Ana SayfaTÜRKİYEDeniz Göktaş hakkında 1 yıl 7 ay hapis tahliye kararı TÜRKİYE Deniz Göktaş hakkında 1 yıl 7 ay hapis tahliye kararı
İstanbul EVRENSEL – “Ölü Deniz” isimli stand-up gösterisi nedeniyle 88 gündür tutuklu bulunan Komedyen Deniz Göktaş, bugün hakim karşısına çıktı. Göktaş hakkında 1 yıl 7 ay hapis tahliye kararı verildi.
Komedyen Deniz Göktaş’ın ilk kez hakim karşısına çıktığı dava öncesi İstanbul Adliyesi’nde yoğun güvenlik önlemleri alındı. Adliye binasına basın kartı bulunan gazeteciler, milletvekilleri, avukatlar duruşması bulunan kişiler alınırken vatandaşların girişine izin verilmedi. Duruşmanın görüleceği salonun bulunduğu koridor bariyerlerle kapatıldı. Duruşma hem adliye içinde hem dışarıda, kitlesel takip edildi. 
Fotoğraf: Fatih Polat/Evrensel
“Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisinin ardından yurt dışı tatilinden dönerken havalimanında gözaltına alınan 3 Temmuz’ tutuklanan Göktaş, 88 gündür cezaevinde. Tekirdağ’ın Çorlu ilçesindeki Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde tutulan Göktaş hakkında üç ayrı suçlamadan 2 yıl 2 aydan 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası isteniyor.

Deniz Göktaş’tan ilk duruşması öncesi yeni ım: ‘Karatepe’ sınıf atlama heyecanı’

“Tek şikayet bilet bulunamamasıydı”
Hakim karşısına çıkan Deniz Göktaş savunmasında “Ölü Deniz” adlı gösterisinin yayınlanmasının ardından sosyal medyada hedef gösterildiğini, şakaların bağlamından koparılarak hakkında CİMER şikayeti yapılması için kampanya başlatıldığını belirtti.
88 gündür tutuklu olduğunu vurgulayan Göktaş, “Gösterimdeki cümle başına 22 gündür yüksek güvenlik cezaevinde bulunuyorum. Komedyen olarak sözlerimin böyle etki etmesi beni gururlandırıyor. davayı bilmeyen birine 2027 yılında insanın hapse kapatılacak sözleri sorulsa cinsel taciz. gibi sebep sanabilir” diye konuştu.

Deniz Göktaş’ın savunmasının tam metni

Daha önce Türkiye’nin dört tarafında, şehrin en bilinen salonlarında gösteri yaptığına değinen Göktaş, yapılan tek şikayetin “bilet bulunamaması” olduğunu söyledi. gösteriyi ilk olarak Ekim 2022’ oynadığını ifade eden Göktaş, “Ben davaya konu olan dört cümleyi yüz binden fazla seyirciye oynadım yüzbinlerce kişi bunda şikayet sebebi görmedi. gösteriyi yayınlamadan önce Selam Selam isminde gösterim daha vardı, 6 milyona yakın izlendi. gösterinin ilgi görmesini bekliyordum, üç günde milyonlarca izlendi. Ben sırada Hollanda’daydım, arkadaşlarım sokakta, toplu taşımada benim gösterimi izlediğini söylüyordu. Ama gündemi artık troller belirliyor. tiğim trollerden Şamil Tayyar ismini kullanan hesap bana cahil, zıpır dedi ama beklediği reaksiyonu alamadı” ifadelerini kullandı.
“Polis bile ‘sen salak mısın neden Türkiye’ye döndün’ dedi”
Göktaş iltica edeceğine dair söylemleri yalanlayarak, dönemde yarım milyon liraya yakın bedelli askerlik ücreti ödediğini belirtti. Göktaş, “Yurtdışına kaçacağı iddia edilen kişi neden askerlik yapmak için para öder?” diye sordu.
Göktaş ifadesinin devamında, “Bütün yakın arkadaşlarım burada gelecek görmedikleri için göçtüler, ben sebeple turnem bittikten sonra yanlarına gidip onları geri dönmeleri için ikna etmeye çalışırım. Kaçtı haberlerini onların yanında okumak çok trajik. Trollerin linç CİMER kampanyasından sonra hakkımda soruşturma başlatıldı. Avukatıma telefon edip ‘döneyim ’ dedim, ‘yakalama yok ama geri dön’. Ben döndüm. Pasaportta ekranda emniyet logosu belirdi. Polis, ‘Yanlış pasaport okuttunuz herhalde’. Hakkımda yakalama kararı olduğunu söyledi” şeklinde konuştu.
Havalimanındaki polis memurlarının, “Sen salak mısın neden Türkiye’ye döndün” dediklerini söyleyen Göktaş, “Üzüldüm buna”.
“Kendi ayağıyla gelmiş birine ters kelepçe takıldı”
Gözaltı sürecinde yaşadıklarını anlatan Göktaş, “Telefonumu bile almadılar, sonra amir kelepçelenmem gerektiğini söyledi. Ben kendim döndüğümü söyledim kelepçeye karşı çıktım. Polis vazgeçti ama ben istediğim için vazgeçmediğini söyledi. Sonra bekletildiğim yerde tekrar kelepçe takmamı istediler. Kendi ayağıyla gelmiş birine ters kelepçe takıldı. Kamerayla çekerlerken hep başım dikti. Hatta kamera arkadayken bile dönüp güldüm, en son uzaktan çekilmiş görüntüyü servis ettiler. Sonra Vatan’ın pis uyuşturucu kokan nezaretinde tutuldum. Polisler orada neden döndüğümü soruyordu” ifadelerini kullandı.

Rapçi Fuat Ergin, Deniz Göktaş’ın yazdığı şarkıyı seslendirdi: ‘Çıktığında birlikte söyleyeceğiz kardeşim…’

Gözaltındayken uyuşturucu testi yapıldığını anlatan Göktaş, hâlâ sonuç çıkmadığını söyledi.
“Kılıçdaroğlu’yla polis zoruyla görüştüm”
Kemal Kılıçdaroğlu’yla sert şekilde görüşmek istemediğini söyleyen Göktaş, “Adliye koridorunda beklerken ailem avukatlarım Kılıçdaroğlu’nun geldiğini, görüşmek istediğini söylediler. Hepsinde sert şekilde reddettim. En sonunda polis zoruyla görüştürdüler. Üzerimden reklam yapılmasını istemiyordum, ona rağmen konuşmamı yalanladılar. Neden zorla görüştürüldüm hâlâ bilmiyorum” şeklinde konuştu.
Savunmasında Kılıçdaroğlu’nun kendisine “Neden yurt dışından döndün, imkan olsa dakika durmam burada” dediğini söyleyen Göktaş, daha sonra bunun şaka olduğunu soruyu kendisine sormayan tek kişinin Kılıçdaroğlu olduğunu dile getirdi.
İtiraz sonucu tahliye kararı verildiğini sonrasında başka suçlamadan aynı gün tutuklandığını hatırlatan Göktaş, “Daltonlar suç örgütünü övme suçundan tekrar tutuklandım. 30 saniyelik özgürlük oldu SEGBİS odasında. İnsan ister istemez düşünüyor. Hiç tahliye kararı verilmemiş olsa suç sayım daha az olacaktı. Masterchef izlerken tekrar tutuklandım yani”.
“Terapi ifadesi rencide edici bulunmuş”
90 dakikalık gösterisinin sadece beş dakikasında Erdoğan’ın geçtiğine dikkat çeken Göktaş, “Utangaç diktatör tanımlaması cumhurbaşkanına hakaret sayılmış. Diktatör ifadesi hakaret değil siyasi nitelemedir. Başka komedyen demokrat diyebilir benim şakamdan daha komik olabilir. Cumhurbaşkanı aynı zamanda AKP genel başkanı. Hiciv sanatına alışık olmalıdır” diye konuştu.
Göktaş, “Mezarlıkta gülme olayı ise gazeteci Musa’ya verdiği röportaj sırasındadır. Buradaki suçlamayı anlamadım. Görece sempatik videosudur Cumhurbaşkanının. Terapi ise rencide edici bulunmuş, oysa herkesin gitmesi gerekebilir. Psikoloji okumuş biri olarak terapiye gitmek rencide edici şey değildir. Nasrettin Hoca dönemde politik mizah yapsa Recep Tayyip Erdoğan’dan bahsetmeden gösteriyi yapamaz” diyerek 25 yıllık AKP iktidarında yapılacak politik mizahta Erdoğan’dan bahsetmemenin mümkün samimi olmayacağını belirtti.
Fon vurgununu Fatma Betül Sayan Kaya’yı hatırlattı
Göktaş savunmasında fon vurgunu sonrası AKP’deki görevlerinden istifa eden milyarlık borsa işlemleriyle anılan Fatma Betül Sayan Kaya’yı hatırlattı:
“Sahneye çıkan biri yasaklanmamalı. tüm vatandaşlar için endişe vericidir. Siyasiler eleştirilere göğüs germelidir. Ben çocukken Levent Kırca Ferhan Şensoy izlerdim. Onlar beni izlese yumuşak bulurdu sözlerimi. Levent Kırca televizyonda yapıp herkesin evine giriyordu. yıllarda ifade özgürlüğünü koruyan yasalar değişmedi, ama an komedyen hapis yatıyor. Değişen şaka kaldıramayan, kırılgan siyasetçiler. Bugün Ferhan Şensoy’u yasaklayan kişiler hatırlanmıyor ama Ferhan Şensoy’un oyunları sözleri hatırlanıyor.  Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en yakın ekibine aldığı, vitrine koyduğu isim; halkın, tüyü bitmemiş yetimin hakkına girdiği belgelenince ne yapıyor? Çıkıp bağımsız mahkemelerde ya halkın karşısında hesap verip istifa bile etmiyor, ‘affını’ talep ediyor. Yargı onlara dokunmuyor, avuç rantiyeci korunuyor. Ama tarafta komedyen, Harbiye’ kurduğu dört tane hiciv cümlesi için 3 Temmuz’dan beri güneş görmeyen hücrede tutuluyor. çarpık tablo ancak ancak hesap vermeyen otoriter liderin onun zümresinin yönettiği ülkede yaşanabilir.”
“İdamımı istemiş”
“Halkı kin düşmanlığa tahrik” suçuna gerekçe olarak CİMER şikayetlerinin gösterilmesine değinen Göktaş, gösterisinin dört milyon izlendiği günde sadece şikayetin olduğuna dikkat çekti. Göktaş, sosyal medyada hedef gösterilmeye başlandıktan sonra CİMER şikayetlerinin arttığını vurguladı.
Sadece 185 kişinin CİMER’e şikayet ettiğini söyleyen Göktaş, “Şaşırdım çünkü öyle hava yaratıldı ki daha fazla şikayet bekliyordum. Sadece 185 kişiyi ikna edebilmişler. Teletabilerden bile daha fazla kişi şikayetçi olmuştu. Şikayetlerin hepsine baktım, üzücüydü. 185 kişiden biri Selçuklu devletini salataya benzettiğimi söylemiş. Başka biri takipçilerimin artıp azalmasını dış güçlere bağlamış” diye konuştu.
CİMER’e yapılan şikayete değinen Göktaş, “Biri ‘İdam cezası olan ülkede idam edilmesini talep ediyorum, teşekkürler.’ Benim kişiyi kin düşmanlığa tahrik ettiğim iddia ediliyor. kişide öyle kin var ki tüm Ortadoğu’ya yeter. Benim tahrik etmeme gerek. Adam idam inovasyonu öneriyor. Elde idamlık komedyen var bunu idam cezası uygulayan ama elinde idamlık komedyen olmayan ülkeye ihraç etmeyi teklif ediyor. CİMER altına ‘Talebiniz alınmıştır’ diye yazmış. Umarım kabul edilmez. İdam edilecek komedyen benim diye duygusal yaklaşıyorum, bilmiyorum”.
“88 gündür cezaevindeyim, bırakın konuşayım”
Mahkeme hakimi, “stand-up gösterin bile 1 buçuk saat sürdü” diyerek Göktaş’tan savunmasını toparlamasını istedi. Göktaş, “88 gündür hücredeyim, bırakın konuşayım diyerek” savunmasına devam.
Göktaş 88 gündür cezaevinde olduğunu belirterek, “Daltonları övmek suçlamasıyla tekrar tutuklandım yüzden fazladan aydır cezaevindeyim. Kaçma şüphem yok, yurt dışından kendim döndüm. Hayatımdan 3 ay çalındı. Hayatımda en özgür kalabalık hissettiğim 3. Yüzlerce mektup geldi. Söylediğim hiçbir sözde suç içeren söz. Beraatımı tahliyemi talep ediyorum”. Göktaş savunmasını bitirdikten sonra salondakiler alkışladı.
Avukat Aslan: 185 CİMER şikâyetinden kamu barışının bozulduğu iddia edildi
Göktaş’ın ardından avukatlarından Metin Sinan Arslan savunma yaptı.
Arslan, Göktaş’ın tutukluluğu sürecinde Anayasa CMK’ya aykırı uygulamalara değinerek, “Göktaş’ın itibarını sarsmak için teşhir yürüyüşü yaptırılmıştır. Daha kötüsü, Deniz Göktaş’a uyuşturucu testi yapıldı. İhbar yok, niye uyuşturucu testi yapıldı? 88 gündür testin hâlâ sonucu. uygulama, nasıl düşmanca davranıldığını ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Avukat Arslan, Deniz Göktaş’ın savcılık sorgusu sırasında Kemal Kılıçdaroğlu görüştürülmesini eleştirerek, “20 küsur yıldan fazla süredir avukatlık yapıyorum. İnsanlar savcı katında ailesiyle bile görüştürülmezken neden, ne amaçla siyasetçiyle görüştürülüyor”.
Anayasa Mahkemesi AİHM kararlarından emsal örnekler aktaran Aslan, “ 198 gösteride tek şikâyet olmamış. Deniz tutuklandıktan sonra şey olmadı. Sadece 185 CİMER şikâyeti. Savcı 185 şikâyetten kamu barışının bozulduğunu iddia etti” diye tepki gösterdi. Aslan ayrıca, kamu barışının tek başına CİMER başvurularıyla bozulamayacağına ilişkin Yargıtay kararları bulunduğunu vurguladı.
Savcılık ceza tahliye talep etti
Göktaş’ın avukatının savunmasının ardından savcı, Göktaş’ın “utangaç diktatör” esprisinin tamamını okuyarak söylemin eleştiri sınırlarını aştığını hakaret suçunu oluşturduğunu iddia. Oruç tutan canlı bomba, dini kitaplar haşema esprilerinin ise “halkın dini değerlerini aşağıladığını” savundu. CİMER şikâyetlerini gerekçe gösteren savcı ayrıca, Daltonlar esprisiyle “suçu suçluyu övme” suçunun işlendiğini iddia. Tüm suçlamalar kapsamında Göktaş’ın cezalandırılmasını verilecek hükümle birlikte tahliye edilmesini talep.
Göktaş, savcının esas hakkındaki mütalaasına karşı özellikle haşema esprisiyle ilgili suçlamayı kabul etmediğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özeri’nin yetkilendirdiği avukat, Göktaş’ın cezalandırılmasını talep ederken, Göktaş’ın avukatı Aslan ise, savcının mütalaasını kabul etmediklerini, tahliye talebine teşekkür ettiklerini ancak beraat talep ettiklerini söyledi.
Tahliyesine karar verildi
İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi, “suçu suçluyu övme” suçundan beraat kararı verirken, iddianamedeki “halkı kin düşmanlığa tahrik veya aşağılama” olarak yer alan suçlamayı “dini değerleri aşağılama” kapsamında değerlendirerek Göktaş’a 7 ay 15 gün, “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan ise 11 ay 20 gün hapis cezası verdi.
Mahkeme, Göktaş’ın tahliyesine karar verdi.

habere emoji tepki ver

😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmaz Önceki haberEkonomistlere göre fon krizinin ekonomiye maliyetiSonraki haberKapatılma Riski Kapıda: AYM’den YENİ Parti’ye İsim Krizi İçin 30 Günlük Savunma Süresi

En Son Haberler

“Kaos Cumhuriyeti”… Fikret Başkaya ‘ahval-i umumiye’ye dair… İddia: Fatma Betül Sayan Kaya ‘etkin pişmanlık’ için parayı iade etti Yurt dışı cep telefonu harcına dev zam geliyor Kapatılma Riski Kapıda: AYM’den YENİ Parti’ye İsim Krizi İçin 30 Günlük Savunma Süresi Ekonomistlere göre fon krizinin ekonomiye maliyeti