İçerdiği oluşun tanımın oldukça tıbbi, objektif fizyolojik ön koşulu olsa kadın olmak nedir? dönüşümden saptanabilecek önce – sonradan söz edilebilse bile sonuçta sadece, asla, bundan ibaret değildir ki… Ne zaman başlar? Esasında tam olarak neye göre belirlenir? evrimle tanımlanır, yoksa evrim hâlinin kendisiyle ? Kadın olduğun ne zaman hissedilir? Kadın olmak için kadın gibi görünmek gerekir, kadın gibi görülmek yoksa kadın olduğuna karar vermek ?

Çağla Demirbaş’ın, başrollerini Almina Kahraman Manolya Maya’nın tığı ilk kısası Oda Servisi, kadının hayatındaki birçok anlamda en önemli akılda kalıcı milatlardan birini işliyor. türden soruları önümüze getirirken, cevaplarını aramakla kadar uğraşmaya gerek olmadığını bilen

Sinema Adası Demeli Film iş birliğiyle çekilen, Lands of Cinema dağıtımındaki Türkiye-Macaristan ortak yapımı film, dünya prömiyerini haziranda 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nin “Yakın Plan” seçkisinde yaptı. Uluslararası prömiyerini ise geçtiğimiz günlerde 15. Richmond Uluslararası Film Festivali’nin “Kurmaca Kısa Film” kategorisinde gerçekleştirdi.

Çağla Demirbaş Oda Servisi fikrin çıkış noktasını, filmin yapım sürecini sonrasını, yarattığı karakterler arasındaki samimi dinamiği konuştuk.

“Kendimizi hâlâ çocuk gibi hissederken toplum artık çocuk olmadığımızı söylüyor. erken olgunlaşma hâlinin anlattığımız bütün hikâyelere sirayet ettiğini düşünüyorum.”

Oda Servisi, her kadının hayatında devasa milat yaratan ânı merkezine alıyor. Regl olmak daha önemlisi ilk reglini olmak hakkında öykü yazmak istemenin ardında senin için neler vardı?

İlk regl deneyimi dediğin gibi her kadının hayatında milat yaratıyor, milat hem fiziksel hem psikolojik. Kendimizi hâlâ çocuk gibi hissederken toplum artık çocuk olmadığımızı söylüyor. deneyimi anlatmak istememin sebebi kadınlar olarak taşıdığımız anlatıların milada dayandığını erken olgunlaşma hâlinin anlattığımız bütün hikâyelere sirayet ettiğini düşünmem.

Filmin ele aldığı “kırılma ânına” dönersek, birdenbire bazı renkleri ayın belli günleri giyemiyor hâle geliyoruz. Yanımızda her daim bulundurmamız gereken yeni hijyen ürünü hayatımıza giriyor. Belki en önemlisi zamanı ölçme biçimimiz kökünden değişiyor. Aylık takvimi menstrual döngü üzerinden takip ediyor, hatta kendimizi günü dahi ped değiştirme sıklığı üzerinden dilimlerken buluyoruz. Çocukluğu çocukluk yapan şeylerden biri zamanı algılama şeklimizken artık yaşıtımız erkekler kadar özgür olamıyoruz, hesaba katmamız gereken bazı faktörler hep aklımızın ucunda oluyor.

Buradan biraz filme bağlamam gerekirse, regl olmasına rağmen Derin için voleybol maçına yetişmenin kadar önemli olması, onun hâlâ zaman kavramıyla çocuksu yerden ilişkilendiğini gösteriyor. Henüz farkında değil ama gelecekte zamana dair bambaşka hesapları olacak.

Filmin yapım sürecinden biraz bahseder misin? Yapımcılar Esra Güzel Simla Güran’la nasıl araya geldiniz? Sete girmeden önce sonra, çekimler sırasında birlikte nasıl dinamiğiniz oldu?

Oda Servisi’ni 2022 yılında, hâlen İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde okurken yazmıştım. Senaryoyu hayata geçirme fikri aklımın köşesinde hep olsa 2023 yılında İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali’nde kararı tam anlamıyla verdiğimi hatırlıyorum. Film festivallerinde, hatta özellikle kısa film festivallerinde olan sinerjinin bambaşka olduğunu düşünüyorum. Yönetmenleri kendi filmleri hakkında konuşurken dinlemek, hatta birbirlerinin filmleriyle ilgili diyaloglarına şahitlik etmek sadece ilham vermekle kalmıyor, “ gün ben kendi hikâyemle burada olabilirim” fikrini somutlaştırıyor.

Esra araya gelmemiz festivalin hemen akabinde. Kendisinin işlerini hâlihazırda takip ediyordum, hatta İzmir Kısa Film Festivali’nde onun filmi Döngü’ye rastlamıştım. Tam filmi çekme kararını aldığım günlerde Esra yüz yüze tanışmamız projeme inanması bana yola çıkma cesaretini verdi. Simla tanışmamız yine 2023 yılında. Kendisi İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde yüksek lisans yaparken katıldığı konferansta ben video essay katkıda bulunmuştum. İletişimimiz ise ders kapsamında benim video essay’im üzerine yazmasıyla başladı. an geriye dönüp baktığımda aslında tanışmamıza vesile olan video essay yine Oda Servisi’nde gördüğümüz “çocukluğu geride bırakmak” “suyun sembolizmi” gibi temaları görebiliyorum. Esra Simla birbirini tamamlayan çok iyi üçlü olduk. Ekibin kalanı söz konusu olduğunda yine hikâye gönül bağı kurmuş, kadınların çoğunlukta olduğu kadro kurduk.

2024 benim için gerçekten çok yoğun yıldı. Aylar öncesinden belli olan yurt dışında olmamı gerektiren taahhütlerim vardı. Esra Simla projeyi kadar sahiplendiği için araya mesafeler girse sete girmeden önce hazırlığımız tamdı. Yeri geldiğinde toplantılara Fransa Güney Afrika’dan bağlandım ama Almina düzenli yaptığımız karakter çalışmalarına hiç ara vermedik.

Geçen sene yüksek lisansım için New York’a taşındım. Neyse ki uzaktan çalışmaya alışkın olduğumuz için post-prodüksiyon sürecinin kısmı festival başvurularını ben Amerika’dayken gayet içimize sinen şekilde yürütebildik.

Derin Merve her açıdan birbirlerine çok zıt iki kadın karakterler ama her ikisi ne kadar geçici olursa olsun; başka biriyle, başka kadınla bağ kurmaya çok hazır ki hikâye bakıma ikisinin tanışmasıyla başlıyor. Onları düzlemde tanıtmak senin için neden önemliydi?

Derin Merve karakterleri spektrumun iki farklı ucunu temsil ediyor diyebiliriz. spektrumu “kadınlık deneyimi” olarak düşünürsek Derin henüz deneyimin çok başında, bedenindeki değişimleri yeni yeni anlamlandırmaya çalışan yerde. Merve ise bedenine alışalı uzun zaman olmuş, kendisiyle barışık.

iki karakteri düzlemde tanıtmanın sebebine gelirsek, bence filmi izlerken kendimizi Derin’in yerine koymamız önemli. Derin ilk regl deneyimini anlamlandırmaya çalışırken yandan Merve’nin dünyasına tanıklık ediyor. “krizle” başa çıkma anlarında aklımızın köşesinde az önce tanıştığımız eğlenceli ama hakkında pek çok şey bilmediğimiz kadının kim olduğu sorusunun dönüp durmasını istedim. Tıpkı spektrumun varlığını iki karşıt uca borçlu olması gibi iki kadının iki deneyimin birlikte var olması benim için elzemdi.

Merve, Derin’e her şeyin ne kadar daha basit olduğu zamana; Derin ise Merve’nin temsil ettiği kadın olma hâline, bunun sunduğu “ideal”e özlem duyuyor. Derin Merve’nin, Merve Derin’in öykündüğü veya özlem duyduğu dişillik hâli olabilir ?

Kesinlikle katılıyorum. Hatta bana kalırsa iki karakter arasındaki ilişkiyi tekdüze olmaktan çıkaran unsur sadece Derin’in Merve’ye değil; aynı zamanda Merve’nin Derin’e öykünmesi. bağın tek taraflı kalmaması, her iki karakterin birbirinde aradığını bulduğu karşılıklı zemine oturması benim için çok kıymetliydi.

Yaşı gereği Derin, cinsiyetinin “makbul” bulunan hâline dair dayatmaları kadar güçlü şekilde hissetmiyor. Merve, Derin kurduğu saf, belki biraz şımarık iletişim sayesinde çok güzel ifade ettiğin gibi “her şeyin daha basit” beklentisiz olduğu döneme dönebiliyor.

Derin’in tarafında ise durum tabii ki hayranlık. Merve’nin bedeniyle olan ilişkisine, hatta ilişkinin sonucu olan özgüvenin üzerinde kadar eforsuzca durmasına hayran olduğunu söyleyebiliriz. Derin kadın olmanın fizyolojik sosyolojik boyutlarını aynı anda deneyimlerken Merve’den güç alıyor. iki boyutun kesişiminde özgüvenle var olunabileceğini görüyor zamanla kendinde özgüveni bulmaya başlıyor.

“Regl temsilini olabildiğince sıradan yansıtmak benim için önemliydi. Her gün milyonlarca canlının tecrübe ettiği deneyimi tanımlayacak en doğru kelime sıradan değil nedir?”

arada Almina Manolya’yı birbirlerine biraz benzettiğimi söylemem lazım. Pekâlâ alt metinde birbirlerinin genç / erişkin versiyonu olabileceklerine inanacağım kadar hem durum kendi içinde hayran teorisine dönüşmüş durumda benim için! Filme dâhil oldukları zaman sana benzer gelmişler miydi?

soru “hayran teorisi” çok hoşuma gitti. Casting sürecinde birbirlerine benzeyip benzememeleri aklıma gelmemişti aslında. Belki kendimin dahi fark etmediği, bilinç dışı yerden etkilemiştir. Ama hem Almina hem Manolya’nın büyük mimiklere ihtiyaç duymadan duyguları aktarabilen oyuncular olduğunu söyleyebilirim. yüzden benim aklımdaki ideal “sinematik yüz” tanımına son derece uyuyorlar.

Almina’nın casting’i konusunda şöyle tatlı hikâyem var: Kendisiyle audition yapmadan aylar önce fotoğrafına denk gelip ekran görüntüsü almışım meğer. Çevremde Derin karakterine uygun çocuk oyuncu pek yoktu. yüzden ön hazırlığın başındayken bile kendi kendime ajansların web sitelerine girip oyunculara bakıyordum. ajans listelerinde görüp ekran görüntüsünü aldığım birkaç oyuncudan biri Almina’ydı. Hatta ekran görüntülerinin sırasına göre ilk aldığım ekran görüntüsü ona aitti. Aylar sonra Almina audition yaptığımızda, onu görür görmez kafamdaki Derin karakterine cuk oturduğunu düşündüm. Daha önce onun profiline rastlayıp ekran görüntüsünü aldığımı filmi çektikten aylar sonra şans eseri fark ettim.

Merve karakteri konusunda ise aklımda kadar net fikir yoktu, ama nasıl temsil istemediğimi çok iyi biliyordum. Abartılı karikatürize performans olması en son istediğim şeydi. Manolya önerisi geldiğinde Almina’nın audition’ında olduğu gibi doğru seçim olduğunu ânında hissettim onunla konuşma fikri beni çok heyecanlandırdı. Merve rolü Manolya’nın daha önce canlandırdığı rollerden oldukça farklıydı ama aradığım tonu onunla yakalayabileceğime güveniyordum. oyuncu olarak geniş yelpazeye sahip olması role derinlik katmasını sağladı Merve’yi tek boyutlu karakter olmaktan kurtardı.

Derin’in flamingolu mayosu, Merve’nin bunun hakkındaki yorumu, havuzdaki şişme flamingo… imge filmde en sık karşılaştığımız şey herhâlde. şahane kuşa film boyunca geri dönmemizin nedeni nedir? Senin veya öykü için ne anlam taşıyor?

Flamingo sembolünün ortaya çıkışı, Derin Merve’nin karşılaşmasını özgün kılma motivasyonuyla. yaşlardaki hâlimden yola çıktığımda, kendimden büyük biriyle yapacağım havadan sudan sohbetin bende çok etki yaratacağını düşünmüyordum. Derin’le tanıştığımızda, onu kendi kendine vakit geçirmeyi seven yaşıtlarının arasına girmekten çekinen karakter olarak görüyoruz. Merve’nin Derin’ gerçekten iz bırakabilmesi, hatta farkında olmasa onun kabuğunu kırabilmesine yol açabilmesi için zihinde meşguliyet yaratacak türden temasa ihtiyacımız vardı. Merve’nin flamingo mayosu üzerinden başlattığı beklenmedik diyalog tam olarak etkiyi amaçladım: Derin’i iç dünyasını fark ediyor. Hatta iç dünyaya katkıda bulunuyor, flamingoları sevdiğini varsayıp flamingolarla ilgili bilgi veriyor. Merve’nin özellikle flamingoların uçabildiğinden bahsetmesini pekâlâ Derin’i içindeki potansiyeli çıkarmak üzerine yüreklendirmesi şeklinde yorumlayabiliriz.

diyalogda karar kıldıktan sonra flamingonun sembolizmini iyice araştırmaya başladım. Flamingoların popüler kültürde “feminenlik” “tatil” gibi kavramlarla özdeşleştirilmiş olması filmin evreni uyumluydu. Fakat benim en hoşuma giden unsur, flamingoların renginin doğuştan farklı olması onlar beslendikçe pembe hâl almasıydı. yine tematik olarak Derin’in yolculuğu örtüşürken filmin renk tasarımını etkiledi.

Regl gibi son derece doğal hayatın, en azından dişile mahsus tarafının, ayrılmaz parçası olmasına rağmen tabuluğu tükenmek bilmeyen konuyu filmde ele almak, ister istemez çeşitli kısıtlamaları zorlukları beraberinde getirmiş olmalı. Gerek görsel dili gerekse anlamsal katmanı kurarken meseleye nasıl yaklaştın? Herhangi açmaz ya ikilemle uğraştın ?

Belli başlı zorlukların oluşabileceğini kabul ederek giriştik tabii ki yolculuğa. Fakat ne mutlu ki korktuğum tepkileri almadık. Aksine, filmi sadece genç kadınlar sahiplenmedi, birçok orta yaşlı erkek izleyiciden oldukça samimi geri dönüşler aldık. Derin rolü için audition veren çocuk oyuncuların ebeveynleri film için çok heyecanlıydı.

Filmin dilini oluştururken meseleye olan yaklaşımımı şöyle açıklayabilirim: Ekranda hiçbir öge olması gerekenden daha kısa ya daha uzun gözükmüyor. Regl temsilini olabildiğince sıradan yansıtmak benim için önemliydi. Her gün milyonlarca canlının tecrübe ettiği deneyimi tanımlayacak en doğru kelime sıradan değil nedir?

Burada “sıradan” kelimesini kullanmayı tercih etmemin sebebi, tabu kavramının aslında sıradan olanın karşıtı olarak ortaya çıkması. Bütün dillere Tonga dilinden geçen “tabu” kelimesinin aynı dildeki zıttı “noa” kelimesi. aynı zamanda “sıfır” demek. Bunu biraz yukarıda bahsettiğimiz milat mevzusuna benzetebiliriz hatta.

Aslında açıdan filmin açık uçlu sonu olduğu söylenebilir. senaryoda hep böyle miydi, yoksa başka kimi alternatif sonları mevcut Oda Servisi’nin? Filmde gördüğümüz sonda karar kılana kadar ne gibi aşamalardan geçtin?

Filmin sonu benim için baştan beri belliydi aklımda herhangi alternatif yoktu. Şair Kenneth Koch, şiiri bitirdiğinizde tıpkı mücevher kutusunun kapağının “tık” diye yerine oturması gibi his yarattığından “tık” hissinin düzyazıda kadar bulunmadığından bahseder. Şiiri kısa filme benzetenlerdenim. mücevher kutusu analojisi sinemada ekranın ne zaman kararacağını bilmeye tekabül ediyor bana kalırsa. Filmin evreninde birçok hikâye var; hikâyelerin her biri mücevher kutusuna yapılan başka ziyaret ama Oda Servisi sadece tanesini anlatıyor. Sürpriz bozmadan şöyle ifade edebilirim: Filmin sonu açık uçlu bittiğinde bana kalırsa iki kadın arasındaki dayanışma dayanışmanın tabulara rağmen var olabilmesinin altı çizilmiş oluyor. Ekran karardıktan sonra olanlar başka hikâye, mücevher kutusu açık değilken bile içinde hikâyeleri barındırmaya devam ediyor.

Son olarak şunu eklemek isterim: Her ne kadar filmin sonunu ucu açık şekilde bitirsem yazarken içten içe devamında neler olduğunu biliyordum. Almina Manolya yaptığımız provalardan birinde filmin devamında ne olduğunu hayal ettikleri doğaçlama yapmalarını istemiştim. egzersizde her ikisinin filmin sonunu tam olarak benim kurguladığım şekilde okuduklarını, hatta üstüne koyduklarını görmek ne kadar doğru casting olduğunu kanıtlar nitelikteydi. Karakterler aralarındaki ilişkiyi incelikle kavradıklarından tekrar emin olmuştum.

Filmin dünya prömiyerini Haziran’ 29. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali’nde yaptı. 15. Richmond International Film Festival’ın Kurmaca Kısa Film kategorisinde uluslararası prömiyerini yaptı. Festivallere başvuru süreci, bunun yolculuğu senin için nasıldı? Ayrıca gelecekteki başka izleme olanakları hakkında ne söyleyebilirsin bize, Oda Servisi’yle ilgili?

Prömiyerimizi Uçan Süpürge’ yapmak benim için çok değerliydi. Ankaralı biri olarak sinema olan ilişkimin derinleştiği yıllardan beri tiğim festivalde ilk filmimin gösterilmesi, döngüyü tamamladığımı hissettirdi. Tabiri caizse ilk turu tamamlayıp başlangıç çizgisine geri döndüm, bundan sonraki turları heyecanla bekliyorum.

Uluslararası prömiyerimizi yaptığımız Richmond International Film Festival’ benzer döngü tamamlama hikâyesi var aslında. Senaryonun ilk versiyonu çeşitli festivallerin senaryo yarışmalarına başvurmuştum, bunlardan biri Richmond’dı. 2024 yılında senaryo yarışmasında yarı finalist olan Oda Servisi, takip eden iki yılda hayata geçti resmî seçkiye alındı. yolculuk benim için çok anlamlı. ABD’deki senaryo yarışmasında yarı finalist olmak, hikâyenin sadece regl tabusunun daha belirgin olduğu coğrafyalarda değil; her yerde karşılığı olduğuna dair işaret vermişti. İki yıl sonra aynı festivale filmin kendisinin seçilmesi inancımı pekiştirdi.

Derin Merve’nin hikâyesini merak edenler ilerleyen süreçteki festival duyurularımızı shortfilm hesabımızdan takip edebilir.