Yaklaşık 40 yıl önce vizyona girdiğinde gişede tam anlamıyla çakılan eşsiz fantastik film vardı. Fakat zaman içinde sinemaseverlerin kalbinde taht kurarak kült mertebesine ulaştı koca seriye dönüştü.
ScreenRant“Sadece tek kişi kalabilir!” replik, yıllar içinde sinema salonlarının sınırlarını aşarak popüler kültürün en bilinen sözlerinden birine dönüştü. Öyle ki filmin kendisini hiç izlememiş olanlar bile cümleyi hayatında en az kez mutlaka duymuştur. Böylesine efsaneleşmiş sözün köklerine inmek büyük keyif sunuyor; ne olsa 80’li yılların unutulmaz kült klasiğine uzanıyoruz: Highlander (İskoçyalı)!
Takvimler 1986 yılını gösterdiğinde sinema salonlarına adım atan film, aradan geçen 40 yılın ardından bugün inanması güç olsa gişede kelimenin tam anlamıyla çakılmıştı: 19 milyon dolarlık yapım bütçesine karşılık, dünya genelinde ancak 16 milyon dolar civarında hasılat toplayabilmişti.
Fakat Highlander pes etmedi zaman geçtikçe etrafında tutkulu hayran kitlesi oluşturmayı başardı. İskoçya’nın sisli tarihi dokusuyla modern şehrin fantastik aksiyonunu harmanlayan benzersiz atmosfer, sinema salonlarında yakalayamadığı ilgiyi VHS kasetler televizyon gösterimleri sayesinde fazlasıyla gördü. Yönetmenliğini Russell Mulcahy’nin üstlendiği yapım, zamanla gecikmeli sinema fenomenine dönüştü; ardından dört devam filmi, çok sevilen televizyon dizisi pek çok romana ilham kaynağı.
Hikâyenin merkezinde, 16. yüzyıl İskoçyası’nda dünyaya gelen ölümsüz kılıç ustası Connor MacLeod (Christopher Lambert) yer alıyor. Akıl hocası Ramírez’den (Sean Connery) yalnızca başı kesildiğinde ölebileceğini öğrenen MacLeod, çağlar boyunca hayatta kalarak günümüze kadar ulaşıyor. 1985 yılının New York’unda ise insanlık üzerinde mutlak hâkimiyet kurmayı amaçlayan en acımasız son düşmanıyla yüzleşmek zorunda kalıyor: Victor Kruger, namıdiğer Kurgan (Clancy Brown).
“John Wick”in Yaratıcısı Yeni “Highlander” İçin Kolları SıvadıHighlander, efsanevi rock grubu Queen’in imzasını taşıyan unutulmaz müzikleri (“Who Wants To Live Forever”) sayesinde popüler kültür tarihine adını altın harflerle yazdırdı. Ancak serinin meşhur sloganında söylendiği gibi “sadece kişi kalabildi”; çünkü gelen devam filmlerinin hiçbiri ilk halkanın ulaştığı kült seviyeye yaklaşamadı. Peki durum, John Wick serisinin mimarı Chad Stahelski yönetmenliğinde hazırlanan 2027 yılında vizyona girmesi hedeflenen yeni uyarlamayla değişebilir ?
Masadaki proje sıradan yeniden çevrimden ibaret değil; başarıya ulaştığı takdirde yepyeni serinin kapılarını aralayacak devasa evren tasarımı olarak planlanıyor. Christopher Lambert’ın bıraktığı ikonik kılıcı devralacak isim ise eski Superman In The Grey yıldızı Henry Cavill. Ünlü aktör şimdiden beklentileri tavan yaptırmış durumda:
43 yaşındaki başarılı aktör, “Beni daha önce kılıç sallarken gördüyseniz, inanın henüz hiçbir şey görmediniz demektir.” sözleriyle heyecanını tı ekledi: “ eski filmleri tüm artıları eksileriyle çok seviyorum. Senaryoyu ilk okuduğumda bunu ekrana nasıl aktaracaklarından tam emin olamamıştım. Ama inanın bana, karakterlerin derinliğine inanılmaz derecede indik.”
“İlk Filmden Çok Daha Büyük”Yeni filmde acımasız kötü Kurgan karakterine hayat vermeye hazırlanan Dave Bautista verdiği röportajda heyecanını gizleyemedi: “Senaryodan gerçekten çok etkilendim. Fazla detay vermeden söyleyebilirim ki son derece havalı yeniden başlatma projesi bizi bekliyor. yandan orijinal yapıma saygı duruşunda bulunurken yandan yepyeni, taze heyecan verici dünya kuruyoruz. İlk filmden çok daha büyük yapım var karşımızda. Aksiyon sahneleri ise tam anlamıyla ‘John Wick’ seviyesinde. Spoiler vermemek için kendimi zor tutuyorum.”