hafta dikkat kesildiğimiz yeni müzikler: Eartheater, Helado Tropical, Steve Lacy, Yard Act, Tricky, Lido Pimienta, Hercules & Love Affair, Cinder Well, Arab Strap dahası.
Taze yayımlanmış albüm teklilerden hazırladığımız güncellenen çalma listemiz sizi bekliyor. Buradan ulaşabilirsiniz.
HAFTA DİNLEMEDEN GEÇMEYİN:Eartheater – Heavenly Body: If I’m The Bottle You’re The Message(Chemical X / Because Music)
New York merkezli besteci, prodüktör vokalist Alexandra Drewchin, namıdiğer Eartheater’ın diskografisi belirsizliklerle, katmanlı metaforlarla türler arasında dolaşan üretimlerle örülü. Art pop, trip-hop, ambient pop oda müziği etkilerini araya getiren altıncı stüdyo albümü, bugüne kadarki en kişisel çalışması. Kızının doğumundan sonra yazılmaya başlayan albüm, anneliği romantize etmek yerine bedenin geçirdiği dönüşümü, acıyı şefkati hiç mesafeli olma derdine girmeden kurcalıyor. Dave Sitek, Nosaj Thing Oklou gibi isimlerin katkıları mevcut. C.K.
ALBÜM: Swapmeet – Mount Zero
(Winspear)
Swapmeet’in ilk albümü Mount Zero, gençlikten yetişkinliğe doğru savrulurken olanları kurcalayan gitar albümü. Melbourne çıkışlı dörtlünün 90’lar alternatif rock’ı, slowcore shoegaze arasında dolaşan şarkıları tüm etkileri sanki pastel tonlarla yeniden boyamış. Albümün büyüsü biraz sonraki şarkıda neyle karşılaşacağınızı asla bilememeniz. Venus ’Broin Jack Medlyn’in paslaştığı vokaller bilinmezliği beslerken; her parça başka ihtimali deniyor, hiçbir türün içinde uzun süre kalmıyor. Bazen folk şarkısı gibi başlayıp gürültüye teslim oluyor, bazen tam tersini yapıyor. Mount Zero‘nun en keyifli yanı hiçbir fikre fazla tutunmaması; sürekli yön değiştirse baştan sona doğal akan bütün kurması. T.Ö.
TEKLİ: Fenne Lily – Thank You Sorry
(Nettwerk)
İngiliz müzisyen Fenne Lily dördüncü stüdyo albümü Win Win için kolları sıvamışken, albümden tekli daha dinleyiciye ulaştı. “Thank You Sorry” albümünün ilk teklisi “Uh Huh” gibi müzisyenin içe dönük yolculuğa çıkıp geçmişindeki biriyle hesaplaşmasını konu alıyor. Müzisyenin seneler içinde yarattığı folk esintili dünyası şarkıda gitar ağırlıklı çizgide devam ediyor. Eski ilişkisinden verdiği çok spesifik detaylar ilginç şekilde parçayı dinleyiciye daha yakın ulaşılabilir kılıyor. “Daha spesifik olan daha evrenseldir” yargısının kulağa güzel tınlayan örneği. E.Ö.
ALBÜM: Cinder Well – A Blooming Body
(Hen House Studios)
Cinder Well yeni albümünde karanlığa hem müzik hem söz düzeyinde şiirsellikle yaklaşıyor. Müziğiyle çevremize hem yanıt hem ondan kaçış sunan müzisyen, “Geleneksel olarak şiirsel görünmediğinde bile etrafımdaki dünyayı betimlemeyi denedim.” diyor; “etrafımızdaki dünyanın… dünyanın ne kadar ağır olduğunun” sessiz kazısı. Cinder Well, şarkılarında inanılmaz incelikli enstrümantasyonlar kadar sessizliğe yer veriyor. Önceki albümlerinden farklı olarak yalnızca yazım sürecinde değil; prodüksiyon miks süreçlerinde aktif olan Amelia Baker, projeye yaklaşımını kendi sözleriyle şöyle anlatmış: “Müziğe mümkün olduğunca canlılık katabilmek için gitar vokalin ilk kayıtlarını hücum (canlı) olarak yapmaya gayret ettim. Düzenlemelere gelince, farklı türde enstrümanlar müzisyenler dâhil ettim. Geçmişte melodilerin çoğunu keman etrafında kurardım, ancak albümde melodik enstrümantal bölümlere üflemeliler, synthler, e-bow eğlenceli dokular yön veriyor.” E.Ö.
TEKLİ: Mike D – Crypto(Capitol)
Beastie Boys’un kurucu üyelerinden Mike D, yeni projesi 5D yaklaşan ilk solo albümü Thank You‘dan dördüncü tekliyle karşımızda. Her daim şekil değiştirmeye meyilli 5D’nin kadrosu Eddie Milo Ruscha, Will Graefe Mike D’nin oğulları Skyler Davis Diamond’dan oluşmakta. “Crypto”, hip hop iskeletini canlı davullar, kirli gitar tonları vintage dokularla genişletirken ortaya jam session hissi çıkıyor. Distortion’a batırılmış Mike D vokalleri tabii ki B-Boys mirasını akla getiriyor ama özellikle son düzlükteki “All these people in your ear, they’re in your ear” cümlesi zihninizde bol bol yankılanacaktır. C.K.
HAFTANIN DANSI:
Hercules & Love Affair – Danseur Part One (Stratasonic)
Techno disco müzikleri daha karanlık şekilde kullandığı, görüntüleri, sesleri âşık birinin hissettiği özgüven, coşku, umut, mücadele, kaybolma gibi hikâyeleri birbirine karıştırıp, dans pistine taşıyarak kutlamayı seçen Hercules & Love Affair Hips & Lips birlikteliğinden ortaya çıkan Danseur, iki bölümlük projenin ilk kısmı. 4 parçadan oluşan EP, yaşamın içinden aldığı ilhamla salına salına dans edebilmeyi mümkün kılıyor. Ş.Ö.
ALBÜM: Yard Act – You’re Gonna Need a Little Music
(Island Records)
Yard Act üçüncü stüdyo albümlerinde janrlara modlara sıkışıp kalmıyor, âdeta canlarının istediği her şeyi istedikleri kalıpta sunuyor. Grup post-punk kökünü kaybetmemiş elbet ama Britpop’un biraz laubali, biraz kendini miş hali yer yer daha karanlık rock parçaları veya albüme ismini veren “You’re Gonna Need a Little Music” gibi biraz daha popa çalan, sıcak seksi anlar mevcut. Dünya kaos içindeyse, yeni Yard Act albümü neden buna ayak uydurmasın? E.Ö.
TEKLİ: Beck – In The Night(Illiad Records / Capitol)
Beck’in uzun zamandır eski heyecanında uzak olduğunu söylesek çok yalan olmaz herhalde. Uzun yıllar ortamdaki, yeni deneylere en korkusuz yaklaşan isimlerden olan Beck’in son 10 yıldaki işleri biraz tekrara girmiş yavanlaşmıştı. Şimdi 18 Eylül’e randevu verdiği yeni albümü Ride Lonesome kariyerinde her zaman özel yer ayırdığı folk / blues denemelerinden birini daha sunacak. Aynı damardan yine 1998 tarihli Mutations, 2002 tarihli harika Sea Change 2014’ten Morning Phase’deki ekibiyle tekrar araya geliyor. Prodüksiyonda duayen Nigel Godrich’in ağırlığı hissediliyor. aralar favori gitarcılarımızdan Blake Mills şarkıda yer alıyor. Beck’ten kariyerinin noktasında fazla oyunbaz şeyler beklemek çok gerçekçi değil sanırız. yüzden yeni işinin tarzı zamanlaması güzel. Takipteyiz. Şarkının Denis Lavant’lı klibine buradan ulaşabilirsiniz. U.Ç.
TEKLİ: Arab Strap – Glamour Magick(Rock Action Records)
90’ların ikinci yarısında İskoç indie rock camiasının önemli figürlerinden olan Arab Strap, 2021’ 16 senelik aradan sonra müzik yayımlamaya geri dönmüştü. Sonraki 2024’te gelen iki albüm çok iyi eleştiriler almıştı. 4 Eylül’e tarihlenen yeni albüm Half-Told Tales’in üçüncü teklisi ilk ikisi gibi oldukça dinamik, Aidan Moffat’ın ağır aksanlı ikna edici spoken-word vokali çok keyifli çalışma. İnsanların gençleşme çabalarını biraz karanlık ruh hâliyle ele alan şarkı Public Image. Primal Scream havalarına yakın. Övgüler devam edecek gibi, ıskalamayın deriz. U.Ç.
TEKLİ: Jess Williamson – Goodbye to All That(New West Records)
Jess Williamson, 9 Ekim’ yayımlanacak yeni albümü A Mile South of Heaven‘ı “Goodbye to All That” duyurdu. Joan Didion’ın aynı adlı denemesinden ilham alan parça, Williamson’ın Los Angeles’dan ayrılma düşüncesiyle yazılmaya başlayıp zamanla orada kalmaya karar vermesini anlatıyor. ikilemi country, folk Americana arasında usulca gezinen düzenlemelerle aktarırken, Williamson’ın kuvvetli sesi her zamanki sakin ama vurucu anlatımıyla Hollywood’un karmaşasıyla Teksas’ın dinginliği arasında gidip gelen ruh hâline tanıklık ediyoruz. T.Ö.
ŞİFA NİYETİNE:Helado Tropical – Helado Tropical(Psychic Hotline)
Roberto Carlos Lange’nin indie folk projesi Helado Negro Nectali “Sumohair” Díaz’ın dört yıl önceki vefatının ardından Fabi Reyna’nın solo sürdürdüğü Reyna Tropical’i buluşturan süper grubun ilk resmî albümü. Yalnızca üç günde kaydedilmiş. Hafif vokaller, gitar tıngırtıları elektronik altyapının ılık peyzajın dingin esintiyle araya geldiği, rahat rahat akış vadediyor. Z.N.G.
ALBÜM: Tricky – Different When It’s Silent(False Idols)
Altı yıl önce kızını kaybettiğinden beri kendi adıyla albüm yayımlamayan trip-hop efsanesi Tricky sonunda 15. albümüyle karşımızda. Birstol’dan hemşerisi genç vokalist Mitch Sanders’ın neredeyse her şarkıdaki katkısıyla istikrarlı, tutarlı sound’a sahip; 90’lar indie, post-rock, grunge havalarını çağrıştıran gayet kaliteli Sanders’ın fazla “pop” vokali yerden sonra yorabiliyor yalnız. Yine Tricky artık şey kanıtlamak zorunda olmayan, tarihte yeri sağlam müzisyen. Albüm hakkını veriyor. U.Ç.
TEKLİ: Sweeping Promises – Accent(Sub Pop)
Sweeping Promises, üçüncü albümüne neredeyse ay kalmışken “Accent” iştah kabartıyor. Dinleyeni hemen yakalayan bas yürüyüşüyle açılan parça, Lira Mondal’ın çığlıksı vokalleriyle kısa sürede kendi girdabının içine çekiyor. Şarkı, grubun deyimiyle rutinin gürültüsü arasında sıkışıp kalan, doğuştan belirlenmiş gibi görünen giderek daralan yaşam çizgisinden sapmanın hayalini kuran karakterin peşine düşüyor. Mondal Schnug, parçanın çırpınan, böceğimsi ritmine kendi aralarında “cicadence” adını vermiş. ritim, kontrolden çıkma, bağımsızlaşma dışarıda kalma riskiyle yüzleşen karakterin peş peşe gelen, “arı sokması” gibi sarsıcı fark edişlerine eşlik ediyor. Kulağa ilk başta tuhaf gelen açıklamaların hepsi, şarkıyı dinlediğiniz anda anda yerine oturuyor. T.Ö.
ALBÜM: Oxis – Oxis 9(Boom Records)
Sofistike pop kulvarındaki en çalışkan yetenekli isimlerden Oxis albümlerine ara vermeden devam ediyor. 2023’ten beri yayımladığı dokuzuncu çalışma öncekiler gibi oldukça ilgi çekici. Genelde üç dakikayı aşmayan minimal prodüksiyon hamlelerine sahip şarkıların, ne yapmak istediği konusunda kararsızlık yaşamayan müzisyenin elinde çıkma olduğu hemen anlaşılıyor. Şarkıların üzerine çok debelenmemesi, -ki şarkıya günden fazla ayırmadığını söylüyor– onları alçakgönüllü ama sağlam kılıyor. Şarkı isimlerini balık türlerinden alan Oxis’in, 30 bini aşkın tür olduğunu hesaba katarsak ilhamı kolay kolay tükenmeyecek gibi görünüyor. Bundan hiç şikayetçi değiliz. U.Ç.
DERİNLERE DALMALIK:Lido Pimienta – Caribenya(Anti)
Çok çeşitli sanat dallarındaki çalışmalarıyla tanınan Kanada’ yerleşik Kolombiyalı müzisyen Lido Pimienta, defa yarattığı dünyaya hepimizi davet ederken sanki evinden sesleniyormuş gibi hâli. Öznel anlatısını toplumsal meselelerle iç içe kuran Caribenya, kişisel olanın hiçbir zaman yalnızca kişisel olmadığını hatırlatıyor. Koleksiyon boyunca önümüze konulan sıcak elektronikler Afro ritimlerle pişirilmiş atmosferinde, ilişkisellikleri yutan sisteme dair dizi çirkinliklere karşı sözlerini herkes için söylüyor beraber hareket etme alanına dönüştürüyor. Dansın direnişin buluşması. Ş.Ö.
TEKLİ: Matt Berninger – Martini Me Fatso(Concord Records)
The National’ın sesi Matt Berninger, ikinci solo albümü Get Sunk‘ı yayımlamasının üzerinden çok geçmeden yeni şarkılar maya başladı. Albüm turnesi sürerken geçtiğimiz haftalarda İstanbul konserinde henüz yayımlanmamış birkaç parça çalmıştı Berninger bunlardan biri onun pek alışık olmadığımız tarafını gösteren “Martini Me Fatso”ydu. dua niyetiyle yazılan parça, şık gitar riffleri Berninger’ın daha enerjik, hatta yer yer rol yapan karaktere bürünmüş vokal tavrıyla Get Sunk sonrası daha kıvrak yapıyla buluşturuyor. İki farklı ritim ruh hâli arasında gidip gelen yapısıyla Matt Berninger’ın iki albümlük solo diskografisinin yeni adımlarında “Martini Me Fatso”’yu duyabilmek çok. T.Ö.
TEKLİ: Queens of the Stone Age – Easy Street
(Matador Records)
sıralar System of a Down Acid Bath Avrupa’ stadyum turnesinde olan Queens of the Stone Age, sürpriz şarkı yayımladı. Geçtiğimiz yıl yayımlanan Paris’in yeraltı mezarlarında kaydedilen Alive in the Catacombs albümü / filmi sonrasındatki turne için hazırlanan daha yalın düzenlemeleri akıllara getiriyor “Easy Street”. Taş gibi rifflerden ziyade akustik dingin yol izliyor. Christopher Gruse & Tony Wolski yönetmenliğinde çekilen klibi burada.
ALBÜM: Steve Lacy – Oh yeah?(RCA Records)
Diskografisinin üçüncü solo albümünde Steve Lacy, şüphesiz daha dingin acelesiz. Sizi rahatlatmak, kafanızda dolaşan binbir tilkiyi sizden uzaklaştırmak için birçok duyguyla yüzleşmeyi sürdüren koleksiyondaki 10 parça boyunca Lacy, düşünmenin ne kadar derine gidebileceğinden çekinmiyor soul-pop tınılarıyla dinleyiciyi keskin hatları olmayan yolculuğa çıkarıyor. Erykah Badu, SZA Cecile Believe yolda karşımıza çıkan konuk sesler. Ş.Ö.
TEKLİ: TV Priest – Love Song (A Good Kind of Weapon)
(AMK / Kartel)
Londralı post-punk grubu TV Priest, üçüncü albümü Cartoons için geri sayımı başlattı 6 Kasım’ yayımlanacak albümden ılan tekli “Love Song (A Good Kind of Weapon)”, grubun aşkı ilk kez doğrudan ele aldığı parça olma özelliğini taşıyor. Vokalist Charlie Drinkwater, şarkıyı “nefret şiddetin baskın olduğu dönemde sevginin direniş biçimi olduğunu hatırlatan” parça olarak tanımlamış. Video klibi burada. T.Ö.