Konuşurken boğazım kurumuş, yüzden kısa ara verdim biraz su içtim. Sonra tekrar döndüm karşımdaki çocuklara. İlkokul üçüncü dördüncü sınıf öğrencileri İstanbul Diyalog Müzesi’ne ziyarete geldiler. Engelli kişiler konusunda farkındalık yaratmak için öğrencileri zaman zaman müzemizde ağırlıyoruz. Engellilerle nasıl iletişim kurulur, onlarla karşılaştıklarında nasıl davranmaları gerekir, anlatıyoruz. Tüm bunları göremedikleri ortamda, karanlıkta, körlükle yüzleştirerek yapıyoruz.
Ben “Evet, ne diyorduk” diye dönünce içlerinden biri bana “Öğretmenim, ben şey söylemek istiyorum”. “Ben öğretmen değilim” dedim. yaşça hayatın başında ama görmüş geçirmiş biri gibi “Olsun” deyip anlatmaya başladı. “Sizi çok iyi anlıyorum” diye başladı cümlesine devam etti: “Göremiyorsunuz insanlar sizi pek düşünmediği için sorunlar yaşıyorsunuz. Kör olarak hayatınıza devam ediyorsunuz bunun normal karşılanmasını istiyorsunuz. Çok haklısınız. Benim derdim.”
class='medyanet-inline-adv'>Duru’nun arkadaşları öğretmeni toplam 10 kişiyiz pürdikkat onu dinliyoruz. “Beni arkadaşlarım ‘bücür’ diye zorbalıyor. Ben ne yapayım, boyum kadar. Elimde değil ki” deyip cümlesine ara verdi. Sonra “Öğretmenim özür diliyorum, kötü kelime kullanacağım ama başka türlü anlatamıyorum” diyerek devam. “Tamam, ben bücürüm ama bazıları şişko. Ben onlara şey demiyorum çünkü zayıf olmak zorunda değiller. Mesela camı açacağım, boyum yetişmiyor, sıraya çıkıp açıyorum, öğretmenim kızıyor. Çıkmasam boyum yetişmiyor. Boyu uzun arkadaşımdan rica ediyorum, benimle dalga geçiyor. Camı açmıyor. Ben sorunu kendim çözüyorum. Sonra ‘Duru sıraya basıyor’ diye beni şikâyet ediyorlar. Şimdi buradaki sorun benim bücür olmam ” dedi sustu.
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyin
Duru sonrasında “Şişko” dediği arkadaşından özür diledi; “Sadece konuyu anlatabilmek için böyle dedim” diye açıklama yaptı. sessizlik. Öğretmenlerinden yardım istemek için göz teması kurmaya çalıştım ama karanlıktayız, beni göremez. “Hepimizin farklı yönleri olabilir. Ama birbirimize zorluk çıkarmamalıyız. Kişiye problem yaşatan durumları birlikte azaltmaya çalışabiliriz. Düşünceli davranmalıyız” şeklinde empati kurmak gerektiğini anlatmaya çalıştım.
class='medyanet-inline-adv'>‘Özür istemiyorum’
şekilde turu bitirdik. Birkaç arkadaşı Duru’dan özür diledi. Duru tam olgunlukla şunları söyledi: “Ben özür istemiyorum. benim özelliğim, evet bazen eğlenceli konu olabilir. Ama ben yere yetişemiyorsam durumla ilgili sorun yaşıyorsam benimle dalga geçilmemeli. Bizim okulda benzer durumlar nedeniyle benim gibi zorbalanan birçok arkadaşım. zorbalığı bitirmeliyiz, özür işe yaramıyor.”
Akran zorbalığı aralar sık sık karşımıza çıkıyor. Bence okullarda eğitimler verilmeli. Her çocuk derdini içinde olduğu topluma anlatabilmeli, yoksa sorunlar büyüyor. Farklıymış gibi görülenler hakkında kalıplaşmış fikirler davranışlar ortaya çıkabiliyor. Yanlış bilgi ağızdan ağıza yayılıyor. “Hayat işte” deyip geçmeyelim.