ABD Sayıştayı’nın (GAO) son raporu, Pentagon’un yeni savunma programlarında yaşanan gecikmeler nedeniyle ortalama teslimat süresinin 12 yılı aştığını ortaya koydu.
Pentagon liderleri, yeni ekipmanları askerlere daha hızlı ulaştırma yönündeki sık sık verdikleri taahhütlere rağmen, silah sistemlerinin teslimat takvimlerini karşılamakta hâlâ zorlanıyor. Söz konusu durum, ABD’ yayımlanan yeni hükümet denetim raporunda ortaya konuldu.
ABD Hükümet Hesap Verebilirlik Ofisi/Sayıştayı (GAO) 2 Temmuz 2026 günü yayımlanan raporda, “ kabiliyetin teslimatı için gereken genel ortalama süre yıl artarak 12 yılın üzerine çıktı.” ifadelerine yer verdi. “Ayrıca, bazı MDAP’ler (büyük savunma tedarik programları) yeni teslimat tarihleri belirlemedi veya kritik ara aşamaları erteliyor.” diyen GAO, program yetkililerinin teslimat takvimlerini gecikmeleri hesaba katacak şekilde güncellememesi nedeniyle, esasında 12 yıllık ortalamanın bile iyimser tablo olabileceğini sözlerine ekledi.
Breaking Defense tarafından yapılan habere göre Sayıştay; silahları 5 yıllık takvim içerisinde tasarlamak ya sahaya sürmek amacıyla oluşturulan Orta Kademe Tedarik (MTA) yetkileri kapsamında mümkün kılınan hızlı prototip üretme sahaya sürme yöntemlerinin kullanımına gelince, çalışmaların teslim tarihlerini aşmaya devam ettiğini belirtti. Kurum, henüz kanıtlanmamış, güvenilir olmayan geniş çaplı konuşlandırmaya hazır olmayan programlar için kullanılan sektörel tabir olan “olgunlaşmamış teknolojileri” geliştirmek için çabaların daha fazla zamana ihtiyaç duyduğunu ekledi.
MTA, Pentagon’un kullandığı Middle Tier of Acquisition (Orta Kademe Tedarik) yetkisinin kısaltmasıdır. Geleneksel, bürokratik on yıllar sürebilen devasa savunma tedarik süreçlerini hızlandırmak amacıyla oluşturulmuş esnek tedarik modelidir. Temel kuralı, yeni silah sistemini veya teknolojiyi en fazla 5 yıl içinde geliştirmek ya birliklerin kullanımına sunmaktır.
Kurumun bulguları, silah sistemlerinin durumunu değerlendiren Kongre’ye sunulan yıllık raporun parçasını oluşturuyor. yılki rapor, düzinelerce programı bunlarla bağlantılı gecikmeleri kapsıyor. bağlamda ABD Sayıştayı’na göre gecikmelerle maliyet artışlarıyla karşı karşıya kalan programlardan bazıları şekilde sıralanıyor:
ABD Hava Kuvvetleri: T-7 programındaki gecikmeler
Sayıştay, yeni eğitim jeti kapsamında ABD Hava Kuvvetleri’nin T-7 programındaki “önemli gecikmelere” dikkat çekti. Rapora göre, kuvvet Nisan ayında T-7’nin üretimine başlama kararı almış olsa geliştirme testlerinin büyük kısmı Nisan 2028’e kadar tamamlanmayacak; daha düşük öncelikli gereksinimler ise daha ileri tarihte, Mayıs 2029’ sonuçlanacak.
T-7A RedhawkKurum, T-7’deki gecikmelerin “büyük ölçüde” ek mühendislik analizlerinin tamamlanması ihtiyacından, “bakım personeli sorunları yedek parça eksikliği nedeniyle uçakların beklenenden daha düşük oranda kullanıma hazır olmasından” yazılımın tamamlanması için gereken sürelerin uzamasından kaynaklandığını belirtti. bağlamda raporda, “Sonuç olarak program yetkilileri, kullanıcıya anlamlı eğitim kabiliyeti sunabilmek adına geliştirme programının yeniden planlama sürecinden geçtiğini ifade.” denildi.
Hava Kuvvetleri’nin en gizli geliştirme çalışmalarından biri olan Air Force One olarak bilinen VC-25B konusunda ise Sayıştay; sorunlu programın Ekim ayında nihai konfigürasyon tasarımını tamamlayarak bazı ilerlemeler kaydettiğine dikkat çekti. Ayrıca, kabin basıncı sorunlarının giderilmesinden, uçağın inşası için daha kalifiye teknisyenlerin işe alınmasına kadar uzanan dizi “takvim riskini” çözüme kavuşturdu.
Ancak GAO, “uçak iç mekanlarının detaylı tasarımları, kablo demetlerinin üretimi yapısal modifikasyonlardaki kusurların giderilmesi için yapılacak onarım çalışmaları dahil olmak üzere takvim risklerinin devam ettiğini” belirtti.
VC-25BGAO, Hava Kuvvetleri’nin uçuşa elverişlilik sertifikasyonu görevlerini Federal Havacılık İdaresi’nden (FAA) devralabilmesi için program ofisinin VC-25B test planını revize ettiğini kaydetti. Ekim ayı itibarıyla Hava Kuvvetleri, uçağa ait yaklaşık 80 sertifikasyon planından sadece yedisini onayladı operasyonel testlerin ne zaman başlayacağını henüz belirlemedi.
Rapor ayrıca, kuvvetin 2026 mali yılının ikinci çeyreğinde ilk uçuş testini gerçekleştirmesi planlanan Hipersonik Taarruz Seyir Füzesi (Hypersonic Attack Cruise Missile – HACM) projesiyle ilgili endişeleri ortaya koydu. Ancak program yetkilileri, Hava Kuvvetleri’nin test programını planlanan yedi uçuş testinden beşe düşürmüş olmasına rağmen, Sayıştayı “hızlı prototip üretme çalışmalarının takviminde fiilen hiçbir esneklik payı kalmadığı” konusunda uyardı.
Hipersonik Taarruz Seyir Füzesi (Hypersonic Attack Cruise Missile – HACM)ABD Kara Kuvvetleri: “Kısa menzilli HSS’ kritik teknolojilerin hiçbiri olgunlaşmadı”
Sayıştay, MTA programı olan Ordu’ya ait Uzun Menzilli Hipersonik Silah (Long Range Hypersonic Weapon – LRHW) projesinin parçası olan ikinci bataryanın, “füze üretimi için eksik, tutarsız belirsiz iş standartları” nedeniyle başlangıçta planlanandan “en az” altı ay daha geç sahaya sürüleceğini ortaya koydu.
Kara Kuvvetleri’nin LRHW programı, kuvvetlere çekişmeli ortamlarda uzun menzilli hassas vuruş kabiliyeti sağlamak üzere tasarlanan Dark Eagle adlı, karadan fırlatılan hipersonik füzeden oluşuyor. Breaking Defense tarafından aktarıldığı üzere füzelerin hem karadan hem denizden fırlatılabilmesi umuduyla Kara Deniz Kuvvetleri program üzerinde birlikte çalışıyor.
Uzun Menzilli Hipersonik Silah (Long Range Hypersonic Weapon – LRHW)İkinci bataryanın başlangıçta 2027 mali yılının dördüncü çeyreğinde sahaya sürülmesi planlanmıştı. Ancak rapora göre tarih artık 2028 mali yılına ertelenmiş durumda. Raporda değişikliğin kısmen, ikinci batarya birlikte teslim edilecek olan Dark Eagle’ın yeni varyantının test edilmesini geciktiren aynı zamanda üçüncü bataryanın teslimatını sekteye uğratabilecek üretim zorluklarından kaynaklandığı belirtildi.
Dark Eagle füzesi atışıGAO’ya göre, “kritik teknolojilerinin hiçbirinin tam olarak olgunlaşmamış olması” nedeniyle Kara Kuvvetleri’nin “Manevra Kısa Menzilli Hava Savunma” (M-SHORAD) Aşama 3 (Increment 3) programı gecikmelerle karşı karşıya. program ofisi yükleniciler (Raytheon Lockheed Martin) arasında hazırlık seviyeleri konusunda tutarsızlık olduğunu belirtti ancak denetim kurumu konunun detaylarına girmedi.
Raporda, “Program, kendi değerlendirmesi sonucunda bazı kritik teknolojilerin yüklenicilerin bildirdiğinden daha az olgun olduğunu tespit etmiştir. Program yetkilileri, tüm kritik teknolojileri bağımsız olarak değerlendirdiklerini bize ilettiler.” ifadelerine yer verildi.
Stryker ZMA’ya entegre M-SHORADGAO, program yetkililerinin “neden tutarsızlık olduğunu kesin olarak ifade edemediklerini” sözlerine ekledi. Bununla birlikte yetkililer, durumun yüklenicilerin “teknoloji olgunluğunu program ofisine kıyasla daha esnek (daha az kısıtlayıcı) şartlarla yorumlamalarından” kaynaklanabileceğini belirttiler.
M-SHORAD Aşama 3, kuvvetin M-SHORAD Aşama 1’deki Stinger füzesini yeni nesil kısa menzilli hava savunma füzesi değiştirme çabası olarak biliniyor. Üretimine ise 2028 mali yılının ikinci çeyreğinde başlanması planlanmaktadır. Ancak GAO, “önceki çalışmaların, olgunluk seviyesini tek kademe artırmanın bile yıllar alabileceğini teknoloji olgunluğa yaklaştıkça sürecin daha zorlaştığını gösterdiğini” belirterek, gelecekteki geliştirme aşamalarında yaşanacak herhangi gecikmenin “planlanan üretim başlangıcını etkileyebileceğini” vurguladı.
Maneuver Short-Range Air Defense (M-SHORAD)ABD Deniz Kuvvetleri: Yeni muhripler takvimden 55 ay geride
GAO, DDG 51 Flight III sınıfı ilk 13 muhribin teslimat takviminin artık 55 ay geriden geldiğini tespit. gecikme, geçen yıl yayımlanan GAO raporundaki 41 aylık gecikmeye kıyasla daha arttı. Sayıştay, gecikmelerin mevcut maaş seviyelerinde “güçlü” işgücü istihdam etme konusundaki sıkıntılardan, tedarik zinciri sorunlarından sıkça yapılan tasarım değişikliklerinden kaynaklandığını belirtti.
Denetim kurumu, zorlukların sadece DDG 51 programına “özgü olmadığını” kaydetti. Yine rapora göre GAO, operasyonel test planlarındaki değişiklikler nedeniyle programın ilk operasyonel kabiliyete 2027 mali yılının sonunda, yani başlangıçta kilometre taşına ulaşması planlanan tarihten yaklaşık üç yıl sonra ulaşmasının öngörüldüğünü saptadı.
ABD Donanması’nın ilk Arleigh Burke sınıfı Flight III muhribi USS Jack. Lucas (DDG 125)Benzer şekilde GAO, denetim kurumunun önceki değerlendirmesinden yana DDG 1000 programının “Conventional Prompt Strike” (CPS) hipersonik silah sisteminin ilk gemiye entegrasyonu konusunda gecikmeler yaşadığını tespit. Raporda spesifik olarak, program yetkililerinin CPS entegrasyonunun “öngörülemeyen test üretim zorluklarından” dolayı takvimin yaklaşık dokuz ay gerisinde kaldığını tahmin ettikleri belirtildi.
Bununla birlikte GAO, gelecek yıl yapılması planlanan gerçek mühimmatlı atış testinin planlandığı gibi ilerlediğini bunun “son değerlendirmemizdeki beklentilerle tutarlı olup, daha önce planlanan tarihten yaklaşık 2 yıl sonra gerçekleşeceğini” sözlerine ekledi.
USS Zumwalt (DDG 1000)Ayrıca GAO, Deniz Kuvvetleri’nin ORCA Ekstra Büyük İnsansız Denizaltı Aracı (XLUUV) programının bazı gecikmeler yaşadığını tespit. 2017 yılında başlayan programın ilk prototipi Eylül 2025’te teslim edilmişti. Ancak GAO’ya göre, geriye kalan 4 prototipin Ocak 2027’ yani denetim kurumunun geçen yıl bildirdiği tarihten yıldan daha uzun süre sonra teslim edilmesi bekleniyor.
ORCA Ekstra Büyük Sınıf İnsansız Sualtı Aracı (XLUUV)ABD Uzay Kuvvetleri
GAO’ya göre Uzay Kuvvetleri, Pentagon genelindeki tüm MTA maliyetlerinin %50’sini oluşturarak MTA yetkisinin tek başına en büyük kullanıcısı olmaya devam ediyor. Rapor, tamamı 2025 yılı boyunca takvimde aksaklıklara maruz kalmış 13 kuvvet programını kapsıyor. Sorunların birçoğu bileşen tedarik zincirlerindeki sıkıntılardan kaynaklansa denetim kurumu tarafından dizi gecikmenin kritik teknolojilerin henüz olgunlaşmamasından kaynaklandığı tespit edildi.
GAO özellikle, Yeni Nesil Sürekli Kızılötesi Gözlem – Yer Sabit Yörünge (Next-Gen OPIR-GEO) füze uyarı programının hem maliyet aşımlarından hem takvim gecikmelerinden muzdarip olduğunu ortaya koydu.
RTX tarafından üretilen sensör faydalı yükünün fiyatında “yaklaşık 340 milyon dolarlık” artış yaşanmasıyla birlikte proje “önemli maliyet büyümesi” gördü. maliyet artışını “yazılım geliştirme karmaşıklığına mühendislik zorluklarına” bağladı.
Next-Gen OPIR-GEO (Görsel: RTX)Bununla birlikte GAO, ilk Next-Gen OPIR-GEO uydusunun “planlanandan 4 ay sonra, Ocak 2026’ tamamlandığını”, ancak Uzay Kuvvetleri’nin “sıkışık fırlatma takvimi” nedeniyle en erken Ekim 2026’ fırlatılacağını belirtti. fırlatmanın başlangıçta 2025’in sonlarında yapılması planlanmıştı. GAO daha önce sıkışık fırlatma takvimi nedeniyle “herhangi entegrasyon gecikmesinin muhtemelen fırlatma gecikmelerine ek program maliyet artışlarına yol açacağı” konusunda uyarıda bulunmuştu.
GAO ayrıca, planlanan fırlatma sayısının “önemli ölçüde artacağının” öngörüldüğü programın “işgücü kesintilerine” maruz kaldığı dönemde, Uzay Kuvvetleri’nin Ulusal Güvenlik Uzay Fırlatma (NSSL) programının kapasitesiyle ilgili endişelerini dile getirdi.
Denetim kurumu, 2028 mali yılına kadar yaklaşık 50 Aşama 2 fırlatmasının 2031’e kadar sürecek olan Aşama 3 boyunca yaklaşık 85 fırlatmanın beklendiğini kaydetti. Fırlatma sayısının kadar yüksek olması, büyük ölçüde Uzay Kuvvetleri’nin alçak Dünya yörüngesindeki devasa uydu takımyıldızları (konstelasyon) planlarından kaynaklanıyor.
SpaceX Falcon 9 roketiİlgili Olarak
ABD’den insansız sistemler için yeni ofis
Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi. Uluslararası İlişkiler Savunma Sanayii araştırmacısı.