İç Mimar Atilla Kuzu Mimar Levent Çırpıcı'nın, alüminyum profil sistemlerini işlev, form algı arasındaki sınırları yeniden düşünmeye açan üretimlere dönüştürdükleri "Profil" sergisi; 9 Mayıs - 6 Haziran 2026 tarihleri arasında Goba Art & Design’ izleyiciyle buluşuyor.

ZOOM/TPU kurucu ortakları, İç Mimar Atilla Kuzu Mimar Levent Çırpıcı’nın gündelik hayatın içinde sürekli var olan ancak çoğu zaman fark edilmeyen endüstriyel bileşenleri görünür hale getirdikleri eserlerinden oluşan “Profilden” sergisi, 9 Mayıs–6 Haziran 2026 tarihleri arasında Goba Art & Design’ izleyiciyle buluşuyor. Sergi, ekstrüzyonla üretilmiş alüminyum profilleri merkezine alıyor anonim elemanları form, işlev algı arasındaki ilişkiler üzerinden yeniden okuyor.

“Profilden”, Atilla Kuzu Levent Çırpıcı’nın iki paralel üretim yaklaşımı üzerinden ilerliyor. Aynı malzeme dünyasına temas eden iki yaklaşım, farklı ölçeklerde farklı algı katmanlarında yeni anlam alanları açıyor.

Atilla Kuzu, endüstriyel üretim ortamında tekil teknik amaca hizmet etmek üzere tasarlanmış soğutucu profilleri gündelik yaşamın nesnelerine dönüştürüyor. dönüşüm, işlevin ortadan kalkmasıyla değil, yer değiştirmesiyle gerçekleşiyor. Profil, yeni kullanım senaryoları içinde varlığını sürdürürken, özgün performatif karakterini taşımaya devam ediyor.

Atilla Kuzu, serginin kavramsal zeminini aktarmak için kaleme aldığı metinde durumu şöyle ifade ediyor: “Bazı nesneler vardır, ışığın içinden geçer ama gölge bile bırakmaz. Gözün önündedirler ama bakışın dışında. Endüstrinin sessiz diliyle üretilmiş profiller, ısıyı taşır, enerjiyi dağıtır, ama kendilerini asla anlatmazlar. Çünkü varlıkları işlevlerine gömülüdür.”

yaklaşımda endüstriyel üretim ortamından ayrılan profil kesitler aydınlatma elemanlarına, şamdanlara, nihalelere, bardak altlıklarına saatlere dönüşüyor. Nesne, işlevini kaybetmiyor; aksine yeni bağlamda yeniden hayat buluyor. “Profil”, hem teknik karakterini hem malzeme hafızasını koruyarak gündelik yaşama karışıyor.

Levent Çırpıcı’nın yaklaşımı ise farklı malzeme diline dayanıyor. Çırpıcı’nın yapıtlarında standart kutu profiller boru kesitleri gibi daha temel yapısal elemanlar; kez işlevlerinden arındırılarak parametrik düzen içinde yeniden kurgulanıyor. Duvar yüzeyinde çoğalan, bükülen varyasyonlar üreten sistemler; zaman zaman yoğunlaşarak heykelsi etki yaratıyor, zaman zaman ise çözülerek soyut görsel dile dönüşüyor. noktada profil, yapı elemanı olmaktan çıkarak, kendi başına yüzey ritim üreticisi haline geliyor.

“Profilden”, iki yaklaşımı karşıtlık içinde değil, ortak eşik alanında buluşturuyor. İşlev temsil, kullanım algı arasındaki sınırlar geçirgenleşiyor form kendi başına görünür hale geliyor.

Sergi, yeni nesneler üretmekten çok, zaten var olanı yeniden görünür kılıyor. Endüstriyel üretimin en sade anonim elemanları, farklı bağlamlara taşınarak yeni anlam katmanları kazanıyor; farklı kullanım ortamları içinde yeniden yer buluyor tam anda, ilk kez gerçekten fark ediliyor.

Kuzu sergi metninde görünmezlik yeniden görünür olma halini sözlerle aktarıyor: “Oysa içlerinde çoktan kurulmuş düzen vardır: tekrar eden çizgiler, ritmini kendi içinde tutan boşluklar, ışıkla derinleşen kesitler… sergi, onları başka şeye dönüştürmez. Sadece yerlerini değiştirir. yer değiştiğinde, görünmeyen yüzey açılır. yerde hala çalışırlar; ışık üretir, zamanı taşır, gündelik hayatın içine karışırlar. Başka yerde ise tamamen susarlar. Artık şey yapmazlar. Sadece vardırlar. ilk kez, sadece kendileri olarak görünürler. İşlev imge arasında, kullanım algı arasında, tanım sezgi arasında askıda kalan hal formun kendi başına konuştuğu yerdir. Burada hiçbir şey dönüşmez. Hiçbir şey başka şeye evrilmez. Sadece bakış yer değiştirir. an, en tanıdık olan bile ilk kez görülür.”

çerçevede sergi, dönüşümü “başka şey olma” hali olarak değil, zaten var olanın farklı bağlamda görünür olması olarak ele alıyor. İç Mimar Atilla Kuzu Mimar Levent Çırpıcı’nın yapıtlarının sergilendiği “Profilden”, 6 Haziran’a kadar Goba Art & Design’ ziyarete açık kalacak.

Küratöryal Metin:

Bazı nesneler vardır,
ışığın içinden geçer
ama gölge bile bırakmaz.

Gözün önündedirler—
ama bakışın dışında.

Endüstrinin sessiz diliyle üretilmiş profiller,
ısıyı taşır, enerjiyi dağıtır,
ama kendilerini asla anlatmaz.

Çünkü varlıkları işlevlerine gömülüdür.

Oysa içlerinde
çoktan kurulmuş düzen vardır:
tekrar eden çizgiler,
ritmini kendi içinde tutan boşluklar,
ışıkla derinleşen kesitler…

sergi, onları başka şeye dönüştürmez.
Sadece yerlerini değiştirir.

yer değiştiğinde,
görünmeyen yüzey açılır.

yerde hâlâ çalışırlar—
ışık üretir, zamanı taşır,
gündelik hayatın içine karışırlar.

Başka yerde ise
tamamen susarlar.

Artık şey yapmazlar.
Sadece vardırlar.

ilk kez,
sadece kendileri olarak görünürler.

İşlev imge arasında,
kullanım algı arasında,
tanım sezgi arasında
askıda kalan hâl—

formun kendi başına konuştuğu yerdir.

Burada hiçbir şey dönüşmez.
Hiçbir şey başka şeye evrilmez.

Sadece bakış yer değiştirir.

an,
en tanıdık olan bile
ilk kez görülür.

Mayıs 2026, Atilla.