Mimarlığın insan ruhu davranışı üzerindeki etkisi, yapıların insanlar canlılar üzerindeki etkisi yalnızca sosyal, ekonomik fiziksel boyutlarda değerlendirilmez; aynı zamanda psikolojik etkileri göz önünde bulundurulmalıdır.
“Ruhun gıdası müzik” derler. Peki ne kadar doğru? Kısmen doğru diyebiliriz çünkü müziğin insan ruhuna bedenine iyi geldiğini kanıtlayan çalışmalar mevcuttur. Fakat müziğin yayılması için gerekli olan temel şeylerden biri ses frekansının iletilmesidir. Ses ise boşlukta yayılmaz. Yani müziği ileten yalnızca biz değil; yapılar çevredir. müzik bahçede dinlendiğinde başka, kilisede dinlendiğinde bambaşka etki yaratabilir. Çünkü bazı kiliseler inşa edilirken akustiğe dikkat ederek tasarlanır koro esnasında maksimum verim hedeflenir. Burada yapının insan bedenindeki etkisini frekans boyutunda ele alırız. Burada yapı sadece müziği iletmekle kalmaz, müziğe atmosfer yaratır kullanıcı bunu yapıya ilk ayak bastığı andan itibaren fark. bazen istemli, bazen istemsiz olabilir. yüzden yapıların insanlar üzerindeki etkisi yalnızca sosyal, ekonomik ya fiziksel olarak değerlendirilmez.
Rehabilitasyon merkezleri tasarlanırken hastaneler gibi tasarlanmaz. Burada fonksiyon çok önemlidir. Rehabilitasyon alanları içinde sağlık çalışanı olmadan kullanıcıya iyi hissettirilmediler. alana kullanıcı her ne sebeple gelirse gelsin yapının işlevi iyileştirmektir. Bahsedilen iyileştirme ilaçlar, takviyeler ya müdahalelerden ziyade özü, ruhu iyileştirmektir. birçok şekilde sağlanabilir. Örnek vermemiz gerekirse doğayla yakın temas kullanıcıların kısmına iyi geldiği tespit edilmiştir. Doğayı yapılara ortak etmek, doğaya karşı değil doğayla uyumlu inşa süreci oluşturmak en önemli maddelerden biridir. prensibi ilkesi haline getirmiş en iyi örneklerden biri 2010 yılında Singapur’un Yishun bölgesinde açılan Khoo Teck Puat Hospital’dır. Biyofilik tasarım (insan doğa bağlantısını güçlendiren mimari yaklaşım) esas alınmıştır. Çevrede bulunan gölet sayesinde doğanın su öğelerinin görsel etkisi, kaygıyı stres seviyelerini düşürmeye yardımcı. Geniş pencere koridorlar gün ışığı buluşturulmuş, kullanıcının hastanenin her noktasında iyi hissetmesi gerektiği düşünülmüştür.
Geniş çerçevede düşünmemiz gerekirse iyileştirme etkisi rehabilite merkezlerinden öte hayatın her noktasına yerleştirilmelidir. Kullanıcı iyileşme ihtiyacı hissetmek için rehabilite merkezine gitmeyi düşünebilir. Fakat iyileşme ihtiyacını yaşadığı, çalıştığı ya bulunduğu çevre alakalı düşünüyor olabilir. kapalı dar koşullar altında çalışmak bunu tetikleyebilir. Çalışma ortamları için tasarlanan yapı maksimum kapasitede çalışan sığdırmaktan öteye geçtiğinde, çalışanın maksimum verimle kendini iyi hissetmesi esas alındığında işte zaman hem şirketler hem çalışanlar için gerçek iyileştirme süreci başlar. Geniş çalışma alanları, davetkâr koridorlar iyi ışıklandırılmış ofis ortamları… Söylendikçe ne kadar insanın çalışma hayatına bakışını pozitife çeviriyor değil ? Bunların altında yatan sebepler sadece ışık, havalandırma değildir. Psikolojidir. Işığın şiddeti bile sizi etkiler siz sadece bunu belki önce, belki sonra fark edersiniz.
Beton yapıların bakımlarının zamanında yapılması, ışıklandırmanın mimari strüktür orantılı çalışması, havalandırma ihtiyacının fonksiyonlara göre belirlenmesi gerekirse arttırılması çok önemli etkenlerdir.
İyi gelen yapılar kadar, kötü gelen yapılar vardır. Dünyada her türlü kavramın örneği mevcuttur. Kötü hissettiren yapılar ise kasıtlı yapılmaz fakat temelde bazı gereksinimler atlanır. Bütçe, zaman gibi kavramlar ön planda, psikolojik, çevresel sosyal etkenler geri plandaysa yıkım kaçınılmazdır. Bazen her şey düşünülmüştür kullanıcıya en iyisi verilmesi hesaplanmıştır. Ama bakım konusunda yetersizlikler yaşanır. Buna en iyi örnek ise İngiltere’ yer alan Robin Hood Gardens’dir. 1972’ inşa edilen sosyal konut projesi yıkık dökük alanların yerine daha iyi koşullar sağlayacak yeni konutlar üretmeyi amaçladı. Fakat inşa edildikten sonra kullanıcılar eleştirmenler tarafından tartışma konusu. Geniş betonlar aidiyet hissinden uzaklaşmaya sebep oldu güvenlik açığı yarattı. Betonların bakımında gecikme yaşanması alanı eski yaşanılabilir statüsünden hızla çıkmasına sebep. Kullanıcılar ikiye bölündü. kısım halinden memnunken kısım alanı terk etmek istedi. tartışmaların sonucu 2012’ onaylanan Blackwall Reach yeniden geliştirme projesi kapsamında yıkılmaya başlandı. Yerine düzenlenen projede konutlar arası açıklığa sosyalleşme alanlarına önem verildi. kez daha insan psikolojisinin yapılardaki önemine mimarlık tarihinde önemli olaylar arasında yer verildi. mimarlık öğrencisi olarak şunu söyleyebilirim ki mimarlar tasarım inşa sürecinde çok önemli rol oynarlar. Aslında hayatın içinde çok önemli rol oynarlar. Çünkü mimarlık sadece tasarım, malzeme, inşa sürecinden ibaret değildir. Mimarlık aklınıza gelebilecek her dalla ilişkilendirilebilir. Çünkü mimarlık insan doğa içindir. başkası için değil. Bizler içindir ki biz insanoğlu olarak bugüne kadar psikolojiden bilime, modadan dünyaya uzanan çeşitli dalların birer yansımasıyız.
Tasarım inşa sürecinde her dalı birbiriyle ilişkilendirilmeli son olarak ise mimarlıkla sentezlemeliyiz. Ancak zaman insana, doğaya geleceğe hitap eden umut veren yapılar tasarlayıp inşa edebiliriz. Tıpkı kendi ruhumuzu inşa ettiğimiz. Her mimar, her tasarımcı, her mühendis, her insan gibi bulunduğumuz yaşa kadar kendi ruhumuzu inşa ederiz.