Ermenistan’ seçimler yapıldı, Paşinyan’ın partisi Sivil Sözleşme iktidarını korudu. Ermenistan açısından kritik seçimdi çünkü Paşinyan yönetiminin ülkeyi soktuğu yeni rotanın nevi referanduma sunulması gibiydi. Görünen ki Ermenistan halkının çoğunluğu rotaya onay verdi.

Seçimlerle ilgili birçok şey söylenebilir doğal olarak. beni şaşırtan husustan bahsetmek istiyorum, hatta iki kere şaşırtan. İlk şaşırmamı seçim sonuçlarına bakıp katılımın %59 olduğunu görünce yaşadım. bana oldukça düşük katılım oranı gibi geldi. Sonra, yorumcuların katılım oranının ne kadar yüksek olduğunu söylediğini duyunca ikinci şaşırmamı yaşadım! Nitekim, kağıt üstünde baktığınızda yorumcuların haklılık payı var zira katılım oranı son iki seçime göre yaklaşık %11-12’lik artış göstermiş. Fakat, ülkenin belki gelecek birkaç kuşağının kaderini, ülkenin kısa vadeli istikrar barışını belirleme ihtimali olan; iktidar partisinin anayasayı değiştirecek meclis çoğunluğunu elde edip etmemesinin sonuçlarının büyük farklar yaratacağı böyle seçimde her yüz kişiden kırk kişinin sandığa gitmemiş olması bana hala ilginç geliyor. Belki ülkedeki siyasi kültürle ilgili şey, belki Ermenistan seçmeni seçimi, dışarıdan benim gördüğüm kadar kritik seçim olarak görmedi, belki seçmenin kısmı sandığa gitmesinin şey fark ettireceğine inanmadı, belki hepsi birden.

Fakat, öte yandan, katılım oranıyla ilgili yorumlara teknik diyebileceğimiz şerh düşmek gerekiyor. Ermenistan’ yaklaşık 2,5 milyon seçmen. Anladığım kadarıyla rakama yurt dışında yaşayan Ermenistan vatandaşları dahil ama Ermenistan seçim kanununa göre oy verebilmek için seçim günü Ermenistan’ bulunmak gerekiyor. Yani yurt dışında bulunanlar potansiyel seçmen olarak sayılsalar oy vermeleri fiilen mümkün değil. Katılım oranı potansiyel seçmen üzerinden yani yurt dışında olup oy vermesi mümkün olmayanları katarak hesaplanıyorsa ortaya çıkan rakam, gerçek orandan düşük gözüküyor olabilir.

Seçim sonuçlarına en geniş açıdan bakacak olursak, Paşinyan’ın Sivil Sözleşme Partisi, %50’ye yakın yani kendinden sonra gelen ikinci partinin iki katı oy alarak tek başına hükümet kurmasına elveren net galibiyet aldı itirazlar fark yaratmazsa mecliste 105 sandalyenin 64’ünü kazandı. “Normal” zamanda herhangi partinin hükümet etmesine ferah ferah yetecek oy oranı sandalye sayısı. Gelgelelim, Azerbaycan’la yürütülen barış sürecinde ülkenin talebi Ermenistan anayasasında birtakım değişiklikler yapılması ama Sivil Sözleşme anayasa değişim prosedürünü başlatacak meclis çoğunluğunu elde edemedi. Bunun için gerekli ama eksik kalan oyu partilerin milletvekillerinden alabilir anki şartlarda hayli şüpheli. Azerbaycan ona bağımlı olan Türkiye’nin barış normalleşme sürecini yokuşa sürme eğilimleri göz önüne alınacak olursa barış ufkunda sis bulutu olduğunu söylemek mümkün.

Türkiye’nin Ermenistan politikasının Azerbaycan’a bağımlılığından bahsetmişken Ermenistan seçimi sonrası yaşanan duruma dikkat çekmekte fayda. Mâlum olduğu üzere, ülkedeki seçimlerden sonra ülkelerin dışişleri bakanlıkları rutin mesajlar yayınlarlar. Nitekim, Türkiye Dışişleri Bakanlığı Ermenistan seçimleri sonrasında sosyal medya hesabından resmi sitesinden mesajı tı:

“Ermenistan’ 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış huzur ortamında başarıyla tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz. Seçim sonuçlarının Ermenistan halkı için hayırlı olmasını diliyoruz.

Seçim sonrası dönemde Azerbaycan Ermenistan arasında nihai barış antlaşmasının imzalanmasını mümkün kılacak koşulların ortaya çıkmasını temenni ediyoruz.

amaçla Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar refaha katkı sağlamaya devam edecektir."

müddet sonra resmi siteden açıklamayı kaldırıp yerine açıklamayı koydular:

“Ermenistan’ 7 Haziran 2026 tarihinde düzenlenen Parlamento seçimlerinin barış huzur ortamında tamamlanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz.

Seçim sonrası dönemde Ermenistan’ın bölgede barış normalleşme yönünde daha cesur adımlar atmasını temenni ediyoruz.

Türkiye, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra bölge ülkelerinin ortak çıkarları temelinde, bölgesel istikrar refaha katkı sağlamaya devam edecektir.”

Arada ne oldu Ermenistan halkına hayır dilemekten vazgeçtiler onu bilemiyoruz. İki mesaj arasında lafzen ona bağlı olarak üslup farkı. Birinci mesaj daha yumuşak, daha göz hizasından yazılmış iken ikinci mesaj daha üstenci buyurgan. Birinci mesaj, nihai barış anlaşmasının koşullarının ortaya çıkmasının öznesini belirsiz bırakıp kolektif çabayı ima ederken ikinci mesaj bölgede barış normalleşmeyi Ermenistan’ın atacağı “daha cesur” adımlara bağlıyor konuda sadece Ermenistan’ın atacağı adımlar varmış gibi yapıyor. Ermenistan yönetiminin şimdiye kadar attığı adımlar yeterince cesur bulunmamış olacak ki daha cesur adımlar bekleniyor. “daha cesur” adımları atabilmesi sadece Ermenistan’a bağlı? Cesaret sadece Ermenistan’a lazım?