Anayasa Mahkemesi (AYM), CHP'nin, eski Hazine Maliye Bakanı Berat Albayrak'a "kişilik haklarına saldırı" kapsamında manevi tazminat ödemesine ilişkin "hak ihlali" iddiasıyla yaptığı başvuruyu reddetti. Kararın ardından Albayrak'ın avukatı yaptığı açıklamada, "CHP'nin iftiralarını kurumsallaştırdığı tasdiklenmiştir.".class='medyanet-inline-adv'>

CHP’nin eski Hazine Maliye Bakanı Berat Albayrak'ı hedef alarak yürüttüğü "128 milyar dolar" iddiaları Anayasa Mahkemesi’nin verdiği kararla reddedilmiş.

Yüksek Mahkeme, CHP'nin iddialarının somut hiçbir delile olgusal temele dayanmadığını belirterek, eski Bakan Albayrak lehine verilen tazminat kararında herhangi hak ihlali olmadığına hükmetti.

AYM Birinci Bölümü, kurumsal sosyal medya hesabından yayımlanan videodaki üslup görsellerin siyasi eleştiri sınırlarını açıkça aştığına dikkat çekerek, Berat Albayrak'ın kişisel şeref itibarının hukuk düzeni tarafından korunması gerektiğine karar verdi.

Haberlerimizi Google’ Takip EdinEn güncel haberlere son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’ tercih edilen
olarak ekleyin

BERAT ALBAYRAK'IN AVUKATINDAN AÇIKLAMA

AYM'nin kararı sonrasında Berat Albayrak adına avukatı İsa Sinan Göktaş dikkat çeken açıklama yayınladı.

Açıklamada, yargı yollarının tüketilmesiyle iddiaların asılsızlığının hukuken kesinleştiği vurgulanırken; yılda yüzde 25'ten 8'e indirilen enflasyondan bugünkü değeri 110 milyar dolara ulaşan altın hamlesine uzanan ekonomik karne ıldı. Göktaş'ın açıklamasındaki " Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya geç ortaya çıktığını adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. gün alınan kararların yapılan işlerin değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte ise çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır." ifadesi dikkat çekti.

Eski Hazine Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın avukatı İsa Sinan Göktaş tarafından, "128 milyar dolar" iddialarına ilişkin yargı sürecinin tamamlanmasının ardından, ilk kez kapsamlı kamuoyu açıklaması yayımlanarak, tarihe not düşülecek mesajlar verildi. Açıklamada süreç, "yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası" olarak nitelendirildi iddiaların asılsızlığının yalnızca yargı kararlarıyla değil, somut ekonomik verilerle ortaya konduğu vurgulandı.

class='medyanet-inline-adv'>Gözden KaçmasınAYM’den Berat Albayrak kararı… CHP'nin "128 milyar dolar" iddiasına son noktayı koyduHaberi görüntüle

Berat Albayrak adına avukatı İsa Sinan Göktaş'ın yaptığı açıklama, yargı kararlarıyla tescillenen gerçeği adım öteye taşıdı. Açıklamaya göre "128 milyar dolar" kampanyası, CHP'nin başını çektiği FETÖ iltisaklı hesapların beslediği organize iftira ağının ürünüydü. Hukuk zaferinin ardından gelen ım, beş yıllık döneme dair ülke gerçeklerinin yaşananların perde arkasını ilk kez kapsamda kayda geçiren manifesto belgesi niteliği taşıdı.

YAKIN SİYASİ TARİHİMİZİN EN BÜYÜK İFTİRASI

Hazine Maliye eski Bakanı Berat Albayrak'ın avukatı İsa Sinan Göktaş yaptığı açıklamada, "Yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası, "128 milyar dolar yalanı" söylemini konu alan yargılama süreci tamamlanmış AYM'nin 20.05.2026 tarihli kararı bireysel başvuru talebi reddedilerek CHP'nin iftiralarını kurumsallaştırdığı tasdiklenmiştir.".

Sinan Göktaş, "Konuya ilişkin açıklamamızı kamuoyunun takdirine sunarız." ifadelerini kullandı.

Yakın siyasi tarihimizin en büyük iftirası, "128 milyar dolar yalanı" söylemini konu alan dava sonucu, davalı Cumhuriyet Halk Partisi'nin Sayın Berat Albayrak'a yönelttiği ithamlar nedeniyle tazminat ödemekle yükümlü tutulduğu tahsil edilen bedelin Türkiye Şehit Yakınları Gaziler Dayanışma Vakfı'na bağışlandığı bilgisi daha önce kamuoyunun takdirine sunulmuş olup, kez Anayasa Mahkemesi'nin 20.05.2026 tarihli kararı CHP tarafından yapılan bireysel başvurunun reddine karar verilmiş CHP'nin iftiralarını kurumsallaştırdığı tasdiklenmiştir.

class='medyanet-inline-adv'>

"128 milyar dolar yalanı" temeline dayanan iddiaların asılsızlığı, yargı yollarının tüketilmesiyle hukuken kesinleşmiş olmakla beraber aşağıda yer verilen somut ekonomik verilerle açıkça ortaya konulmaktadır.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın piyasa istikrarını sağlamak, spekülatif kur ataklarını bertaraf etmek, sanayicisini, esnafını emeklisini pandemi koşullarının olumsuz etkilerinden korumak amacıyla yürüttüğü uluslararası normlara uygun işlemler, veri olmaksızın uydurulan rakamlarla kasıtlı biçimde çarpıtılmış dezenformasyon operasyonuna dönüştürülmüştür.

PLANLI, STRATEJİK CESUR ADIMLAR

class='medyanet-inline-adv'>

2018 yılı sonrasında Türkiye'nin maruz kaldığı yoğun finansal saldırılar karşısında devletin gösterdiği refleksi "buharlaşan rezerv" iddiasıyla gölgelemeye çalışan Ana Muhalefet, esasen Türkiye'yi devalüasyon, enflasyon faiz kısır döngüsüne sürüklemeyi hedeflemiş; ancak atılan stratejik, planlı cesur adımlarla iktisadi tabular yıkılmış bugün önemi daha iyi anlaşılan ekonomik kazanımlar elde edilmiştir.

CHP'nin tek merkezden yönettiği, genel başkanından milletvekillerine, il başkanlarından parti yöneticilerine kadar bilinçli şekilde iştirak edilen pespaye yalanlar zincirinde atılan iftiraların aksine, Sayın Berat Albayrak'ın Hazine Maliye Bakanlığı görevini devraldığı dönemde yaklaşık %25 seviyesinde bulunan enflasyon, para maliye politikalarında uygulanan reformlar sayesinde yıl içinde %8'e indirilmiştir.

Zeytin Dalı, Barış Pınarı, Bahar Kalkanı sınır ötesi operasyonlarına, kamuoyuna "Rahip Brunson Krizi" olarak yansıyan siyasi gerilimlere, ABD Başkanı'nın 2018 2019 yıllarında ekonomimizi doğrudan hedef almasına (ABD Başkanı Donald. Trump tarafından "Türkiye ekonomisini tamamen mahveder yok ederim (bunu daha önce yaptım!)" ifadesi kullanılmıştır), ABD'nin Türkiye'ye siyasilere uyguladığı yaptırımlara döviz piyasası arka plan kur saldırılarına rağmen ekonomik düzen korunmuş; Covid-19 dönemi sebebiyle yaşanan üretim-tedarik zincirinin kırılması, küresel işsizlik ekonomik daralma gibi zorlu şartlarda ise enflasyon %11 seviyesinde tutulmuştur.

Sayın Berat Albayrak göreve başladığında 57 milyar dolar seviyesinde olan cari açık, yıl içerisinde kapatılmış; 17 yıllık AK Parti iktidarı döneminde ilk defa, Merkez Bankası verilerine göre 15 milyar dolar cari fazla verilerek Cumhuriyet tarihi rekoru kırılmıştır. Böylece tek haneli faiz tek haneli enflasyon dengesi kurulmuş, cari fazla verilmiş, pozitif büyüme sağlanmış bazı ekonomistlerce "imkânsız üçlü" olarak nitelendirilen hedeflerin doğru politikalarla mümkün olabileceği gösterilmiştir. Anılan tablo, "dış finansman olmadan büyüyemeyiz, cari açık vermeden üretemeyiz" diyerek, ortaya konulan ideali küçümseyenlere net cevap niteliği taşımaktadır.

KONUT KREDİ KAMPANYASI

Pandeminin yol açtığı ekonomik durgunluk sebebiyle, konut sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin kapanma iflas tehdidiyle karşı karşıya kaldığı, bankalar üzerinde alacak riski baskısının arttığı 2020 yılında; kamu bankaları aracılığıyla, tarihin en uzun vadeli en düşük konut kredi oranıyla (%0,49), alt orta gelir grubundaki milyondan fazla vatandaşımız ev sahibi olmuş; konut stokları eritilmiş, reel sektör desteklenmiş, bankaların risk baskısı azaltılmış böylelikle herkesin kazandığı, tarihin en hayırlı işlerinden birine imza atılmıştır.

İstihdamı korumak ekonomik istikrarı sağlamak amacıyla 700 binden fazla esnafa finansman desteği verilmiş; SGK prim vergi ödemeleri ertelenmiş, KDV oranları düşürülüp kira stopajı azaltılarak yüz binlerce işletmenin yükü hafifletilmiştir. Ayrıca 6 milyondan fazla aileye nakdi yardım sağlanmış; tek esnaf dahi kapanmadan iş gücü piyasası ayakta tutulmuş işsizlik azaltılarak pandemi süreci büyük başarıyla aşılmıştır.

Günümüzde yaşanan küresel ölçekteki krizler, sınır ülkelerde devam eden savaşlar, ekonomik siyasi yaptırımlar önemi kere daha anlaşılan Türkiye'nin en stratejik hamlelerinden biri olan yurt dışındaki altın rezervlerimizin ülkeye taşınması eylemi yine aynı dönemde gerçekleştirilmiştir. İsviçre İngiltere' tutulan yaklaşık 350 ton altın Türkiye'ye getirilmiş Merkez Bankası altın rezervi 2020 yılı sonu itibariyle 719 tona ulaşmıştır.

Türkiye'nin altın rezervlerini yurda getirme hamlesi, ülkeler açısından örnek teşkil etmiş; artan jeopolitik gerilimler nedeniyle bazı ülkeler rezervlerini içeriye taşırken, bazıları ise yurt dışında tuttukları altınlarına erişimde sorunlarla karşılaşmıştır.

Dünya ekonomisinde yaşanan dönüşüm, Sayın Berat Albayrak tarafından önceden görülmüş; Merkez Bankası rezervlerindeki altın miktarının artırılması için döneminde atılan adımlar büyük finansal kazanıma dönüşmüştür. Altın fiyatlarının ons bazında değer artışı dikkate alındığında, 719 ton altının Merkez Bankası rezervlerine katkısı, 2020 yılı itibariyle 40 milyar dolarken 2026 yılı Mayıs ayı itibariyle yaklaşık 110 milyar dolardır.

Bakanlık görevi öncesi Haziran 2018' Merkez Bankası rezervi 98,4 milyar dolar iken, görevinden ayrıldığı 2020 yılında ise finansal saldırılara, yabancı ülke yaptırımlarına ağır pandemi şartlarına rağmen 85,2 milyar dolar olmuştur.

Türkiye ekonomisi, 2020 yılında elde ettiği %1,8'lik büyüme performansı Covid-19 salgınına karşın pozitif ayrışmayı başarmıştır. Bütün ülkelerin küçüldüğü pandemi yılında Türkiye, verileri açıklanan OECD G-20 ülkeleri arasında Çin'le beraber büyüme kaydeden iki ülkeden biri olmuştur. Aynı dönemde Merkez Bankası, tarihinde görülmemiş şekilde 165 milyar TL (döviz karşılığı yaklaşık 30 milyar dolar) kâr elde ederek rekor kırmış kârı milletin hazinesine aktarmıştır.

Bankacılık sektöründeki "milli şuur" eksikliğini gidermek, "teminat bankacılığı" anlayışını terk ederek reel sektör tüketiciyi daha etkin biçimde desteklemek finansal istikrarı sürdürülebilir kılmak amacıyla güçlü adımlar atılmıştır.

Finansal güvenlik stratejisi çerçevesinde, Bankacılık Düzenleme Denetleme Kurumu'nun kademeli olarak devreye aldığı swap düzenlemeleri sıcak para akımlarında yaşanan ani yön değişikliklerinden kaynaklanan finansal dalgalanmaların önüne geçilmiştir. Olası jeopolitik risklere yaptırım tehditlerine karşı döviz rezervleri içerisindeki ABD tahvillerinin payı azaltılmıştır.

MİLLİ ENERJİ MADEN POLİTİKASI

Enerji Tabii Kaynaklar Bakanlığı döneminde ise "Milli Enerji Maden Politikası" oluşturulmuş "Yeşil Kitap" hazırlanarak uzun vadeli strateji belirlenmiştir. çerçevede Karapınar Güneş Enerjisi Santrali başta olmak üzere yenilenebilir enerjide büyük yatırımlar gerçekleştirilmiş, %80 yerlilik oranına ulaşılmış rüzgâr enerjisi kapasitesi artırılmış; "Akıllı Kömür Kullanımı" 5 milyar ton ilave kömür rezervi keşfedilmiş, üretim ise 60 milyon tondan 100 milyon tona çıkarılmış; Eskişehir Beylikova'daki 694 milyon ton nadir toprak elementi rezervi Türkiye alanda dünya ikincisi konumuna gelmiştir. Ertuğrul Gazi FSRU gemisinin satın alınması Silivri, Tuz Gölü, Hatay Dörtyol tesisleriyle doğalgaz depolama kapasitesinin güçlendirilmesi kriz anlarında kesintisiz arz güvencesi sağlanmış; TANAP Türk Akım boru hattı projeleri devreye alınarak Türkiye enerji merkezi konumuna yükseltilmiştir.

Türkiye'nin elektrik enerjisi ihtiyacının %10'unu tek başına karşılayacak Cumhuriyet tarihinin en büyük projesi 65 yıllık rüyası olan ilk nükleer reaktörü Akkuyu'nun temeli 2018' atılmıştır. Yıllardır yer altı kaynaklarıyla ilgili efsaneler üretilip hikâyeler anlatılan Şırnak Gabar' sahaya inilmiş ekonomik değeri 110 milyar dolar olan 1 milyar varillik petrol rezervi keşfedilmiştir. Fatih, Yavuz Kanuni sondaj gemileri ülke envanterine katılarak "Mavi Vatan" vizyonu somutlaştırılmıştır. İlk derin sondaj gerçekleştirilerek Karadeniz' 710 milyar metreküp doğal gaz keşfi yapılmış olup, sahanın ekonomik değeri yüz milyarlarca dolardır.

Hatırlatmak gerekir ki "Gemileri alamazsınız, işletemezsiniz, teknik kapasitemiz yetmez, yabancı ülkeler izin vermez" diyenlerin, " gemiler hurda olacak" diye rapor yazanların, gemi alım süreçlerini sabote ederek imza atmaktan kaçan sözde komutanların, 15 Temmuz gecesi milletin canına kasteden FETÖ'cü hainler olduğu ortaya çıkmıştır.

500 yıllık ekosistemin dönüşüm sürecine girdiği dönemde; enerjiden ekonomiye tam bağımsız Türkiye inşa etme yolunda gerçekleştirilen eylemler, ülkemiz üzerindeki keyfiliğini kaybeden finans enerji lobilerinde rahatsızlığa sebep olmuştur.

Getirilen yeni yaklaşımla sıcak para akımlarına dayalı dış finansmanın terk edilmesi, hedefli finansman teşvikleriyle yerli üretim ihracatın desteklenmesi, enerjide dışa bağımlılığın azaltılması, stratejik sektörlerde kısmi geçici ithal ikame politikalarının uygulanması, tüketim alışkanlıklarının değiştirilmesi, turizm gelirlerinin reel sektörün verimliliğinin artırılması rekabeti artıracak dönüşüm adımlarının atılması sağlanmıştır. doğrultuda oluşturulan 5 yıllık stratejik planlama çerçevesinde 2017 yılında 157 milyar dolar olan ihracat rakamı 2023 yılı itibarıyla 255 milyar dolara ulaşmıştır.

Böylelikle, Türkiye'ye reva görülen; faiz artırımları yoluyla yabancı sermayenin ülkede tutulması döviz kurlarının kontrol altına alınması, bunun sonucunda ekonomik durgunluk artan işsizlikle birlikte cari açığın daralması, ardından yeniden dış sermaye girişleriyle borçlanmanın artması, TL'nin değer kazanması, iç talebin canlanması devamında cari açığın yeniden büyümesi şeklinde işleyen makroekonomik sarmaldan kalıcı olarak kurtulunması hedeflenmiştir.

Ekonomi literatüründe sıklıkla kullanılan, alıcısı bol olan ancak tarifi yapılmayan "yapısal reformlar" söylemi, Sayın Berat Albayrak döneminin icraatları pratikteki karşılığını bulmuştur.

Dünya ekonomisinin karşılaştığı en büyük sarsıntılardan biri kabul edilen Covid-19 pandemisine rağmen, doğru ekonomik politikaların uygulanmasının çıktısı olarak tek haneli enflasyon tek haneli faizi sağlayıp, eş zamanlı olarak tarihi rekorla cari fazla veren pozitif büyüme sağlayan Türkiye üzerinde kurulmaya çalışılan tahakküm; kimi zaman Ana Muhalefet'in safsata olarak dahi nitelendirilmeyecek "128 milyar dolar yalanı" söylemiyle, kimi zaman toplumun en mukaddes değeri olan aile birliğini hedef alan iftiralarla, kimi zaman ekonomist görünümlü kapitülasyoncuların somut kazanımları kasıtlı şekilde göz ardı ederek ya çarpıtarak yürüttükleri organize karalama kampanyalarıyla kendini göstermiştir.

FETÖ iltisaklı hesapların başı çektiği odaklar tarafından akla hayale sığmayacak senaryolar sosyal medya platformları üzerinden dolaşıma sokularak itibar suikastı girişimlerinde bulunulmuş; olgusal temeli olmayan asılsız haberler, sözde gazeteciler tarafından kamuoyuna servis edilmiştir.

Türk siyasi tarihinde görev süresi boyunca en çok yalan iftiraya maruz kalan kişilerden biri olan Sayın Berat Albayrak'a yönelik hukuksuz eylemlerin, görevinden ayrıldıktan sonra büyük motivasyonla devam etmesinin nedeni, Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ülkemiz menfaatine hayata geçirdiği sayısız çalışmalarıdır.

GELECEKTE DAHA NET ŞEKİLDE ORTAYA ÇIKACAK

Netice itibarıyla, CHP'nin ülkeye sağlayamadığı katkı hizmeti, 24 yıllık AK Parti iktidarının yalnızca iki yılında Hazine Maliye Bakanlığı görevini üstlenen Sayın Berat Albayrak gerçekleştirmiştir.

Kısa vadeli siyasi kazanımlardan ziyade Türkiye'nin hiçbir saldırıdan sınamadan etkilenmeyecek güçlü ekonomik finansal altyapıya sahip olması için büyük gayret milli sorumluluk şuuru hareket eden Sayın Berat Albayrak, yoğun emek cesaretle hayata geçirilen reform niteliğindeki birçok icraatlarının bıraktığı manevi memnuniyetle 08 Kasım 2020 tarihinde görevinden ayrılmıştır.

Nihai hükmün ahirette verileceği inancıyla; aradan geçen süreçte yaşanan gelişmeler, hakikatin er ya geç ortaya çıktığını adaletin tecelli ettiğini göstermiştir. gün alınan kararların yapılan işlerin değeri bugün daha iyi anlaşılmakta olup, gelecekte ise çok daha net şekilde ortaya çıkacaktır.