Jack Kevorkian, yüzlerce insanın yaşamına son vermesine yardımcı olan, Ermeni kökenli ünlü doktor olarak tarihe geçmiştir. “Ölmek istiyorsunuz? Kevorkian’la iş garanti!” diyerek, ölüm kavramını farklı bakış açısıyla ele almıştır. Zamanında ABD’ pek çok davadan aklanmış olsa bazı davaları yüzünden yedi yıl hapis cezası almış seksen üç yaşında yaşamını yitirmiştir. Ancak işin içine Kurt Vonnegut girince, Kevorkian’ın ölümün ötesinde varoluş sergilediğini görüyoruz. Vonnegut, Kevorkian’ın yaratıcı düşüncesiyle ölümden sonrasını keşfetmesine yardımcı oluyor.
Metnin önsözünü kaleme alan Neil Gaiman, Vonnegut yaptığı ikinci görüşmede, dünyayı ötekine bağlayan mavi tünelde bulunduklarını ifade ediyor. Gaiman, kendi yöntemleriyle gidip gelmiş, ancak ayrıntı vermekten kaçınıyor. İlk görüşmeleri kısacık geçmiş; 1990’ların ortasında Vonnegut Londra’ya geldiğinde genç gazeteci Gaiman, ona telefon açarak röportaj yapmak istemiş, fakat Vonnegut yorgun olduğu için teklifi geri çevirmiş. Keşke röportaj gerçekleşseydi! İki farklı düşünürün sohbetinden neler çıkardı, kim bilir?
Metnin geri kalanı, hayranlık hayali diyaloğun parçalarıyla. En sonunda, Vonnegut’ın metinlerinde sıkça karşımıza çıkan veciz söz yer alıyor: “Kimin kontrolünde olursa olsun, insan hayatının amaçlarından biri, etrafta sevilecek kim varsa sevmektir.” (s. 9) kural, Vonnegut’ın serbest düşünürler arasında en belirgin olanıdır. Vonnegut, ailesinden gelen özgür düşünme geleneğini sürdürerek, kendisinin serbest düşünür olduğunu ifade ediyor. Genel anlamda dindar olmadığını belirtirken, ölümden sonra ödül veya ceza beklentisi olmaksızın hayatta doğru dürüst olmaya çalıştığını vurguluyor. Amerikan Hümanistler Derneği’nin onursal başkanlığını Isaac Asimov’dan devralarak, Asimov’un artık Cennet’te olduğunu gülümseyerek ifade ediyor. Vonnegut, insanlık tarihinin en karanlık anlarını aklını kaybetmeden atlatmış birey yaratıcılığının yardımıyla travmaları müthiş kurmacalara dönüştürebilmiş. yüzden ona büyük saygı duyuyorum.
metin, Milli Halk Radyosu WNYC için hazırlanan kısa parçalar şeklinde. Her bölümde, öteki taraftan ünlü kişiyle görüşen Vonnegut, nevi röportaj yaparak yaşayanların dünyasına geri dönüyor. Farklı boyutta yaşamın oldukça eğlenceli olduğunu düşünüyor. İncili Kapılar’dan geçtikten sonra, Aziz Peter tarafından yönlendirilerek göreceklerini izliyor konuşmalarını yapıyor. Ancak, uzun süre kalsa düşünce özgürlüğünün sorgulanabilir hale geleceğini biliyor; belki orada kalmak istiyor ama görüşlerine aykırı durum. Kalanlarla görüşmek, daha iyi alternatif.
İlk görüşmesi Mary. Ainsworth. Çocuk gelişimi üzerine yaptığı araştırmalarla tanınan Ainsworth, özellikle bağlanma türleri üzerine çığır açıcı çalışmalar yapmış. Öte taraftaki çocuklar için açılan kreşlerde, iyi yetiştirilen bebeklerin melek olma eğiliminde olduğunu vurguluyor. Salvatore Biagini ise ikinci yolculuğunda, köpeği Teddy’yi pitbulldan kurtarmak isterken kalp krizi geçirip ölmüş. Yaşlı adam, köpeğin ısırmasına tepki olarak hayatını kaybettiğini anlatıyor. Vietnam’daki savaşta gereksiz yere ölmüş olmaktan daha iyi olduğunu ifade ediyor. gibi insanlık suçları Vonnegut’un eserlerinde sıkça yer buluyor. Örneğin, Louis Armstrong görüşmesi sırasında, bando takımında çalan Tasmanyalı müzisyenden bahsediyor. Dünyada artık safkan Tasmanyalı kalmadığını durumun soykırımın sonucunu yansıttığını belirtiyor: “Tasmanyalılar hakkında WNYC’ye götürebileceğim küçük demeç istedim ondan. Bildiğimiz tümüyle başarılı tek soykırımın mağduru olduklarını söyledi.” (s. 23) korkunç durum, dünyadaki tüm renkleri griye çeviren büyük çarkı simgeliyor.
John Brown, İç Savaş sırasında cephanelikten silahları alıp kölelere dağıtmak için çabalarken yakalanıyor kurşuna diziliyor. Sonrası ise kölelik döneminin ikiyüzlülüğünü gözler önüne seriyor. Thomas Jefferson’ın köleliğe karşı çıkarken, aslında ne kadar karşı olmadığını vurguluyor. Brown’un hayal kırıklığı, Jefferson’ın “Bütün insanlar eşit yaratılmışlardır.” ifadesiyle Tanrı’yı özetlediğini, ancak kendi hayatındaki teori-pratik çatışmasından dolayı Şeytan’ı canlandırdığını açıklıyor. Arly. Burke, cenaze töreninde Bill Clinton’ın konuştuğu ünlü amiral. Ölümünden sonra eşi hayata veda ediyor mezar taşında “ Denizcinin Karısı” yazıyor. Eril tahakkümün mezar taşlarında bile görünmesi acı gerçek. gözlemleri yapan, kendilerine zaferler çıkaran insanlar cabası.
Vonnegut, Kevorkian sık sık konuşuyor Kevorkian’a göre infaz odalarındaki seyirciler, Roma arenalarındaki izleyicilerle. Hayatın sona ermesini izlemek isteyen insanların gerçek isteklerini sorgulamak zorundayız. tür kanlı törenlerde intikam duygusu pek titremese izleyiciler tatmin olmuş şekilde ayrılıyorlar. Vonnegut için zor görev; insanın çürümüş yönlerini görmek can yakıcı deneyim.
Son birkaç kişiyle görüşüyor. Adolf Hitler, herkesle birlikte bedel ödediğini iddia ediyor ama bedeli, dünyanın geri kalanına bakarak söylemiyor. Ölümünün yol açtığı acıların bedeli olarak görülmemesi gerektiğini savunuyor. Ayrıca, New York’taki BM Genel Merkezi civarına taştan haç dikilmesini istiyor anıtın üzerinde “Entschuldigen Sie” (Kusura Bakmayın) yazmasını talep ediyor. Peter Pellegrino, Amerika Balon Federasyonu’nun kurucusu. Alpleri sıcak hava balonuyla geçen ilk Amerikalı olarak, gökyüzünün balonla yolculuğun Cennet’ten daha iyi olduğunu iddia ediyor. Uçan herkesin görüşte haklı olduğunu belirtiyor, Aziz Peter hemen karşı çıksa fikrini değiştirmiyor. En sonunda gökyüzünün “olduğunu” ifade ediyor.
Birkaç başka isimle daha karşılaşıyor. Isaac Asimov Shakespeare. Vonnegut, eşsiz mizahıyla karakterleri konuşturuyor, duymak istediklerini söyletiyor. Ancak Aziz Peter için aynı şeyi söylemek zor; çünkü Shakespeare’in eserlerini yazan kimse olmadığını iddia edemiyor. İlahi yalan makinesi, kesin çözüm gibi Osiris miydi kalpleri tartan, onun tartısı gibi şey olsa gerek. son not: Kilgore Trout araya giriyor! Duyduğumda, deli adam sefer ne kurguladı diye merak ediyorum, yine aklımı başımdan alıyor.
Kısacası, oldukça kısa eğlenceli metin. Okunmalı!
Jack Kevorkian Kurt Vonnegut: Ölüm, Yaratıcılık İnsanlık Durumu- Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
- Küçük 100% Dev