en yetenekli popüler kadın oyuncularımızdan. Şöhreti ülke sınırlarını aşmış durumda. Her adımının, her sözünün haber değeri. Beren Saat şimdi müzik kariyeri için attığı adımla gündemde. Yakında çıkacak ‘Exuberance’ isimli albümün habercisi olan ilk şarkısı yayımlandı. ‘CapitaliZoo’yu “Kapitalist düzenin, toplumsal beklentilerin bizi özümüzden, doğamızdan uzağa düşürdüğünü pek çoğumuzun görünmez kafesleri olduğunu söylüyor şarkı” diye anlatıyor. Beren’le buluşuyoruz; müzik yolculuğunu, İngilizce şarkılarını, yeni planlarını, hayatını, Kenan Doğulu’yla evliliğini birçok şeyi konuşuyoruz: “Pek çok açıdan yeni başlama enerjisindeyim.”class='medyanet-inline-adv'>

şarkı çıkaracağını duyunca hemen telefona sarılıyor, röportaj talep ediyorum. Beren Saat projesi yokken pek söyleşi veren biri değil. Son sohbetimizin üzerinden yıllar geçmiş. Acaba ne diyecek? yeni projesinde onun yanında olmak anlatacaklarını dinlemek istiyorum, içim içime sığmıyor. Sonunda “Tamam, röportajı yapıyoruz” cevabını alınca dünyalar benim oluyor.

Fotoğraf çekimi için stüdyoda buluşmak üzere sözleşiyoruz. Yüzünde sıcak Beren tebessümü bakışı. Yeni şarkısını birlikte dinliyoruz. Sözü müziği kendine, düzenlemesi Kenan Doğulu’ya ait ‘CapitaliZoo’yu ben çok seviyorum. Onun heyecanı gözlerinden okunuyor. Verdiği cevaplar derin sohbetiyle kendine hayran bırakıyor, yeni yolculuğunu anlatmaya başlıyor.

◊ Uzun zamandır geleceğini duyduğumuz çok merak ettiğimiz ilk şarkın ‘CapitaliZoo’ çıktı. Öncelikle ne demek ‘CapitaliZoo’?

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

İki ay sonra single’ın içinde olacağı albüm çıkacak, adı ‘Exuberance’, mutluluğun daha yoğun, taşkın çoğalmış hali demek. şarkı aslında kolektif kutlamaya dönüşmesiyle albümün ismini bütünleyen şarkılarından biri olacak. Kapitalist düzenin, toplumsal beklentilerin bizi özümüzden, doğamızdan uzağa düşürdüğünü pek çoğumuzun görünmez kafesleri olduğunu söylüyor şarkı. Hepimiz insanlığın yüzyıllardır hayatta kalmasını sağlayan içgüdülerle kendimizle barışık geldiğimiz dünyada yolumuzu nasıl kaybediyoruz, biraz bunu sorguluyor. Sıkışıp kaldığımız hayatların bizi, en iyi halimizi yaşamaktan, yaratıcı potansiyelimizi ortaya çıkarmaktan uzaklaştırdığı kafeslerimizi anlatıyor.

◊ Şarkının söz müziği sana. Senin kendini kafeste hissettiğin zamanlar oldu ?

Evet, herkesin hayali olan ünlülük olabilecek en süslü kafese dönüşebiliyor.

◊ Nasıl kafes bahsettiğin?

Hiç tanımadığın insanların sevgisini hissediyor olmak bence dünyadaki en özel hediyelerden. Ama aynı zamanda yaşamak istediğin alanın içinde rahat edememek. zaman sonra hareket alanı kısıtlılığından, aslında ilk yıllarında olduğun kadar yaratıcı olamamak gibi kafesten bahsediyorum.

class='medyanet-inline-adv'>

‘Öğrendikçe gelişti’

◊ süredir müzik şarkılar üzerine çalıştığını duyuyorduk. Pandemi döneminde başladın?

Müzikle ilgili süreç tam döneme denk geldi. Başlangıçta şarkılar, ilk demolar daha kişiseldi. Çalıştıkça daha kolektif şarkılara dönüştü. Öğrendikçe şarkılar gelişti, daha mutlu oldum.

◊ Şarkının ardından çıkacak albümde altı şarkı olacak, hepsinin söz müzikleri sana. Şarkıyı dinledim çok şaşırdım. Çok profesyonel, yabancı müzisyeninki gibi melodiler anlamlı sözler. Daha önce müzikle ilgili çalışmaların var mıydı?

“Aklımda bazı melodiler, fikirler var” dediğim zaman nasıl hareket edip nasıl yola çıkacağımı bilemiyordum. Kenan’a bahsettim. “Sen herkes gibi GarageBand uygulamasıyla başla”. Kafamdaki melodilerle ‘beat’ler yapmaya başladım. Haftalar geçti. Kenan’a şeyler dinlettim, noktada “Tamam, dosyayı bana yolla, çalışmaya başlayabiliriz”. Videolarını çektiğimiz ‘CapitaliZoo’ albüm çıkarken yayımlayacağımız şarkı böyle hazırlandı. Pandemide Kenan’ın normale göre daha fazla zamanı olduğu için sonrası stüdyoda geçti.

◊ Stüdyoda vakit geçirmek sizi ilişkinizi nasıl etkiledi?

İlişkimiz açısından hem heyecanlı hem cesaretlendirici. Kenan’a tekrar hayran olmak için onun müzikal bilgisinin fikirlerinin içinde sonsuz alan buldum. Düzenlemeleri bambaşka bölümler yazmama, yeni fikirlerle ondan ilham almama sebep. Her şarkının kurgusu farklı şekilde gelişti. Yeni hazırladıklarım artık ikinci albümün şarkıları olacak.

◊ İlk albüm çıkmadan ikincinin şarkıları hazır?

Evet, aslında çıkacak albümdeki şarkılar -iki senedir hazırdı. Ama Türkiye’nin gündemi kadar dalgalı ki, her şeyin daha stabil olacağı zamanlamayı bekledik. Yeni şarkılarda piyanoda akor dizilimlerini çıkarıp şarkıların sözlerini, melodilerini buluyorum. Kenan prodüksiyon aşamasında bazılarını daha süslü, daha fancy (havalı) akorlarla değiştirecektir.

class='medyanet-inline-adv'>

‘Çok çalışacağım’

◊ Albümdeki altı şarkı İngilizce. Neden?

Şarkılar öyle geldiği için; yoksa mutlaka İngilizce olsun diye düşünmedim. Buna başka açıklamam. Belki dilin müziğini daha çok dinlediğim.

◊ İngilizceyi çok iyi söylüyorsun. Bunun için eğitim aldın ?

İngilizce diksiyonla ilgili bilgim okulum TED’le ilgili, ondan öncesinde Aykan Koleji’ndeydim. İkisinde çokça yabancı öğretmenim. MTV çocukları olduğumuz için okuldan gelip ilk iş kanalı açardık, Şarkıların kaydında Randy Esen’le çalıştık. Türkiye’ yaşayan, Amerikalı çok iyi müzisyen vokal. Sesimde yepyeni renk bulmamda yardımcı oldu, şarkı söylerkenki sesimin konfor alanını değiştirdi.

class='medyanet-inline-adv'>

◊ Hedefiniz yurtdışı kitlesi ? Nasıl strateji planladınız?

İlk şarkıdan, albümden strateji yapılır bilmiyorum. Müziğimin dinleyicileri kim olacak öğrenmek için çok heyecanlıyım.

◊ Peki, sahnede nasıl Beren olacak?

Müzikte çok fazla idolüm, çocukluktan beri bana hayatta pusula olan şarkılar var, yüzden tabii hayallerimde sahnede olmak Hibrit kariyer hayal ediyorum bundan sonrası. Ecem Lawton’ın yönettiği  ‘CapitaliZoo’nun videosundaki  hikâye oyunculukla müzik arasında geçiş sağlıyor. Filmde kaplan terbiyecisini oynayan aktris, rol arkadaşı kaplanda kendi vahşi yanını görüp hayatını sorgulamaya başladığında dönüşümü başlıyor. Şarkılarla birlikte görsel dünyaları kurgulamak, prodüksiyonunu yapmak gelişme fırsatı bulduğum Sahneye geçtiğimizde tabii olabildiğince çok seyirci hayalim. Başarabilmeyi çok istiyorum, bunun için çok çalışacağım.

◊ Bundan sonra oyunculuk süre rafa kalkacak?

Öyle şey kesinlikle. Aslında ikisi birbirini çok besliyor. Son çektiğimiz ‘Gizli Profil’ anladım ki, sette deneyimlediğim kadınlar benim duygularımda çok fazla değişim, dönüşüm aydınlanmalar yaratıyor. Onların sonucu bazı melodiler, sözler çıkıyor, yüzden daha heyecanlıyım, ikisi yaratıcı olarak birbirini besleyecek.

◊ film ne zaman vizyona girecek?

Her şey, başarı için doğru zamanlamayı beklemekle ilgili, zannediyorum ki öyle bekleme sürecindeyiz.

‘Aşk sürdürülebilir şey onu yaşatabilirsiniz’

◊ Kenan Doğulu’yla 14 yıldır birlikte, 11 yıldır evlisiniz. Şimdi nasıl gidiyor?

İyi gidiyor. Müzikle ilgili süreçle ilişkimizde yeni chapter’a (bölüme) geçtik.

◊ Geçen haftalarda tanışma yıldönümünüzdü, bununla ilgili ım yaptınız. günü hatırlıyor musun?

Tabii hatırlıyorum, hatta Kenan “Aslında biz gün tanışmamıştık. Yılbaşı gecesi ilk kez karşılaşmıştık”. arkadaşımızın doğum günü partisinde tanıştık, zaten kapıda basın vardı, herkes biliyor. İlk kez sohbet ettiğimiz birbirimizin kontaklarını aldığımız geceydi.

◊ Peki, en başından beri ünlü çiftlerin maruz kaldığı ayrılıyor haberlerini aştınız artık?

Evet, her seferinde düzeltme açıklaması yapılmasıyla daha arttığını anlayınca, düzeltme açıklaması yapmamaya başladık aştık.

◊ Aşkın çeşitli evreleri vardır derler. Mesela “Aşkın ömrü üç yıldır” ya “ süre sonra aşk yerini sevgiye bırakır, şekil değiştirir” gibi şeyler. Senin yaşadığın, aşkın hangi evresi?

Aşkı sürekli çıkış halinde grafik ya lineer duygu durumu gibi düşünmemek lazım. Aşk an, gün, birlikte yaşadığın çok mutlu yüzden aşk sürdürülebilir şey onu yaşatabilirsiniz.

‘İnsan datadan, sayılardan ibaret değil’

◊ Son sohbetimiz 7 yıl önceymiş. süre sende neleri değiştirdi?

Dünya değişti. kere pandemiyi yaşadık, bütün düşünce biçimimi reset’ledi (baştan başlattı). Ne kadar güçsüz kalabileceğimizi, kendi faydamızı ne kadar arttırabileceğimizi, daha kolektif düşünmemiz gerektiğini, kaybettiğimiz her günün anlamsız olduğunu gördüm. süreç pek çok açıdan hem olgunlaştırdı hem fabrika ayarlarımıza döndürdü. Hayatın içinde çok önemli sandığımız çoğu şeyin artık önemi kalmadı gerçekten önemli olan kor değerlerimize beni döndürdü.

◊ 40’ların başındasın. 20, 30, 40. Dönüm noktalarına büyük anlamlar yüklenir. Sendeki etkisi ne oldu?

dönüm noktalarında şey olacağı beklentisini 30’ aştım. Orayı çok yumuşak yaşadım. Ne yaş alıyormuşum gibi hissettim ne kariyerim açısından bana öyle hissettirildi. Ama pek çok açıdan yeni başlama enerjisindeyim, Türkiye’ olanlar yana, kendi kişisel yolculuğumda iyi hissediyorum.

◊ Sosyal medyada ‘Beren’ adının anlamını mışsın; ‘Akıllı, güçlü, kuvvetli. Kadife kumaş.’ Sen göründüğün kadar güçlü müsün?

Tabii, güçlü hissediyorum ama hiç kırılmadığım, yeterince özgüvenli hissetmediğim zaman dilimleri olmadığı anlamına gelmez. Odak noktasında, göz önünde biri olduğunuz zaman, özellikle son yıllarda daha acımasızlaşan linç kültürüyle, kadın bedenine artan hoyratlıkla her insanın kendine olan inancı azalabilir. Kendini sevip bedeninle barışık olduğun zaman sınavlardan daha rahat geçiyorsun.

◊ Beren Saat olsan özgüvensizlik hissi hiiç yaşamıyor musun?

Özellikle televizyonda çalıştığım zamanlarda çok fazla data’larla (haftalık reytingleri kastediyor) değerlendiriliyorduk. dönem oyuncularla kişisel reyting anlaşmaları yapılıyordu. Ben hep şanslıydım, yapımcılarım hiçbir zaman beni yarışın içinde kadar bulundurmadı. Şimdi genç oyuncuların role uygun diye audition’dan (deneme çekiminden) öte, kaç takipçisinin olduğunun bazı rollerde öne çıktığını duyuyorum. İnsan datadan, sayılardan ibaret değil. Duygular, zekâ, vizyon oyuncunun performansı açısından onu kaç kişinin tiğinden daha belirleyici. Yaş aldıkça özgüven biçim değiştiriyor, yeteneğine tecrübe ekleniyor. Daha ayakları yere basıyor.

◊ Sen rakamlardan arındın ?

Oradan çıktığımı düşünüyorum. zamanki çocuklar büyüyüp, yıllar önce ürettiğimiz hikâyeleri izleyip “Aa, ne kadar iyiymişsin” dediğinde, zamanın içindeki bütün yığınların arasında kaybolmayan projelerde oynadığım için çok şanslıyım diye düşünüyorum. senaristlerin, yönetmenlerin, yapımcıların, değişik hikâyeler bulmaya, karakter yaratmaya odaklandığı dönemlerde mesleği profesyonel olarak yaptığım için mutluyum.

‘Linç kültürüyle barışmak mümkün değil’

◊ Türkiye’nin en şöhretli isimlerinden birisin. Sevdin şöhreti?

sorunum yok çünkü ondan öncesi nasıldı hatırlamıyorum. İnsanlar beni güzel biçimde seviyorlar, yüzden teşekkür ederim. Karşılaştığımda güzel cümlelerle sevgilerini ifade ediyor, benim aleyhimde şey okuduklarında hemen inanmayıp benden açıklama bekliyorlar, bana olan güvenlerini hissettirerek seviyorlar. Çocukluk hayalim olan mesleği deneyimledim onun sayesinde ünlü oldum. Hayatımı ne mutlu ki çocukluk hayalim olan meslekten kazandım. Daha ne olsun.

◊ Biz analogla aslında dijital arasına sıkışmış nesiliz. Oradaki linç kültürüyle barıştın ?

Linç kültürüyle niye barışayım? Evet, pozitif eleştiri çok faydalıdır ama linç kültürüyle barışmak mümkün değil.

◊ Peki, kötü yorum gördüğünde hissin ne oluyor?

mekanizmayı ’ın ilk yıllarında çözdüm. Gerçekten pozitif eleştiriden fayda sağlayabilirsiniz, iyi fikri olan insanları duymak önemli. Ama hiçbir fikir üretmeden sadece gıcıklık olsun diye negatif yorumlar yazan insanların yazdığı şeyleri çok önemsememek lazım.

‘Hepsi gerçek’

◊ Seni tanımlamak çok zor. Sıcak gülümseyişin, tatlı enerjin. Ama yanınla mesafeli cool’sun. Hangisi gerçek Beren?

Hepsi gerçek. mesafe koymak dediğin şey, bizimki gibi böyle değişken insanlara sınırlarını maalesef kadınların hissettirmek durumunda olduğu coğrafyada, sıkça açığa çıkmak zorunda olan kendi sınırlarınızı ifade etme biçiminiz. Onun dışında genel olarak insanlarla ilk tanımladığın Beren gibi taraftan tanışıyorum. Eğer benim kişisel sınırlarımı aştıklarını hissedersem hemen mesafeyi hissettiriyorum ki sonrasında daha zorlanmayalım.

◊ Yeteneklisin, güzelsin, mutlu evliliğin. Dışarıdan harika duruşun. Hiç defon yok? Söylesen rahatlasak.

Demek ki öyle beklenti oluyor. Amerika’ Hollywood ünlüleri için “İnsanlar nasıl düştüğünü görmek için onların yükselişini izlemeyi sever” derler. Ama biz önceki kuşaklardan çıkardığımız derslerle; ünlü olduğun zaman kapılmamayı, kariyerinde geleceği hesaplamayı, ilişki yaşadığın kişiye daha çok alan tanımayı öğrendik. Sonuçta sen ne kadar ünlüysen hayatını tığın insan sıradışı. Onunla uyum yakalamak için herkesinkinden çok daha açık elastik, belki daha sevgi dolu kafa yapısıyla, onu her şeyiyle kabullenmen lazım. Sorunda dediğin ahengi tutturabilmek için çok düşünmek, ilişkinin her döneminde birbirinizin değişimleriyle tekrar uyumlanmak gerekli. Bizim evliliğimiz görünmez kafeslerden birine dönüşmediği için mutluyum.

‘Herkes aynı kadına dönüşmemeli’

◊ Son dönemde tartışılan konulardan biri, kadın oyuncular 40’lı yaşlardan sonra anne rollerine sıkışırken 50’leri aşan erkeklerin hâlâ jön olarak başrolde oynaması.

kadınları sistematik şekilde pasifize eden son 10 yılın hikâye anlatımının yansıması. Sinemada böyle. Öncesinde böyle değildi. Mesela ‘Aşk-ı Memnu’yu düşündüğümüzde Selçuk (Yöntem) Nebahat’in (Çehre) rolü Kıvanç’la (Tatlıtuğ) benim rolüm kadar önemliydi. Kadın rolü etkili olduğunda anne rolüne sıkıştı diye kimse düşünmedi. Bihter’e “Sen Firdevs Hanım’ın kızısın” deniyordu kendi değerini hatırlatmak. Yani sorun karakterin anne olması değil, hikâyedeki dramatik değeri derinliği.

◊ Sen hep doğallıktan yanasın. Hatta dergi için makyajsız kapak çekimi bile yapmıştın. Şimdi dizilere baktığımızda birçok genç oyuncunun yüzünde sosyal medyanın getirdiği filtrelerin yansımalarını görüyor gibiyiz. Buna bakışın ne?

Herkes nasıl mutlu hissediyorsa öyle olmalı. Ama tektipleşmeyle özgün varlıklarına yazık ediyorlarmış gibi hissediyorum. Herkes aynı kadına dönüşmemeli, kendileri için özgün olan neyse ondan vazgeçmemeliler.

◊ an sektöre dair en öncelikli eleştirin ne?

En önemli eleştirim tabii sansür, sonra içselleştirilmiş otosansürle yeni hikâye anlatılmaması. Toplumsal olarak yüzleşmeyi ertelediğimiz konularla ilgili harekete geçmeliyiz yüzleşmeleri yaşamalıyız. Çünkü yeni hikâye, yeni senaryo gördüğünde yönetmen daha yaratıcı düşünecek, oyuncular farklı karakterleri canlandırmak için motive olacak. Seyircinin daha çok dikkatini çekecek, ekip daha yaratıcı fikirler üretecek.

‘Hiçbir şey anlatmayan, birbirini tekrar eden projeler çağına geri döndük’

◊ Türk televizyonlarına çok izlenen, kalıcı işler yaptın. zamandan zamana sence sektördeki en büyük değişim ne oldu?

Önce müthiş gelişim dönemi yaşadık. Şimdi tekrar her şey başa döndü.

◊ Nasıl?

Koşulların gelişmesi, hikâye anlatıcılarının cesaret kazanması, kadın rollerinin güçlenmesi, kadın yönetmenlerin, yazarların kadar iyi-güçlü farklı projeler ürettiği, çokça sayıda ülkede hayranlar kazanan, zirveye eriştiğimiz yerden. şekilde hiçbir şey anlatmayan, sürekli birbirini tekrar eden, birbirine benzeyen sahneler projeler çağına geri döndük. Biraz üzgünüm ama oradan çıkarız diye düşünüyorum.

◊ Ulusal kanallardan 10 senedir uzak kalma sebebin ?

sezon diziler 120 dakikalara uzadı. Sağlığımı, uykumu, hayatımı, mutluluğumu koruma amaçlı “Artık yapamıyorum, koşullarda çalışamıyorum” dedim.

◊ Şimdi süreler daha uzun olabiliyor. Ne olacak?

Evet. Medeni koşullarda çalışılmayan setlerde olmak istemiyorum.

‘Benim amacım hep kendimi korumaktı’

◊ Hem kariyerinde hem evliliğinle aslında sık sık magazin gündemi yaratabilirdin. Sen polemiklere girmedin, kimseye cevap vermedin. Sadece işlerini konuştun. Günün sonunda mutlu musun?

Evet, hiç kimseye, hele tanımadığım birine kırıcı olmak istemem. İnsanların birbirlerinin bedenleri hakkında söylediği sözleri gerçekten kırıcı buluyorum. Özellikle insanların kadar linç etmekten zevk aldığı dönemde, biz en azından birbirimizi korumalıyız. Zaman zaman polemik ya başka şey trend olabilir, fark etmez, benim amacım hep kendimi korumaktı.

◊ Neden?

Biz biraz kendimizi ifade etmekte zorlandığımız yılların acılarını yaşadık. Şimdi sosyal medya hesaplarımız. Koşullar eşit, hemen düzeltme metni yayımlayabiliyoruz. Şimdiki magazin muhabirleri daha kibar onlarla iletişim kurmak daha rahat. Ama önceki yıllarda bizi ifade etmeyen, söylemediğimiz şeyler manşet olup büyük puntolarla yazılıyordu, düzeltme şansımız yoktu. zaman kendini korumak için geride durmak güvenliydi.

‘İçinde uyanma yaşıyorsun sen aynı sen olarak devam edemiyorsun hayatına’

◊ ‘Aşk-ı Memnu’ her sene yeniden ekranda yayımlanıyor. Çok izleniyor. Bihter karakterini ekranda gördüğünde ne hissediyorsun?

Tekrar tekrar izlemiyorum ama zaman çocuk olanlar büyüyüp izlediğinde, anlam çıkardığında ilk kez izleyenlerin ya tekrar izleyenlerin duyduğu heyecandan çok mutlu oluyorum. Bütün üretilen yığınların arasında kaybolmayan projelerden olduğu için bence içinde olan herkes çok şanslı.

◊ Bihter’in dizide öldüğü tarihte hâlâ sosyal medyada insanlar üzüntülerini dile getiriyor. Senin hiç rollere bağlanıp çıkamadığın, kendini kaptırdığın oldu ?

Ruh haline kaptırmak gibi değil. Mesela filmler dizilere göre daha kısa süreli çalışma alanları olsa oynadığın hikâyenin, rolün içeriğine göre sende bıraktığı iz farklı olabiliyor. Mesela ‘Güz Sancısı’nda oynadığımda dönem hikâyesi olarak yüzleşmeleri yaşadığımda çok etkilenmiştim. “Ben artık rolden sonra aynı ben değilim” diyebiliyorsun. böyle rolden çıkamamak gibi değil içinde uyanma, farkındalık yaşıyorsun sen aynı sen olarak devam edemiyorsun hayatına. ‘Benim Dünyam’ engelli birini oynamak unutulmaz deneyimdi. Artık oradan geçtikten sonra kendinin belki daha gelişmiş versiyonu olarak devam ediyorsun yoluna.

◊ 20 küsur senelik kariyerinde oyunculuğun an sendeki karşılığı ne?

Oyunculuk ilk yıllarda kendimle yüzleşme yaşadığım, kendimi tedavi ettiğim, yaşadığım tüm anıları benim için değerli kılan, kendimi iyi hissettiren, gerçek hayattan hayal dünyalarına kaçıştı. Şimdi oyunculuk; içsel yolculuğum dışında, artık hikâye anlatmanın çok zorlaştığı Türkiye’ anlamlı şeylerin anlatılmasına katkıda bulunmanın yöntemi. Bundan sonra şarkılarıma gidecek yolda yaratıcı olacak belli. Her şey iç içe geçti benim için giderek anlamlanıyor, farklılaşıyor değerleniyor.