Artı Gerçek - Eski Başbakan Yardımcısı CHP Dış Politika Danışma Kurulu üyesi Murat Karayalçın, CHP’ “mutlak butlan” kararı sonrası yaşanan tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Mezopotamya Ajansı’ndan Diren Yurtsever'e konuşan Karayalçın, partide yaşanan süreci “tuzak” olarak nitelendirerek CHP’nin durumdan kendi iç dinamikleriyle çıkması gerektiğini söyledi.

'PARTİYİ ÇUKURA İTENLER SİZİN İÇ İŞİNİZDİR DİYOR'

CHP’ye yönelik “geniş çukur kazıldığını” partinin çukura itildiğini ifade eden Karayalçın, "Ondan sonra itenler diyorlar ki, ‘ sizin iç işinizdir" ifadelerini kullandı, çözümün parti hukukunun işletilmesi olduğunu vurguladı.

'TÜRKİYE HUKUKU İŞLEMİYOR, PARTİ HUKUKUNA GÜVENMEMİZ LAZIM'

Karayalçın, "Tuzağa düşmemek gerekir. Daha doğrusu düştük tuzaktan çıkarken, karşılıklı anlayış dayanışma gerekir. Burada yapmamız gereken, parti hukukuna sığınmaktır. Türkiye’nin hukuku işletilmiyor. Türkiye'nin hukukunda takım kurumlarla işbirliği içinde bize tuzak kuruluyor. tuzaktan çıkabilmemiz için bizim kendi hukukumuza güvenmemiz gerekiyor. Kendi kardeşliğimize, yoldaşlığımıza güvenmemiz gerekiyor".

'DÜĞME YANLIŞ İLİKLENDİ'

“Mutlak butlan” kararının yanlış haksız karar olduğunu dile getiren Karayalçın, “Pire için yorgan yakılmaz. Eğer 38. Kurultayda hile yapıldığı iddiası varsa yargının görevi bunu tespit etmek sorumluları cezalandırmaktır. Ancak kurultayın tümden iptali doğru değildir. Bence düğme yanlış iliklendi”.

Kemal Kılıçdaroğlu’nun, partinin arınması gerektiği yönündeki açıklamalarına atıfta bulunan Karayalçın, parti içinde hem kurultay hem “arınma” sürecinin birlikte yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Karayalçın, " arınma meselesini gizemli şekilde söylemeye gerek. Yani nedir arınılması gereken şey? Cumhuriyet Halk Partisi’ni kirleten şey, kirleten kişi ya kişiler kimlerdir? ortaya konmalı. buradan hareketle ne gibi önlemlerin alınması gerekiyorsa önlemler alınmalı”.

'ŞİMDİ KURULTAY YAPMAZSAK NE ZAMAN YAPACAĞIZ?'

Karayalçın, CHP’nin mevcut koşullarda olağanüstü kurultay yapmasının zorunluluk haline geldiğini söyledi. Karayalçın, “ anda içine itildiğimiz çukurda 103 yıllık tarihimizin en bunalımlı günlerini yaşıyoruz. Bunun için kurultay yapmalıyız. Parti hukukunda sığınmamız gereken yer burasıdır. Kurultayı şimdi yapmayacağız ne zaman yapacağız?” ifadelerini kullandı.

'KURULTAY YAPILMAZSA YENİ PARTİ ZORUNLU HALE GELİR'

CHP’nin bölünmemesi gerektiğini vurgulayan Karayalçın, kurultay yapılmaması durumunda yeni parti seçeneğinin gündeme gelebileceğini belirterek, “İnsanların ‘her şey denendi ama olmadı’ diyecekleri aşamaya kadar CHP içinde kalınmalı. 26 Temmuz’a kadar kurultay yapılmazsa, CHP’nin seçime giremeyeceğine dair iddia. Ancak kurultay yapılmayacaksa yeni parti zorunluluk haline gelir”.

'BAŞKA PARTİDE SİYASETİN SIKINTILARI OLUR'

Karayalçın sözlerini şöyle sürdürdü:

“Eğer Cumhuriyet Halk Partisi’nden ayrılırlarsa benim tercihim yeni parti kurulması. Yani başka partiye girmek değil, yeni parti kurulması şeklinde. Çünkü daha sonra tekrar Cumhuriyet Halk Partisi mutlaka birleşilecektir. aşamada yeni parti olursa, birleşme kolay olur; ancak başka partinin içinde siyaset yapılmışsa bunun ciddi sıkıntıları. Bunun kaygısını taşıyorum.”

'ÖZEL'İN DOKUNULMAZLIĞINI KALDIRABİLİRLER'

CHP Genel Merkezi'ne polis baskınına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karayalçın şunları ifade etti:

"24 Mayıs bana göre Türkiye siyasetinde her şeyin olabileceğinin temel göstergesiydi. 24 Mayıs'ta devletin polisi Cumhuriyet Halk Partisi'nin demir kapılarını kırdı, içeri girdi. Plastik mermi kullandı. Sis bombası, gaz bombası kullandı. Partimize yapılan saldırıyı yaşlı gözlerle izledim. yeni dönem yaşadığımızın fotoğrafıdır, göstergesidir. Onun için her şey olabilir diye düşünüyorum. Özgür Bey'in dokunulmazlığını kaldırabilirler. İş noktaya gidebilir. Umut Akdoğan niye partiden atıldı? Yani nedir bunun suçu? Öteki arkadaşlarımız ne yaptı? Sayın Gökhan Günaydın ne yaptı? Sayın Mahir Başarır ne yaptı? Yani arkadaşları şeyle itham ediyorsunuz? İtham ediyorsanız bunu niye açıklamıyorsunuz.”

Türkiye’ demokrasi hukuk sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karayalçın, “kayyımlı demokrasi olmaz” ifadelerini kullanarak, sistemde çifte standart olduğunu savundu.

Erken seçim tartışmalarına değinen Karayalçın, “Saat farkıyla erken seçim olmaz. mantık kabul edilemez”. Karayalçın, olası erken seçimin 2027 Mayıs-Haziran döneminde gerçekleşebileceğini öngördüğünü ifade. (POLİTİKA SERVİSİ)