Piercy & Company, Londra'nın kuzeyinde yer alan daireyi yenileyerek buraya özel ahşap doğramalar gizemli, kavisli koridor içeren yepyeni iç mekan kazandırdı.
Fotoğraflar: Jasper Fry
Aslen özel etkinliklerin sergilerin düzenlenmesi ya misafir ağırlanması amacıyla tasarlanan Apartment 21, Piercy & Company tarafından hayata geçirildi. tasarım, daha önceleri oldukça minimalist açık planlı olan konuta adeta katmanlılık karmaşıklık getiriyor. Yeni yerleşim düzeni, mekanların anda değil, kademeli olarak açığa çıkmasıyla koyu açık tonların kontrastını gözler önüne seriyor.
Önemli müdahaleler arasında, doğrudan yatak odası yerine sanat eserine odaklanmayı sağlayan kavisli duvar yer alıyor. Yatak odasının girişi ise gizli kapının arkasında saklanmış durumda.
Bunun yanı sıra, tescilli zemin-tavan doğrama elemanı ana yaşam alanını yeni çalışma odasından ayırıyor. unsur, büyük dairesel pencere boşluğuyla birleşen hem duvar hem kapı işlevi görüyor.
Daire, 1920’lerde neo-Georgian tarzında inşa edilen süre The Polytechnic School of London’ın parçası olduktan sonra 1990’ların sonlarında konuta dönüştürülen binada yer alıyor.
Misafir ağırlamanın önemi, daireye adım atar atmaz netlik kazanıyor. İlk göze çarpan unsurlardan biri, Britanya karaağacından üretilen, bardaklar, yemek takımları dizi yemek kitabıyla dolup taşan entegre raf duvarı. Mutfak ise alanın karşısında konumlanıyor; duvardaki kesit, alanı bitişik oturma yemek odasına açıyor.
Dairesel pencere boşluğu, küratörlük eseri kütüphane duvarına asma kata ev sahipliği yapan çalışma odasına doğru uzanan manzarayı çerçeveliyor.
Bağlantı koridorunun koyu tonlarıyla sinyal veren dairenin daha özel alanlarında ise atmosfer belirgin şekilde değişiyor. Banyoda yer alan sıkıştırılmış bazalt küllerinden yapılan koyu gri karolarla kaplanmış kavisli duş, mağarada duş alıyormuş gibi hissettiriyor.