Artı Gerçek - CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM' düzenlediği basın toplantısında, Meclis'e sunulması beklenen "çerçeve yasa" CHP hakkındaki mutlak butlan davasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Çerçeve yasa taslağına ilişkin konuşan Emir, metnin içeriğinin hazırlık sürecinin belirsiz olduğunu belirterek, "Kimin getirdiği, kimin hazırladığı, kimin kime verdiği henüz belli olmayan çerçeve yasayla ilgili bugün yorum yapmamız olanaklı değildir".

CHP'nin demokratikleşme konusunda ilk günden beri aynı noktada durduğunu ifade eden Emir, "Vatandaşların vicdanının kabul edeceği, 86 milyonun içine sineceği sürecin yanında oluruz. Ancak hukuk devleti demokratikleşme adımları eş zamanlı atılmadan yürütülen süreci doğru bulmayız" diye konuştu.

Emir, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'tan CHP Genel Başkanı Özgür Özel'e zamana kadar herhangi görüşme talebi gelmediğini söyledi.

CHP'ye ilişkin mutlak butlan kararının temyiz sürecini değerlendiren Emir, Bölge Adliye Mahkemesi'nin dosyayı 56 gün beklettiğini belirterek,"Amaç CHP'yi tartıştırmak, bölünmüş görüntüsü oluşturmak bunun üzerinden siyasi hesap yapmaktır. davanın hiçbir aşamasında hukukun kırıntısı dahi yoktur" ifadelerini kullandı.

ÇERÇEVE YASA TARTIŞMALARI

Emir'in açıklamaları şöyle:

“Bizim pozisyonumuzu netleştirmemiz için çerçeve yasanın içeriğinin netleşmesi gerekir. Çerçeve yasanın içeriğini bırakın, sahibinin kim olduğu dahi henüz belli değildir. Dolayısıyla kimin getirdiği, kimin hazırladığı, kimin kime verdiği, kimin kimle, nerede görüşeceği henüz belli olmayan çerçeve yasayla ilgili bizim bugünden yorum yapmamız akıl dışıdır, olanaklı değildir. Ama bizim pozisyonumuz ilk günkünün aynısıdır. Biz CHP olarak gün geldiğinde, günün koşullarındaki kimliğimizle ama bizler olarak Türkiye' terörün kalıcı biçimde bitmesi için demokrasi için hukuk devleti için komisyona başlarken ne dediysek hala aynısını söylüyoruz. Tarihin doğru tarafında durmayı elbette ki öncelikliyoruz. Ama böylesine komisyon raporu yazarken ‘Herkesi oturtalım, şeffaf olalım, açık olalım, herkesi işin paydaşı yapalım’ diyen anlayışın bugün nerede, nasıl, kiminle, hangi içerikte görüştüğünü bilmediğimiz neler getireceğini öngöremediğimiz süreci bize dayatmasını doğrusu en azından usul açısından doğru bulmayız. Umarım ki usul eksiklikleri tamamlanır. saate kadar Sayın Meclis Başkanı’ndan Sayın Genel Başkanımıza dönük olarak randevu talebi olmamıştır. Ama şunun altını çizmek isteriz: Elbetteki terörün kalıcı biçimde bitirilmesine dönük olarak vatandaşlarımızın vicdanının kabul edeceği, 86 milyonun içine sindireceği süreci elbetteki yaşama geçirmeliyiz. Ama komisyon raporumuzda komisyon sürecimizde ısrarla söylediğimiz gibi muhataplarımızın kabul ettiği gibi demokratikleşmeyle ilgili, hukuk devletinin güçlendirilmesiyle ilgili gereken adımların eş zamanlı olarak atılacağına dönük orada herkes, tüm partiler kendini bağlamıştı. Dolayısıyla meseleye oradan yaklaşılması lazım. Ama ‘Hukuk devletini bırakın, her gün belediyeye operasyon yapalım, herkesi tutuklayalım, partinizi böylesine süreç içine sokalım, her türlü çelmeyi atalım. Ama yerlerle anlaştık. Hadi buyurun gelin.’ Bunu tutarlı, demokrasiye barışa hizmet edecek tavır gibi değerlendirmediğimizi ifade etmek isteriz.”

CHP’li Emir, “Meclis Başkanı’ndan bugüne kadar görüşme teklifi gelmemesini nasıl değerlendiriyorsunuz” sorusunu ise şöyle yanıtladı:

“Biz komisyon raporunu yazdık. Komisyon raporunu bağladık. Hatta komisyonun son toplantısında sözlerim olmuştu benim: ‘Lafta rafta kalmasın.’ Gerçekleşsin diye her defasında ısrarla siyasi iktidara seslendik. Ama ondan sonrasında, biz sürecin yerinde değiliz. Dolayısıyla kim kiminle, ne zaman, nasıl görüşür, nasıl görüşmek ister? konuda yorum yapamam. Kendilerine göre planlamaları vardır muhtemelen.”

MUTLAK BUTLAN DOSYASI YARGITAY’

Murat Emir, CHP'ye mutlak butlan kararının ardından yapılan itirazla ilgili Yargıtay'dan karar çıkmamasına ilişkin, değerlendirmede bulundu:

"Biz bize karşı açılan mutlak butlan davasının bizim yerel seçimlerdeki zaferimizden sonra, yaklaşık kurultaydan buçuk yıl sonra açıldığının altını çizerek siyasi kumpas davası olduğunu, CHP’nin yükselişini başka türlü durduramayacaklarını fark ettiklerini aynen cumhurbaşkanı adayımıza, belediye başkanlarımıza saldırdıkları gibi hukuk görüntüsü altında partimizin kurumsal kimliğine saldırdıklarını söylemiştik. Hukuksuz, yetkisiz, görevsiz mahkeme, olmayan kanun maddesinden, uygulamayacak kavramı uydurdular. Amaç CHP’yi tartışmaya, çatışmaya, ayrışmaya sürüklemek bunun üzerinden kendi koltuklarını garanti altına almak. Biz her türlü hukuki mücadeleyi verdik. Hukuk çıkmayacağını bile bile verdik. Görevimizi yaptık. Görevimizin gereği olarak BAM’ savunmalarımızı yaptık. kararı 56 gün kendi uhdesinde tutarken ‘Gönder artık kararı. Yargıtay kararı bekliyor. Aylardır çalışıyorlar. Türkiye'nin en önemli davası. Oradaki hakimler son derece deneyimliler. Dosyayı zaten biliyorlar. Tedbir kararı hiçbir şekilde esas kararın yerine geçemez. Esas kararda talep edilen zaten Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin oraya tekrar gelmesi. Tedbiren sen bunu yaparsan tedbir esas karar yerine geçmiş. Böyle tedbir olmaz. Sırf açıdan bile hukuku yerle etmektir’ dediğimizde beklediler.

'AMAÇ CHP’Yİ TARTIŞTIRMAK'

Adli tatile iş günü kala BAM’daki düğmeye bastılar dosya Yargıtay’a geldi. Yargıtay isteseydi bunu görüşebilirdi, bunu çok iyi biliyoruz. Ama onlar Türkiye' yaşıyorlar. BAM başkanının kimden aldığı cesaretle dosyayı 56 gün tuttuğunu, düğmeye basmamak için raporlar aldığını, ipe un serdiğini, cesareti kimden aldığını çok iyi bildikleri için oralara birebir bağlı oldukları için, Türkiye' artık yargı bağımsızlığından, hakim teminatından, yargı tarafsızlığından, mahkemelerin hiçbir kurum kişiden talimat alamayacağı hükmünden bahsedemeyeceğimiz için onlar çekindiler. Eylüle kaldı. Bitmez, eylülde bitirmezler. CHP’yi tartıştırmak, akşama kadar CHP’yi tartışacaklar. Akşama kadar ‘Bölündüler, bölünüyorlar’ diyecekler. Akşama kadar yalan senaryolar çizecekler. bunun üzerinden kendi kara düzenlerini yürütecekler. Biz buna izin vermeyeceğiz. dava sürecinin hiçbir aşamasında hukukun kırıntısı dahi yoktur. Sonuna kadar süreçleri takip ederiz, sonuna kadar üstümüze düşeni yaparız ama oradan hukuk çıkmayacağını çok iyi öngörebiliriz. gün karar gelecek. Ama hepinizin bildiği gibi geç gelen adalet, adalet olmayacak.”

Emir, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı. “Özel’in son grup toplantısını yapacağı konuşuluyor. Yeni parti için kuruluş dilekçesi hangi tarihte verilecek” sorusuna, “Bizden duymadığınız hiçbir şey gerçek değildir. Konuşmaya yetkili olanlar bellidir. Sayın Genel Başkanımız yarın olağan grup toplantısını yapacaktır. olağan grup toplantısında elbetteki süreçle ilgili kendi değerlendirmelerini yapacaktır. Ama önümüzde sizlerle acağımız tarih en azından bugün için söz konusu değildir” yanıtını verdi. (POLİTİKA SERVİSİ)