Bilinen meseldir: gün yeniçerinin biri yana yakıla Yahudi arıyormuş, birine rast gelince sorgusuz sualsiz tekme tokat girişmiş. Ne olduğunu anlamayan Yahudi tabii şaşkınlıkla, “Yahu”, demiş, “neden vuruyorsun bana? Hepimiz Osmanlı değil miyiz?” Yeniçeri, “evet ama siz. İsa’yı çarmıha gerdiniz”, diye cevap vermiş. Yahudi, “aman oğlum onun üzerinden bin seneden fazla geçti”, deyince yeniçeri, “Olsun, ben şimdi duydum”, demiş.

İsrail'in Ermeni soykırımını tanıma girişimini duyunca aklıma mesel geldi. Nitekim, İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar “Doğru işi yapmak için hiçbir zaman geç değildir”, demiş. Doğrusunu isterseniz ben hakikatin ifadesinin, hakikati ifade eden bugünkü İsrail yönetimi bile olsa, hiçbir zaman tamamen değersiz olduğunu düşünmüyorum. soykırıma soykırım diyen her ifade kıymetlidir; söz konusu olan ister Ermeni Soykırımı ister Gazze’ yapılan soykırım olsun.

Tabii ki İsrail’in hamleyi bugün yapması kendince birtakım politik hesaplara dayanıyor(dur); tıpkı bugüne kadar Ermeni Soykırımı’nı tanımamasının, ideolojik-moral sebeplerinin yanı sıra politik sebeplerinin olması. Gerçi ben şahsen hamlenin reelpolitik açısından nasıl getirisi olacağını kestiremiyorum. Yakın zamana kadar İsrail onun özellikle Amerika Birleşik Devletleri’ndeki lobisi tam tersi yönde yani Ermeni soykırımının tanınmaması yönünde çaba göstermişti. Bunun güncel reel politikle ilgili veçhesinin olmasının yanı sıra moral olarak Holokost’un yanına onun “biricikliğini” bozacak başka örnek koymama motivasyonu söz konusuydu.

Peki, bugün İsrail yönetimi, Ermeni Soykırımı konusunda ahlaki aydınlanma yaşamadıysa hamleyle ne umuyor olabilir? Tabii burada ilk akla gelen İsrail’in kendisinin iki buçuk senedir Gazze’ giriştiği soykırım aldığı tepkiler. İsrail, kuşaklardır Filistinlilere uyguladığı zulümle ahlaki zeminini zaten kaybetmişti ama Gazze’yle birlikte denebilir ki dünyada bunu görmeyen, duymayan kalmadı. İsrail, bugün insanlığın geniş kesiminin gözünde ahlaki çöküntüyle eş anlamlı. Dolayısıyla, Ermeni Soykırımı’nı tanımak, ahlaki zemini ölçüde olsa yeniden kazanma girişimi olabilir.

Peki, açıdan işe yarar ? Doğrusu pek ihtimal vermiyorum çünkü insanlar kadar saf değil. Kimse, İsrail bugün Ermeni Soykırımı’nı tanıdı diye Gazze’ Lübnan’ Batı Şeria’ yaptıklarını temize çekmez, çekemez. Nitekim, konunun muhataplarından biri olması beklenen Ermenistan hükümeti bile Paşinyan’ın ağzından “Ermeni Soykırımı’nın silah olarak kullanılması hakkında yorum yapmayacağız” diyerek mesafeli tavır ortaya koydu. Hatta seçtiği kelimelerle yorum yapmış Eğer İsrail’in amacı girişimle Türkiye-Ermenistan yakınlaşmasına taş koymaksa Paşinyan, girişimi öven, destekleyen tavır göstermeyerek hamleyi boşa düşürmüş.

Başka ihtimal tanıma girişiminin Türkiye’ye mesaj olması. Her ne kadar Türkiye’nin İsrail’e karşı laftan öte girişimi, hamlesi olmasa iki ülkenin belli vadede daha sert şekilde karşı karşıya geleceği yorumları sıkça yapılıyor. İsrail, girişimi sembolik, başka deyişle “sen benim soykırımımı kurcalama ben seninkini kurcalamayayım” diyen jest olarak düşünüyor olabilir. Fakat, girişimin Türkiye’yi Gazze konusunda konuşmaktan alıkoyacağını pek zannetmiyorum. Hadi alıkoysa bile sadece Türkiye’nin değil bütün dünyanın Gazze’yi konuştuğunu düşünecek olursak İsrail için küçük kazanç. ABD Başkanı’nın (Biden) Ermeni Soykırımı’nı tanıması bile Türkiye için somut zarar doğurmamışken İsrail’in tanımasının böyle somut zarar doğurması küçük ihtimal.

Tabii bütün bunları, teknik gibi görünen önemli hususla beraber düşünmek lazım. Şöyle ki, bugün “İsrail’in Ermeni Soykırımı’nı tanıması” olarak bahsedilen şey aslında bakanlar kurulu kararından ibaret her an geri döndürülebilir, rafa kaldırılabilir, değiştirilebilir. Dolayısıyla nihai tanıma değil. Bunun nihai tanıma olabilmesi için İsrail parlamentosu olan Knesset genel kurulunda gündeme alınıp onaylanması lazım ki bunun haftaya olacağı söyleniyor. meyanda, karar parlamentonun gündemine gelmez veya gelir geçmezse Türkiye’yle pazarlık ihtimali akla gelebilir.

Yok eğer bütün bunlar tarafa, gerçekten hiçbir çıkar gözetmeden doğruyu yapma yönünde ahlaki girişimse umulur ki İsrail yönetimi ahlaki yaklaşımını kendi karar eylemlerine uygulasın bölgede uyguladığı zulüm soykırım politikalarına son versin.