Artı Gerçek - Fransa'nın Strasbourg kentinde toplanan Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, Türkiye’ye ilişkin yıllık raporu kabul.
16-17 Haziran tarihlerinde görüşülen AP Türkiye Raportörü olan İspanyol parlamenter Nacho Sanchez Amor tarafından hazırlanan rapor, bugün yapılan oylamada 381 kabul, 107 ret 171 çekimser oyla onaylandı.
'TÜRKİYE FIRSATI DEĞERLENDİREMEDİ'Avrupa Parlamentosu’nun resmi açıklamasında, Avrupa Birliği'nin genişleme politikasında yeniden ivme yakalandığı belirtilirken, Türkiye’nin demokratik reformlar konusundaki eksiklikleri nedeniyle fırsatı değerlendiremediği ifade edildi.
Raporda, Türk hükümetinin AB üyeliğine bağlılığını sık sık dile getirmesine rağmen, üyelik sürecinin önündeki temel sorunların giderilmediği kaydedildi.
'HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜ' VURGUSURaporda özellikle hukukun üstünlüğü, insan hakları, demokratik standartlar basın özgürlüğü alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekildi. Avrupa Parlamentosu üyeleri, Türkiye’yi alanlardaki eksiklikleri gidermeye uluslararası hukuk iyi komşuluk ilişkilerine saygı göstermeye çağırdı.
Metinde ayrıca Türkiye'nin Yunanistan Kıbrıs'ın egemenlik haklarını ihlal etmeyi sürdürdüğü yönündeki eleştiriler yer. Rapor, Avrupa Birliği kurumları bazı üye devletlerin Türkiye'deki demokratik gerilemeye karşı yeterince güçlü tepki vermediğini savunarak daha net tutum alınması çağrısında bulundu.
CHP GÜNDEMİRaporun kabul edilmesinin ardından konuşan Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, Türkiye'nin "tamamen otoriter modele doğru hızla ilerlediğini" öne sürdü. ana muhalefet partisi CHP'ye yönelik son gelişmelerin demokratik çoğulculuğun hukukun üstünlüğünün aşınmasının son örneklerinden biri olduğunu söyledi.
Amor şunları ifade etti:
“Türkiye, tamamen otoriter modele doğru hızla ilerlemeye devam ediyor. Ana muhalefet partisi CHP’yi meşru liderliğini hedef alan son olay, demokratik çoğulculuğun hukukun üstünlüğünün daha geniş çapta aşınmasının en son örneğidir siyasi amaçlar için silaha dönüştürülen yargının rolünü ortaya koymaktadır. Böylesine ciddi durum karşısında, Türkiye’ devam eden demokrasinin yıkımına göz yuman Komisyon, Avrupa Dışişleri Servisi (EEAS) üye devletlerin sessiz kalmasından derin endişe duyuyoruz. sessizlik, AB’nin imajını güvenilirliğini zedeliyor Türk toplumunun en Avrupa yanlısı demokrasi yanlısı kesimlerini daha uzaklaştırıyor; bunun tersine çevrilmesi yıllar sürebilecek sonuçlar doğurabilir.”
'HÜKÜMETİN ADIM ATMAMASI SÜRECİ KIRILGAN HALE GETİRİYOR'Raporda Kürt sorununun çözümü kapsamında başlatılan sürece değinilerek, süreç kapsamındaki çabalarından dolayı devlet yetkilileri siyasi partilerin takdir edildi. Raporda, girişimle PKK'nin feshedildiğinin açıklanmasıyla kayda değer gelişmelerin önünün açıldığı ifade edili.
Raporda sürece dair ifadelere yer verildi:
"Bununla birlikte Türk Hükûmeti’nin sürecin sonraki aşamalarına ilişkin zamanında kararlı adımlar atmamasından üzüntü duyar. Hükümetin oyalayıcı taktikleri sürecin sonraki aşamalarına yönelik tutumunun, süreci daha kırılgan dış gelişmelere karşı daha savunmasız hale getirirken, aynı zamanda daha fazla kutuplaşmaya alan açtığını belirtir; terörle mücadele mevzuatının geniş biçimde uygulanmasının meşru siyasi faaliyetleri, barışçıl muhalefeti, sivil toplum çalışmalarını bağımsız medyayı kısıtlamak amacıyla kullanılmasının önlenmesi gerektiğinin altını çizer. Girişimin, baskı ortamı demokratik yerel yönetimlerin yetkilerinin sınırlandırılmasıyla birlikte yürütülmesini üzüntüyle karşılar. Kürt vatandaşların maruz kaldığı devam eden siyasi baskıları, yargısal tacizi kültürel dilsel haklarına yönelik kısıtlamaları üzüntüyle karşılar. Bunların demokratik ilkeleri toplumsal uyumu zayıflattığını belirtir; Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik Demokrasi Komisyonu’nun nihai raporunu not eder; sürecin, Türk Parlamentosu’nun belirgin rol üstlenmesiyle ilerlemeye devam etmesini Kürt meselesinin siyasi, toplumsal, demokratik güvenlikle ilgili boyutlarına barışçıl sürdürülebilir çözüm sunacak, Kürt haklarına ilişkin yasal reformları hayata geçirecek Türk toplumundaki farklı kesimler arasında uzlaşmayı sağlayacak noktaya ulaşmasını umut ettiğini ifade."
'SÜRECİN BİR FIRSAT OLMASI GEREKİR'Sürecin, uzun süredir devam eden insan hakları sorunlarını ele almak demokratik kurumları güçlendirmek için fırsat olması gerektiği vurgulanan raporda, "Başta Türk Hükümeti olmak üzere tüm tarafları, AB iş birliğinin önemli alanlarından biri olmaya devam eden terörle mücadele mevzuatı mevzuatı bunların uygulanmasını AB Avrupa Konseyi insan hakları standartlarıyla uyumlu hâle getirmek son on yıldır hakim olan güvenlik odaklı yaklaşımı geride bırakmak suretiyle reformları ilerletmek insan haklarının korunmasını güçlendirmek amacıyla süreci tam olarak değerlendirmeye teşvik eder, ancak, kayyım uygulamasının devam etmesi veya Selahattin Demirtaş, avukatı Ramazan Demir İstanbul’un Esenyurt ilçesi belediye başkanı Ahmet Özer hakkında verilen yeni mahkumiyet kararları gibi bazı son gelişmeleri çelişkili kaygı verici işaretler olarak değerlendirir" ifadelerine yer verildi.
AKIN GÜRLEK'E YAPTIRIMRaporda, "demokratik gerileme göz önüne alınarak" insan hakları temel özgürlüklerin ciddi kasıtlı ihlallerinden sorumlu Türk yetkililere karşı, AB Küresel İnsan Hakları Yaptırım Rejimi'nin işletilmesi talebi yer.
Belgede, " yetkililer arasında, kayyum rolünü üstlenenler onları atayanlar veya devletin baskıcı mekanizmasında kilit rol oynayanlar, örneğin eski İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek gibi isimler yer almaktadır" ifadeleri kullanıldı.
AP'nin çağrısı ilgili kişilerin AB'deki varlıkların dondurulması odaklı. AP ilk kez spesifik isim belirtse kısıtlayıcı önlem çağrısı ilk değil.
Raporun taslak metninde Türkiye’ye yönelik geniş kapsamlı eleştiriler yer almıştı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanmaması, kayyım uygulamaları, cezaevlerindeki hak ihlalleri Suriye politikası gibi başlıklar raporda değerlendirilmişti.
Taslakta ayrıca Kürt sorununa ilişkin süreç bağlamında hükümetin yaklaşımının süreci kırılgan hale getirdiği belirtilirken, Türkiye’ye kalıcı barışın sağlanabilmesi için kurumsal çerçeve oluşturma çağrısı yapılmıştı. (MA)