Türkiye’nin savunma sanayiindeki füze teknolojileri, Avrupa merkezli yeni hava savunma projesinde önemli rol üstleniyor. CSG Group ortakları, Paris’te düzenlenen Eurosatory 2026 fuarında tanıttıkları Trident çok katmanlı hava savunma sisteminde Roketsan’ın stratejik ortak olarak görev aldığını açıkladı.
Askeri birliklerin, stratejik tesislerin geniş alanların hava tehditlerine karşı korunması amacıyla geliştirilen Trident sistemi; savaş uçakları, helikopterler, güdümlü füzeler insansız hava araçları dahil olmak üzere çok çeşitli hedeflere karşı görev yapabilecek şekilde tasarlandı. Modüler yapıya sahip sistem, kısa, orta uzun menzilli hava savunma katmanlarını tek mimaride araya getiriyor.
CSG Group tarafından yapılan açıklamaya göre Roketsan, Trident programının stratejik ortaklarından biri konumunda bulunuyor. Şirket, sistem için kısa, orta uzun menzilli karadan havaya füzelerin yanı sıra füzelere ait fırlatma yapılarını sağlıyor. Böylece Trident’in temel vurucu gücü Türk savunma sanayiinin geliştirdiği füze teknolojilerine dayanıyor.
REKLAMCSG Group, projede Çek savunma sanayiinin radar, araç platformu, komuta-kontrol sistem entegrasyonu alanlarındaki tecrübesinin, Roketsan’ın füze teknolojileriyle birleştirildiğini belirtti. Şirket ayrıca iş birliği modelinin daha önce Excalibur International tarafından yürütülen çeşitli projelerde kullanıldığını ifade.
Standart konfigürasyonda Trident, 100 kilometreye kadar menzile sahip çeşitli karadan havaya füze tiplerini kullanıyor. füzelerde görüntüleyici kızılötesi aktif radyo frekans arayıcı başlık teknolojileri yer alıyor. Şirkete göre kombinasyon, farklı hedeflere karşı çok katmanlı savunma şemsiyesi oluştururken değişen muharebe sahası koşullarına uyum sağlıyor.
Trident bataryası, Tatra platformları üzerine yerleştirilen çeşitli özel araçlardan oluşuyor. Bunlar arasında ReCUBE tabanlı Ateş Kontrol Merkezi, Füze Fırlatma Aracı, Füze Yeniden Yükleme Aracı Bakım Destek Aracı bulunuyor. Sistemde ayrıca ReSAURION ailesine ait mobil 3 boyutlu AESA radarlar görev yapıyor. RSB21 radarının 200 kilometre, RSB41 radarının ise 470 kilometre menzile sahip olduğu belirtiliyor.
Trident’in genişletilmiş konfigürasyonunda İHA tehditlerine karşı ek unsurlar kullanılabiliyor. kapsamda ReGUARD radarı, havada infilak eden mühimmat kullanan top sistemleri mini karadan havaya önleme füzeleri sisteme entegre edilebiliyor. Söz konusu önleme füzelerinin temel görevi, düşman dronlarını doğrudan etkisiz hale getirerek daha yüksek kapasiteli hava savunma füzelerinin kullanımını azaltmak.
Sistemin merkezinde yer alan ReCUBE platformu ise Retia tarafından geliştirilen mobil komuta, kontrol haberleşme merkezi olarak görev yapıyor. Platform; radarlar, elektro-optik arama hedefleme sistemleri, füze lançerleri top sistemlerini gerçek zamanlı olarak yönetebiliyor. Optik, radyo kara veri bağlantıları kullanan ReCUBE, hava gözetleme, komuta-kontrol haberleşme teknolojilerini tek yapıda birleştiriyor.
CSG Group ayrıca Excalibur International’ın son dönemde Güneydoğu Asya pazarında önemli projelere imza attığını açıkladı. Şirket, Nisan 2026’ bölgede yaklaşık 2,5 milyar dolar değerinde sözleşmeler imzaladı. anlaşmalar, Tatra şasileri üzerine kurulu çok katmanlı hava savunma sistemi bataryalarının yanı sıra lojistik destek, eğitim, yedek parça, destek altyapısı ihracat finansmanı hizmetlerini kapsıyor.
: Defence Industry Europe