Gelişen askerî teknolojiler, yalnızca hava kara alanlarını değil, denizlerdeki güvenlik dinamiklerini giderek daha çeşitli hale getiriyor.
Artan risk ortamına karşı Türkiye’nin savunma sanayii, ileri teknolojileri operasyonel güce dönüştürerek özgün yerli çözümler geliştirmeye devam ediyor.
çalışmaların öne çıkan örneklerinden biri HAVELSAN tarafından geliştirilen SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA). Modern harp ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlanan SANCAR, deniz güvenliğinde yeni dönemin habercisi olarak dikkat çekiyor.
Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilenolarak ekleyinGözden KaçmasınSon dakika: MSB: Balıkesir’ F-16 düştü, 1 pilotumuz şehit. Bakan Gürlek: Soruşturma başlatıldı! Şehidimizin kimliği belli olduHaberi Görüntüle
Peki, tüm teknolojik gelişmeler denizlerde nasıl stratejik avantaj sağlıyor? Türkiye’nin mevcut projeleri alanda hangi boşlukları dolduruyor? En önemlisi SANCAR, emsalleriyle kıyaslandığında hangi özellikleriyle ön plana çıkıyor? Mercek altına aldık. İnsansız teknolojilerin küresel ölçekte tartışıldığını dile getiren Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin alanda öncü ülkeler arasında yer aldığını savundu: “Günümüz teknolojisinde insansız sistemler zaten dünyada tartışılıyor. İngiltere bizim açtığımız süreç sonunda ‘acaba insansız ordular mümkün mü’ diye tartışıyor, taktik planlarında revizeye gidiyor. Biz ise doğru yoldayız. Savunma sanayisinde özellikle insansız teknolojilerde Türkiye zirvede. Ayrıca SİDA’lar denizlerde artık önemli güç çarpanı…” ‘KRİTİK OLAN HUSUS KOMPOZİT YAPI’ Araç, 10 knot hızda 400 deniz mili ( yaklaşık 740 kilometre) menzil sunuyor Deniz Durumu 4 şartlarında görev yapabiliyor. Bunu nasıl yorumlamak gerekiyor? “ gerçekten müthiş menzil. Ancak hususu özellikle vurgulamak gerekir: Söz konusu değer, belirli hız koşulları altında geçerli. 400 deniz mili menzile, 10-15 knot seyir süratiyle ulaşılıyor. Özellikle düşük süratle icra edilen mayın arama tarama görevlerinde hedef menzil rahatlıkla mümkün. Sürat arttıkça menzilde miktar azalma yaşansa hız artışına bağlı kayıp yüzde 10–15 seviyesini aşmaz. Genel çerçeveden bakıldığında performans açısından herhangi olumsuzluk söz konusu değil.” DENİZDEKİ YAKIN ÇATIŞMALARDA BÜYÜK FARK YARATACAK GÜÇTE Coşkun Başbuğ, SANCAR’ bulunan 12.7 mm kalibrelik silah sisteminin deniz platformlarındaki önemine dikkat çekti. Yatay dikey eksende hareket kabiliyetine sahip, 360 derece atış yapabilen makineli tüfek sisteminin özellikle yakın mesafeli angajmanlarda etkili olduğunu vurgulayan Başbuğ, 12.7 mm’nin denizde yaşanabilecek yakın çatışmada ciddi fark yaratabilecek güçte olduğunu kaydetti. Coşkun Başbuğ, SANCAR SİDA’nın en önemli teknolojik farklarından birinin HAVELSAN tarafından geliştirilen ADVENT C4ISR görev sistemiyle donatılması olduğunu belirtti. Başbuğ, “ sistem, aracın ‘akla’ sahip olmasını askeri birimlerle tam uyum içinde çalışmasını sağlıyor. Emsallerinden ayrılan en önemli özelliklerinden biri. sistem zaten HAVELSAN tarafından çok fazla ön plana çıkarılıyor. an birçok dünya ülkesi nasıl oluyor araçlar ADVENT sistemine entegre ediliyor bunu araştırıyor. Hatta ADVENT Türkiye’nin bulduğu sistem. Kara, hava deniz tek merkezden, savaş yönetim merkezi gibi düşünebilir; tamamının tek elden yönetildiği entegrasyonun sağlandığı sistem. Dolayısıyla SANCAR sisteme dahil edilmiş oldu” ifadelerini kullandı.
‘DENİZ HAKİMİYETİ STRATEJİK BİR ZORUNLULUK’
Savunma güvenlik politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Coşkun Başbuğ, Türkiye’nin denizlerdeki varlığını güçlendirmeye yönelik önemli atılım içinde olduğunu söyledi.
Türkiye’nin üç tarafının denizlerle çevrili olduğuna dikkat çeken Başbuğ, nedenle deniz hakimiyetinin stratejik zorunluluk olduğunu vurguladı halihazırda yürütülen yaklaşık 40 projeye işaret.
çapta atılımın dünyada benzerinin az görüldüğünü ifade eden Başbuğ, projeler arasında SİDA’lar, uçak gemisi fırkateynlerin bulunduğunu belirtti. Türkiye’nin denizde her alanda müdahale edebilecek güç inşa etmeyi hedeflediğini söyleyen uzman isim, “Denizde her yerde müdahale edebilecek güce erişmek isteyen anında gücü silahlı güce döndürmek isteyen akıl işliyor” ifadelerini kullandı.
Grafik: Harun Elibol / helibol.tr
‘SAVUNMA SANAYİSİNDE İNSANSIZ TEKNOLOJİLERDE TÜRKİYE ZİRVEDE’class='medyanet-inline-adv'>
SANCAR, 12.7 metre uzunluğa, 3.3 metre genişliğe 9 ton deplasmana sahip. üç durum muadillerine kıyasla hemen hemen aynı yoksa farklık barındırıyor ?
soruma Coşkun Başbuğ, SANCAR’ın emsalleriyle kıyaslandığında benzer metraja sahip olduğunu ancak asıl farkın yapısal özelliklerde ortaya çıktığını belirtti:
“Metraja bakıldığında. Ancak kritik olan husus kompozit. Deplasman ağırlığı bakımından diğerleri biraz daha. SANCAR ise kompozit özelliğinden dolayı yük hafiflediği için menzilde artı yakıtta büyük tasarruf sağlayabiliyor. an erişilen pozisyon. Emsallerinden en büyük farkı gövde yapısı kompozit. modüler olması.”
‘ GERÇEKTEN MÜTHİŞ BİR MENZİL’
Coşkun Başbuğ, 400 deniz mili menzilin dikkat çekici kapasite olduğunu belirterek önemli bilgilerin altını çizdi:
12.7 mm’nin karada uçaksavar silahı olarak kullanılan güçlü kalibre olduğunu belirten Başbuğ, sistemin denizde ise yakın çatışmalarda su üstü muharebelerde görev yapmak üzere tasarlanmış uzaktan komutalı silah sistemi olduğunu ifade.
EN ÖNEMLİ TEKNOLOJİK FARKI: ADVENT C4ISR GÖREV SİSTEMİ! ‘BİRÇOK DÜNYA ÜLKESİ SİSTEMİ ARAŞTIRIYOR’