Kim tutar bizi!

Dünya Kupası'na katılmayı büyük gurur saydık, 'pırlanta gibi futbolcularımız var, gruptan çıkarız' dedik. Reklam filmleri çekildi, beyler moda dergilerine pozlar verdiler. Onları yere göğe sığdıramadık. Onlar sözbirliği etmiş gibi; " Dünya Kupası'nda bizden görüp göreceğiniz kadar!" deyip uzun hikayeyi kısa kestiler. Düşlerimizi kırdılar, kalbimizi. Galiba bizler izin verdik!

Bugünlere dünlerden geldik. Verilmesi gereken hesapların üzerinin örtüldüğü günlerden. Ayrımcılık, teknolojik züppelik, sosyal medya trolleri ülkenin çok şeyini. Nostalji geçmişin güzelliklerini gösteren lambadır aynı zamanda yol gösterir. Bizler serveti onuruyla ölçülen mazinin futbolcularını örnek gösterirken, şimdiki zamana ilham vermek istedik.

Besleme trollere adamına göre kükreyen medya ağalarına inat eski yılların kalem tutan ellerini işaret ettik. yıllar kıt kanaat yaşardı gazeteciler, çoğu kirada otururdu en fazla külüstür otomobilleri olurdu. Elleri temizdi, yürekleri. Her biri daktilo tuşlarında sadece adalete parmak basardı. namuslu gazeteciler nasıl kazandığı belli olmayan milyon dolarlarıyla hava atan şimdiki zaman züppelerine bin basardı.

Gerçek ortada! Haksızlığa adaletsizliğe karşı insani projeler geliştirdik futbolu geliştiremedik? Futbolcu kültürüne zerre kadar yatırım yapılmazken, takımdan niye kadar çok şey bekledik? Sonuçları oluşturan sebeplerde hepimizin payı yok ? Kök salan cehalete prim verip, uyku tulumunu işçi tulumuna tercih eden bizler değil miyiz?

Güzel insanlara neden arka çıkmadık? Hak edene verilmesi gerekeni verdik ? Hak etmeyene ödül dağıtan jüriler sanatta sporda fink atarken, kara para kasaları hala caka satarken, ülke sevgisini asaleti futbolcuları yerden yere vurarak ispatlayacağız? Ne yani yurda döndüklerinde her futbolcuya darağacı kuracağız? Kime bağırıp kimi çağıracağız? Gerçekleri teşhis etmekte geç kaldığımız için, kendimize tutacak mıyız aynaları?

Açıkça adam kayıran, bozguna gerekçe olarak; "nasipten öte yol yok" diyen Montella'ya, " koltuk herkese nasip olmayacak kadar görkemli koltuktur" desek ne fayda! Zamanında fark etmediğimiz yanlışları şimdi doğrulasak neyi kurtarabiliriz? Geleceği ? Hayatta tahammül edilemeyecek en önemli gerçektir korkaklık! şeyi kazanmak için çok şeyi kaybetmek gerekmiyor. Golcümüz yokmuş. Üretseydik. Olanları oynatacak cesareti gösterecek adamlara el verseydik. Milli kadroya adam seçerken emeğe yeteneğe değil, oynadığı kulübün formasına 'özel şartlara' bakılırken, dün sustuklarımızı bugün niye konuşuyoruz?

Gerçeklere yabancı olanlar, yabancı futbolculara kurban olurken, saatten sonra sızlanma metoduyla futbolda ancak gözyaşı kanalları dolar kasalar boşalır. yüzden yabancı çöplüğünde hiç kimsenin 'gözüme çöp kaçtı' demeye hakkı yoktur. Bundan sonra ne olacak? Hiçbir şey! Birkaç gün sonra her şey unutulur, ligimiz için yeni fallar açılır yeni dilekler tutulur. Ondan sonra 'birbirimizi yemekte' kim tutar bizi!

Dipnot: Futbolculara verdiğimiz değeri her maçta yüreğini ortaya koyan voleybolcu kızlarımıza verebilseydik keşke!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen