Artı Gerçek - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin yeni yasama yılının ilk Meclis Grup Toplantısı’nda gündemdeki gelişmelere ilişkin konuştu.

6-8 Ekim 2014’te yaşanan Kobani protestolarının yıl dönümüne değinen Bakırhan, yaşamını yitirenlerin faillerinin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.

Kobani Davası’nda tutuklu bulunanlara ilişkin konuşan Bakırhan, “Aradan geçen 12 yıla rağmen Kobani Kumpas Davasında hukuk garabeti hala devam ediyor. Arkadaşlarımız halen tutuklu. [.] Bunun izahı yok, an önce Kobani Kumpas Davasında yargılanan arkadaşlarımızın artık özgürlüklerine kavuşması gerekiyor”.

'CUMHURİYET TARİHİNİN EN BÜYÜK VURGUNU'

Türkiye’deki fon soruşturmasına ilişkin tartışmaları “Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgunu” “yüz yıllık vurgun” olarak nitelendiren Bakırhan, soruşturmanın borsa fonlarla sınırlı kalmadığını belirtti.

Terra fonunun sahiplerinin özel jetiyle seyahat eden siyasetçi bürokratların olup olmadığını gündeme getiren Bakırhan, “Vurgundan önceki son ayda birkaç ayda fonlardan yüklü miktarda para çekenler kimlerdir?” diye sordu.

Bakırhan, Fatma Betül Sayan Kaya’nın mal varlığının dondurulup dondurulmadığını ifadeye çağrılıp çağrılmadığını sorarak, “Sabahın ilk ışıklarında insanların mahremiyetini ihlal edip görüntüleri servis edenler zahmet buyurup Fatma Betül Sayan Kaya’yı ifadeye çağırdı ?" diye sordu.

'KURUL ÖCALAN’IN KOORDİNATÖRLÜĞÜNDE ÇALIŞMALI'

Barış sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, Çerçeve Yasa kapsamında oluşturulan Koordinasyon Kurulu alt komisyonların çalışmalarının başlaması gerektiğini söyledi.

Bakırhan, “ somut adım bin sözden iyidir” diyerek Silahsızlanma Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun “ an evvel Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışmalara başlaması” gerektiğini söyledi.

Barışın karşılıklı adımlar gerektirdiğini belirten Bakırhan, “ kefeye silah bırakıldıysa kefeye hukuk konulmalıdır”.

'MECLİS’İN ÖNÜNDE ERTELENMEYECEK BİR GÖREV VAR'

Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın çalışma, görüşme iletişim koşullarının sağlanması gerektiğini belirterek, Meclis’in Çerçeve Yasa’nın öngördüğü İzleme Komisyonu’nu en kısa zamanda kurması çağrısında bulundu.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BELEDİYE OPERASYONLARI

Bakırhan, T24 Mezopotamya Ajansı’nın bazı sosyal medya hesaplarına yönelik erişim engellerini eleştirdi. Eylül ayında 16 gazetecinin gözaltına alındığını, 9 gazetecinin tutuklandığını söyleyen Bakırhan, “Fonda vurgun yapanlar soruşturmaya dahi çağrılmıyor. Haber yaptığı için gazeteci tutuklanıyor”.

Belediyelere yönelik operasyonları gündeme getiren Bakırhan, Mersin Eyüpsultan belediyelerine yönelik operasyonları eleştirdi.

Bakırhan'ın knuşmasından satır başları şöyle:

"Aradan geçen 12 yıla rağmen Kobani Kumpas Davasında hukuk garabeti hala devam ediyor. Arkadaşlarımız halen tutuklu. Kobani Kumpas Davasında tutuklu arkadaşlarımızın hala sürece rağmen yerel mahkemenin vermiş olduğu karara rağmen tutuklu olmalarını kabul etmiyoruz. Bunun izahı yok, an önce Kobani Kumpas Davasında yargılanan arkadaşlarımızın artık özgürlüklerine kavuşması gerekiyor.

yandan geçinemediği için hayatına son veren emekliler aile bütçesine katkı sunmak için çalışan çocuklar. yandan birini bin yapan, milyonunu milyona çeviren vurguncular, hırsızlar. Türkiye yandan Soma’ madende yaşamını yitiren beş emekçinin hazin hayat hikayelerini dinliyor, yandan ise Terra fonunun sahiplerinin özel jetiyle yolculuk yapan siyasetçileri bürokratları soruyor.

Böylesi karanlık düzende milyar dolarlık vurguna takılan maskenin adı nedir; yerli milli finans. isimle halkımızı kandırdılar. Yerli olan tek şey ise mağdur edilen 86 milyon insanımızın emeğidir, alınteridir. soygun sadece borsa fonlar sınırlı kalmadı. Milletin en masum tutkusuna, futbola kadar uzandı. Bugün aramızda Hakkari Türkiye Futbol Federasyonu temsilcisi arkadaşımız Türkiye Futbol Federasyonu büyük kulüplerin yöneticilerinin içinde yer aldığı 440 Yöneticiyi son 5 yılda bahis oynadıkları sebebiyle disipline sevk. Düşünün Türkiye Futbol Federasyonu'nun 400-500'e yakın insanı bahis oynadığı için disipline sevk ediliyor. Yine Merkez Hakem Kurulu Başkanı sahtecilik soruşturmasında tutuklandığına hep birlikte şahitlik ettik. Rantın milletin formasına, sevincine, futbol tutkusuna kadar sızdığını ortaya koyan rezaletle karşı karşıyayız.

İktidar sanki vurgunda hesap vermesi gereken muhatap değilmiş gibi sorumlu yokmuş gibi davranıyor. Biz tüm Türkiye'nin huzurunda basit sorular soracağız; Vurgundan önceki son ayda birkaç ayda fonlardan yüklü miktarda para çekenler kimlerdir? Fon vurgununda milyarları yani eski parayla trilyonları vuran Fatma Betül Sayan Kaya'nın mal varlığı donduruldu ? Sabahın ilk ışıklarında insanların mahremiyetini kameralara alıp servis edenler zahmet buyurup Fatma Betül Sayan Kaya'yı ifadeye çağırdı ? Espri yapan gençleri bile gözaltına alan yargı düzeni şahıs vurgunu yapan AKP'lileri neden hala gözaltına almıyor? Gözaltı listesi AK Parti'deki görev tanımlarına göre değişiyor? Nasıl oluyor asıl sorumluların adı türlü hukuk radarına yakalanmıyor? Bazı AKP yöneticilerinin yakınlarının mal varlığına tedbir konuldu ama birkaç saat sonra kaldırıldı. Soruyoruz niye koydunuz? Niye mal varlığına koyduğunuz tedbiri 2-3 saat sonra kaldırdınız? vurguna rağmen SPK Başkanı nasıl hala görevinde? Ya nasıl utanmazlıktır? nasıl aymazlıktır? Bakın 2025 yılının Kasım ayında borsada haksız kazanç elde edenler var diyen Hazine Maliye Bakanı milyar dolarlık vurgunu neden seyretti? Soruyoruz. yıl önce bunu söylediniz Sayın Bakan, madem vurgun vardı niye bugüne kadar müdahale etmediniz?

yandan büyük vurgun var, yandan milyonlarca insanın yıllardır özlemini duyduğu önemli süreç. Bugün uğruna ağır bedeller ödeyen dediğimiz geleceğin kapısını aralamak için hep birlikte çalışıyoruz. Gençlerin hayatını kaybetmediği, annelerin çocuklarını toprağa vermediği ülke hayali kuruyoruz. Herkesin kimliğiyle, diliyle, inancıyla, özgürce yaşayabildiği ülkeyi birlikte kurmak istiyoruz. sorumluluğun büyüklüğünü biliyoruz. Tam nedenle söylüyoruz; barış umudunu belirsizlik içinde tüketmeye, toplumun beklentisini sürekli ertelemeye kimsenin hakkı yoktur.

Çerçeve yasa 467 gibi tarihi oyla Meclis’ten geçti. Çerçeve yasa kapsamında Koordinasyon Kurulu oluşturuldu. kurul bünyesinde dört alt komisyon oluşturuldu. Bunların adını saymaya gerek. Ancak artık kurulan komisyonların çalışmalarını sonuçlarını görmek istiyoruz. Kürtçe’ söz. “Gavek ji hezar gotina çêtir e” diyorlar. somut adım bin sözden iyidir, diyorlar. Biz artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz. çerçevede Silahsızlanma Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun etkin çalışması, sürecin başarıyla tamamlanması açısından tarihi öneme sahiptir, diyoruz. kurul an evvel Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışmalara başlamalıdır. Kurulun tarihi sorumluluğu yerine getirebilmesi için iktidarın devletin cesur, ciddi adımlar atmasının zamanı artık gelmiştir. Tarihsel deneyimlerimizin, tarihsel deneyimlerin bize öğrettiği şey budur.

Barışın terazisinin iki kefesi vardır. kefeye silah bırakıldıysa kefeye hukuk konulmalıdır. Çünkü silahsızlanma, hukuki karşılığı olan meseledir. Demokratik hakların tanınmasının hukuki güvencelerin sağlanmasının önünde bariyerler konulamaz. kefeye fesih konulduysa öbür kefeye hukuki güvence siyaset konulmalıdır. Tek kefesine yük binen barış doğru çalışmaz, doğru tartmaz. Eğer sorumluluk isteniyorsa sorumluluğun yerine getirilebileceği koşullar oluşturulmalıdır.

Demokrasi hukuk düzeninin tesisiyle ortaya çıkacak barış iklimi toplumsal sözleşme Aynı zamanda kapısını aralayacaktır. Yani adım karşılığında adım üretir. Her karşılık yeni güven üretir. Güven arttıkça daha zor meseleler konuşulabilir hale gelebilir.

Bugün Sayın Öcalan'dan böylesine ağır sorumluluk üstlenmesini bekliyorsunuz. sorumluluğu yerine getirebileceği imkanları hukuku oluşturmak gerekmiyor ? Ondan dolayı diyoruz ki; Sayın Öcalan'ın özgür çalışma, görüşme iletişim koşulları sağlanmalı. İlgili taraflarla düzenli temas kurabilmesinin önü açılmalıdır. Türkiye iki yıl önce bulunduğu yerde değil. Çok ağır eşikler aşıldı. Artık geçmişin korkularıyla değil, iki yılda oluşan tecrübeye güvenerek hareket etmek gerekiyor. Meclis'in önünde ertelenmeyecek görev. Çerçeve Yasa’nın öngördüğü İzleme Komisyonu en kısa zamanda kurulmalı çalışmalarına başlamalıdır. Meclis, uygulamayı izlemeli, aksayan noktaları gündemine almalı, taraflarla görüşmeli, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler için harekete geçmelidir. Biz sorumluluk almaya hazırız DEM Parti olarak. Bütün partileri tarihi süreçte sorumluluk almaya çağırıyoruz.

Barışın konuşulması gereken günlerde yasakçı zihniyet maalesef yine iş başında. Geçen hafta 17 yıldır faaliyet gösteren T24 internet sitesine sosyal medya hesaplarına yine Mezopotamya Ajansı'nın Kürtçe sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi. T24'te erişim engeli getirildiği zaman ne yapmışlar biliyor musunuz; T24'ün 10 yıl içerisinde yapmış olduğu bütün haberleri mişler. T24'ün 10 yıl öncesi haberlerini kadar titizlikle takip edeceğinize keşke vurgun yapan Terra’yı, fonlarda vurgun yapan insanların hesaplarını ay kontrol edebilseydiniz. Muhalif olanın 10 yıl öncesine gidip ama vurgun yapanın gün öncesine gitmemek emin olun ülkeye yapılacak en büyük kötülük haksızlıktır. Zannediyorlar ki insanlar bunları görmüyor. Dicle Fırat Gazeteciler Cemiyeti'nin eylül ayındaki raporuna göre internet dijital medya alanında 4 bine yakın dijital medya içeriğine erişim engeli getirildi. Eşbaşkanımız Tülay Başkan'la bize bugüne kadar 10 binlerce hakaret tehdit yapıldı. Evlerimizin adresi, çocuklarımızın ismi, hangi okulda okudukları, hangi dersten kaç puan aldıklarını yazarak ailemizi tehdit edenlere bugüne kadar soruşturma açtıramadık. Ancak düşüncesini ifade edene soruşturma açılıyor. böyle olmaz, böyle gitmez.

Bunun yanında dört tane internet sitesi erişime kapatıldı. Eylül ayında 16 gazeteci gözaltına alındı. Dokuz gazeteci tutuklandı. Fonda vurgun yapanlar soruşturmaya dahi çağrılmıyor. Haber yaptığı için gazeteci tutuklanıyor. İşin daha trajik yanı nedir biliyor musunuz; Türkiye'deki erişim engellerini haberleştiren engelli bin sosyal medya hesabı engellendi. Aynı günlerde Mersin' üç belediye yönelik operasyonda belediye başkanı Vahap Seçer birlikte 59 kişi gözaltına alındı. Sanırım bugün tutuklandılar. Geçen Cuma Eyüp Sultan Belediyesi'ne yönelik operasyonda 28 kişi gözaltına alındı. Her gün belediye operasyon yapılıyor. Aynı günlerde ülkede kadınlar öldürülmeye devam edildi. Son 10 günde 6 kadın katledildi. Bunlar birer rakam değil. Her birinin adı, hayat hikayesi. İstanbul sözleşmesinden çekilmek, kadınlarla ilgili yasaları işletmemek, failleri cezasızlıkla cesaretlendirmek, cinayetin sorumlularının kim olduğunu ortaya koyuyor. Buradan kez daha söylüyoruz. Kadın cinayetleri politiktir.

Barış istedikleri için insanların çırasını döndürdüler. Evini barkını perişan ettiler. Yine Barış Akademisyenleriyle birlikte Kanun Hükmünde Kararnameler’le on binlerce insanı işinden, aşından ettiler. Mesleğinden kopardılar, birçoğu hastalandı. Bazıları intihar ediyor. an önce Barış Akademisyenlerinin mağduriyeti, Kanun Hükmünde Kararnameler’le mağdur olanların mağduriyetleri giderilmelidir.

sürecin ilerlemesi için teyit tespite ihtiyaç. Milli Güvenlik Kurulu’nun kararına ihtiyacı. Kanun Hükmünde Kararname’yle atılan insanların işe dönmesi için MGK’nın kararına ihtiyacı var? Barış Akademisyenlerinin işine dönmesi için teyit tespite ihtiyaç var? En basit adımlar bile atılmıyor.
Cebimizin soyulmasına, irademizin gasp edilmesine, haklarımızın kullanılmaz hâle getirilmesine hayır diyoruz hayır diyeceğiz. Çağrımız açık: Basına yönelik sansüre yasaklara son verin. Halkın iradesine saygı duyun. Mersin halkının iradesine saygı duyun.

Eğer memlekete sahip çıkmaksa Varto’daki gibi sahip çıkılır. kez daha Varto Belediye Eşbaşkanlarımızı, yönetimimizi, Varto halkımızı başarıdan dolayı yürekten kutluyor, başarılarının devamını diliyorum. Muş Belediyesi ilk defa elimize geçti. Onu başka grupta, onların yaptığı hizmetleri anlatacağım. Çok iyi işler yapılıyor. Yeri gelmişken Malazgirt Belediyesi Ahmet Başkan burada. Biz seçim öncesi oraya gittiğimizde çok şaşırmıştım. 17 bin nüfusu. Sizce kaç milyon milyon borcu var? 17 bin nüfuslu ilçenin neredeyse Türkiye’nin yarı illerinden fazla borcu. Malazgirt Belediye Eşbaşkanlarımız Malazgirt’teki yönetimimiz borçları kapatarak çok iyi hizmetler yürütüyorlar. Başarılarının devamını diliyorum.

Varto’nun başka hikâyesi daha. Aynı Varto’ köylerimiz tam 156 gündür nöbette. Geçtiğimiz hafta Eş Genel Başkanımız Tülay Başkan arkadaşlarımız nöbeti ziyaret ettiler. İnsanlar, yaşam alanlarına yönelen tehdidi kabul etmiyor. Amerikan şirketi, 22 köyü GES projesiyle mahvetmeye çalışıyor Varto halkı buna rıza göstermiyor. Emeklerine sağlık, iyi yapıyorlar. Projenin iptali yürütmenin durdurulması talebiyle dava açtılar. Bingöl İdare Mahkemesi keşif bilirkişi incelemesine hükmetti. önemlidir. aynı zamanda direnişin kazanımıdır. Umuyorum diliyoruz ki heyet, mahkeme heyeti, talana son verecek. Köyler kazanacak, Varto kazanacak, doğamız kazanacak, suyumuz kazanacak, çiçekler kazanacak, su derelerimiz kazanacak.”