinci yılınızda patladı.
İlk dönem bendeki çocuklar onda değildi. İstismarcılar yakayı ele vermemek için çok büyük çaba harcıyor. Çok iyi maske takıp iyi imaj sergileyebiliyorlar. Eyleme geçiyor suç işliyorlar bunun farkındalar. İlk dönem şeyler hissettim, psikolojik şiddet yaşıyorlar acaba diye düşündüm.
Ne tür şeyler gözlemlediniz?
Mesela istismarcı, çocukları evine temizliğe götürüyordu. Uzun yıllardır eğitim camiasının içinde olduğundan, artık sistem yaratmıştı. Dostlukları, ilişkileri oluşmuştu. kadar uzun zamanda birileri şikâyet etmiştir ama kapatılmıştır diyorum. Çünkü insanın 22 yıl aynı yerde olup, bunları yapıp fark edilmemesi imkânsız.
class='medyanet-inline-adv'>22 yıldır aynı yerde öğretmenlik yapıyor gün istismar ettiği çocukların annelerini istismar etmiş.
Konuşan birçok anne insanların köyde şiddet görmek, adlarınn çıkması gibi korkuları vardı. Yıllar sonra
39 yaşında biri mesaj attı; “Sizi davayla ilgili konuşurken gördüğümde elim ayağım boşaldı. Anlatıyorsunuz anlıyorum, benim öğretmenimdi beni kurtaracak biri yoktu”. Yani 39 yaşındaki kadının istismarcısını yakalatmıştım.
Olayların vahametini, müdür odasının kapı tokmağını bozarak tespit ediyorsunuz.
Sınıfımdaki çocuklarım onun sınıfına gittiğinde sessizleşti. Bizim çok neşeli sınıf ortamımız vardı. Sınıftan çocukları odasına alıyordu. odanın kapısı türlü açılmıyordu. Artık orada terslik olduğunu fark etmiştim. İlginç biçimde çocukları susturmuştu. Çocuklar cinsel istismarın ne olduğunu bilmedikleri için bunu tanımlamaları çok zordur. odada ne olduğunu öğrenmem gerekiyordu. Müdür odasının kapısının topuzunu bozdum. kalemim bitti diye odaya girdim. Önceden “Kapı bozuk, sen açamıyorsun” diyordu. Masa yandaydı, girince hemen göremiyorsunuz. Adam her şeyi organize etmişti. İçeriye girdiğimde çocuk görmeyince rahatladım, ama sonra birden fark ettim; masanın altındaki 10 cm’lik aralıktan çocukların gözleri bana bakıyordu. “Ne yapıyorsunuz siz” dedim, benzi atmıştı zaten. “Gıdıklama oyunu oynuyoruz” gibi şeyler söyledi. İstismarı oyunlaştırmıştı. Çocuklar an anladılar yanlış şey yaşadıklarını. Çocuklarla konuştum anladım; çocuklar istismara uğruyordu.
class='medyanet-inline-adv'>Kaç çocuktan bahsediyoruz?
6 kız çocuğu. Çocuklar 5-6 yaşında, 8-9 yaşındaydı. Sonra çocuklar anlatmaya başladı, isimler verdiler.
süreçte büyük trafik kazası geçirdiniz.
2014, 14 Ekim’ arabamla dört takla attım. Araştırmadım kazayı. 4 ay yatağa bağlı kaldım. Ölmedim çünkü çocuklar için vermem gereken savaş vardı. Belki evde olmak beni başka şeylerden korudu, öyle diyeyim. Bana sanki vebalıymışım gibi davrananlar, üstü kapalı tehdit edenler.
Mahkeme süreci zormuş ama size yardımcı olanlar olmuş.
Çok cesur, ulusunu, vatanını seven hâkimler, savcılar. Şöyle şey oldu: İfademi verdim çıktım, salonun kapısı hafif aralıktı; adamı salona aldıklarında çocuklar sağa sola kaçışmaya, çığlık atmaya başladılar. İstismarcı “Ben torunum gibi severim” deyince, hâkim “Torunun gibi sevdiğin için çocuklar çığlık atıyor” dedi (sesi titriyor, ağlıyor). Çocuklar için mahkeme ömür boyu ruh sağlığı bozuldu kararı verdi.
class='medyanet-inline-adv'>Olayı basına ilk ne zaman duyurdunuz?
2014’te adam salındı. Onu saldıklarında çocuklar tuvalete bile gidemez olmuştu. Her yere mesajlar attım. İzmir Barosu çocukların yanında olacağını söyledi. Sonra Hürriyet gazetesinden Ayşe Arman bana ulaştı. röportaj yayımlandığında Türkiye ayağa kalktı. Kamu vicdanına ulaşınca davanın seyri değişti, toplum akın akın geldi davaya. Dava 2014’te başladı. 2017’ hükmü verildi. Geçen yıl Yargıtay’ onandı. 82 yıl, 6 ay ceza.
Aradan çok uzun zaman geçti, neden bugün kitabı yazdınız?
Film teklifleri için arayanlar oldu, hayat hikâyemi film yapmak istediler. Ama içim hiç istemedi. İleride kitabı okuyanlar, çocuklar “ kadın bizim için mücadele etmiş” diyecekler.
class='medyanet-inline-adv'>‘Saadet Öğretmen’e layık olmaya çalışıyorum’
Bunlar olurken gencecik öğretmendiniz, bugünkü Saadet’le öğretmen arasında nasıl fark var?
günkü Saadet Özkan eğlenen, gezen tozan, dünyanın keyfini sonuna kadar çıkaran kadındı. Bugünkü Saadet, Saadet Öğretmen’e layık olmaya çalışıyor. 35 yaşındaki kadın bugünkü Saadet’e seslense “İyi ki seni tanımışım”. Ben günkü Saadet’e “Seni çok seviyorum” derim.
‘UCİM’i halk kurdu’
UCİM (Saadet Öğretmen Uluslararası Çocuk İstismarı Mücadele Derneği) nasıl ortaya çıktı?
UCİM’i toplum, halk kurdu. Derneğimiz başkan yardımcısı Yücel Ceylan. dönem ona yazdım. çocuklara burs verdi. Sonra bambaşka durumun içinde buldu kendisini, anda aktivist. Ailelerimizle kurduk derneği. Ama sonra genç hukukçular, genç ruh sağlığı uzmanları geldi. Ailemizle başladığımız mücadeleyi UCİM’e gönül vermiş mücadele arkadaşlarımla yürütüyorum. UCİM’in 300 bin gönüllü üyesi. Şimdiye kadar 5 bin ihbar aldık. 81 ilde yapılandık. anda 150 çocuğa burs veriyoruz. Tıp fakültesinde, mühendislikte okuyanlar var; onlar büyüyüp mücadeleye katılacaklar. Kurumlara gidip eğitimler veriyoruz. Yücel Ceylan’la 1 milyon üniversite öğrencisiyle buluştuk. BM’ çocuk hak ihlalleriyle ilgili konuştuk. arada ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından ‘Uluslararası Cesur Kadınlar Ödülü verildi bana (2017).
‘Unutulma hakkını gözetiyorum’
Çocuklarla iletişiminiz devam ediyor ?
Çocuklar büyüdüler, kendi hayatlarını tasarlayacak kadar güçlendiler. Ara ara beni arıyorlar. Bazıları işe başladı. Her zaman başları sıkıştığında beni arayabilirler. Onları öyle dertleriyle bırakmam. Ama anda normal hayat seyrindeler, üniversiteyi okuyan. Ben şekilde onlarla ilgili haber alıyorum. Annelerden görüştüklerim. Onların unutulma haklarını gözetiyorum. Çünkü böyle şey yaşayan çocuğun unutulma hakkı vardır. yüzden sosyal medyalarına bile girmiyorum.
UCİM ihbar: (0324) 331 18 18
Rehabilitasyon: (0552) 742 82 46