Andy Storey | Çeviren: Hediye Yaman

Dünya Kupası, ABD’nin ne denli berbat ortak ev sahibi olduğunu şimdiden gözler önüne serdi. Afrika’nın en üst düzey hakemlerinden Somalili Omar Artan‘ın yanı sıra, Filistin Futbol Federasyonu Başkanı’nın ABD’ye giriş vizesi reddedildi.

Kamp süreçlerini Meksika’ geçiren İranlı futbolcuların, yalnızca maç günlerinde ABD’ye girişine izin veriliyor karşılaşmaların hemen ardından ülkeyi terk etmeleri şart koşuluyor. İran kafilesindeki birçok yetkilinin ülkeye girişi tamamen yasaklanırken, İranlı taraftarlara ayrılan bilet kotaları iptal edildi.

Iraklı millî futbolcu ülkeye giriş yaptığı sırada göçmenlik bürosu yetkilileri tarafından alıkonularak yedi saat boyunca sorgulandı. Özbekistan, Güney Afrika Senegal millî takım oyuncuları benzer şekilde havalimanlarında bekletilerek kötü muameleye maruz kaldı. Faslı taraftarların vize başvuruları hiçbir gerekçe gösterilmeksizin toplu hâlde reddedilirken, birçok ülke vatandaşının vize ret oranları olağandışı seviyelere ulaştı.

Trump, FIFA sahadaki diktatörlük: 2026 Dünya Kupası’nın karanlık yüzü

Vize almayı başarabilenler ise kez seyahatlerini imkânsız kılan yüksek meblağlı “vize teminat bedelleriyle” karşı karşıya kalıyor. Tüm skandallara; fahiş maç bileti fiyatları, maç günleri uygulanan fırsatçı ulaşım ücretleri stadyum içindeki yiyecek-içecek fiyatlarındaki acımasız kâr hırsı ekleniyor ( fahiş fiyatlandırma özellikle ABD’ görülse Meksikalılar durumdan son derece rahatsız).

“Sporla aklama” (Sportswashing) kavramı, spor kulüplerinin devletlerin zedelenen itibarlarını spor vasıtasıyla temize çıkarma çabasını ifade. Ancak Donald Trump yönetimi, imajını zerre kadar yumuşatmaya çalışmayıp tam aksine acımasızlığını gururla sergileyerek geleneğe adeta meydan okuyor.

Yazar Dave Braneck‘in belirttiği gibi, Trump “küresel meşruiyet inşa etmek veya ülke içindeki insan hakları ihlallerinin üstünü örtmek gibi kaygılar taşımıyor.” Buna rağmen, dünya futbolunun yönetim organı FIFA’nın Başkanı Gianni Infantino, Trump’ın etrafında pervane olmaktan geri durmuyor. Öyle ki, Infantino geçtiğimiz yıl Trump’a absürt FIFA “Barış Ödülü” takdim ederek büyük skandala imza atmıştı ( ödül, Trump’ın alamadığı Nobel’e karşılık teselli armağanı olarak yorumlanmıştı).

Suç Ortaklığı

Infantino’nun Trump’a verdiği destek; Gazze’nin “yeniden inşası” kılıfıyla, Trump’ın Barış Kurulu’na FIFA kasasından aktarılacak 75 milyon dolarlık hibe taahhüdünü kapsıyor. fon görünürde, Gazze’nin enkazı yitip giden canların kemikleri üzerine inşa edilecek 20 bin kişilik stadyum gibi futbol altyapı projelerini desteklemeyi amaçlıyor. Ancak Trump’ın kurduğu kurul, kamuoyunda geniş çapta Filistinlilere yönelik etnik temizliği kolaylaştıran araç İsrail soykırımını fiilen meşrulaştıran yapı olarak kabul ediliyor.

Böylesi hayati meseleleri hasıraltı eden Infantino, yakın geçmişteki FIFA kongresinde İsrail Filistin futbol federasyonları başkanlarını el sıkıştırmaya çalışmak gibi ucuz şovlara sığınmayı tercih ediyor. Nitekim Filistinli delege oyuna alet olmamıştı. Şimdilerde ise Infantino, önümüzdeki eylül ayında düzenlenecek turnuvada İsrail’e karşı sahaya çıkmaları için Filistinli genç futbolculara baskı kurmakla meşgul.

Futbol dünyasının İsrail’i meşrulaştırma çabaları yalnızca Infantino Trump ekseniyle sınırlı değil. Dünyanın en zengin futbol kulüpleri, İsrail onun destekçileriyle olağan düzende iş birliği yapmaya dünden razı görünüyor. Hatta bazı kulüpler, İsrail’in çıkarlarına hizmet etmek uğruna kendi personeli taraftarları üzerinde hafiyelik dahi yapıyor.

Futbolun kaybolan ruhu: oyun artık kimleri temsil ediyor?

Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, 22 yıl aradan sonra ilk İngiltere Premier Lig şampiyonluğunu henüz yeni kutlayan Arsenal. Mark Bonnick‘in kutlamalara katılıp katılmadığı ise meçhul. Hayatını renklere adamış taraftar 22 yıllık kulüp çalışanı olan Bonnick, 2024 yılının Noel arifesinde, İsrail’in Gazze’deki soykırımını protesto eden sosyal medya ımları gerekçe gösterilerek kulüpteki malzeme sorumlusu görevinden kovuldu.

İsrail yanlısı grupların iftiralarına rağmen Arsenal, Bonnick’in antisemitizm (Yahudi düşmanlığı) yapmadığını kabul etmek zorunda kaldı. Nitekim ırkçılık karşıtı Yahudi aktivistler görüşü destekliyordu. Üstelik resmi soruşturma sonucunda Bonnick’in herhangi görevi kötüye kullanma eyleminde bulunmadığı tescillendi. 

Tüm bunlara rağmen Arsenal, “kulübün itibarını zedelediği” bahanesine sığınarak işten çıkarma kararının arkasında durdu. Bonnick ise şimdi haksız yere işten çıkarıldığı gerekçesiyle hukuk mücadelesi veriyor.

Bonnick’in yaşadıkları, Birleşik Krallık merkezli yardım kuruluşu ‘War on Want’ tarafından yayımlanan “Kırmızı Kart: İngiltere Premier Ligi’nin İsrail’in Filistinlilere Yönelik Vahşetini Sporla Aklaması” raporda gün yüzüne çıkarılan sayısız vakadan sadece. ağır ithamların yer aldığı raporda birçok kulübün adı geçerken, özellikle hem kulüplerin hem bizzat ligin kurumsal sponsorlarına dikkat çekiliyor. Zira sponsorlar arasında İsrail ticari bağları bulunan hatta bazı durumlarda doğrudan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) iş ortaklığı yürüten dev teknoloji şirketleri finansal hizmet firmaları yer alıyor.

Kapitalizm futbolu nasıl tüketiyor?
Tartışmalı sponsor

Rapor, (soykırıma suç ortaklığı yaptığı belirlenen altı sponsoruyla birlikte) Liverpool’u en büyük suçlu ilan ederken, Arsenal onu çok yakından takip ediyor. Kulüp, hem kendi ülkelerinde baskıcı rejimler kuran hem yurtdışında çatışmaları körükleyip hırsızlığı yapan Ruanda Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) hükümetleriyle yaptığı sponsorluk anlaşmaları nedeniyle (kendi taraftarlarının kısmı dâhil olmak üzere) hâlihazırda şimşekleri üzerine çekmişti.

Ruanda devleti; Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nde geniş çaplı cinsel şiddet olayları katliamlar gerçekleştirirken, yandan altın koltan gibi değerli kaynakları yağmalayarak ülkesine kaçıran terörist milisleri desteklemesine rağmen, Arsenal formalarının göğsünde “Ruanda’yı Ziyaret Edin” (Visit Rwanda) sloganı yer alıyor. Sudan’ korkunç savaş suçlarına imza atan güce, çalınan altınlar karşılığında para silah tedarik etmesine rağmen, Arsenal’in stadyumu adını Emirates Havayolları’ndan alıyor.

Önümüzdeki sezon Arsenal’in forma sponsoru olarak Ruanda’nın yerini başka markanın alması beklense durum pek ilerici hamle sayılmaz. Zira yeni sponsor, hâlihazırda Arsenal’in insan kaynakları “partneri” olan kulübün dört yanında boy boy reklamları sergilenen İsrailli personel bordro şirketi Deel… Deel yöneticileri, İsrail ordusuna yönelik güçlü desteklerini ifade eden açıklamalar yapmakla kalmayıp, askeri personele bizzat malzeme tedarikinde bulundular.

Deel, Arsenal cephesinde öylesine el üstünde tutuluyor ki; Ekim 2025’te üzerinde Filistin tişörtü olduğu için “kural ihlali sayılan giysiyi” çıkarmadığı sürece stadyuma alınmayan kadın taraftarın gördüğü muameleyle kıyaslanamaz. Yine kadın taraftar, sırf böyle tişört giydiği için kulübünün stadyumundan beş yıl boyunca men edilen Brighton taraftarıyla karşılaştırıldığında şanslı bile sayılabilir.

Buna karşılık, Brighton’ altyapı antrenörlüğü yapan Tomer Hemed, Gazze’ İsrail askerleriyle birlikte çekilmiş fotoğraflarını ıp, “İnsan görünümlü hayvanlar, insan değildir!!! Canavarlar! Acı içinde geberip gitsinler!” şeklinde ımlar yapabildi. Bin Brighton taraftarı Hemed hakkında kulübe resmi şikayette bulunsa Arsenal’deki Mark Bonnick‘in aksine hiçbir ceza almadan işten sıyrıldı.

Kapitalizmin en güzel oyunu: Goller, gölgeler gösteri

Elbette tutum Arsenal Brighton sınırlı değil. Manchester City’nin asıl sahibi doğrudan BAE; ki durum onları BAE’nin Sudan bölgelerde desteklediği suçlara çok daha derinden bulaştırıyor. Bilhassa Filistin meselesine dönecek olursak, Manchester City’nin başkanı Haldun el-Mübarek, Trump’ın bahsi geçen Gazze Barış Kurulu’na katıldı. kurulda ona eşlik eden isim ise, Newcastle United’ın çoğunluk hissesini elinde bulunduran şirketin başkanı olan Suudi Arabistan tiranı Muhammed bin Selman‘dan başkası değil.

İrlanda İsrail

Manchester City’nin sponsorları arasında, eski İsrail askeri istihbarat mensubu tarafından kurulan web sitesi altyapı şirketi Wix bulunuyor. Şirket, çalışanlarına gönderdiği kurum içi mesajlarda “Batılı duruşlarını göstermelerini” İsraillilerin “Gazzeli’lerin aksine tıpkı Avrupalılar veya Amerikalılar gibi göründüğünü yaşadığını” vurgulamaları yönünde telkinlerde bulundu. Wix’in İrlanda’nın başkenti Dublin’ yaklaşık beş yüz çalışanı bulunuyor. Bunlardan biri olan Courtney Carey, sosyal medyada İsrail’i “terörist devlet” olarak nitelendirdiği için Ekim 2023’te işinden kovuldu.

İrlanda, futbolun İsrail’i normalleştirmeye meşrulaştırmaya devam edip etmemesi gerektiği yönünde süregelen tartışmaların tam merkezinde yer alıyor. sonbaharda İrlanda İsrail arasında Uluslar Ligi kapsamında iki futbol maçı oynanması planlanıyor. Ancak maçların oynanmasına karşı şimdiden devasa muhalefet dalgası oluşmuş durumda.

Daha önce maçların oynanması yönünde çağrıda bulunan İrlanda hükümeti, şimdilerde bunun futbol otoritelerini ilgilendiren mesele olduğunu savunuyor. Hâlbuki aynı hükümetin spor bakanı (ki kendisi hâlâ görevdedir) 2022 yılında tüm İrlandalı spor federasyonlarına mektup yazarak Rusya Belarus’a yönelik boykot kararlarını harfiyen uygulamalarını dikte etmişti. Meseleyi spor otoritelerinin bağımsız kararına bırakma söyleminin ne kadar samimi olduğu buradan anlaşılıyor!

İrlanda Futbol Federasyonu (FAI), kendi üyelerinden gelen yoğun protestolara rağmen, maçların mutlaka oynanması gerektiğinde, aksi takdirde İrlanda futbolunun ağır mali sportif yaptırımlarla karşı karşıya kalacağında ısrar ediyor. Bunun yerine FAI, Dublin’ oynanması planlanan “iç saha” maçının tarafsız ülkede, seyircisiz oynanmasını kararlaştırdı (“deplasman” maçının zaten İsrail dışında oynanması planlanıyordu).

The Economist: Türkiye’nin futbolu, siyaseti kadar yozlaşmış olabilir

Ancak yapılan mekân değişikliği, sorunu içinden çıkılmaz hâle getirmekten öteye gitmiyor. hamle, artık maçın kendi yetki alanlarının dışında oynandığını iddia etme fırsatı sunarak İrlanda hükümetini sorumluluktan kurtarıyor İrlanda halkının büyük kısmını stadyumda devasa protesto düzenleme hakkından mahrum bırakıyor. En önemlisi maçlar şekilde oynanacak; Gazze’ soykırım yapmanın yanı sıra Batı Şeria’daki Filistinlilere, Lübnan İran halklarına yönelik artan kanlı saldırıların baş faili olan apartheid devleti İsrail’e ise hâlâ normal, meşru ortak muamelesi yapılmaya devam edilecek.

Irkçılık kültürü

Tam kapsamlı boykot için öne sürülen gerekçeler, bizzat devletin genel kültürünün yansıması olan İsrail futbolunun ırkçı doğasıyla futbola özgü zemin kazanıyor. Haziran 2023’ten Haziran 2024’e kadar İrlanda’nın en golcü futbolcusu unvanına sahip Robbie Keane tarafından çalıştırılan Maccabi Tel Aviv FC’nin taraftarları, rutin şekilde “Bırakın IDF (İsrail Savunma Kuvvetleri) kazansın, Arapların canı cehenneme” şeklinde tezahüratlar yapıyor. Hind Rajab Vakfı, Maccabi taraftarlarının aynı zamanda “askeri amblemler, milliyetçi sloganlar devasa asker portreleri içeren teferruatlı stadyum koreografileri veya tifolar” hazırladığını belgeliyor.

taraftar kitlesinin içinde; deplasman seyahatlerinde şiddet içerikli çatışmalar arayan, genel holiganlığın yanı sıra 2024 yılında Atina Amsterdam’ Filistinlilere Müslümanlara yönelik saldırılara karışan IDF bağlantılı fanatik grup yer alıyor. Kasım 2023’te, Keane’in kulüpteki görev süresi boyunca, Maccabi takımına aynı zamanda orduda yedek asker olan kulüp personelinin Gazze’ye roket fırlattığı “motivasyon videosu” izletildi. Takım ise dehşet verici manzarayı alkışlarla karşıladı.

Üstelik Maccabi Tel Aviv, İsrail’in en ırkçı kulübü bile değil; utanç verici unvan Beitar Jerusalem’e. İsrail kulüplerinin eylem tutumları, İsrail hükümetinin Filistin topraklarına oyuncularına yönelik şiddet dolu yasa dışı politikalarının yanında adeta sönük kalıyor. On İsrail futbol kulübünün, yasa dışı işgal altındaki Filistin topraklarında faaliyet göstermesine bizzat devlet tarafından müsaade ediliyor. Ekim 2023’ten yana İsrail, Gazze’deki spor tesislerinin büyük kısmına hasar verdi veya tamamen yıktı Filistin Futbolcular Birliği’nin en az 565 üyesini katletti.

Sadece tek örnek vermek gerekirse; 20 yaş altı seviyesinde Filistin’i temsil eden Imad Abu Tima, 2024 yılında ailesinden dokuz kişiyle birlikte IDF tarafından öldürüldü. Aralık 2023’te İsrail güçleri, Gazze’deki Yarmuk Stadyumu’nu erkeklerin, kadınların çocukların iç çamaşırlarına kadar soyulduğu gözlerinin bağlandığı toplama kampına çevirdi. Alıkonulanlardan bazıları, ağlarına İsrail bayrağı asılmış kalenin önünde diz çökmeye zorlandı. Daha sonra İsrail tankları buldozerleri sahayı yerle

jestten çok daha fazlası

Eleştirmenler, futbol maçını boykot etmenin sadece sembolik siyasetten ibaret olduğunu iddia edebilir. Ancak eski İsrail Başbakanı Ehud Barak, yakın arkadaşı Jeffrey Epstein‘e, İsrail’e yönelik futbol boykotunun “ülkenin kaderini değiştirme konusunda en büyük potansiyele sahip eylem” olduğunu söylemişti.

İrlanda’daki aktivistler ayrıca, İrlanda devletinin daha somut adımlar attığını görmek istiyor. Yasa dışı İsrail yerleşimlerinden mal hizmet ithalatını yasaklayan uzun zamandır sözü verilen İşgal Edilmiş Topraklar Yasa Tasarısı’nın hakkıyla uygulanması (tasarının hizmet ticaretini kapsam dışı bırakan yumuşatılmış versiyonunun yakında yasalaşması bekleniyor) İsrail’e giden silahların İrlanda hava sahasından geçişinin yasaklanması adımların başında geliyor.

Geniş çaplı güç odakları üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmekten kaçınsa bile, bireylerin sivil toplumun sergilediği sembolik jestler büyük önem taşıyor. Barcelona, İspanya futbolunun son lig şampiyonluğunu kazandığında, 18 yaşındaki üstün yetenekli futbolcu Lamine Yamal, üstü açık otobüsle yapılan şampiyonluk kutlamaları sırasında Filistin bayrağı dalgalandırmıştı.

hareket, İsrail hükümetinin öfkesini çekerken, Savunma Bakanı Israel Katz eylemin nefret suçunu kışkırttığını iddia. Şayet hareket önemsiz olsaydı, Katz muhtemelen protesto etme zahmetine bile girmezdi.

Yamal’ın duvar resminin Gazze’ savaştan zarar görmüş binaların üzerine çizilmesi, sembolik dayanışmanın fark edildiğini takdirle karşılandığını gösteriyor. Umulur ki, Trump’ın otoriterliğine Infantino’nun dalkavukça suç ortaklığına meydan okuyan futbolculardan; Dünya Kupası’nda İsrail meselesi, göçmen hakları veya hayati konularda benzer dayanışma jestleri görmeye devam ederiz.

yazı, Jacobin’ yayımlanan “The World Cup Is Exposing FIFA’s Ugly Partnership With Power” yazıdan çevrilmiştir.