Artı Gerçek- CHP'nin seçilmiş Genel Başkanı Özgür Özel, mutlak butlan kararının ardından son kez partisinin grup toplantısında konuştu.

Yeni parti kuracaklarını ilan eden Özel, CHP'ye veda.

Özgür Özel konuşmasına NATO Zirvesi öncesi tutuklananlar gazeteciler Gezi tutuklularını anarak başladı.

'KÜRSÜYE VAKTİ GELMİŞ BİR VEDANIN HÜZNÜNÜ TAŞIYARAK ÇIKTIM'

Veda mesajı veren Özel, "Bugün kürsüye vakti gelmiş vedanın hüznünün taşıyarak çıktım. Hep beraber tarihi kavşaktayız. Bugün buradan hatırlatan emanet edilen cümleleri bırakan samimi konuşma yapmaya geldim. Tarihi konuşmayı yapılacak ilk seçimin akşamında yapmak üzere tarihe emanet ediyorum. Yıllar geçse tarih sayfalarını her siyasi başarıyı yazacağını, bazı kumpasların onurlu duruşların torunlarımıza miras kalacağını hepimiz görüyoruz".

'HER ŞEY BİTECEK AMA BİZ HATIRLAYACAĞIZ'

Özel, "Her şey bitecek ama hatırlayacağız. Birileri gelir geçer, unutulur gider işler unutulur yapanın yaptığı yanına kar kalır diye kimse düşünmesin. Zalimi zalim, mazlumu mazlum, sinip kaçanı korkak, sorumluluk alanı birer kahraman olarak, dost olanı dost olmayanı bugünlerdeki tutumunu unutmayarak anacağız. Tarih kaydediyor. Tarih herkesi bugünlerde nasıl duruyorsa öyle yazacak" diye konuştu.

' GÜN YOL AYRILDI'

Kemal Kılıçdaroğlu'na yüklenen Özel, "AKP'nin kara düzeninin devam edeceği görüldüğünde eski nesil siyasete karşı yeni nesil siyaseti kurmak için yola hemen orada çıkmadık. İl başkanıysa il başkanı, milletvekiliyse milletvekili. milletin duygusal kopuşunu, başı önde yürüyen gençleri görenler, akşam ağızların bıçak açmadığını hatta beş yıldır kanalı değişmemiş kumandanın açılış düğmesine basılmadığını görenler tavır takındılar. Efendim televizyona çıktığında ' daha cumhurbaşkanı adayı, genel başkan adayı olmayacağım' demek yerine ben aday olmadım, hiç olmadım, gösterirlerse olurum diyenler. 'Bunlara karşı millet yerel seçime daha bizimle gitmeyecek. millet böyle davranırsak daha bize yüzünü dönmeyecek. Parti yüzde 13-14'lerde. Büyük felaket gelecek' diyenler yola girdi. gün yol ayrıldı" ifadelerini kullandı.

' PARTİNİN ÖZ BE ÖZ EVLATLARIYDIK'

Kurultay sürecini hatırlatan Özel, " gün, CHP değişirse Türkiye değişir diyenler değişim kurultayına giderken ' delege yapısıyla değişim mümkün değil' diyordu. İki genel başkan adayının yarışıp kazandığı kurultay var dediler. Salona girdik, üç kişinin başlattığı ama on binlerin saatlerce sürdürdüğü slogan hakim. Delege sokağın sözünü dinle. Seçilenlerin hiçbirisi partiye uzaydan gelmedi. Hiçbirimiz partiye dışardan gelemedik, öz be öz evlatlarıydık. Tarihte ilk kez genel başkanı yarışmalı seçimle değiştirdik. Düzenin tekerine çomağı soktuk. Seçim ilerlerken hep sordular. 'Size gelip devletten konuşan var derin yerlerden mesajlar geldi ' Ben hep yok dedim. zaman olmaz, size ne partiyi ne düzeni vermezler dediler. Zararsız sistemin içinde olduğunu kanıtlayıp ancak öyle genel başkanlık oynayacaksın dediler. Örgütleri kapatsan partinin oyu beş puan artar diyenlerin yerine örgütün kapısını açmadan sokağa ayak basmayan anlayış partide iktidara geldi. Yedi yıllık ilçe başkanıyla üçüncü kez tanışıp memnun olan yerine çayı demleyen emekçinin torununu adının bilenler iktidara geldi. Bizi ötekileştirdiler diyorlar. Değişimcinin cenazesine gelmeyip, düğününü şereflendirmeyip aksi tutumda olanları gördük. Bizi karpuz gibi yarıdan bölemezler. Biz bütünüz bütünü asla bozamazlar. bütün 103 yıllık gelenekle birbirinden ayrı durmayan bütündür".

'47 YIL SONRA CHP'Yİ BİRİNCİ PARTİ YAPTIK'

CHP'yi ilk yerel seçimde birinci parti yaptıklarını hatırlatan Özel, 1Hepiniz şahitsiniz ki kurultay ardından yerel seçimler için sadece 4 ay vardı. Zaman kısaydı, yol uzundu. Esas partideki değişimin Türkiye'yi değiştirip değiştirmeyeceği milletin yeni kredi verip vermeyeceği orada belli olacaktı. Şükürler olsun, 47 yıl sonra söz verdiğimiz gibi Cumhuriyet Halk Partisi birinci partiydi. Çoktan yapmamız gerektiği gibi AK Parti artık yenilmiş, yenilgiyi tatmış "13 kere yarıştım hep ben kazandım" diyen kibrin karşısına, "Hadi ya, kere yarıştık onda biz kazandık" diyen özgüveni görmüştük. Maalesef, maalesef iki sınav geçilemedi. İki sınav geçilemedi. Bunlardan tanesi Adalet Kalkınma Partisi’nin. Cumhuriyet Halk Partisi Demokrat Parti’ye yenildiğinde, 14 Mayıs 1950 gecesi yaverini çağırıp, birileri askeri kullanarak yönetimi devretmemeyi beklerken İsmet Paşa’dan, Demokrat Parti’ye yaverini yollayıp "Paşa devir teslime hazırdır" deyip, evladı Erdal’a yazdığı mektupta "Şüphesiz kişisel olarak en büyük yenilgim, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokrasisinin en büyük zaferidir. Hedeflediğimiz cemiyet hayatına demokrasi yerleşmiştir"diyebilen İsmet Paşa’ya, yıllardır kazanan, ilk kez kaybettiğinde demokratlığını gösteren İsmet Paşa’ya nasip olan bunu; kaybettiği ilk seçime kadar kazandığı 13 seçimde "milli irade, milli irade" deyip, kaybettiğinde "kirli irade"ye çeviren, tarafta milli iradeyi baş tacı yapıp öbür tarafta alaşağı etmeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan demokratlık sınavını geçemedi. Çünkü birisinin demokrat olup olmadığına seçimi kazandığı akşam bakmanın ne kıymeti var?" diye konuştu.

'BİRİNİN DEMOKRAT OLUP OLMADIĞINA KAYBETTİĞİ AKŞAM BAKACAKSIN'

Özel, "Birisinin demokrat olup olmadığına kaybettiği akşam bakacaksın. ikinci kayıp var, yine İsmet Paşa'dan. Öyle noktaya, öyle noktaya geldik ki, öyle noktaya geldik ki bazı gecikmiş vedalar. geciken vedalar en sonunda doğru yere oturur. noktaya oturduktan sonra dönüp kaybedene, çekilene, bırakana "Ne yapıyor?" diye bakarlar. İşte öyle günlerin, öyle günlerin, yani hem seçimi kaybettiğinde rakibine teslim edebilmenin hem seçimi kaybettiğinde emaneti teslim ettiklerinin huzur bulmasının, onların bundan sonraki görevlerini yaparken partilerle rekabet etmesinin, partilerini iktidara getirmesinin önünde engel olmamanın tarih önünde çok büyük onuru gururu vardır. gururu 1970'lerde yaşayan yaşatan İsmet Paşa'ya selam olsun. Seçim zaferleri Ecevit kadar İsmet Paşa'nın partisine huzur veren yaklaşımının eseridir. Bunu kimse unutmasın".

'ARKADAŞLARIMI SATMADIM SATMAYACAĞIM'

CHP'li belediyelere yönelik operasyonlara değinen Özel, "Belediye başkanlarımıza ardı ardına operasyonlar başladı. Partinin adaysızlaştırılma, kurumsuzlaştırılma lidersizleştirilme sürecinin düğmesine Recep Tayyip Erdoğan tarafından basıldı. Cumhurbaşkanı adayımızı alıp tutukladılar. Belediye başkanlarımızı, meclis üyelerimizi, kıymetli bürokratlarımızı aldılar, tutukladılar. noktada millete "Bunlar casus, bunlar hırsız, bunlar yolsuz, bunlar terörist" damgaları vurmaya çalıştılar. Türkiye'nin en büyük belediyesini, Esenyurt'u kazanmışız, kayyum atayarak işe başladılar. Kayyum atayarak işe başladılar. Operasyonlarla Ekrem İmamoğlu gibi girdiği tüm seçimleri AK Parti'ye karşı kazanmış birisinin başarılarını kendisine terör, yolsuzluk, hırsızlık, hızını alamayıp casus gayriahlaki suçlamalarla 1,5 yıl boyunca devletin televizyonu dahil birkaç muhalif, birkaç özgür yayıncılık yapan televizyon gazeteler dışında her türlü haysiyet suikastini servis ederek, önemli kısmında özel ekiplerle üstünde tepinerek arkadaşlarımızı perişan etmeye çalıştılar. Tayyip Erdoğan, "Dokunulmazlıkları kaldıracağım" diye iktidara gelip, 3 ay sonra " yargıyla ?" demiş Tayyip Erdoğan'ın bugüne getirdiği yargısını, arkadaşlarımıza yaptığı kumpaslara, haysiyet suikastlerine karşı önümüzde elbette ki bağımsız yargıya güvenimiz tamdır. Yargı süreçlerinin tamamlanmasını takip edeceğiz. Arkadaşlarımızın aklanması lazım, hatta "Aklanamazlar, partimizin bunlardan arınması lazım" diyecek genel başkan; Bağcıvan Abdullah Ağa'nın torunu, iki emekli öğretmenin evladı, 10 yaşından beri yatılı okulda arkadaş satmamış Özgür Özel olamazdı, olmadı, olmayacak" ifadelerini kullandı.

'KURULTAYI KAYBEDİP HAZMEDEMEYENLERLE YEREL SEÇİMLERİ KAYBEDİP HAZMEDEYENLERİN KURGUSU'

Özel, "Kurultayı kaybedip hazmedemeyenler yerel seçimleri kaybedip hazmedemeyenlerin, büyük kurguyu yapıp içinde memur çocuğuna, parasız yatılı öğrenciye, arkasında lobilerin olmadığı, arkasında çıkar gruplarının olmadığı, geçmişinde bağlantıları, geleceğe yönelik taahhütleri olmayan birine yarının iktidarını verecek miyiz yoksa derin devletin kirli hesabına uyacak iş birliği yapacağız sorusuna cevaptır bizim yürüyüşümüz. İşte arada derin devlet dedikleri daha geliyor. İşte arada "Bizimle uzlaşacak yoksa biz onunla uğraşalım ?" diyenler tekrar geliyorlar. Açık açık konuşmaya geldim, açık. Geliyor diyor ki, geliyor diyor ki sana: "Ankara merkezli siyaset. Otobüsün üstünden in" diyor. "Ekrem'i bırak" diyor. "Onu AK Parti yargı kolları parçalayacak. Gel burada çimento var, kum var, harç var; karalım, eline verelim, arkadaşlarının üstüne betonu sen. Daha yaşın genç, 50 yaşındasın, 80'e kadar 30 yıl partinin başında oturursun" diyorlar. İşte bugün, bugün yol ayrımındayız. "Tarihin kritik kavşağındayız" diyoruz ya; öyle çok tarihi konuşma yapmayacağım. Tarihi hatırlatacağım. Yol ayrımı burasıdır. Yol ayrımı; AK Parti'nin kadın kollarıyla yenemediği, gençlik kollarıyla yenemediği, ana kademesinden umudunun olmadığı, siyasetçileri dışlayıp bürokratları getirdiği yeni düzen, kara düzen siyasetine memleketin namuslu, temiz evlatlarını, kardeşlerini teslim edip onların üstüne beton döküp betonun üstünde parti içi iktidarda oturacağım, kardeşlerim için mücadele edeceğim? Onun kararının verildiği gündür".

'İNCELDİĞİ YERDEN KOPACAKSA BURADAN KOPACAK'

Özel, şöyle devam etti:

"İnceldiği yerden kopacaksa buradan kopacak. Ya CHP'li gibi davranılacak ya saraydan alınan talimatla oturulacak. Başkası yok, böyle şey yok! Dünyanın lafını duyduk senelerce kez cevap vermedik. Şaşırıyor musunuz sokakta sel olup akanlara? Şaşırın! Kabaran duygu iktidara yürüme duygusudur. Siz dört kişi davullu zurnalı esnaf ziyareti yapmaya kalkıyorsunuz. Doğru yolu milletle bulan yolda ilerliyoruz. partinin evlatları, ülkenin kurucu partisi olduğunun partinin Atatürk'ün emaneti olduğunun farkındadır. İl başkanlarını suikastlara feda etmiş, hapislere atılıp işkenceler görmüş, darbeler, saldırılar görmüş partidir. büyük mirasın her satırına her emekçisine her neferine ezbere bildiğimiz hatırasının geçmişteki her gününe sonuna kadar sahip çıkıyoruz."

'PARTİMİZ ARTIK İŞGAL ALTINDA'

Ancak artık partimiz butlanla saray duvarları arasına sıkışmış işgalin altındadır. Atatürk'ün mirasını korumanın sorumluluğu bizim omuzlarınızdadır. Binayı terk ettik ama mirası alıp çıktık. yetki, görev bizdedir. Cumhuriyeti kuran geleneğin anlayışı bizimledir. ninadan çıktı. geride teslimiyetleri, hüzünleri bıraktık. Karşımıza onura iktidara yürüyüşü aldık. rahmet başladı doluya döndü. Haksız yere üzerimize sıkılan biber gazlarından kulaklarımızda duymak istemediğimiz kendi arkadaşlarımızın teslimiyet sözlerinden arınarak adım adım ilerledik. Meclis'e geldik, günden sonra mücadeleyi adım adım büyüttük. Sarayla uzalaşanların ya uzlaşanla uzlaşmanın noktası değildir. İşgal altındaki Istanbul' saray kuklası paşa olmak yerine kurtuluş mücadelesi veren Atatürk'ün gösterdiği yol bizim yolumuzdur. Siyaseti hukuk eliyle dizayn etme girişimlerini bunun yarattığı korkuyu sessizliği geride bırakıyor bunları yapanları karşımıza alıyoruz."

'YENİ PARTİMİZİ KURUYORUZ'

Yeni parti kuracaklarını ilan eden Özel, şunları söyledi:

" ayrılık, vazgeçiş değil. Türkiye' daha güçlü şekilde iktidar yürüyüşünü sürdürme adımlarıdır. Hiçbir siyasi parti milletten büyük değildir. Hiçbir makam demokrasiden ileride hiçbir yapı cumhuriyet ideallerinden daha büyük önemde değildir. Herkesin haberi olsun buradan ilan ederiz dosta olmayana, biz siyasette gömlek çıkarmıyoruz biz ülkenin yarınları için ateşten gömleği hep beraber giyiyoruz. Üç günlük dünyada şerefini değil koltuklarını düşünenler geride kalsınlar. Yeni partimizi milletimizin seçtiği ona yetkisini emanet ettiği milletvekillerimizle ilk adımını atarak kuruyoruz. Bugün kürsüye CHP'nin grup kürsüsüne veda ederken ana muhalefet partisi grup kürsüsünü asla bırakmıyoruz. Ana muhalefet partisi grup kürsüsüne veda etmenin iktidar partisi grup kürsüsüne kavuşmanın günlerini sayıyoruz!"

'KİMSEYİ GERİDE BIRAKMAYACAĞIZ'

Özel, "Kimseyi geride bırakmayacağız. Kimseden ayrı ya uzak değiliz. Ne Ekrem İmamoğlu’nu geride bırakırız, ne Mansur Yavaş’ı. Ne Zeydan Karalar kalır Adana’ ne Vahap Seçer Mersin’ daha söylüyorum. ‘Ben onlarla değilim’ diyen diyebilir. Tarihin önünde, milletin gönlünde ayrışabilir. lafı duymadığımız herkes bizimle birliktedir, iktidar yürüyüşündedir. Siz böyle sahip çıktıktan sonra vatan batmayacaktır. büyük yürüyüşe, yeni yürüyüşe hazır mısınız? Yolları kapattılar, yeni yol açmaya var mısınız? Yeni yolu açıyoruz. İktidara yürümeye var mısınız? Haydi bakalım yolunuz açık olsun. Yeni yolda hep birlikte yürüyeceğiz. İktidara yürüyeceğiz. Yürüyelim arkadaşlar." (POLİTİKA SERVİSİ)