Altkat Mimari Fotoğrafçılık’ın kurucusu Alp Eren, “Yerin Ruhu” serisinin üçüncü durağında Beyoğlu'ndaki Yapı Kredi Kültür Sanat binasını ele alıyor.

Yapı Kredi Kültür Sanat binasına Yerin Ruhu serisi kapsamında yaptığım ziyaretler, serinin önceki yapılarını fotoğrafladığım zamanlara göre daha farklı hisler uyandırdı. Oradayken aklımda canlanan kelimeler,  oraya gitmeden önce yıllar boyunca yapı etrafının bana hissettirdikleri, lise yıllarımdan yana Beyoğlu’ndaki kendi yaşadıklarım, Galatasaray Meydanı’nın siyasi atmosferi, semti ziyaret eden kişilerin sosyoekonomik çeşitliliği, yine bölgeyi yapıyı kullanmalarındaki farklı amaçlar… Bütün saydıklarım, setin başlığı olarak “kimlikler” ismini çağrıştırdı.

İktidar, halk, ezen, ezilen, kaybeden, kaybedilen, kazanan, zengin, yoksul, izlenen, izleyen, bekleyen, gezen, şeffaflık, gizlilik, abluka, geleneksel, modern, hafıza, meydan, arka sokaklar, kucaklama, sevgi, sevgisizlik…

Bütün alt kimliklere kimliklere dair yerlere duygulara yapıda etrafında şahit oldum. Çekim süreci boyunca ben kimlikler arasında geçişler yaşadım. Fotoğraf makinem, kimi zaman pencerelerden gözetleyen gizli göz, kimi zaman insanların tam ortasında durup etrafa bakan görünür nesneydi. Akdeniz Heykeli’nin kucaklama sevgi temasını oradan geçenlerle buluşturan şeffaf cephe, tezat olarak aynı cephenin polis ablukasında olması yapının cephesinin ritmik pencereler donuk iktidarı çağrıştırması setteki kimlik geçişlerine örnek oluşturdu.

Geçen zaman politikalarla şekillenen hayatlarımızı yapı etrafında olup bitenler üzerinden yansıttığım seti ortaya çıkardım.