YHWH Nailgun’dan form kavramını yeniden tarif eden kısa ama yoğun sesler bütünü, Kelsey Lu’dan yaraları okşayan sinematik dönüş, nazire’den zaman algısını askıya alan yeni tekli, vicotüco’dan albüm sonrası ilk sesler çok daha fazlası.
Taze yayımlanmış albüm teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor.
HAFTA DİNLEMEDEN GEÇMEYİN:
YHWH Nailgun – Magazine
(4AD)
Geçen yılki ilk albüm 45 Pounds’la yeraltı / DIY mecrasında tür karıştırmanın bambaşka meallerini keşfederek, “form” denince akıllarda her ne çağrışıyorsa olabilecek en öte noktasına geçen New Yorklu dörtlü YHWH Nailgun ikinci çıkartmasıyla karşımızda. Magazine, ekibin birlikte olduğu altı yıl içinde yarattığı ayrıksı tınının esansını aktarmakta öncekinden çok daha ısrarcı; zira süresi toplamda sadece 11 dakika 9 saniye eden çalışmada poliritim silsileleri dev disonanstan oluşan ses banyosuna batıp batıp geri çıkıyorlar. Vokal Zack Barzone şekilden şekle giriyor, Sam Pickard rototomlarla farklı ritim perdeler arasında kayıp duruyor. Jack Tobias synthesizer aksanlarıyla ritmik atmosferik katkılarda bulunurken gitarist Saguiv Rosenstock ise sıkça faydalandığı pedal coşkulu riffleriyle sinapsları zımparalıyor. Dakikalık şarkılara karmakarışık desenler, alabildiğine geniş sesler sığdıran Magazine’in cazibesine karşı koymak hiç kolay değil.
ŞİFA NİYETİNE:
Kelsey Lu – So Help Me God(Dirty Hit)
So Help Me God, insanın ruhunu tırmalayan acıyı biliyor, yumuşatmak için kendi başını okşamayı iyileşmeye inanmayı. Büyüleyici sinematik dünyasında tüm sesler enstrümanlar birbirine temas ettiği albümün hüzünlü çellosu duygusal olarak yoğun melodi yaratırken; baş döndüren saksafonu ayakları yerden kesiyor tüm bunlara Lu’nun genişleyen vokali eklemleniyor. Dolayısıyla sesler, melodik olarak tek yere toplanmak yerine, birçok yere ulaşmaktan çekinmiyor. dinleme yolculuğunu oldukça zengin kılmış. Kayıplar zorluklar altında dünya var Kelsey Lu, birbirimize temas ederek sevgi, şüphe, korku, inanç duygularını gün yüzüne çıkararak bağlılıklarımızı gösteriyor. Ayrıca albümde Kamasi Washington, Kim Gordon Jack Antonoff gibi isimlerin katkılarına denk gelmek mümkün.
ALBÜM: Ambrose Akinmusire & Mary Halvorson – Slo-Mo Neon Luminate Hoverings(Nonesuch Records)
Ustalıklı avangart cazla kulaklarınız pasını silmek isterseniz hafta adresiniz belli. 2009’dan beri yer yer beraber performans veren gitarist Mary Halvorson trompetçi Ambrose Akinmusire sonunda Ocak 2025’te resmî kayıt yapma imkânı buldu. Albümdeki 9 şarkı; dörder kendi besteleri ortak beste olarak ayrılmış. Trompet albümün genelinde dominant olsa her iki müzisyen birbirine alan bırakmayı iyi becermiş. Virtüöziteden çok atmosfer yaratma peşinde oldukları açık ki albümle aynı ismi taşıyan etkileyici kapanış şarkısı buna çok güzel örnek. İçine girmek için illa caz sever olmanızın gerek olmadığı ruh yükseltici güzellik.
ALBÜM: Ruth Garbus – Profound
(Orindal Records)
Garbus’un albümü başlar başlamaz, kendinin farkında sarkastik duruşun kokuları gelmeye başlıyor. Albüme biraz daha yakından baktığımızda, müzisyenin yumuşak sesinden rüzgâr gibi tene değen piyanodan tık daha fazlası. Vokalleri kapatırsak aslında deneysel caz kaydı gibi tınlayabilecek besteler, Garbus’un dürüst provoke eden sözleriyle birleşince kendine yepyeni kategori oluşturuyor âdeta. tezatlık sayesinde oldukça ânın ruhuna uygun, hem “ciddiyet” kavramıyla oynayan hem hâlâ içe dönük ne yaptığını bilen iş çıkmış ortaya.
TEKLİ: Dozi Ozovski – Yine Uykum Var(Shalgam Records)
2023’teki Sanki albümünden yana sessizliğini koruyan Dozi Ozovski, “Yine Uykum Var” yeni albüm için işaret fişeğini yaktı. Ankaralı müzisyenin düşsel atmosferler inşa etmekteki yetisinin altını çizen parçanın geri vokallerinde Lin Pesto’yu dinliyoruz. Onun dışında duyduğumuz tüm sesler prodüksiyonlar Dozi Ozovski imzalı. Geceye atfedilmiş şarkı olduğunu tüm akışı boyunca hissettiriyor yoldaki albüm için merakımızı iyiden iyiye kabartıyor. Çağatay Yiğit imzalı video klibi hemen burada.
UZUN YOLA ÇIKANLARA:
Gilb’R – L’École La Nuit
(Versatile Records)
Brezilya’dan karnaval etkili perküsyonlar, shoegaze gitarları, ambient geçişler, space disco groove’ları, elektronik eskizler neredeyse şanson geleneklerine yaklaşan anlar arada. yıl 30. yaşını kutlayan Versatile Records’ın kurucusu olarak her daim dans müziğinin türlü stilleri arasında dolaşan Gilb’r, L’Ecole La Nuit adını verdiği dolu vokalistle yaptığı kayıtları araya getirdiği yeni uzunçalarını aslında albüm formatına dair manifesto olarak kurgulamış. Tür / janr fikrinin tamamen unutulduğu, rengârenk maceraya atılmak isteyenleri bekliyor.
ALBÜM: BIG|BRAVE – in grief or in hope(Thrill Jockey)
BIG|BRAVE albümlerini dinlemek çoğu zaman şarkıları mekten çok atmosferin içine girmek gibi dokulu kapsayıcı. Onuncu albümü in grief or in hope grup ilk andan itibaren dinleyicisini böyle sisli alana davet ediyor. Gürültünün içinden yükselen melodik vokaller, ambient uğultular türlü çözülmeyen gerilimler, ritmin var olmadığı dünyada yas umut arasında gidip gelen duygusal salınım yaratmış.
TEKLİ: L’Rain – soulless cycle(Mexican Summer)
“Sizin gelişmeniz için tasarlanmamış dünyada nasıl büyürsünüz?” sorusunu arkasına alan albüm söz konusuysa, sıradaki duraklardan birinin “soulless cycle” olması şaşırtmıyor. yaz bitmeden yayımlanacak fata morgana koleksiyonunun ilk sesi olan teklide, öfkesini gürültüye bulaştıran Taja Cheek veya L’Rain, metal etkili atmosferin, gerilimli telde yürüyen gitarların derinden gelen vokallerin karanlık birleşimini ortaya koymuş. Yani anlayacağınız Cheek, içsel hesaplaşmadan daha çok bazı büyük konuları sesli hâlde dışavurmak istiyor: “Çok yorgun olmaktan çok yoruldum. Çok üzgün hissettiğim için çok üzgünüm.”
SÖZLERE DİKKAT:
Donna Mobile – Kids Cars Outfits
(nu-DC Records)
Elif Çağlar, tek kişilik sahne deneyimi olarak start alan Donna Mobile projesinden kayıtlar maya devam ediyor. İki ay arayla yayımlanan ikinci tekli “Kids Car Outfits”, house odaklı, sıcak davetkâr prodüksiyona sahip. Dinlerken çeşitli uzuvlarınızla ister istemez eşlik etmeye başladığınızı fark etmeniz olası. Sözlerin odağında ise modern hayatın yüzeyselliği, sosyal medya dayatılan tüketim alışkanlıkları. Şimdi hep birlikte söylüyoruz: “kids, cars, outfits, cats, dogs, food and drinks”.
TEKLİ: Actress (feat. CASISDEAD) – Live By You
(Ninja Tune)
Deneysel elektronikçi Darren. Cunningham, en kolayından “yapıbozuma uğratılmış grime parçası” olarak tanımlanabilecek teklisinde sahayı Brit ödüllü anonim MC CASISDEAD’e, açılışı minimal melodiye bırakıp buğulu atmosfer kuruyor. MC’nin geçmişinden kaosları aktardığı karamsar dizeleri artan statiğe karışırken, yüzeyde uyumsuz sesler gittikçe yükselerek farklı boyutlardan gelmiş gibi tınlayan girift aranjman yaratıyor. Anna van der Velde’nin yönettiği görsel eşlikçisi ise Actress’in bilgisayar başında kişiliksiz çift el tarafından kontrol edildiği tekinsiz metalık timsali.
EP: Sülfür Ensemble – IV(Bağımsız)
Grubun uzun süredir bildiği şeyi biraz daha olgun yerden getiriyor IV. Canlı kaydedilen beş parçada doom sludge ağırlığı yerli yerinde ama araya groove klasik heavy metal ruhu sızmış. EP hafıza, unutma kıyamet etrafında dolaşıyor en beklenmedik an ise Erol Taş’a adanmış parça. Her şey an çözülecekmiş gibi duyuluyor bütünlüğü tam oradan geliyor. Tamamı Türkçe sözlü şarkılardan oluşan EP’nin miks mastering işlemleri, grubun daha önce birlikte çalıştığı Sertaç Kakı imzalı.
ALBÜM: Telli Davul – Live at Montreux Jazz Festival
(LoftCaz Records)
Çoğu grup stüdyoda kurduğu dünyayı sahneye taşır. Telli Davul’ ise durum biraz tersine işliyor. Şarkılar her performansta yeniden şekilleniyor, yeni yönlere sapıyor canlı çalındıkça asıl karakterlerini buluyor. Anadolu ezgilerini disko, psikedeli, funk caz unsurlarıyla buluşturan grubun Montreux Jazz Festival performansını ölümsüzleştiren albüm, farklı dönemlerin aynı anda konuşabildiği zeminden filizleniyor. Sanki sonraki adımların önceden tasarlanmadığını hissettiren, birlikte çalmanın heyecanını filtresiz şekilde muhafaza eden kayıt. Kapak görseli Simay Bahçıvan’ın ellerinden çıkma.
TEKLİ: Ty Segall – Black Paint(Drag City)
2008’den beri 19 tane albüm yayımlamış müzisyenin yeni albüm haberleri çok heyecan verici olmayabilir tabii. Yine Segall’ın 20.’si için tığı ilk tekli. Müzisyenin imzası hâline gelmiş distorte gitarlarıyla pop / punk hassasiyetlerinde kısa, çarpıcı şarkı. Müzisyenin grubunu tekrar araya getirdiği (ki şarkı yazımına bolca katkıda bulunmuşlar) albüm Chrome ise 28 Ağustos’a tarihlendi. Sadece albüm değil; yanında daha yavaş telden şarkıların yer aldığı Love Fuzzz isimli EP geliyor.
NETLİK ARAMAYANLARA:nazire – Leech(Ortaçağ)
glitchfolk albümü öncesi ılan son teklide, İstanbullu lo-fi bedroom pop müzisyeni nazire herhangi zamana ait olmayan bulantı yaratıyor. Kirli gitar akorları bas yürüyüşü ekseninde belirip kaybolan elektronik unsurlar soluk atmosfer vuku bulsa nazire’nin berrak vokalleriyle ortaya çıkan tezat, neden albümün isminin glitchfolk olarak belirlendiğine dair ipuçları taşıyor. Baran Efe Öztürk tarafından çekilen klibi var, işte burada. Kapak görseli ise Anı Mail’den.
EP: DJ Koze – Spiralen
(Pampa Records)
Stefan Kozalla, kısaçalarına adını veren teklinin açıklamasında kendini sadece kimi müzikal evrenlerin değil; bizimkinin yaratıcısı ilan ederek şahsını külliyatını alabildiğine yüceltiyor. Başlığın şarkının hipnoz etkili klibin duyurduğu üzere spirallere tümüyle takmış bulunan DJ Koze, “ iyi trip yoksa beterinden ?” sorusunun cevabını bizlere bıraktığı yedi buçuk dakikada parçayı metanetle inşa ediyor, temelini ise motorik ama sakin beat’e bırakıyor. Kim olduğunu bilmesek neyse ki her daim orada dediğimiz birine adanmış “Wo’s Patric?!?” ise bakıma daha esprili; farklı farklı maddelerin yüzeylerine vuruşlarla örülmüş, dans pistine ritme odaklı parça.
TEKLİ: Interpol – This Mirror Weighs a Ton / See Out Loud(Partisan Records)
Yeni Interpol albümünün ismi This Mirror Weighs a. 28 Ağustos’ta yayımlanacak koleksiyon, grubun uzun yıllardır çalıştığı Matador sonrası yeni adresi olan Partisan etiketiyle geliyor. Yenilikler bununla sınırlı değil. Son iki albümünde Dave Fridmann Flood gibi imza prodüktörlerle çalışmış olan grup, yeni albüm için Andrew Wyatt ile stüdyoya girmiş. İlk teklilerden albüme ismini vereni, Interpol’ün bugüne kadar yayımladığı en dokusal işlerden biri kesinlikle. Gitarist Daniel Kessler’in grubun kült şarkılarından “PDA” sonrası kez daha vokalde Paul Banks’e eşlik ettiği “See Out Loud”un tını atmosferiyle üçüncü Interpol albümü Our Love to Admire dönemini çağrıştırdığına şüphe.
TEKLİ: vicotüco – Derinde
(Bağımsız)
Mert Avcı – Sinanılmaz ikilisinin, 2025 çıkışlı ilk albümü Normal Yaşa Ortalama Süre Zarfında Öl sonrası yayımladığı ilk tekli. Kadıköy’deki No: 5 stüdyosunda Ozan Çanak eşliğinde kaydedilen parça, kırılgan üslup parlak synth tonlarıyla örülen melodik kurgusuyla usul usul sırtınızı sıvazladıktan sonra son düzlükte davul atakları, haykırışlar distortion banyosu patlama yaşayarak final yapıyor. “Gitar, klavye, mlavye” Berk Çavdar’ın katkıları var, kapak görseli Yasin Aribuga tasarımı.
ALBÜM: Paycheque – Paycheque(Mansions and Millions)
TOPS Drugdealer’dan tanıdığımız Jackson MacIntosh yönetmen / müzisyen Allison Goldfarb’ın projesi Paycheque’in ilk albümü. İkilinin pandemi döneminde başlayan ortaklığı, jangle gitarlar, drum machine analog synthlerle örülü 11 şarkılık albüme dönüşmüş. Prodüksiyonunda gösterişli tercihlerden çok şarkıların akışını öne çıkaran sade yaklaşım dikkat çekiyor. İlk albüm olmasına rağmen kendi karakterini oturtmuş devamı merak uyandıran çıkış. Pet Shop Boys, New Musik OMD çizgisinden beslenen kayıt, yandan kusursuz pop melodileri kurarken yandan günümüz Los Angeles’ının güvencesizliklerini yalnızlıklarını arka plana yerleştiriyor. Özellikle “Heatwave”, “Generic Actress” “It’s So Obvious” albümün öne çıkan anları arasında.
SAYGI DURUŞU:
Joan As Police Woman – Real Life Evolution(Reveal Records)
Müzisyenlerin eski işlerini aradan yıllar geçtikten sonra tekrar ziyaret etmeleri olağan durum. Ama ziyaretin, müzisyenin kendi evrimini, gelişmesini hakkıyla yansıtan sonuç vermesi genelde çok rastlamadığımız durum. 20 yıl önce yayımladığı ilk solo albümü Real Life’tan beri on tane kalitesi yüksek çalışma karşımıza çıktı kendine iyi kariyer oluşturdu Joan Wasser. Şimdi 20 yıl önceye bakmak için doğru zaman ki albüm ilk albümündeki şarkıların yeni versiyonlarından oluşmakta. Gerçekten “evrimi” çok net şekilde görebiliyorsunuz. Nostaljik yaklaşımdan çok daha fazlası. Keşke başka müzisyenler daha sık deneyimlere kalkışsalar, hakkı verildiğinde hiç fena fikir değil aslında. Albüme Iggy Pop’un konuk olduğunu, dört şarkının İstanbul’ Hayyam Stüdyoları’nda kaydedildiğini ekleyelim.
ALBÜM: Horse Lords – Demand to Be Taken Alive!
(RVNG.)
Baltimore çıkışlı ekibin yeni uzunçalarının hipnotik tekrara yaslanan temeli olsa albümün her saniyesinde dinlediğiniz şeyin güzelliğini tekrar tekrar fark ediyorsunuz. Enstrümantal müzik bazen dinleyiciyi alıp başka yerlere götürmeyi hedefler ama Horse Lords aslında bizi ayaklarımızdan âna zemine bağlamayı kafaya takmış. İsmini Rus şair Mayakovski’nin dizesinden alan albümle ilgili “ hayatta, yani sonrakinde değil, hayatta daha yüce değerlere cennete ulaşmanın tekrarlı doğası uğruna zamanın algının düzleştirilmesi girişimidir.” diyor grup üyeleri. Kayıtta Horse Lords’un çekirdek dörtlüsüne katılan bas klarinetçi Madison Greenstone (TAK Ensemble), trombonist Weston Olencki (Nate Wooley, RAGE Thormbones) vokalistler Nina Guo (Departure Duo) Evelyn Saylor’ın (Holly Herndon, Caterina Barbieri) bahsini geçirmiş olalım.
TEKLİ: No Joy – Big Life, Big Leaf
(Hand Drawn Dracula)
No Joy, shoegaze’in sisli estetiğini 90’lar dans müziği refleksleriyle buluşturan parçalar yapıyor. Jasamine White-Gluz’un besteleri çoğu zaman gürültü açıklık arasında köprüler kuruyor; “Big Life, Big Leaf” dengeyi güzel kuran parçalardan. Fire Toolz mahlasıyla tanınan Angel Marcloid prodüktörlüğünde kaydedilen yeni EP’nin ilk parçası, geçtiğimiz yıl yayımlanan Bugland albümünden arta kalan fikirlerden biriymiş. Üç parçadan oluşacak EP, 21 Ağustos’ta yayında.
DERİNLERE DALMALIK:
Robert Aiki Aubrey Lowe – Manifestations in the Shadow of an Uncertain Land
(Kou Records)
Robert Aiki Aubrey Lowe’un müziği uzun zamandır belirli kategoriye sığmıyor. Ambient demek eksik kalıyor, deneysel elektronik demek fazla genel kalıyor. Manifestations in the Shadow of an Uncertain Land belirsizlikten güç alan albüm. Lowe’un sesi, modüler synthleri elektroakustik kompozisyonları; aynı organizmanın farklı uzuvları gibi çalışıyor. Üç uzun parçadan oluşan albüm; Chris Marker, Kafka’nın Ceza Sömürgesi öyküsü Peter Watkins’in 1971 tarihli belgesel drama filmi Punishment Park gibi referanslarla örülmüş.
ALBÜM: La Sécurité – Bingo!(Bella Union)
Montréal çıkışlı La Sécurité’nin yeni albümü, tam olarak ne yapmak istediğini bilen ama bunu çok ciddiye almayan kayıt. yandan post-punk’tan çıkıyor, yandan no wave’e, shoegaze’e uğruyor, sonra dönüp üç dakikalık pop şarkısı bırakıyor önüne. Şarkılar epey eğlenceli; yerde ruh sağlığı, yerde kötü ilişkiler, yerde ketçap konuşuluyor. Bütün dağınıklığın içinde albümün enerjisi hiç düşmüyor. Neyse ki bütün karmaşa grubun lehine çalışıyor. Dans ettirirken hafif hafif sinirlerinize dokunmayı seven grup arıyorsanız, La Sécurité iyi başlangıç noktası.
TEKLİ: mary in the junkyard – Mouse
(AMF Records)
mary in the junkyard, ilk albümünün yayımlanmasına haftalar kala albümden tekli daha tı. “Mouse”, grubun vokalisti Clari Freeman-Taylor’ın İzlanda seyahatinde okyanustan çok etkilenmesi önceki hayatında cebinde fare kar fırtınasında kaybolmuş balıkçı olduğunu hatırlaması doğmuş. farkındalıkla müzisyen, hayatında ise farenin insan formundaki haliyle yeniden bağ kurmaya çalışmakla ilgili parça yazmış. Parçanın kendisi hikâye gibi biraz tüyler ürpertici biraz kalp kırıcı.
ALBÜM: Shabason & Krgovich – Four Days In June(Idee Fixe Records)
Öncelikle albümün kapağında sizleri gülümseyen içleri ısıtacağınızdan emin olduğunuz sarı tatlı güneş karşılıyor. Hâliyle, Four Days In June, önüne aydınlık anları alarak, gündelik hayatın tüm zarifliklerinin farkına vardığı yerden huzur yaymaya başlıyor. Koleksiyonda Joseph Shabason Nicholas Krgovich ikilisi, sıcak günlerde, pencereleri aralayarak perdelerin hafifçe uçuşmasına içeriye tatlı esintilerin girmesine izin verirken hem pencereye konan kuşu hem sokaktan gelen gülüşleri davet ediyor. Minimalist düzenlemeleriyle yaşamın kenarında köşesinde kalmış güzelliklere odaklanan albüm, hafiflemenin tadını çıkarıyor.
TEKLİ: Chat Pile – Deep Blue
(The Flenser)
Geçtiğimiz hafta duyurulan yeni Chat Pile albümünün ilk teklisi “Deep Blue”nun sözlerinde ekran bağımlılığı, kimyasal atıklar veri akışlarına dikkat çekiliyor. Oklahoma çıkışlı sludge metal grubuyla özdeşleşen sarsıcı sound yine yerli yerinde ama yenice yönelimler hızla kendini belli ediyor. Daha önce grupla “Masc” klibi için çalışmış olan Stephen Mondics tarafından çekilen bazı kişilerde rahatsızlık yaratabilecek hızlı yanıp sönen ışıklar veya flaş efektleri barındıran klibini buradan izleyebilirsiniz.