ddrlp Mimarlık Tasarım Hizmetleri tarafından "Muğla Büyükşehir Belediyesi Sosyal Kültürel İdari Hizmetler Binası Mimari Proje Yarışması" için tasarlanan proje, satın alma ödülü kazandı.

Proje Raporu: AÇIK ZEMİN
Kamusal Doğal Eşikler Üzerinden Boşluğun Sürekliliği

Soru

Muğla kent dokusunun tarihsel gelişim sürecinde oluşan üç farklı kentsel katmanı temsil eden Arasta Hanlar Bölgesi, Konakaltı Bölgesi Cumhuriyet Meydanı çevresinin kesişiminde yer alan Kurşunlu Cami Atatürk İlkokulu arasındaki boşluk, tarihsel doğal eşikler bağlamında yeniden “kamusal boşluk” olarak nasıl tanımlanabilir?

Farklı dönemlere ait kamusal mekân deneyimleri temsilleriyle ilişki kuran, bunları bütüncül yaklaşımla yeniden yorumlayan güncel kamusal mekân anlayışı nasıl ifade bulabilir?

Proje Alanı Eşik

Muğla’nın tarihsel gelişimi, Asar Dağı eteklerinden başlayarak farklı dönemlerde oluşmuş yerleşim katmanlarının üst üste eklemlenmesiyle şekillenmiştir. Günümüzde proje alanı, katmanlar arasında kalan farklı dönemlere ait kamusal odakları birbirine bağlayan kritik ara yüz niteliği taşımaktadır.

Kurşunlu Cami, Arasta Hanlar Bölgesi, Konakaltı Meydanı, Cumhuriyet Meydanı Atatürk İlkokulu arasında kalan alan; yalnızca geçiş noktası değil, aynı zamanda farklı zamanların, farklı kamusallık biçimlerinin farklı mekansal karakterlerin karşılaşma alanıdır. nedenle proje alanı öncelikle yapı parseli değil, eşik olarak değerlendirilmiştir.

eşik aynı zamanda Muğla’nın farklı kamusallık biçimlerinin karşılaşma alanıdır. Arasta’nın üretim kültürü, Konakaltı’nın gündelik kent yaşamı Cumhuriyet Meydanı’nın temsil ettiği modern kamusal düzen burada birbirine yaklaşmakta; ancak mekansal süreklilik kuramamaktadır. Proje kopukluğu yeni kamusal zemin aracılığıyla yeniden ilişkilendirmeyi amaçlamaktadır.

Nasıl Kamusal Boşluk?

Her kent, yapılar kadar boşluklarıyla var.

Bazı boşluklar yalnızca iki yapı arasında kalır; bazıları ise farklı zamanlar, farklı hafızalar farklı yaşam biçimleri arasında açılır. Muğla’ Kurşunlu Cami Atatürk İlkokulu arasında kalan alan böyle boşluktur

Burası arsa değildir. yapının yerleşeceği boş zemin değildir. Burası, kentin farklı dönemlerinin birbirine değmeden yan yana durduğu; ancak henüz birbirleriyle konuşamadığı eşiktir.

Arasta Hanlar Bölgesi’nin üretim kültürü, Konakaltı’nın gündelik kent yaşamı Cumhuriyet Meydanı’nın modern kamusallığı burada birbirine yaklaşır; fakat süreklilik kuramaz. Proje tam kopuş noktasından hareket etmektedir.

Sorulan soru yeni yapı tasarlamak değildir. Sorulan soru, kaybedilmiş kamusal sürekliliğin nasıl yeniden kurulabileceğidir.

Açığa çıkarılmayı bekleyen boşluk

Muğla’nın tarihi, yapılar tarihi olduğu kadar boşluklar tarihidir. Geleneksel Muğla yerleşiminde yaşam yalnızca yapıların içinde değil; sokaklarda, avlularda, bahçelerde gölgelikli geçişlerde üretilmiştir.

Kentin kimliği, yapıların tekil varlığından çok boşlukların oluşturduğu süreklilik içerisinde okunmaktadır.

Sokaklar, avlular, meydanlar, bahçeler, gölgelikler geçişler…

Kentin gündelik yaşamı boşluklar içinde şekillenmiştir. Ancak modern kentleşme süreçleriyle birlikte yapıların dili süreklilik üretirken, boşlukların dili parçalanmıştır.

Bugün proje alanı, parçalanmanın en görünür olduğu eşiklerden biridir. yanında tarihsel doku, yanında Cumhuriyet dönemi kamusal yapıları; yanında topoğrafya, yanında sert kentsel yüzeyler bulunmaktadır. nedenle alan, çözülmesi gereken problemden çok okunması gereken katman olarak değerlendirilmiştir.

Yapı Değil Zemin

Öneri, yapıyı merkeze alan geleneksel kurguya karşı pozisyon almaktadır. Çünkü alanda eksik olan şey yeni nesne değildir. Eksik olan şey ilişkilerdir. nedenle proje, yapı tasarlamadan önce zemini tasarlamayı önermektedir.

Buradaki zemin yalnızca üzerinde yürünülen fiziksel yüzey değildir. Zemin; karşılaşmaların gerçekleştiği, beklemenin mümkün olduğu, gölgelenmenin, oturmanın, izlemenin, durmanın geçmenin iç içe geçtiği kamusal ortaklıktır. nedenle öneri, yapıyı boşluğun içinde duran nesne olarak değil,
boşluğun sürekliliğini mümkün kılan mekansal araç olarak ele almaktadır.

Açık Zemin

Açık Zemin, ilişki önerisidir.

Tarihsel katmanlar arasında, kamusal odaklar arasında, doğal yapılı çevre arasında, iç dış arasında, gündüz gece arasında süreklilik kurma arayışıdır. Aynı zamanda Asar Dağı eteklerinden Cumhuriyet Meydanı’na kadar uzanan topoğrafik sürekliliğ in yeniden görünür kılınması hedeflenmektedir. Böylece proje yalnızca kamusal odakları değil, kentin doğal eşiklerini birbirine bağlayan açık zemin olarak çalışmaktadır.

yaklaşımda sınırlar yerini eşiklere bırakır. Duvarlar geçirgenleşir. Cepheler yalnızca bakan yüzeyler olmaktan çıkar, kamusal yaşama katılan mekansal arayüzlere dönüşür. Programlar birbirinden ayrışmak yerine birbirini destekler. Kamusal yaşam yapının içine girer. Yapı kamusal alana taşar. Boşluk doluluk birbirini tanımlayan iki karşıt değil, aynı mekansal deneyimin parçaları haline gelir.