Mehmet Taş / Londra – İşçi Partisi liderliğine seçilmesinin başbakanlık görevini üstlenmesinin ardından Andy Burnham, partisinin yıllık konferansında ilk kapsamlı konuşmasını yaptı. Yaklaşık iki aydır başbakanlık görevini sürdüren Burnham’ın açıkladığı program, Britanya siyasetinde uzun süredir görülmeyen ölçüde köklü değişim iddiası taşıyor.
Programın özellikle konut, sağlık, sosyal bakım, enerji, su, ulaşım eğitim alanlarında hayata geçirilmesi, İngiltere, İskoçya, Galler Kuzey İrlanda’dan oluşan Birleşik Krallık’ta zayıflayan toplumsal dayanışmayı yeniden güçlendirebilir.
Burnham, yıllar önce Westminster’dan ayrılarak Greater Manchester Belediye Başkanlığı görevini üstlenmiş; burada toplu taşıma, yerel yönetim farklı toplumsal kesimler arasındaki dayanışma konusunda dikkat çekici deneyim kazanmıştı. Şimdi yerel yönetim deneyimini ülke çapında uygulamak istediğini söylüyor.
İşçi sınıfı kökenli aileden gelen, Cambridge Üniversitesi’nde eğitim gören İşçi Partisi’nin sosyal demokrat sol kanadında yer alan Burnham, konferans konuşmasıyla başbakanlığı sıradan makam olarak görmediği izlenimini verdi. Köklü değişiklikler gerçekleştirerek kendi adıyla anılacak yeni dönemin kapısını açmak istediğini gösterdi.
Konuşması delegeler üzerinde güçlü etki yarattı. Burnham sık sık ayakta alkışlandı; babasından ailesinin geçmişinden söz ederken duygulandı. Ancak konuşmanın asıl önemi, yarattığı duygusal atmosferden çok, son kırk yılın neoliberal politikalarıyla açık hesaplaşma iddiası taşımasıydı.
Neoliberalizmle hesaplaşma ?
Burnham, Britanya’nın uzun süredir yanlış yolda ilerlediğini belirterek sanayisizleşmeyi, kuralsızlaştırmayı, özelleştirmeleri, kemer sıkma politikalarını Brexit’i doğrudan eleştirdi. İşçi Partisinin 1945’ten sonra yarattığı ortak servetin 1980’lerden itibaren küçük azınlığın çıkarlarına sunulduğunu söyledi:
Konut, su, enerji, ulaşım sosyal bakım parçalanmış, özelleştirilmiş kâr alanlarına dönüştürülmüştü. Halkın emeğiyle yaratılan toplumsal servet, avuç şirketin hissedarın denetimine bırakılmıştı. Belediyelerin yetkileri azaltılmış, yerel demokrasi zayıflatılmış toplumsal hizmetler piyasanın insafına terk edilmişti.
Burnham’ın programı, Thatcher döneminde başlayan hem Muhafazakâr hem İşçi Partisi hükûmetleri tarafından sürdürülen neoliberal yönelimin bazı temel sonuçlarını tersine çevirmeyi amaçlıyor. Konut, su enerji üzerinde daha güçlü kamu denetiminin kurulması; belediye konutlarının yeniden çoğaltılması; sosyal bakımın kamusal hizmete dönüştürülmesi yaklaşımın temelini oluşturuyor.
Bununla birlikte program, neoliberalizmden tam kopuş anlamına gelmiyor. Daha çok neoliberal ekonomi yeniden güçlendirilmiş sosyal refah devletinin yan yana var olacağı karma model öneriyor.
Burnham konuşmasında yeniden sanayileşmeden, yapay zekânın üretimde kullanılmasından, kamu alımlarının Britanya’daki işletmeleri desteklemesinden bölgesel kalkınmadan söz. Ancak finans sermayesinin egemenliği, bankaların ekonomideki belirleyici rolü, servetin yeniden bölüşümü, sendikaların zayıflatılması emek-sermaye ilişkilerinin nasıl değiştirileceği üzerinde yeterince durmadı.
Dolayısıyla üretim, finans askerî sanayi büyük ölçüde özel sermayenin denetiminde kalırken; kamu müdahalesi halkın günlük yaşamını doğrudan etkileyen temel hizmetlerde yoğunlaşacak gibi görünüyor.
On yıllık Britanya Planı
Burnham, yıl sonuna kadar ayrıntılı “Britanya Planı” yayımlayacaklarını ülkeyi on yıl içinde yeniden işler hâle getireceklerini açıkladı. Programını üç temel hedef üzerine kurdu:
Temel hizmetler üzerinde daha fazla kamu denetimi sağlamak, yerel yönetimlere halka daha fazla yetki vermek, ülkenin bütün bölgelerinde dengeli nitelikli büyüme yaratmak.
Burnham’ın ifadesiyle amaç, “her posta kodunda iyi büyüme, her yürekte umut” yaratmaktır.
yaklaşım, yalnızca devletin ekonomiye daha fazla müdahale etmesini değil, aynı zamanda Westminster’ toplanmış yetkilerin belediyelere, bölgesel yönetimlere yerel topluluklara devredilmesini öngörüyor. Burnham, Greater Manchester’ geliştirdiği yerel yönetim modelini ülkenin bütün bölgelerine yaymayı hedefliyor.
Ancak programın önündeki en büyük engel yine mali kurallar olacak. Burnham, değişimin daha hızlı gerçekleşmesini istediğini söylerken, borçlanmayı kamu borcunu azaltmayı amaçlayan mevcut mali kurallara bağlı kalacağını özellikle vurguladı. bağlılık, sosyal programların kapsamını daraltabilir uygulanmasını geciktirebilir.
Konutta yeniden kamu denetimi
Britanya’nın en ağır toplumsal sorunlarından biri konut krizidir. milyondan fazla insan belediye konutu bekleme listelerinde bulunuyor. Yüksek kiralar, evsizliğin yaygınlaşması, boş tutulan konutlar özel kiralık sektöründeki kötü yaşam koşulları giderek büyüyen toplumsal krize dönüşmüş durumda.
Burnham, hiç kimsenin sokakta yatmak zorunda kalmadığı herkesin güvenli konuta sahip olduğu Britanya kuruluncaya kadar mücadele edeceğini söyledi.
Program, savaş sonrasından yana gerçekleştirilecek en büyük belediye konutu yapımını öngörüyor. Yeni konutların kullanılmayan kamu arazileri üzerine inşa edilmesi bunların gelecek kuşaklar için kamu mülkiyetinde tutulması planlanıyor.
Belediyelere, uzun süre boş bırakılan evleri devralma yeniden kamu konut stokuna katma yetkisi verilecek. Sağlıksız bakımsız evleri kiraya veren mülk sahiplerinden gerekli iyileştirmeleri yapmaları istenecek; bunu reddedenlerin evlerinin belediyeler tarafından satın alınması kolaylaştırılacak.
Burnham ayrıca, ailesinin maddi desteğine güvenemeyen gençlerin ev sahibi olabilmesini sağlayacak düşük peşinatlı sistem öneriyor.
politikalar uygulanabilirse konutun yalnızca alınıp satılan meta olmadığı, temel toplumsal hak olduğu düşüncesi yeniden güç kazanabilir.
Su enerji yeniden kamusal denetime
Burnham’a göre su hizmetleri, Britanya’ son kırk yılda yaşanan yanlışlığın en açık simgelerinden biridir: Hissedarların sürekli kazandığı, halkın ise hem yüksek faturaları hem denizlere boşaltılan kanalizasyonun bedelini ödediği sistem.
Açıklanan plana göre su şirketlerinin kamu mülkiyetine geçirilmesini yasaklayan Thatcher dönemi düzenlemeleri kaldırılacak. Başarısız olan, çevreyi kirleten kamu yararına hizmet etmeyen şirketlerin denetimi geri alınabilecek; gerektiğinde kamu mülkiyetine geçişin yolu açılacak.
Enerji maliyetleri hem hanelerin hem işletmelerin karşı karşıya bulunduğu en büyük sorunlardan biridir. Burnham, Britanya’daki enerji fiyatlarını on yıl içinde Avrupa’daki komşu ülkelerin seviyesine indirmeyi hedefliyor.
Bunun için kamuya ait Great British Energy bünyesinde Great British Grid adlı yeni kuruluş oluşturulacak. şirket özel şebeke işletmecileriyle rekabet edecek, enerji bağlantılarını hızlandıracak maliyetleri düşürmeye çalışacak.
Kısa vadede ise elektrik faturalarındaki KDV kaldırıldı. Ayrıca 2027 yılı boyunca İngiltere’ tek yönlü otobüs biletlerinin iki sterlini aşmaması kararlaştırıldı.
Bunlar tek başına hayat pahalılığı sorununu çözemez. Ancak enerji ulaşımın yalnızca piyasanın belirlediği ticari hizmetler değil, kamu yararına düzenlenmesi gereken temel ihtiyaçlar olduğu anlayışına geçişin ilk işaretleri sayılabilir.
Ulusal Bakım Hizmeti
Burnham’ın programındaki en önemli vaatlerden biri, NHS örnek alınarak Ulusal Bakım Hizmeti kurulmasıdır.
Britanya’ sosyal bakım sisteminin çöküşü, yalnızca yaşlıları ailelerini değil, NHS’i ağır krize sürüklüyor. Evde bakım hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle binlerce yaşlı hastanelerde beklemek zorunda kalıyor. Acil servisler doluyor, ambulans hizmetleri aksıyor sağlık çalışanları giderek ağırlaşan baskı altında çalışıyor.
Burnham, insan odaklı, yüksek kaliteli öncelikle evde başlayan bakım sistemi kurmayı vaat ediyor. Hizmetin kullanım sırasında ücretsiz olması, bakım giderlerinin temel devlet emekliliğinden kesilmemesi insanların bakım masraflarını karşılamak için evlerini ya birikimlerini kaybetmemesi hedefleniyor.
proje, NHS’in kurulması kadar tarihsel adım olarak sunuluyor. Ancak Ulusal Bakım Hizmeti parlamento döneminde değil, sonraki dönemde hayata geçirilecek. Dolayısıyla uygulamanın kapsamı finansmanı henüz tam anlamıyla açıklığa kavuşmuş değildir.
Emeklilik garantisinde tartışmalı değişiklik
Ulusal Bakım Hizmetinin finansmanı için devlet emekliliğinde uygulanan “üçlü garanti” sistemi Nisan 2030’dan itibaren değiştirilecek.
Bugünkü sistemde emekli maaşları enflasyon, ortalama ücret artışı veya yüzde 2,5 oranlarından hangisi daha yüksekse ona göre artırılıyor. Yeni düzenlemede maaşların her yıl en az enflasyon oranında ya yüzde 2,5 yükseltilmesi sürdürülecek; ancak ücret artışını esas alan yıllık garanti kaldırılacak. Emekli maaşlarının uzun vadede ücretlere oranla değerini koruyacağı belirtiliyor.
Burnham, buradan sağlanacak tasarrufun Ulusal Bakım Hizmetine aktarılacağını söylüyor. Böylece yaşlılara her yıl artan emekli maaşı ücretsiz nitelikli bakım hizmeti arasında yeni toplumsal anlaşma öneriyor.
Ancak düzenleme ciddi tartışmayı beraberinde getirecektir. Sosyal bakımın maliyetini büyük servetlere, finans şirketlerine yüksek gelirlilere daha fazla vergi getirerek karşılamak yerine emeklilik sisteminden sağlanacak tasarrufa bağlamak, programın en zayıf yönlerinden biridir.
Eğitim, gençlik sosyal güvenlik
Britanya’ yaklaşık milyon genç ne çalışıyor ne eğitim görüyor. Gençlik hizmetlerinin tasfiye edilmesi, ruh sağlığı hizmetlerinin yetersizliği eğitim sisteminin üniversite yoluna aşırı ağırlık vermesi yüz binlerce genci geleceksiz bırakıyor.
Burnham, akademik eğitim teknik eğitim arasında eşitlik kuracak kapsamlı eğitim sistemi vaat ediyor. On dört yaşından itibaren farklı nitelikli eğitim yolları oluşturulması, 16-18 yaş arasındaki gençlere iş deneyimi sağlanması, 18 yaşında çıraklık olanaklarının genişletilmesi ruh sağlığı desteğine erişimin hızlandırılması planlanıyor.
Burada önerilen yaklaşım, sosyal yardımları kaba kesintilerle azaltmak yerine insanlara yatırım yapmayı amaçlıyor. Fakat yardım sisteminin yeniden düzenlenmesi sırasında gençler üzerinde yeni yaptırımlar uygulanıp uygulanmayacağı dikkatle izlenmelidir. “Yardımı kabul etme zorunluluğu”, destekleyici politikadan cezalandırıcı sisteme kolaylıkla dönüşebilir.
Brexit siyasal sistem
Burnham’ın konuşmasının önemli yanlarından biri Brexit’in Britanya’ya yarardan çok zarar verdiğini açıkça kabul etmesiydi. Brexit’in ekonomik büyümeyi zayıflattığını, ülkenin Avrupa’yla iş birliği olanaklarını daralttığını göç üzerinde vaat edilen denetimi sağlamadığını belirtti.
Britanya’nın Avrupa Birliği uzun vadeli ilişkisini yeniden tanımlamak üzere ulusal tartışma başlatacağını açıkladı. Brexit sonrasında İşçi Partisi yönetiminden gelen en açık özeleştirilerden biridir.
Burnham ayrıca mevcut dar bölge çoğunluk sisteminin halkın iradesini yeterince yansıtmadığını kabul ederek seçim reformu için ulusal komisyon kurulacağını duyurdu. sonraki seçime, her oyun her sesin karşılık bulacağı yeni seçim sistemi vaadiyle gidileceğini söyledi.
iki başlık, Burnham’ın programını yalnızca sosyal politikalarla sınırlamayıp anayasal demokratik yeniden yapılanmaya doğru genişletebileceğini gösteriyor.
Dış politikada eski çizgi sürüyor
İç politikada köklü değişiklikler vadeden Burnham, dış politikada aynı cesareti gösteremedi.
NATO’nun artık yalnızca savunma örgütü olmaktan çıktığı gerçeğini sorgulamadı. Britanya’nın NATO yükümlülüklerini daha güçlü biçimde yerine getireceğini, Ukrayna’ya desteğin sürdürüleceğini Rusya’dan, İran’dan ya başka ülkelerden geldiği öne sürülen tehditlere karşı koyacaklarını açıkladı.
İsrail Filistin konusunda iki devletli çözümü savunmakla yetindi. Filistin halkının karşı karşıya bulunduğu yıkım, Britanya’nın İsrail’e verdiği askerî siyasi destek ya silah satışlarının durdurulması hakkında somut program ortaya koymadı.
Dolayısıyla içeride sosyal devletin yeniden kurulmasını savunan Burnham, dışarıda NATO merkezli militarist politikanın sınırlarını aşamıyor. Britanya halkına daha fazla sosyal güvenlik vaat ederken dünya halklarına barış silahsızlanma konusunda aynı ölçüde güçlü güvence vermiyor.
Programın temel çelişkilerinden biri burada ortaya çıkmaktadır: Sosyal hizmetleri genişletme hedefi giderek büyüyen askerî harcamaların aynı anda nasıl finanse edileceği açıklanmamaktadır.
Birleşik Krallık’ı arada tutabilir ?
İskoç bağımsızlık hareketi, Burnham’ın Birleşik Krallık’ın son başbakanı olacağını ileri sürüyor. Burnham ise buna karşı, ayrılık yerine dayanışmayı yetkilerin dört ülkeye daha eşit biçimde dağıtılmasını savunuyor.
Whitehall’ toplanan gücün İngiltere, İskoçya, Galler Kuzey İrlanda’ya aktarılacağını; Birleşik Krallık’ın ancak eşitlik, dayanışma yerel demokrasi temelinde ayakta kalabileceğini söylüyor.
Fakat ulusal sorun yalnızca yetki devriyle çözülemez. İskoçya’ya uluslara kendi geleceklerini belirleme hakkı tanınmadan kurulacak birlik, gönüllü eşit birlik olmayacaktır.
Sosyal demokratlar komünistler
Burnham’ın programı, geniş halk kesimlerine kapitalizmin sınırları içinde daha iyi yaşam sağlanabileceği sözünü veriyor. Neoliberalizmi konut, su, enerji sosyal bakım gibi temel alanlarda geriletmeyi amaçlıyor; ancak onu bütünüyle ortadan kaldırmıyor.
Yine programın yalnızca Britanya’ değil, Avrupa’nın başka ülkelerinde yankı uyandırması mümkündür. Uzun süredir neoliberalizme teslim olan Avrupa sosyal demokrasisi, yeniden sosyal devlet, kamu mülkiyeti gelir adaleti gibi tarihsel taleplerine yönelmeye başlayabilir.
Sosyalistler, komünistler Marksist güçler her ülkenin özgül koşullarına uygun, halkın günlük sorunlarına somut çözümler getiren programlar etrafında geniş birlikler oluşturabilmelidir. Sosyal demokrasinin reformlarını küçümsemek yerine onları desteklemeli; fakat reformların sınırlarını göstererek mücadeleyi kapitalizmin aşılmasına doğru genişletmelidir.
ilişki, 1930’lu yıllardaki “sınıfa karşı sınıf” anlayışının yol açtığı sekterliğe kanlı bölünmelere dönüşmemelidir. Sosyal demokratlarla gerektiğinde birlikte, gerektiğinde onlardan bağımsız yürümeyi öğrenmek gerekir.
Faşizme, ırkçılığa, savaşa otoriterliğe karşı geniş toplumsal cephe kurulmadan kalıcı başarı kazanılamaz. Bunun için yalnızca doğru programlara değil, örgütlü toplumsal güce, güçlü sendikalara geniş halk kesimlerinin aktif desteğine ihtiyaç vardır.
Andy Burnham’ın programı sosyalizm değildir. Ancak kırk beş yıllık neoliberal yıkımın ardından kamu yararını, ortak serveti toplumsal dayanışmayı yeniden siyasal tartışmanın merkezine taşıması bakımından önemli başlangıçtır.
Asıl soru şudur: program, sermayenin finans çevrelerinin direnci karşısında ne ölçüde uygulanabilecek; İşçi Partisi verdiği sözlerin arkasında durabilecek midir?
Bunu önümüzdeki yıllarda sınıf mücadelesinin seyri belirleyecektir.
yazıya emoji tepki ver
😡0Kızgın🤣0Hahaha👍0dim.❤️0Muhteşem😢0Üzgün😮0İnanılmazÖnceki haberX’te engelleme tsunamisi: ayda en az 1.270 hesaba engel