RAN Studio tarafından "Alaşehir Kent Merkezi Kentsel Tasarım Projesi Yarışması" için tasarlanan proje, 3. ödülü kazandı.

Proje Raporu:

Bağ, Ray, Omurga

Alaşehir Kent Merkezi önerisi, yarışma alanını yalnızca yeni yapılaşma üretilecek dönüşüm alanı olarak değil; tarihsel kent, yeni gelişme alanları, demiryolu, pazar, meydan kamusal yapılar arasında çalışan stratejik kentsel mafsal olarak ele. kentin farklı zamanlarını kullanım biçimlerini birbirine bağlayabilecek yeni başlangıç zemini olarak görülür.

Projenin temel kararı, mafsalı doğu-batı doğrultusunda örgütleyen dirençlilik omurgası kurmaktır. omurga gündelik zamanda pazar, ticaret, yaya akışları, gölgeli açık alanlar, kamusal buluşmalar yerel üretimi araya getirir. Afet anında ise aynı sistem yönlenme, tahliye, toplanma, yardım dağıtımı, ilk müdahale lojistik organizasyon hattı olarak çalışır.

BAĞLARDAN RAYA: MEKÂNSAL HAFIZANIN YENİDEN YORUMLANMASI

nedenle açık alan, yapıların arasında kalan artık boşluk olarak değil; kentin yaşamsal altyapısı olarak tasarlanır. Meydanlar, pazar alanları, avlular, saçaklar, alt kotlar geçiş mekanları gündelik yaşamı taşırken, kriz anında kentin yeniden organize olmasını sağlayan mekânsal araçlara dönüşür. Dirençli kent, afet sonrasında boşluk arayan kent değil; boşluklarını depremden önce kuran kenttir. Tasarımın biçimsel mekânsal kaynağı Alaşehir’in kendi hafızasından alınır. Bağların lineer üretim düzeni, demiryolunun sürekliliği kırma çatıların kent siluetinde oluşturduğu ritim, proje alanında yeni mekânsal sisteme dönüştürülür. Bağ şeritleri yaya dolaşımını, yeşil altyapıyı, pazar dizilerini afet lojistik bantlarını örgütler. Ray hattı sınır olmaktan çıkarak eski kent yeni kent arasında yeni ilişkiler kuran eşik haline gelir.

Pazar alanı, yalnızca haftalık ticaret zemini olarak değil; Alaşehir’in gündelik yaşamını, yerel üretimini afet dayanışmasını birlikte taşıyan esnek kamusal platform olarak kurgulanır. 350 tezgahlık pazar kapasitesi, omurga boyunca altyapısı tanımlı esnek şeritler halinde çözülür. Pazar dışındaki günlerde zemin etkinlik, açık sergi, gölgeli buluşma kent yaşamına açılır, afet anında ise yardım dağıtımı, kayıt, yönlendirme, ilk müdahale geçici destek alanlarına dönüşür. Yeşil sistem, tasarımın çevresine eklenen dekoratif peyzaj değil; gölge, mikroiklim, geçirgen zemin, yaya konforu afet sonrası kullanılabilirliği güçlendiren ana altyapılardan biridir. Bağ avluları, kent bostanları, yeşil geçişler ray eşiği boyunca uzanan lineer park, alanın sert zemin karakterini dengeleyen üretken dayanıklı peyzaj sistemi kurar.

ÇATI, ZEMİN MALZEME: YEREL HAFIZANIN ÇAĞDAŞ YORUMU

Alaşehir’in tarihsel çatı dokusu projede birebir tekrar edilmez; çağdaş yapım mantığıyla yeniden yorumlanır. Kırma çatıların kente verdiği ölçek, ritim gölge karakteri korunur; çatı kütleden ayrılır, kırılır, soyulur açık-yarı açık kamusal örtülere dönüşür. Terracotta tonlu hafif çatı sistemleri, pazar, geçiş, avlu buluşma alanlarını örten iklimsel sosyal altyapı üretir. Bağların şerit düzeni, rayın doğrusal izi kiremit çatılı belleği; geri kazanılmış taş, tuğla, kiremit terracotta tonlu parçalarla kurulan hafıza zemini içinde araya gelir. Böylece zemin yalnızca kaplama değil; yönlendiren, toplayan kentin geçmişini gündelik yaşamın parçası haline getiren kamusal yüzeye dönüşür.

bütüncül kurgu, malzeme yapım diliyle Alaşehir’in yerel karakterine bağlanır. Projede tuğla, yalnızca kaplama malzemesi olarak değil; zeminleri, eşikleri, sokakları kamusal alanları tarifleyen kurucu doku olarak ele alınır. Farklı örgü tipleri, yönlenmeler tuğla tonlarıyla oluşturulan yüzeyler; dolaşımı okunur kılar, mekanları birbirinden ayrıştırır alana güçlü ritim kazandırır. Bağların lineer düzeni, ray hattının doğrusal izi kırma çatıların tekrar eden karakteri; tuğla örgüler aracılığıyla zeminde cephede yeniden yorumlanır. Böylece malzeme, yalnızca yerel referans üretmez; aynı zamanda projenin kamusal sürekliliğini mekânsal kimliğini taşıyan çağdaş dile dönüşür.

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ BİR SÜREKLİLİK OLARAK KURGULAMAK

Projede sürdürülebilirlik, yalnızca enerji verimliliği, yeşil alan miktarı ya malzeme seçimi üzerinden ele alınmaz. Sürdürülebilirlik; yaşamın, yerel ekonominin, kamusal kullanımın, afet dayanıklılığının kent hafızasının sürekliliği olarak düşünülür. Pazar, kafe, atölye, yurt, misafirhane, yerel ticaret açık alanlar birlikte çalışarak alanın yalnızca belirli günlerde değil, haftanın tamamında yaşayan kent parçası olmasını sağlar.

Alaşehir’in üretim kültürünü gündelik ekonomisini destekleyen sosyal altyapı kurar. Yerel üretici, küçük esnaf, öğrenci, ziyaretçi kentli aynı omurga üzerinde karşılaşır. Pazar alanı haftalık satış işlevinin ötesine geçerek yerel ürünlerin sergilendiği, tadım üretici buluşmalarının yapılabildiği, kafe atölyelerle desteklenen canlı kamusal zemine dönüşür.

Çatılar sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli parçalarından biridir. Alaşehir’in kırma çatı hafızası, çağdaş hafif üst örtü sistemine dönüştürülürken; gölge, doğal hava hareketi, yarı açık kullanım iklimsel konfor üretir. Saçaklar pazar alanlarını, sokakları, avluları geçişleri koruyarak açık alanların yıl boyunca kullanılabilirliğini artırır. Böylece çatı, yalnızca yapıyı örten eleman değil; gündelik yaşamı sürdüren afet anında korunaklı bekleme/destek alanları oluşturan kamusal altyapı olarak çalışır. Yeşil sistem aynı süreklilik anlayışının parçasıdır. Mevcut yeşil doku alanın sınırında kalan peyzaj öğesi olarak değil, proje içine nüfuz eden sürekli ağ olarak ele alınır. Yeşil geçişler, bağ avluları, kent bostanları ray eşiği boyunca uzanan lineer park; gölge, mikroiklim, geçirgen zemin yaya konforu üretirken kamusal açık alanları birbirine bağlayan canlı ekolojik sistem kurar.

SUR İZLERİ KENTSEL BELLEK AKSI

Süleyman Demirel Bulvarı’nı kesen sur izleri ise alanın tarihsel katmanlarını yeniden görünür kılar. Mevcut sur kalıntıları yalnızca korunacak arkeolojik izler olarak değil; kent yaşamına katılan, yaya hareketini yönlendiren yeni kamusal odaklar oluşturan aktif parçalar olarak ele alınır. bağlantılar, proje alanını Philadelphia/St. Jean Kilisesi çevresiyle ilişkilendirerek yeni kültürel turistik rota oluşturur.

Böylece doğu-batı yönlü pazar, gar dirençlilik omurgasına; sur izleri üzerinden kuzey-güney yönünde yeni bellek aksı eklenir. Alan yalnızca yatay ticaret ulaşım sürekliliği üretmez; tarihsel katmanları güncel kamusal yaşamla buluşturan çok yönlü kent ilişkisi kurar. Tuğla örgülerden çatı örtülerine, bağ avlularından sur rotasına kadar her katman; Alaşehir’in geçmişini taşıyan, bugünü yaşatan geleceğe uyum sağlayan dirençli kent merkezi üretir.