Dünyada Türkiye’ düğünlerin, eğlencelerin, kutlamaların en yaygın unsurlarından biri olan havai fişek gösterileri, son yıllarda çevre hayvan hakları savunucularının en çok dikkat çektiği konuların başında geliyor. İnsan kulağının sınırlarını zorlayan, hayvanlar içinse katlanılamaz boyutlara ulaşan yüksek ses ışık patlamaları, ekosistemde geri dönülmez hasarlar bırakıyor.
Özellikle yaz aylarında fazlalaşan düğünler kutlamalar nedeniyle daha çok gördüğümüz havai fişeklerin hayvanlara ekosisteme etkisi üzerine Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler’den Talin Hüseyinoğlu konuştuk. Türkiye' düğün mevsimize girdiğimiz düşünülürse, neredeyse her hafta sonu yüzbinlerce havai fişek patlatılıyor. Hüseyinoğlu, özetle “Havai fişekler yasaklanmalı, alternatif drone ışık gösterileri kullanılmalı” diyor.
Havai fişekler; kutlama, düğün, tören, yılbaşı spor müsabakaları sonrası çeşitli insan eğlencelerinde sıkça kullanılıyor. Aslında havai fişek kullanımı için kullanım belgesi gerekli ancak Türkiye’ çoğunlukla izinsiz kullanılıyor. Havai fişek kullanımı için mülki amirlikten (valilik kaymakamlık) izin alınması gerekse prosedüre uyulmayabiliyor. Satış erişiminin kolaylığı havai fişeklerin yaz eğlencesi olarak geceleri kullanılmasına yol açıyor. Herhangi siteye girip istediğiniz kadar sipariş etmek mümkün.
Tanıklığım
Birkaç gün önce Karaköy’ futbol müsabakası sonrası çok sayıda havai fişek ateşlenmişti fişeklerin çoğu denize düşmüştü. Bölgede çok fazla martı karga olduğu için kuşların panik içinde kaçışını gözlemleyebildim.
Havai fişekler çevreyi kuşlar, kediler, köpekler başta olmak üzere pek çok hayvan türünü ciddi düzeyde olumsuz etkiliyor. Havai fişek, meşale, işaret fişeği benzer yanıcı patlayıcılar orman yangınları nedeniyle 2025 yılında yaz aylarında yasaklanmıştı. birkaç aylık örnek dışında doğayı hayvanları korumayı önceleyerek yılın tamamını kapsayan genel yasak söz konusu olamadı.
İngiltere merkezli Royal Society for the Prevention of Cruelty to Animals/Kraliyet Hayvanlara Karşı Zulmü Önleme Derneği’nin web sitesinde bulunan “desibel şiddeti grafiği” havai fişeklerin ses patlama şiddetinin jet uçakları ambulans sirenlerinden katbekat yüksek olduğu gösteriyor.
Ayrıca Ankara merkezli Simurg Kuş Yuvası Derneği’nin “Havai fişekler tamamen yasaklansın. ilkel ölümcül eğlence artık son bulsun” adlı change.org kampanyasında toplu kuş ölümlerine detaylı biçimde değiniliyor.
Hayvanlara göre ses düzeylerinin anlamı“2021’e geçtiğimiz gece, Roma’ kuş katliamı yaşandı. İnsanların eğlence için attığı havai fişekler, onlarca kuşun ölümüne neden. Ülkemizde defalarca benzeri katliamlar yaşandı. Gecenin sessizliğinde önceden tahmin edilemeyen anda yüksek patlama sesi (sürpriz etki) kuşlarda panik meydana geliyor. panikle uyku tüneklerini terk eden kuşlarda karanlığa açığa çıkan dumana bağlı görüş azlığı temelli binalara, enerji iletim hatlarına, ağaçlara çarpıp yaralanma hatta ölüm yaşanırken, hayvanların yanma sebebiyle öldüğü kanıtlanmıştır. Üreme dönemlerinde, yuvada yavruları olan kuşlar, gece serinliğinde üşümemeleri için yavrularının üzerinde uyurlar. Havai fişek patlaması paniği yuvayı terk ettiğinde yuvaya geri dönene kadar geçen sürede yuvada kalan yavrular soğuk yırtıcılar gibi sebeple hayatları tehlikeye girerken, ebeveyn kuşların panik çırpınmaları sonucu yumurtalar yavrular yuva dışına itilebiliyor, yuvalar zarar görebiliyor. gibi durumlar özellikte düşük popülasyon büyüklüğüne sahip kuşlarda, sürü yapan kuşlarda üreme kolonisi üreyen kuşlarda popülasyonu tehlikeye sokuyor.”
Hangi ülkeler yasaklıyor?
Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler Platformu’dan Talin Hüseyinoğlu konuya ilişkin şunları söyledi: “Yaşamdan Yana Veteriner Hekimler olarak havai fişek kullanımı, insan merkezli eğlence anlayışının canlıların en temel yaşam haklarını, yaşama, barınma güvende olma hakkını doğrudan ihlal eden uygulamalarından biri olarak karşımıza çıkıyor.”
“İrlanda’ havai fişeklerinin satışı bireysel kullanımı büyük ölçüde yasaktır yalnızca özel izinli profesyonel gösteriler kapsamında kullanılmasına izin veriliyor. model şehir içi hayvan refahını hedefleyen yaklaşım.
Hollanda’ son yıllarda yapılan düzenlemelerle birlikte bireysel havai fişeklerinin aşamalı olarak kaldırılması yönünde kararlar alınmıştı. Yılbaşı gibi dönemlerde yaşanan yaralanmalar, yangınlar hayvan kayıpları sürecin hızlanmasında etkili olmuştu.”
Hayvanlar ne yaşıyor?
“Hollanda' yapılan radar tabanlı araştırmada yılbaşı gecesi kullanılan havai fişeklerin etkisinin en yoğun olarak ilk 5 kilometrede görüldüğü, ancak hayvanlarda oluşturduğu davranışsal etkilerin 10 kilometreye kadar uzanabildiğini gösterdi. Aynı çalışmada kuşların normal gecelere kıyasla havai fişek maruziyetinde yüzlerce hatta binlerce km uzaklıkta dahi havalandığı gözlendi. durum, geceyi dinlenerek geçirmesi gereken canlıların panikle yer değiştirmesine, enerji kaybetmesine çarpmaya bağlı travma yaşama risklerinin artmasına neden oluyor.
Evcil hayvanlarda ise etkiler daha görünür. Köpekler kedilerde titreme, saklanma, kaçmaya çalışma, iştahsızlık, aşırı ses çıkarma, panik halinde kendine zarar verme kaybolma gibi durumlar sıkça rapor ediliyor. Yapılan çalışmalarda, araştırmaya dahil edilen köpeklerin yaklaşık yüzde 50’sinin havai fişek seslerine karşı korku duyduğunu gösteriyor. korku yalnızca anla sınırlı kalmayarak, bazı hayvanlarda kalıcı gürültü fobileri davranış bozuklukları yaratıyor.
Yaban hayvanlarının yaşadığı fiziksel psikolojik travmalar, insanlar tarafından karşılaşılma sıklığı az olduğu için gözden kaçıyor. Ancak yapılan çalışmalar, havai fişeklerin kuşlarda kalp atım hızını ciddi ölçüde artırdığını, dinlenme beslenme davranışlarını bozduğunu, göç dönemlerinde ek stres yükü yarattığını çok fazla sayıda kuşun ölümüne yol açtığını gösteriyor. Özellikle gece aktif olan türlerde ani ışık parlamaları yüksek ses kombinasyonu yön bulma davranışını olumsuz etkiliyor.
Dolayısıyla havai fişeklerin hayvanlar üzerindeki etkisi yalnızca patlamanın gerçekleştiği noktada değil, kilometrelerce genişlikte alanda hissedilebilir. Bilimsel veriler, etkinin birkaç yüz metreyle sınırlı olmadığını, kuşlar başta olmak üzere birçok türde davranışsal fizyolojik sonuçların kilometrelerce uzağa kadar uzanabildiğini ortaya koyuyor. nedenle konu yalnızca gürültü meselesi değil, aynı zamanda hayvan refahı ekolojik denge açısından değerlendirilmesi gereken önemli çevre sorunu olarak karşımıza çıkıyor.”
Hayvanların korkusuzca yaşama hakkı var
“Hayvan refahı açısından mesele yalnızca fiziksel yaralanmalar değil. Modern hayvan refahı anlayışı, hayvanların korku sıkıntıdan uzak yaşama hakkını temel ihtiyaç olarak kabul. Havai fişekler ise birçok hayvan için yoğun korku, stres panik yaratan, üstelik tamamen önlenebilir çevresel etken olarak karşımıza çıkıyor. nedenle konu yalnızca bireysel rahatsızlıklar üzerinden değil, hayvanların duygusal davranışsal iyilik halleri açısından ele alınmalıdır.”
Ekosistem sağlığı biyolojik çeşitlilik
“Havai fişeklerin oluşturduğu duman çevresel açıdan önemlidir. Patlama sonrasında ortaya çıkan ince partiküller yanma ürünleri havaya karışır, daha sonra yağışlarla toprağa su kaynaklarına taşınabilir. Araştırmalar, büyük havai fişek gösterilerinden sonra havadaki ince partikül madde (özellikle PM2.5 daha küçük boyutlar) seviyelerinde belirgin artışlar görüldüğünü ortaya koyuyor. durum yalnızca hava kalitesini etkilemekle kalmaz, partiküllerin kısmı sucul ortamlara ulaşarak göller, nehirler sulak alanlar üzerinde baskı oluşturabilir.
Patlama sonrası ortaya çıkan ince partiküller kimyasal bileşikler, hava, su toprakta birikerek ekotoksikolojik yük oluşturur.”
Alternatif eğlenceler
“Drone ışık gösterileri, lazer projeksiyon sistemleri düşük sesli görsel şovlar, hem görsel etkisini koruyan hem hayvanlar üzerindeki olumsuz etkileri ciddi ölçüde azaltan alternatifler olarak öne çıkıyor.
Kamuoyu farkındalığı oluşturmak, yerel yönetimlerle iş birliği yapmak alternatif kutlama yöntemlerini teşvik etmek alandaki en önemli adımlardandır. Özellikle belediyelerle birlikte yürütülen ‘sessiz kutlama’, ‘hayvan dostu etkinlik’ veya ‘alternatif görsel gösteri’ kampanyaları, değişimin sahaya yansımasını sağlar.”
Yasal düzeyde en etkili adım, havai fişek kullanımının tamamen yasaklanması ya en azından bireysel kullanımının sınırlandırılmasıdır.
Çözüm, yalnızca bireysel kullanımın azaltılması değil; ekosistem temelli yaklaşımla tür uygulamaların yeniden değerlendirilmesi tüm canlıların ortak yaşam hakkını gözeten politikaların hayata geçirilmesidir.”