Kitap incelemeleri konusunda kendimi hâlâ net amatör olarak görsem türün sıkı takipçisi olarak sıradaki yeni esere kayıtsız kalamadım. Sevgili yazar Batuhan Tunçdemir’in incelemem için bana ulaştırma nezaketinde bulunduğu Dördüncü Togan, ilk bakışta klasik fantastik macera gibi görünse derinde Türk kültürü Türk mitolojisini işleyen nadir yapımlardan.
Fantastik edebiyat okurları olarak uzun zamandır batı mitolojilerinin, Kelt efsanelerinin ya Anglosakson şablonlarının birbirini tekrar eden döngülerinden biraz yorulmuştuk. Ne zaman yeni yerli fantastik kurgu görsek, içimizde hep “Acaba sefer kendi topraklarımızın puslu, gri zengin tarihini hakkıyla işleyen, yerel motifleri evrensel fantezi diliyle yoğuran eserle karşılaşacak mıyız?” sorusu uyanır. İşte tam arayışın ortasında, Batuhan Tunçdemir’in Kırmızı Kalem Edebiyat etiketli ilk romanı Dördüncü Togan, fantezi raflarındaki büyük boşluğu doldurmaya aday, son derece iddialı katmanlı epik fantezi olarak karşımıza çıkıyor.
390 sayfalık hacimli roman, bizi fantastik edebiyatın ezberlenmiş sınırlarının dışına davet ediyor. Orta Çağ Anadolu coğrafyasının sert iklimini, Selçuklu Doğu Roma (Bizans) esintilerinin politik entrikalarıyla birleştiren yazar; karanlık, mistik çatışma dolu dünyayı ilmek ilmek işliyor.
Dördüncü Togan’ın en büyük başarısı, siyah-beyaz “mutlak iyi mutlak kötü” savaşından ziyade, her biri kendi haklı sebeplerine, ideolojilerine çıkarlarına sahip fraksiyonlar üzerinden inşa ettiği dinamik dünyasıdır. Kitabın evreninde dengeleri elinde tutan üç ana güç odağı göze çarpıyor:
Klasik fantezi kurgularındaki göçebe veya tek boyutlu “barbar” klişelerini tamamen yıkan fraksiyon, töreye, askeri disipline, liyakate sınırsız bozkırların sert kurallarına dayanıyor. Sınırları zorlayan dinamik yapılarıyla evrenin fiziksel askeri gücünü temsil eden Bozkır Beyleri, hayatta kalma mücadelesini sadece kaba kuvvetle değil, kendilerine has stratejik akılla yürütüyorlar.
2. Elakios SenatosuTarihsel Bizans’ın meşhur saray entrikalarını, koridor diplomasisini, bürokratik dehlizlerini gizli suikastlarını fantastik dünyaya taşıyan. Gücü ellerinde tutmak için kılıçtan ziyade kelimeleri, ittifakları politik zekayı kullanıyorlar. Sınır boylarındaki askeri hareketliliğe karşı sarayın soğuk mermerleri arkasından dünyayı yönetmeye çalışan, yozlaşmış ama kadar zeki bürokratik mekanizmayı temsil ediyorlar.
3. Vael Marrus Hündarları MedreseleriKitabın şüphesiz en özgün üzerinde durulması gereken mistik unsuru. Batılı fantastik kurgulardaki parıldayan asa büyüleri veya klasik büyücü akademileri yerine; Doğu’nun medrese kültürü, tasavvufi disiplini batıni derinliğiyle harmanlanmış metafizik sistemi var karşımızda. medreselerde öğrencilere fiziksel dünyayı bükmek değil, doğrudan “ruhlara hükmeden sözler” öğretiliyor. Dilin, sesin kelimelerin mistik birer silaha dönüştüğü büyü sistemi, esere entelektüel felsefi derinlik kazandırıyor.
Karanlığın Sabrı “Dördüncü” Togan Kehanetinin AnatomisiRomanın felsefi tematik omurgası, eserin ana mottosu olan derin cümle etrafında şekilleniyor:
“Bazı isimler unutulur. Bazılarıysa çağları bekler.”
Yazarın kurduğu dünyada “karanlık” alelade canavar ordusu ya hemen saldırmak isteyen aceleci kötü figür değildir. Aksine, buradaki karanlık binlerce yıl sabretmeyi öğrenmiş, pusuda bekleyen, zamana yayılmış sinsi kozmik güçtür. Ruh yiyen kralların devrilmesinin üzerinden geçen binlerce yıllık barış unutuş döneminin ardından, Yakut Ormanı’nda dökülen kan Galaz Dağları’nda uyanan eski korku, bizi doğrudan kitabın ismine merkezindeki gizeme götürüyor: Dördüncü Togan. İsmindeki “Togan” (Türk mitolojisinde lehçelerinde doğan, yırtıcı kuş, şahin) vurgusu bunun başına gelen döngüsel “Dördüncü” sıfatı, anlatıya mitolojik derinlik katıyor. isimlendirme okuyucuya kader, kaçınılmazlık özgür irade çatışmasını ciddi şekilde sorgulatıyor. Tanrıların dünyayı terk edip sürgüne gittiği, insanlığı kendi karanlığıyla seçimleriyle baş başa bıraktığı puslu evrende; Ankaların hüküm vakti yaklaşırken Dördüncü Togan kurtarıcı olacaktır, yoksa geçmiş üç Togan’ın yarım bıraktığı mirası tamamlayarak döngüyü tamamen yok edecek nihai yıkım getirecektir? Hikaye boyunca sorunun izini sürmek, kitabın en büyük sürükleyici gücünü oluşturuyor.
Edebi Üslup, Atmosfer Genel DeğerlendirmeBatuhan Tunçdemir, ilk romanı olmasına rağmen oldukça olgun, atmosfer yaratma gücü yüksek, acele etmeyen ağırbaşlı dil tercih etmiş. Kitapta seçilen arkaik terimler, unvanlar, coğrafi isimler mekan tasvirleri birbirini kadar organik şekilde besliyor ki, okuyucu kendini süre sonra puslu, soğuk tehlikeli Orta Çağ atmosferinin içinde buluyor.
Karakterlerin ahlaki olarak gri alanlarda gezinmesi, politik manevraların havada uçuşması mistik altyapının tutarlılığı, Dördüncü Togan‘ı salt macera/aksiyon romanı olmaktan çıkarıp üzerine uzun uzun düşünülecek katmanlı epik fanteziye dönüştürüyor. Eğer masaüstü rol yapma oyunlarında (FRP) yerel motiflerle süslü, entrika dozu yüksek, ahlaki sınırların flulaştığı karanlık fantezi atmosferine sahip dünyaları keşfetmeyi seviyorsanız; kütüphanenizde yerli esere kesinlikle yer açmalısınız. Türk fantastik edebiyatının tarz cesur, ayakları yere basan, tarihi kültürel mirasımızdan beslenen özgün adımlarla büyümesi umut verici.