İstanbul Sarıyer'deki Özel Açı Ortaokulu'nda İngilizce öğretmeni olarak görev yapan trans öğretmen Zoe Lila'nın iş sözleşmesi, hedef göstermesinin ardından yenilenmedi. Okul yönetiminin velilere yönelik düzenlediği "Cinsel Kimlik Gelişimi" semineri öğrencilerle ılan uyum sürecinin hedef gösterilmesinin ardından işten çıkarılan Zoe Lila, yaşadıklarını Bianet'ten Tuğçe Yılmaz’a anlattı.
Marmara Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü mezunu olan Zoe Lila, yaklaşık beş yıl görev yaptığı Özel Açı Okulları'nda beden uyum sürecini okul yönetimiyle birlikte pedagojik ilkeler doğrultusunda planladıklarını söyledi. Öğretmenlere, öğrencilerine velilere süreci aşamalı olarak aktardığını belirten Lila, okul yönetiminin süreçte uzman görüşü aldığını, öğrencilerle yaptığı kısa açıklamanın ardından ise birçok veli öğrenciden destek gördüğünü ifade.
Lila, beden uyum sürecini okul yönetimiyle birlikte planlayarak öğrenciler velilerle tı. Okul çevresinden destek gördü ancak Lila, kimliğini açıkladıktan sonra birkaç gün boyunca derslerine devam ettiğini, öğrencilerinin yeni ismine alışmaya çalıştığını okulda doğal uyum süreci yaşandığını söyledi. Ancak daha sonra iktidara yakın bazı medya organlarında kişisel bilgilerinin fotoğraflarının yayımlandığı haberlerle hedef gösterildiğini belirten Lila, "Haberi bana okulda gösterdiler. Kişisel bilgilerimin, eski yeni ismimin, fotoğraflarımın yer aldığı korkunç haberdi. Fotoğrafım sınıf grubunda bulunan kareydi. öğrencinin yer aldığı fotoğraf kesilerek servis edilmişti. Bunu okul içinden biri dışında yapabilecek birinin olduğunu düşünmüyorum.".
Lila Meclis gündeminde
Halkların Eşitlik Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Özgül Saki, Lila’nın yaşadığı hak ihlallerini Meclis gündemine taşıdı.
Saki, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Zoe Lila’nın cinsiyet uyum süreci kapsamında hukuki olarak cinsiyet hanesi kaydını değiştirdiğini görevini sürdürdüğünü belirtti.
gelişmenin ardından Milli Eğitim Bakanlığı’nın okul hakkında soruşturma başlattığını söyleyen Saki, okulda düzenlenen toplumsal cinsiyet, kimlik kapsayıcılık temalı bazı etkinliklerin soruşturma kapsamına alındığını hatırlattı. Kamu makamlarının denetim gözetim yetkisini hukuka bağlılık, ölçülülük, eşitlik ayrımcılık yasağı ilkeleri çerçevesinde kullanmasının anayasal zorunluluk olduğunu vurgulayan Saki, Anayasa’nın 10. maddesine dikkat çekti.
Saki, idarenin benzer durumda bulunan kişiler arasında nesnel makul neden olmadan farklı işlem yapamayacağını belirterek, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelerin devlete eğitim alanında ayrımcılığı önleme kapsayıcı ortam sağlama yükümlülüğü getirdiğini söyledi.
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin özel hayatın korunması ayrımcılık yasağına ilişkin maddelerini hatırlatan Saki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin cinsiyet kimliği cinsel yönelim temelli ayrımcılığa ilişkin içtihatlarına işaret.
Saki, kamuoyuna yansıyan haberlerde “rezalet”, “sapkın”, “tehdit” “uygunsuzluk” gibi ifadeler kullanılarak LGBTİ+ varoluşların hedef gösterildiğini söyledi.
Trans kimliğin tek başına denetim ya soruşturma gerekçesiymiş gibi sunulduğunu belirten Saki, trans veya LGBTİ+ olmanın hukuka aykırı olmadığını vurguladı.
Eğitim kurumlarının öğrencileri çalışanları ayrımcılıktan korumakla yükümlü olduğunu ifade eden Saki, idari süreçlerin nefret söylemi politikaları üzerinden değil, somut hukuken tanımlanabilir eylemler temelinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Saki, bunun hem hakların korunması hem kamu kurumlarına duyulan güven açısından önem taşıdığını belirtti.
: bianet.