Artı Gerçek - Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları Tuncer Bakırhan, NATO Zirvesi öncesinde düzenlenen ev baskınları, gözaltılar erişim engellerine ilişkin sosyal medya platformu X üzerinden açıklama yaptı.

Hatimoğulları, son günlerde baskı politikalarının yaşamın birçok alanına yayıldığını savunarak, şunları kaydetti:

"Son günlerde adım adım genişleyen baskı rejimiyle karşı karşıyayız. NATO Zirvesi nedeniyle baskı, sokaktan akademiye, sahneden habere kadar hayatın her alanını kuşatıyor. Sibel Özbudun Temel Demirer'in gözaltına alınması, Bülent Bilmez'in görevinden edilmesi, Deniz Göktaş'ın tutuklanması, Nûmedya24, Azadiya Welat, Ajansa Welat Sendika.org'a getirilen erişim engelleri münferit değil; örgütlü sindirme politikasının parçalarıdır."

Ekonomik kriz toplumsal sorunlara dikkat çeken Hatimoğulları, "Ekonomik kriz derinleşirken, gençler geleceksizliğe, emekçiler yoksulluğa, halk adaletsizliğe mahkûm edilirken iktidarın önceliği yine değişmiyor: İtirazı bastırmak, düşünceyi cezalandırmak, hakikatin sesini kısmak. Buradan açıkça söylüyoruz: Sözden, sanattan, bilimden, basından hakikatten elinizi çekin. ülkenin ihtiyacı halkına baskı yapmak değil; demokrasi, özgürlük adalettir" ifadelerini kullandı.

'ADI KONULMAMIŞ SIKIYÖNETİM GÜNLERİ'

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek ülkede baskı politikalarının artırıldığını savundu.

Bakırhan açıklamasında, "NATO Zirvesi bahane edilerek ülke baştan başa gözaltı merkezine çevrildi. Adı konulmamış sıkıyönetim günlerinden geçiliyor. Akademisyen yazar Sibel Özbudun, Temel Demirer başta olmak üzere onlarca siyasetçi aktivist gözaltına alındı. Bülent Bilmez, sırf akademik çalışma alanı Kürtler Aleviler olduğu için görevinden atıldı. Komedyen Deniz Göktaş, yaptığı mizah yüzünden tutuklandı. Nûmedya24, Azadiya Welat, Ajansa Welat Sendika.org'a erişim engellendi. Habere, gerçeğe, farklı sese tahammül kalmadı".

İktidarın önceliklerini eleştiren Bakırhan, "Ülke ekonomik krizle, adaletsizlikle, tarımda çöküşle, gençlerin geleceksizliğiyle boğuşurken; iktidar enerjisini muhaliflere, akademisyenlere, sanatçılara, gazetecilere gözaltı düzenlemeye haber sitelerini kapatmaya harcıyor. güç değil zayıflıktır. Elinizi akademisyenlerden, sanatçılardan, gazetecilerden, muhaliflerden çekin. İnsanların bam teline basmaktan vazgeçin. ülkenin, kendi yurttaşına sıkıyönetim uygulamasına değil, demokrasiye, adalete barışa ihtiyacı var" ifadelerini kullandı. (HABER MERKEZİ)