Udesign Mimarlık tarafından tasarlanan Cer Loft Konut, İstanbul' yer alıyor.

İstanbul’un 1871 yılına tarihlenen tarihi Cer Atölyeleri’nde konumlanan proje, eski endüstri yapısını mimari kimliğini koruyarak çağdaş dikey konuta dönüştürmektedir. Yapıyı yalnızca korunması gereken tarihsel eser olarak ele almak yerine, tasarım endüstriyel belleği ışık, malzeme, hareket mekânsal süreklilik aracılığıyla gündelik yaşamın ayrılmaz parçasına dönüştürür. Endüstriyel belleğin gizlenmemesi, aksine yaşatılması gerektiği fikrinden hareketle mevcut atölye yapısı tasarımın temelini oluşturur. Corten çeliği, mesh yüzeyleri, ham malzeme dokuları el işçiliği detayları, endüstriyel karakteri çağdaş rafine yaşam mekânında yeniden yorumlayarak geçmiş bugünün dengeli birliktelik kurmasını sağlar.

Dar endüstriyel hacim içerisinde gelişen proje, galeriler, köprüler, kot farklılıkları, çatı ışıklıkları çerçevelenmiş bakışlar aracılığıyla gün ışığını en verimli şekilde içeri alırken katlar arasında güçlü görsel ilişkiler kuran dikey mekânsal kurgu oluşturur. Heykelsi merdiven, konutun mimari omurgasını oluşturarak dolaşımı başlı başına mekânsal deneyime dönüştürür. Konut, birbirinden bağımsız odalar yerine, birbiriyle ilişkili mekânların oluşturduğu süreklilik olarak tasarlanmıştır. Sosyal işlevler alt kotlarda yer alırken, özel yaşam alanları üst katlarda kademeli olarak gelişir. Yaşam alanları, yatak odaları, çalışma bölümleri, galeri boşlukları gizli çalışma mekânları kendi kimliklerini korurken görsel bütünlüklerini sürdürerek değişen yaşam, çalışma, araya gelme geri çekilme senaryolarına uyum sağlar.

Projenin özgünlüğü, mevcut kısıtları mimari fırsatlara dönüştürmesinde yatmaktadır. Yapının dar oranları, mevcut taşıyıcı sistemi korunmuş endüstriyel izleri aşılması gereken sınırlamalar değil, tasarımın temel üreticileri hâline gelerek yalnızca yapıya özgü yaşam mekânı oluşturur.

“En sürdürülebilir yapı, zaten var olan yapıdır” ilkesinden hareketle proje, adaptif yeniden kullanım yaklaşımıyla tarihi yapının yaşamını uzatır. Mevcut yapı dokusunun korunması gömülü karbonun muhafaza edilmesini sağlarken, pasif tasarım stratejileri dayanıklı malzemeler uzun ömürlülüğü destekler. Böylece sürdürülebilirliğin yalnızca performansla değil; süreklilik, dönüşüm mevcut mimarinin sorumlu biçimde evrilmesiyle tanımlandığını ortaya koyar.