CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu dahil 68’i tutuklu 414 sanıklı İBB davası 49'uncu günde devam ediyor.
Duruşma Medya.Ş. Halkla İlişkiler Müdürü Elif Güven’in savunmasıyla duruşmaya başladı. Elif Güven'in avukatı Ruşen Gültekin, iki ay önceki tutukluluk incelemesinde, “Müvekkilim etkin pişmanlığın ne olduğunu bile bilmiyor. ifadesi iddianamenin her yerine parçalanarak serpiştirilmiş. Kafasına göre şeyler yazdırılıyor buna 'etkin pişmanlık' deniliyor. Etkin pişmanlık ne, bilmiyor müvekkilim” demişti. “Hakkımdaki iddiaların hepsi hukuki dayanaktan yoksundur, iftira niteliğindedir” diyen Elif Güven, “Kaçmak aklımın ucundan geçmedi. Havaalanında gözaltına alındım. Suçsuzdum, kendi ayaklarımla Türk adaletine teslim oldum. Tutuksuz yargılanmamı beklerken tutuklandım. ‘Kaçma’ şüphesi yazıyordu. Yurt dışındayken uçağa binip yüce Türk adaletine teslim olan kişi olarak ben nasıl ‘kaçma’ şüphesiyle tutuklandım”.
Medyascope'tan Furkan Karabay'ın aktardıklarına göre Elif Güven, Marmara Kadın Kapalı Cezaevi’nden, Bolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edildiğini hatırlattı. Güven, sevk sebebi için "Siz aranızda örgüt olarak haberleşiyorsunuz" dediklerini belirtti. Güven, şunları söyledi: “Silivri Marmara Kadın Kapalı Cezaevi süreci başladı. İlk iki buçuk ay hücrede tek başıma kaldım. Daha sonra hükümlülerle aynı koğuşa alındım beş-altı gün sonra aileme neredeyse 300 kilometre uzaklıkta olan, Marmara Cezaevi’nin fiziki yönetsel şartlarının çok altında bulunan Bolu T Tipi Cezaevi’ne sevk edildim. Üstelik yine haksız suçlamayla. Dediler ki: ‘Siz aranızda örgüt olarak haberleşiyorsunuz.’ Bunlar basında yer aldı Sayın Başkanım. Oysa benim özelimde tek sözde örgüt konuşması olmamıştır. Çünkü ben sözde örgüt üyesi olduğumu dahi bilmiyorum Sayın Başkanım. Yani anlayacağınız, tam Silivri’ cezaevi koşullarına yavaş yavaş alışmışken çileler tekrar başladı.”
Elif Güven, savcılıkta ifadesinin nasıl alındığını anlattı. Daha önce avukatı Ruşen Gültekin’in, sürecin hukuka aykırı şekilde yürütüldüğünü, müvekkiline gerçeğe aykırı ifadeler yazdırıldığını söylediği Güven, “hastane” denilerek savcılığa götürüldüğünü söyledi. Savcının kendisini sürekli azarlandığını “hala istediğim gibi konuşmuyorsun” dediğini belirten Güven, “Bilmiyorum, duymadım” demesinin ardından savcının “peki hissettin ” diye sorduğunu söyledi.
Güven, savcılıkta verdiği ikinci ifadeye ilişkin süreci şöyle anlattı: Cezaevinden “doktor” bahanesiyle çıkarılıp Çağlayan Adliyesi’ne götürüldüğünü, savcılığa çağrıldığını sonradan öğrendiğini söyledi. süreçte neden götürüldüğünü bilmediğini, avukatının habersiz olduğunu düşündüğünü büyük şaşkınlık yaşadığını ifade.
Savcılıkta kendisine “etkin pişmanlık” kapsamında yönlendirme yapıldığını hissettiğini, ancak bildiği her şeyi zaten anlattığını kimseye iftira atmayı kabul etmediğini belirtti. Görüşmenin resmi sorgudan çok sohbet havasında geçtiğini, buna rağmen zaman zaman baskı yönlendirme hissettiğini söyledi.
İfadesinde “şirketlere ihale verilmesi” gibi sorulara net biçimde “hayır” dediğini vurgulayan Güven, daha sonra konuşmaların iddianamede bağlamından koparılarak kullanıldığını kendisini suçlayıcı şekilde yorumlandığını savundu.
Elif Güven, tahliye talebinde yaşadıklarını “15 ay sonra dertleşmeye dönüşen anlatı” olarak nitelendirerek, cezaevi sürecinde doktora götürülme bahanesiyle savcıya çıkarıldığını Bolu’ya sevk edildiğini söyledi. Cezaevinde hem kendisinin hem ailesinin psikolojik olarak yıprandığını vurguladı; annesinin her görüşte ağır kaygı yaşadığını ifade. Tahliye ailesine kavuşma talebinde bulundu.
Kadın tutukluların yaşadıklarına tepki
Cumhuriyet'ten Engin Deniz'in aktardıklarına göre duruşmada Ekrem İmamoğlu, Güven’in anlattıklarından etkilendiğini belirterek özellikle kadın tutukluların yaşadıklarının ciddiyetine dikkat çekti tür uygulamaların kadınlar üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi. CHP’ye yönelik siyasi eleştirilerde bulunarak bazı yargı süreçlerini eleştirdi.
İmamoğlu, Güven’e soru sormak için söz. Önce Güven tanışıklığını talimat verip vermediğini soran İmamoğlu, daha sonra ifadeleri kullandı: “İki gündür burada dinlediklerimiz beni gerçekten çok etkiledi. Özellikle kadın tutukluların anlattıkları. Ben kendi adıma söylüyorum. Eğer bunlardan etkilenmiyorsam dönüp kendimi sorgulamam gerekir, sizin sorgulamanız gerekir” “Kadına şiddet ciddi meseledir. uygulamalar, kadına şiddete eğilimli olan insanlar tarafından, ister adı başsavcı olsun ister kim olursa olsun, özellikle kadınlar üzerinde baskı oluşturabilecek kötüye kullanılabilecek uygulamalardır."
CHP'nin başına mahkeme heyeti tarafından atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nu savcıları, Fatoş Pınar Türker'in mahkemede anlattıklarına tepki göstermemeleri üzerinden eleştiren İmamoğlu, şöyle devam etti: "Ana muhalefet partisinin başına kayyum atanan kişiyi, tek laf edemeyen siyasi savcıyı kınıyorum. kadar açık biçimde anlatılan olaylar karşısında hiçbir şey olmamış gibi davranılmasını doğru bulmuyorum.”
Aykut Erdoğdu söz aldı
Hakim İmamoğlu’nun soru sorarak ilerlemesini beyanda bulunmamasını talep ederken daha sonra sözü eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu. Elinede anayasa kitapçığı tutan Erdoğdu, Güven’e “Sizce siz an buna göre yargılanıyorsunuz?” sorusunu yöneltti. Mahkeme başkanı, “ soru sizin dosyanıze ne katacak?” Sorusuyla araya girerken Erdoğdu, Anayasa kapsamında ‘şüpheli sanık beyanlarının alınma şekline’ yönelik maddeleri sıralarken Güven’e “İfade verirken korktunuz ?” sorusunu yöneltti.
Güven korktuğunu ifade ederken mahkeme başkanı, benzer soruyu çapraz sorguda yönelttiklerini belirterek Erdoğdu’nun başka soru sormasını talep. Mahkeme başkanının davada kadına yönelik şiddet iddiaları karşısında suç duyurusunda bulunması gerektiğini belirten Erdoğdu, “Burada soru sormak benim hakkım. Yatarımı doldurdum ama masum insanlara yönelik muameleyi ele almanıza katkı sağlamak istiyorum. Beni engelleyemezsiniz, isterseniz salondan atabilirsiniz” karşılığını verdi. Mahkeme başkanı, kendisinin suç duyurusu yapması Erdoğdu'nun suç duyurusu yapması arasında fark olmadığını belirtirken devam eden tartışmalar üzerine sanıkların Güven’e soru sorduğu sırada duruşmaya ara verdi.