Kuşakları aşan şarkıya dönüşen, Levent Yüksel’in sesinden ilk olarak 1996’ duyduğumuz ‘Zalim’ dönem adeta her şeyin fon müziği gibiydi. unutulmaz melodinin kökleri 1989’a, Azerbaycanlı besteci Eldar Mansurov’un bestelediği ‘Bayatılar’ şarkısına uzanıyor. Eldar Mansurov, 1 Nisan’ Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek ‘Eldar Mansurov’un Senfonik Gravürleri’ konseriyle dinleyici karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Şef Fuad Ibrahimov yönetimindeki gecede tenor Yusif Eyvazov, soprano Hale Soner Levent Yüksel sahnede olacak. Konser öncesinde Eldar Mansurov sorularımızı yanıtladı.
- ‘Eldar Mansurov’un Senfonik Gravürleri’ konserinde izleyiciyi neler bekliyor?
Birbirinden farklı müzik eserlerinin aynı başlık altında araya getirildiği proje. Farklı ülkelerde verdiğim konserlerde programa genellikle yeni bestelerimi dahil ediyorum. İstanbul’daki dinleyiciler
yaklaşımın örneğini duyacaklar.
olarak ekleyin
- Müzikle iç içe aileden geldiğinizi biliyoruz. Babanız Behram Mansurov’un müziğinize nasıl etkisi oldu?
Ailemizde müzik her zaman önemliydi. Babam, dedem hatta büyük dedem müziği çok severdi. Ben kardeşlerim böyle ortamda büyüdük nedenle hepimizin müzisyen olması tesadüf değil. Bugün geleneğin torunlarımızla devam ediyor olması beni ayrıca mutlu ediyor.
- Türkiye’yle Azerbaycan arasında güçlü kültürel bağ. Sizce iki ülkenin müziğindeki ortak duygu nedir?
Azerbaycan’ çok anlamlı söz vardır: ‘ millet, iki devlet’. Bence iki ülkenin müziğini birleştiren en güçlü duygu kardeşlik. Aynı kökten gelen kültürümüz, duygularımız melodik anlayışımız müzikte doğal yakınlık kuruyor.
- Sizde iz bırakan Türkiye’den sanatçılar var ?
Öğrencilik yıllarımda Türk klasik müziğine ilgi duydum büyük besteci Adnan Saygun’un eserlerini inceledim. Türkiye müziği Azerbaycan’ herkes tarafından sevilir. Zeki Müren, Adnan Şenses, Barış Manço, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Emel Sayın, Muazzez Abacı, Kayahan daha birçok sanatçıyı dinlemeyi çok severim.
class='medyanet-inline-adv'>- Levent Yüksel’le yolunuz ilk ne zaman kesişti? ‘Zalim’i ondan dinlemek nasıldı?
Levent Yüksel’le yolumuz Sezen Aksu’nun sözlerini yazdığı ‘Zalim’ adlı şarkıyla benim bestemi ilk kez seslendirmesiyle kesişti. dönem uzaktan tanışıyorduk. Ama ocak ayında, şarkının üzerinden 30 yıl geçtikten sonra İzmir’ nihayet yüz yüze tanıştık. Türkiye’ birçok sanatçı eseri seslendirdi fakat Levent Yüksel’in yorumunu çok özel son derece içten buluyorum.
‘Bazı eserler şanslı doğar’
- ‘Bayatılar’ eserinizin dünyanın birçok yerinde ilgi görmesini neye bağlıyorsunuz?
Sanırım müzik yüce Yaradan’ın hoşuna gitti onun koruması altında. Yayımlandığı günden itibaren yalnızca Azerbaycan’a değil, tüm dünyaya ait müzik haline geldi. Eserler insanlar gibidir, bazıları şanslı olur, bazıları olmaz. eserimin kaderi şanslı oldu diye düşünüyorum.
class='medyanet-inline-adv'>- Bugün yapay zekâ teknolojisiyle besteler yapılmasına ne diyorsunuz?
Açıkçası sanatçı olarak canlı gerçek müziği tercih ediyorum. Teknoloji birçok alanda faydalı ancak sanat tamamen yaratıcı süreç. nedenle bana göre sanatta makine değil, insan ruhu belirleyici olmalı.
- Sahnede eseriniz çalınırken neler hissediyorsunuz?
duyguyu kelimelerle anlatmak gerçekten. Müziği yalnız başınıza bestelersiniz, sonra gün eser sahnede hayat bulur. anda hayalin gerçekleştiğini hissedersiniz. Ama şekilde yetmez, çünkü insan hissin hiç bitmemesini ister.
- Konserinizi izlemeye gelecek İstanbullulara ne söylemek istersiniz?
class='medyanet-inline-adv'>Müziğimi dinlemeye gelen dinleyicilere her zaman büyük saygı minnet duyuyorum. Eserlerimi insanlar için besteliyorum; konser bittiğinde melodilerimden duygularımdan parçayı kalplerinde götürsünler. İşte an gerçekten mutlu oluyorum. şunu söylemek isterim: Merhaba, teşekkürler İstanbul!
‘Etkileyici ritimler, akılda kalan melodiler.’
- Orkestra şefi Fuad Ibrahimov, Eldar Mansurov’la İstanbul konseriyle ilgili şunları söyledi:
“En zor ama aynı zamanda en heyecan verici olan şey, dengeyi koruyarak bestecinin düşüncesine gerçekten ses kazandırmak. Partitürde her şey yazılı fakat notaları orkestranın canlı nefesine dönüştürmek her zaman kolay olmuyor. Yine bazı müzikler var ki adeta kendiliğinden hayat buluyor. Eldar Mansurov’un müziği tam olarak böyle. Dinleyicileri zengin orkestral renklerle, etkileyici ritimlerle, akılda kalan melodilerle parlak doruk noktalarıyla dolu, duygusal yoğunluğu yüksek yolculuk bekliyor. Benim için her şeyden önce büyük sorumluluk, aynı zamanda güçlü ilham kaynağı. Müziğin kendisi bunu talep ediyor: Güzel, derin, canlı nefes içtenlik. Onu icra ederken insan sanki masalsı dünyaya adım atıyor.”