Emre Özcan'ın "Bodrum Değirmenburnu Tarihi Yel Değirmenleri Yakın Çevresi Fikir Projesi Yarışması" için tasarladığı proje, eşdeğer mansiyon ödülü kazandı.
Proje Raporu:Değirmenburnu, Bodrum kıyısında, sekiz tarihi yel değirmeni harabesini taşıyan kademeli burundur. Burun, sürekli kamusal açık alan olarak korunmaktadır. Araç erişimi haremtan sokak bağlanan otopark aracılığıyla sonlandırılmakta tasarım alanı tümüyle yayalaştırılmaktadır. Denize vista veren noktaların kent merkezi tarafına silüet veren değirmenlerin çevresi açık bırakılmaktadır.
Değirmenburnu, prehistorik yerleşimden antik Halikarnassos, Roma-Bizans izlerine, Osmanlı’nın üretim peyzajına bugüne uzanan katmanların üst üste okunduğu kıyı parçasıdır. Proje burnu sürekliliğin son halkası olarak ele alır; var olan tarihsel katmanları görünür erişilebilir kılan kamusal açık alan kurgusu oluşturmaktadır.
Yerleşim kurgusu iki belirleyici eksen üzerine oturur. Birincisi, ufkun baskın tarihsel odağı olan Bodrum Kalesi’ne yönelen bakış eksenidir; vista analizinde okunan hakim yönelim, kamusal alanın ana eksenini tanımlar burnun kent merkezi ilişkisini tanımlar. İkincisi, alanın iklimsel kimliğini belirleyen hakim rüzgar eksenidir; açık korunaklı bölgeler, yaya omurgası toplanma alanları rüzgar yönüne göre düzenlenir. iki eksenin kurduğu ortogonal düzen, antik kentin planlı ızgara dokusuna gönderme oluşturur. Kademelerin, omurganın kamusal zeminin geometrisi, antik düzeni taklit etmeden yeni katmanı alanın tarihsel belleği ilişkilendirir.
Kamusal alan, eksenlerin kesişiminde tarihsel katmanları referans alarak biçimlenir. Arazinin kademeli topoğrafyası dolaşımı toplanmayı örgütleyen mekansal omurgaya dönüşür. Sekiz değirmen, omurgayla bağlanan odak grubu oluşturur. Kapalı program araziye gömülerek kütlesi, ufka karşı okunan tarihi silüetin altında tutulur. Böylece alan, yeni yapı topluluğu olarak değil, korunan taş gövdeler onları çevreleyen peyzajla okunmaya devam. Sekiz değirmenin oluşturduğu silüet baskın öğe olarak korunur. Toplanan yağmur suyu ise tarihi sarnıça yönlendirilerek su, alanın belleği yeniden ilişkilendirilir.
Proje, Değirmenburnu’ndaki sekiz yeldeğirmeni harabesinin kabuklarına dokunmadan varlıklarını güçlendirmek amacıyla kurulur. Her kabuğun içine, kendi kendini taşıyan tarihi duvara yük bindirmeyen yeni strüktür yerleştirilir. strüktür kabuğa yanal destek sağlamlaştırma sağlarken, aynı zamanda yeni işlevleri taşıyan omurga olarak çalışır. Böylece harabe, atıl kalarak çürüme belekten silinme riskine terk edilmek yerine, çağdaş işlev kazanarak esnek kullanımlara ev sahipliği yaparak yaşatılır. Ölçek işlev farkı nedeniyle iki tip strüktür geliştirilmiştir.
Strüktürleri tamamlayan germe kumaş elemanlarda iki farklı rol üstlenmektedir. Tip 1 örtü, kaybolan bez yelkenin soyut yorumu olarak gölge kanopisi, tip 2 ise sırtın sürekli rüzgarını yapan değirmen içinde doğal havalandırmaya katkı sağlayacak rüzgar yakalayıcı olarak kullanılmaktadır.
Projenin yerin ruhuyla kurduğu ilişki, biçim ya yüzey göndermesi olarak değil, ziyaretçinin saha boyunca tek tek kurduğu dizi ilişki olarak tariflenir. Burnu yüzyıllardır tanımlayan birkaç değişmez vardır: değirmenleri zamanlar döndüren hakim rüzgar, denize uzağa açılan ufuk, sahanın toprağında biriken su duran üretimin belleği. Tasarım, öğeleri yüzeylerde temsil etmek yerine rota boyunca dağıtır; böylece ziyaretçi her birine sırayla rastlar yerin ruhu anlatılarak değil, hareketle kullanımla deneyimlenerek kavranır. Ziyaretin tümü iki uç arasında gelişir: rüzgarla başlar, bakışla biter. iki uç arasında kalan katmanlı zemin, bitki örtüsü, su harabeler, sürekli okunabilir şekilde kat edilir.
günlük gezi boyunca kullanıcı, sahayı tanımlayan öğelerin içinden geçer her durakta bunlardan biriyle yeni ilişki kurar; gezi tamamlandığında saha, yalnızca bakılan manzara değil, içinden geçilerek deneyimlenmiş yer olarak belleğe yerleşir.
Ziyaret, arazinin alt ucundaki otoparkta başlar; ziyaretçi henüz hiçbir yapıya varmadan, girişte rüzgar bahçeleri karşılanır. Meltemle birlikte salınan kurağa dayanıklı süs otlarının arasında kurulan ilk temas, kullanıcının sahayla kurduğu ilk ilişkiyi doğrudan rüzgar üzerinden tanımlar. zamanlar değirmenleri çalıştıran kuvvet, ziyaretin henüz eşiğinde bedensel deneyime dönüşür. Yürüyüş, sahanın tarihi sarnıcında konumlanan tanıtım mekanına ulaşır. Burada ziyaretçi sahanın su rüzgar altyapısna dair ilk bilgileri alır rotaya hazırlanır. Böylece girişte rüzgarla kurulan ilişkiye su eklenir ziyaretin iki temel öğesi daha en başta yan yana konur. Rota buradan, araziye gömülü ziyaretçi merkezinin arkasındaki meydana açılır. Meydan bağlanan botanik gözlem alanı ziyaretçi için yerel bitkiler daha yakın temasını sağlayacak durak noktası oluşturur. noktada kullanıcının ilişkisi rüzgar sudan zemine, sahanın kendi florasına kayar, aynı örtülü alan, meydanı tanımlayan yarı açık saçak belirli günlerde kermes-el işi pazarı gibi farklı etkinlikler düzenlenerek bambaşka yoğunluk kazanır. Meydanın hemen ardından gelen etkinlik alanı açık programsız toplanma zemini olarak çalışır. Gün içinde dinginken, akşamüstü müzik etkinlikleriyle canlanır. Ziyaretçi ilk istasyonları geçtikten sonra sahanın omurgasını oluşturan sürekli yürüyüş hattına çıkar gezi, burundan yukarıya doğru kademelenerek gelişmeye başlar.
Botanik şerit boyunca yükselen rota, geniş hafif eğimli açık alana ulaşır. Burada rüzgar ikinci kez, kez çalışan kuvvet olarak değil, gündelik kullanım olarak öne çıkar. Çocuklar uçurtma uçurur, aileler kenarda oturur ziyaretçi, sahanın baştan beri taşıdığı rüzgarla kez oyun üzerinden yeniden ilişki kurar. Yürüyüş, seyir köprüsü promenad boyunca daha yukarı taşınır, peyzaj basamakları teraslar arasındaki kot farklarını çözerek ziyaretçiyi sırtın üst kotuna çıkarır. üst kotta değirmenler dizi olarak okunmaya başlar. Ziyaretçi kimi kabuğa içine girmeden bakar, dokunulmadan bırakılmış kabuklarda kurulan tarihsel sergi, değirmenin özgün halini mekanizmasını görünür kılar, böylece kullanıcı üretimin durmuş anını doğrudan okuyabilir. Kimi kabuğa ise girer çağdaş kullanım içinde dolaşır. sergi mekanı, fırın, ziyaretçilerin bıraktığı aldığı kitaplarla kendini yenileyen kitaplık, önceden randevuyla kullanılan toplu yada bireysel çalışma atölyeleri. Ziyaretçi noktada iki zaman arasında gezinir. Dokunulmamış kabukların durdurulmuş, sessiz zamanı yeniden işlevlenmiş kabukların canlı kullanımı. Birinde yüzyıl önceki üretimin izini okurken, birkaç adım ötede başkasının bugünkü kullanımına tanık. Özgün hal çağdaş müdahale, sahanın aynı hattı üzerinde yan yana deneyimlenir. yan yanalık, ziyaretçiyi geçmişe bakan seyirci olmaktan çıkarıp, geçmişin kabukları içinde bugünü kullanın katılımcıya dönüştürür. Tırmanış, panoramik terasta en büyük değirmenin tepesindeki seyir terasında doruğuna ulaşır. Rota burada ikinci ucuna, bakışa varır. Ziyaretçi noktadan Bodrum kalesine körfeze açılan ufku izler. Sahayı başından beri tanımlayan açıklık, gezinin sonunda ödül olarak kazanılır. Fotoğraf çekimi manzara izleme kotta yoğunlaşır gün batımında teras, oturma basamaklarıyla birlikte dolar.