Türkiye’ hayat, belki birçok zamankinden daha stresli. İstanbul’ yaşamak ise zorluğun stresin katmerli. Yaza kapağı atınca canı isteyen gücü yeten birçok kişi tatile kaçmaya başladı. Ancak şehirde kalanları bekleyen nebze nefes almaya yarayacak şeyler yok değil. Zira bayram tatilini devirip haziran ayında işimize-gücümüze, vizemize-finalimize gitmek için sokaklara düşünce yazın gerçekleşecek festivallerin, konserlerin afişlerini daha belirgin biçimde görmeye başladık. Çeyrek asrı aşan, biraz daha ilerlersek yarım asra vardığını bile göreceğimiz gelenek yıl 33’üncü kez yaşanacak: İstanbul Caz Festivali.

İKSV tarafından, Garanti BBVA sponsorluğunda düzenlenecek 33. İstanbul Caz Festivali, 30 Haziran – 13 Temmuz tarihleri arasında 30’a yakın konserde 200’e yakın sanatçıyı ağırlayacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen festivalin yılki programında hem tanıdık hem son yıllarda ismini daha çok duyar olduğumuz müzisyenler gruplar yer alıyor. Ben ise bugün, biraz kişisel tercihler doğrultusunda festivalin radarımıza hangi isimlerle takıldığını anlatmaya çalışacağım. Şimdiden herkese, zor günlerde; müzikli, umutlu, dayanışmalı yaz diliyorum başlıyorum.

Yaşayan efsaneden ölümsüz efsaneye saygı duruşu

İstanbul Caz Festivali‘nin açılışı, festivalin daha evvelki yıllarında İstanbullu dinleyicilerle buluşmuş bas gitar virtüözü Marcus Miller‘ın “WE WANT MILES! The Reunion Tour 2026” projesiyle gerçekleşecek. Marcus Miller’ın, Miles Davis‘in 100. yaşında onun hatırasını yaşatmak için sahneye çıkıyor. Caz müzik tarihinin hatta müzik tarihinin büyük ustası Miles Davis‘in hatırasının izinde gerçekleşecek konserde; Davis’in 1980’lerin başında birlikte çalıştığı müzisyenlerin bölümü sahnede olacak.

gönderiyi ’ gör

İstanbul Caz Festivali ()’in tığı gönderi

Marcus Miller’a saksofonda Bill Evans, gitarda Mike Stern perküsyonda Mino Cinelu eşlik edecek. kadroya ayrıca davulda Anwar Marshall, klavyede Brett Williams trompette ise Russell Gunn katılıyor. Konserin repertuvarı ise 1981 tarihli, Grammy ödüllü We Want Miles albümünün yanı sıra Davis’in son döneminden seçki sunuyor. Açılış konseri, anlamı öneminin hakkını vererek kült isimleri kült eserleri, kült festivalle buluşturacak. Mekan kült: Harbiye Açık.

Harbiye’ tatlı, pastel, ritmik melodik gece

Temmuz ayının ilk akşamında, Caz Festivali’nin güzel etkinliği daha Harbiye’ gerçekleşecek. Tatlı ritmik dokularıyla 60’ların sonu, 70’lerin başı R&B soul ruhunu anımsatan Thee Scred Souls yine 60’ların surf rock tınılarını Latin Amerika ritimleriyle buluşturan LA LOM aynı akşamı acak.

Thee Sacred Souls, analog kayıt hissiyatı veren sıcak bas motifleri, davulları nahif vokalleriyle İstanbul dinleyicisini köklü soul grubunun konserindeymişçesine mest edecek. Modern prodüksiyon tekniklerinin getirdiği karmaşadan uzak, duygusal pastel tona sahip olan grup, dinleyiciyle organik bağ kurmaya hazırlanıyor.

LA LOM (The Los Angeles League of Musicians) ise yankılı gitar riffleri, dans ettirmeye teşne ritimleri enstrümantal müziğin melodik derinliğini şehrimiz müzikseverleriyle buluşturacak. Dinleyiciyle derinden yavaşça bağ kurmaya hazırlanan LA LOM, özellikle niş müzikler keşfederken yabancılık çekmek istemeyenler için heyecan verici misafir olacak.

Kerem Görsev iki şehir, caz, bellek sükûnet üzerine

Muhtemelen çok tatlı yaz akşamı olacağını tahmin ettiğimiz vakitte arkadaşımın düğünü için Ankara’ya gidecek olmasaydım, kesinlikle Harbiye’ olurdum. Umarım arkadaşım burayı okumaz…

Vokallik mertebesinin zirvesi

Robert Plant üzerine söz söylemeye, onu tanımlamaya gerek var bilmiyoruz… Ya yok yok, eminiz ki. İşte öyle akşam bizi bekliyor. Plant’in Saving Grace projesi; onun Led Zeppelin‘deki tarzına kıyasla daha derin, akustik farklı yolculuk… Mandolin, banjo akustik gitarların yer aldığı projeye, Robert Plant Suzi Dian‘ın birbirini nefis tamamlayan vokallerini dinliyoruz. Aslında Led Zeppelin’in temellerinde yer alan köklü blues folk mirasının taşıyıcısı olan proje, sert klasik rock tarzından farklı olarak dingin tınılara sahip.

konserde müziğin ruhu, sahnenin görünümüne yansıyacak. Yılların getirdiği olgunluk sahnede bambaşka Robert Plant izleyeceğimiz kesin. Seyircinin keyifle dahil olacağı atmosfer, “sessiz” derinden müzik şöleni şekline bürünecek, hikâye anlatıcılığı müzik iç içe geçecek. İstanbullu müzikseverlerin akşam çok özel şey yaşayacağı. Robert Plant’in efsunlu, dingin, nahif mizacıyla karşılaşmak isteyenleri 2 Temmuz akşamı, yine Harbiye’ göreceğiz.

Gelenekten evrensele sınır tanımayan sesler

Bundan yıllar önce, araçla seyahat ederken Yön Radyo‘ programın jingle müziği olarak Senem Diyici‘nin Dolama Dolamayı türküsünün introsunu duymuştum. Tam olarak andan beri Senem Diyici hayranıyım. konseri, Ankara’ arkadaş düğününde olacağım için izleyemeyeceğim halde sizler için kısaca peşinen öveceğim.

Söze Senem Diyici girdik çünkü kendisi aynı zamanda festivalin önemli konuklarından biri olarak Yaşam Boyu Başarı Ödülü‘ne layık görüldü. konseri, festival özelindeki anlamlı etkinliklerden biri haline getiriyor. 4 Temmuz akşamında Salon İKSV‘ gerçekleşecek Senem Diyici Mavi Yol Quartet. Okay Temiz konserinden söz ediyoruz.

Memleket müziğinin iki efsane ismini buluşturan gecede, Anadolu’nun geleneksel motifleri evrensel müzik aleminin avangart, sınırsız dokularıyla buluşacak.  Diyici’nin şamanik, sesi enstrüman gibi kullanan tarzıyla Okay Temiz‘in poliritmik mevzuları müzikseverlere unutulmaz Beyoğlu, İstanbul akşamı yaşatacak. konser, yalnızca festival özelinde değil; 2026 özelinde şehrin en özel olaylarından biri olabilir. Keşke akşam hem Ankara’ hem İstanbul’ olabilsem…

33. İstanbul Caz Festivali‘nin en güzel geleneği: Gece Gezmesi

Birazdan aşık olduğumuz vapurlardan söz ederken belki ona “en güzel” diyeceğim ama Gece Gezmesi gerçekten kimin aklına geldiyse harika fikir. Ellerimizde birer festival broşürüyle dakika dakika farklı mekânlarda farklı konserleri kovaladığımız konsept, yıl Kadıköy tarafında iki mekâna odaklanıyor. Biri şehrin alışıldık sevildik adreslerinden Moda Sahnesi, biri yeni yeni tanışmakta olduğumuz Komünite İstanbul. müzik maratonu, Avrupa’nın çağdaş groove, elektronik caz, krautrock indie füzyon isimlerini memleketimizin sevilen isimleriyle harmanlayacak.

Gece Gezmesi’nde İsviçreli L’Eclair, Hollandalı ISHA, Budapeşteli Jazzbois, memleketimizden TurkodiRoma, 3pillie Lhodos Project aynı akşamı acak. akşamda müzik tabii ki başrolde. Tabii ki çok güzel isimler sahne alıyor ama Gece Gezmesi’ni güzel kılan tek şey değil. Müziksever şehir sakinlerinin aynı sokaklarda farklı mekânlar arasında sayısı binlere varacak adımlar atarken yolda birbirlerini görmeleri, farklı yönlere ama aynı etkinliğe gitmeleri Kadıköy’ün güzel yaz akşamını keyifli hatıraya dönüştürecek.

Karayiplerden Paris’e: Grégory Privat’ın caz yolculuğu vizyonu
Kamucan Yalçın and Friends. vapur düdüğü ‘and’ martılar

Yazın tam ortalarında, 12 Temmuz Pazar günü Kabataş’tan kalkacak Şehir Hatları vapuru. vapur, her gün saatlerce tekrar tekrar yolculuk ettiğimiz vapurlardan farklı anlara sahne olacak. Anadolu Kavağı’na kadar uzanan, Boğaz’ın bütün güzelliklerini müzikle buluşturan Caz Vapuru, ikonik konser olarak festivalin özel hatıralarından biri olmaya.

Günün isimlerini İKSV, şöyle takdim ediyor:

“Cazın erken dönem örneklerinden oluşturduğu repertuvarıyla deneyimli müzisyen Kamucan Yalçın grubu Kamucan Yalçın and Friends, Ragtime Dixieland’e özgü dramatik üsluba referans veren performansıyla Caz Vapuru’nda olacak. New Orleans’ın brass band geleneğini günümüze taşıyan İstanbullu üflemeliler beşlisi Brassist’in neşeli müziğiyse vapuru dans pistine çevirecek. Yolları 2023’te festivalin Genç Caz+ programında kesişen Eggmann Trio, tenor saksofoncu Kemal Ergün’ün yer aldığı dinamik kadrosuyla vapur yolcuları arasında olacak.”

“Cazın erken dönem örneklerinden oluşturduğu repertuvarıyla deneyimli müzisyen Kamucan Yalçın grubu Kamucan Yalçın and Friends, Ragtime Dixieland’e özgü dramatik üsluba referans veren performansıyla Caz Vapuru’nda olacak. New Orleans’ın brass band geleneğini günümüze taşıyan İstanbullu üflemeliler beşlisi Brassist’in neşeli müziğiyse vapuru dans pistine çevirecek. Yolları 2023’te festivalin Genç Caz+ programında kesişen Eggmann Trio, tenor saksofoncu Kemal Ergün’ün yer aldığı dinamik kadrosuyla vapur yolcuları arasında olacak.”

gün, saat 11’den 15.30’a kadar müziğe Boğaz’a doymak isteyen müzikseverlerle yolumuzun kesişmesini ümit ediyoruz.