İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü ARCH202 Tasarım Stüdyosu kapsamında Melike Yazan Ahmet Şevki Çepni tarafından geliştirilen "Confluence: Öğrenme Sürecinin Yeniden Yorumlanması" proje.

Confluence: Öğrenme Sürecinin Yeniden Yorumlanması

Öğrenme, günümüzde yalnızca bireyin bilgiye eriştiği süreç olmaktan çıkmış; karşılaşmalar, etkileşimler ortak üretim deneyimleriyle şekillenen çok katmanlı yapıya dönüşmüştür. değişim, öğrenme mekânlarının yeniden düşünülmesini gerekli kılmaktadır. Confluence, dönüşümden hareketle kütüphane tipolojisini yeniden yorumlayan öğrenmeyi sosyal yaşamın doğal parçası hâline getirmeyi amaçlayan öğrenme merkezi önerisi sunmaktadır.

Tasarım süreci, proje alanının çevresindeki kullanıcı hareketlerinin analiz edilmesiyle başlamıştır. Yapılan incelemelerde, kullanıcıların alan içerisinden geçerken sıklıkla kullandığı güçlü yaya aksı tespit edilmiştir. mevcut hareket hattı tasarımın temel girdilerinden biri olarak korunmuştur. Bunun yanı sıra, eğimli arazi boyunca üst kotları alt kotlara bağlayan yeni kesintisiz dolaşım aksı oluşturulmuştur. Mevcut aks önerilen aksın kesişmesi, projenin temel kavramını oluşturmuştur. İngilizcede “birleşme”, “kavuşma” “akıntıların kesişmesi” anlamlarına gelen Confluence, burada yalnızca iki fiziksel hattın değil; insanların, fikirlerin, deneyimlerin öğrenme süreçlerinin araya gelişini temsil etmektedir.

Projenin temel amacı kullanıcıyı doğrudan kapalı yapı içerisine yönlendirmek yerine, öncelikle araziyle ilişki kurmaya davet etmektir. doğrultuda oluşturulan akslar, kullanıcıyı alan boyunca yönlendirirken farklı açık yarı açık mekânlarla karşılaştırmaktadır. Avlular, teraslar, oturma alanları geçiş mekânları yalnızca dolaşım elemanları olarak değil; öğrenmenin gündelik yaşamla iç içe geçtiği sosyal karşılaşma alanları olarak ele alınmıştır. Böylece kullanıcı önce kamusal mekâna, ardından sosyal etkileşime son olarak öğrenme ortamlarına dahil olmaktadır.

Eğimli topografya tasarımın mekânsal organizasyonunda belirleyici rol üstlenmiştir. araziye yerleşen parçalı kütlelerden oluşmakta; kütleler arasında oluşturulan boşluklar açık yarı açık kamusal mekânlar olarak çalışmaktadır. Farklı kotlar arasında kurulan ilişkiler sayesinde yapı peyzaj birbirinden ayrışan değil, birbirini tamamlayan unsurlar hâline gelmektedir.

Tasarımın önemli ilkelerinden biri erişilebilirliktir. Arazi boyunca oluşturulan dolaşım sistemi yalnızca merdivenlerle değil, farklı kotları birbirine bağlayan cam asansörlerle desteklenmiştir. Böylece tüm kullanıcıların yapı peyzaj arasında kesintisiz deneyim yaşaması hedeflenmiştir. Şeffaf asansörler aynı zamanda hareket sırasında kullanıcıya yapı çevreyi farklı perspektiflerden deneyimleme imkânı sunmaktadır.

Program kurgusu öğrenmenin farklı ölçeklerini destekleyecek şekilde katmanlandırılmıştır. Alt kotlarda daha kamusal sosyal kullanımlar yer alırken, üst katlara çıkıldıkça daha kontrollü odaklanmış öğrenme mekânları oluşturulmuştur. Grup çalışma alanları, işbirlikçi üretim alanları orada üretilenlerin sergilendiği rampa alanı, VR deneyim alanları, görsel arşiv nişleri, oku git alanları, bireysel çalışma alanları birbirleriyle ilişkili sistem içerisinde kurgulanarak kullanıcıların farklı öğrenme biçimleri arasında geçiş yapabilmesine olanak tanımaktadır.

Kütlelerin çevrelediği avlular açık alanlar, projenin sosyal omurgasını oluşturmaktadır. mekânlar farklı kullanıcı gruplarının karşılaşmasına, birlikte vakit geçirmesine bilgi ımında bulunmasına olanak sağlayan ara yüzler olarak çalışmaktadır. Böylece öğrenme yalnızca belirli odalara sıkışan faaliyet olmaktan çıkarak bütün kampüse yayılan deneyime dönüşmektedir.

Sonuç olarak Confluence, öğrenmeyi durağan faaliyet olarak değil; hareket, karşılaşma, keşif etkileşim yoluyla gelişen sürekli süreç olarak ele almaktadır. Mevcut önerilen aksların kesişiminden doğan mekânsal kurgu, kullanıcıları önce araziye davet eden, ardından sosyal yaşamla buluşturan son olarak öğrenme ortamlarına yönlendiren bütüncül deneyim sunmaktadır. Proje, öğrenmenin yalnızca bilgi edinmek değil; insanlarla, mekânlarla fikirlerle kurulan ilişkiler aracılığıyla gerçekleştiği çağdaş öğrenme modeli önermektedir.

proje, İzmir Demokrasi Üniversitesi Mimarlık Bölümü ARC 202 Mimari Tasarım Stüdyosu kapsamında geliştirilmiştir. Tasarım sürecinin şekillenmesinde değerli katkılarıyla yol gösteren  süreç boyunca desteklerini esirgemeyen  stüdyo yürütücümüz. Fatma Büşra Köse’ye Su Kardelen Erdoğan’a teşekkür ederiz.