külliyehaberajansı podcast’ten herkese merhaba. Ben. Kültür sanat alanında üzerine daha fazla konuşmamız gerektiğini düşündüğüm üretimlere yer verdiğim Şeytanın Gör Dediği’nin bölümünde İstanbul Fringe Festival’i konuşacağız.

19-26 Eylül tarihleri arasında sekizinci edisyonuyla İstanbul seyircisiyle buluşacak festivalin sekiz yıllık yolculuğunu, yılki programını bağımsız festival olmanın koşullarını Istanbul Fringe Festival Kültür Politikaları Direktörü Zeynep Uğur’la konuşacağız. Zeynep, hoş geldin. Nasılsın?

-Hoş buldum, teşekkür ederim sen nasılsın?

Çok teşekkür ederim, davetimi kabul ettiğin. Program boyunca sözü çoğunlukla sana bırakacağım ama önce, hiç bilmeyenler için, Fringe’in nereden geldiğini kısaca hatırlatmak istiyorum.

Fringe’in hikâyesi 1947’ Edinburgh’daki resmî festivale davet edilmeyen sekiz tiyatro topluluğunun gösterilerini festivalin çeperinde sahnelemesiyle başladı. Zamanla dünyanın birçok şehrinde birbirinden farklı Fringe modelleri ortaya çıktı. Bazıları seçkisiz, bazılarıysa belirli ilkeler çerçevesinde kürasyonla düzenleniyor. Ortak paydaları, ana akımın dışında kalan deneysel yeni işleri görünür kılmak. İstanbul Fringe ilk defa 2019’ Denizhan Çay Emre Yıldızlar’ın girişimiyle Zeynep’in aralarında olduğu İstanbul’u uluslararası ağın parçası hâline getirmek isteyen, 8 kişilik ekip tarafından düzenlendi. 8 yıldır devam ediyor.

Buradan festivalin sekiz yıllık yolculuğuna geçelim.

Bölümün devamını Spotify YouTube kanalları üzerinden dinleyebilirsiniz.