süredir Geek edebiyat dünyasını kasıp kavuran, son dönemde Peacock anlaşma imzalamayı başaran Zindan Gezgini Carl, sonunda Türkçe olarak yayınlandı. Juno Kitap tarafından okurlarla buluşturulan Zindan Gezgini Carl, standart “Geeklere yönelik” kitap olmanın ötesinde yer alıyor.
Matt Dinniman ismi Türk okuruyla yeni buluşuyor olabilir. Kendisi LitRPG türünü ana akıma taşımayı başarmış yazar. Özgeçmişinde ufak yalanlar ekleyerek (Photoshop bilmediği halde, biliyormuş gibi davranmış) gazetede çalışmaya başlayan Dinniman, kendini evcil hayvan şovlarında bulan Burada gözlem çizim yeteneğinin daha farkına varan yazar, ufak ufak kendi evrenini yaratmaya başlamış. sayede biz Zindan Gezgini Carl tanışma fırsatı yakalıyoruz.
gerçek ki, yaş ilerledikçe çok uzun serilere başlamak, okurların gözünü korkutuyor. Kendi adıma 35’imden sonra Brandon Sanderson‘a başlamak gibi hatada bulundum. Onlarca kitap birçok seri devasa evrenin beni beklediğini bilmiyordum. Ama okuyacağım. Genel olarak gündem olan kitaplarla dirsek temasında olmayı severim. Okuma fırsatım olmasa bile temel olarak neyin üzerine oturduğunu öğrenmek fikir sahibi olmaya çalışıyorum.
Matt Dinniman tanıştıktan sonra uzun serilerden biri artık radarıma girmiş bulunuyor. Geek kültürüne basmakalıp göndermeler yapmaktan kaçınan, insan doğasına inmeyi günümüz tüketim kültürünü taşlamayı seven yazar. Zindan Gezgini Carl, Ready Player One romanına benzeyecek diye düşünürken, günün sonunda beni şaşırtmayı başardı.
Şimdi şöyle yapalım derim, testi bombalarımızı ayak bakım kitlerimizi şimdilik envanterimize kaldıralım. Çevremizde hoşnutsuz biçimde dolaşan kedilerle göz temasını keselim goblinlere isim vermeye biraz ara verelim.
Lanet Olsun Donut!Zindan Gezgini Carl, LitRPG denilen sınıflandırmaya giriyor. tür, Ready Player One tarzı kitaplardan biraz daha farklı yerde duruyor. Kitap, genel olarak rol yapma oyunlarının mekaniklerini doğrudan anlatımın parçası yapıyor. seviye almak, yetenek puanı kazanmak. Ancak bunları detaylı biçimde okurla buluşturuyor. Oyun gibi dünyada yaşamaktan ziyade, oyun dünyasının tüm detaylarını anlatıyor. Karakterin kazandığı başarımlardan, silahların sağladığı bonuslara kadar, normalde oyunun arayüzünde göreceğimiz bilgileri doğrudan roman metninin parçası haline getiriyor.
Kitaba ilk başladığımda, sürekli örneğini verdiğim Ready Player One tarzında beklentim vardı. Ancak Ernest Cline’ın anlatısında kültürün parçalarıyla şekillenen hikâye. Ready Player One, oyun kültürünü bilimkurgu dünyasının zemini olarak kullanıyorsa, Zindan Gezgini Carl oyunun kurallarını doğrudan romanın fizik yasalarına dönüştürüyor. Bunu her adımda size hissettiriyor. yüzden burada anlaşalım derim ilginizi çekmeyen konuysa, vaktinizi almamak adına yolları ayıralım hikâyeye dalalım.
arada korkmaya hiç gerek yok; sürpriz kaçıranlara yer vermeyeceğim. Kitap başlığında görüldüğü gibi Carl isminde karaktere odaklanıyor. hayatını sahil güvenlik personeli olarak devam ettiren, artık beklentilerini hayli düşürmüş karakter. Kız arkadaşıyla fırtınalı biçimde ayrılıyor. İşin garip kısmı noktada eski kız arkadaşının kedisi Prenses Donut başbaşa kalıyor. Hikâyenin başladığı soğuk gecede, Donut kaçıyor Carl onun peşine düşüyor.
gece Carl’ın tüm insanlığın hayatı tepetaklak oluyor. Uzaylıların dünyayı istila etmesi milyarlarca insanı anında öldürmesiyle beraber, Carl Prenses Donut hayatta kalan şanslı kişiler arasına giriyor. İş burada bitmiyor tabii ki! Uzaylılar hayatta kalanlara şans tanıyor. Yeryüzünde açılan birçok kapıdan girecekleri 18 katlı zindana davet ediliyorlar. Büyük ödül ise tüm zindan katlarını temizleyip özgürlüğe ulaşmak. Fakat işin içinde bit yeniği. Milyonlarca insannın akın ettiği zindan, galaksiler-arası devasa medya şirketi tarafından canlı yayınlanıyor.
Yani Carl, kendini yarışma programında buluyor. Yapması gereken tek şey, öldürmek, öldürmek daha fazla öldürmek.
İzleyici Sayılarını Artırmanın Yollarışovun nasıl ilerlediği, Carl Prenses Donut’ı nelerin beklediğini anlatmayacağım. Okur olarak sizin keşfetmeniz kitabın çekiciliğini artıracaktır. Burada benim dikkatimi çeken nokta Dinniman’ın, günümüz dünyasını çok iyi irdelemiş olması. Sosyal medya hayatımızın parçası değil, artık ta kendisi haline gelmiş durumda. Onlarca platformu kullanarak, anlık sahneler birkaç saniyelik videolarla ünlü olmanın yollarını arayan milyonlarca insan. Yapılan her saçma hareket ya fenomen olacak sözler kişileri ön plana çıkarıyor. Onları daha fazla ünlü ediyor daha çok para kazanmalarını sağlıyor.
Zindan Gezgini Carl, görünürde video oyununun sahnelenmesi gibi gözükse aslında noktayı fena taşlıyor. Çünkü Carl Prenses Donut, hayatta kalabilmek için ekipman toplamaktan katil dozer süren goblinleri öldürmekten daha fazlasını yapmak zorunda. Şayet yeteri kadar eğlenceli değillerse, izleyici sayıları düşüyor. gelecek katlarda onları daha zorlu anlarda zindan içerisinde yalnız bırakıyor. Çünkü izleyiciler sadece izlemekle kalmıyor, abonelik sistemleriyle sevdikleri yarışmacılara ödüller ya adıyla bağışlar yapabiliyor. Biraz tanıdık geldi değil ?
Dinniman, esere pandemi yıllarında başlamış. Aslında fikir kafasında epey varmış ancak pandeminin yarattığı gündem nedeniyle, Carl’ın üzerine daha çok yoğunlaşmaya başlamış. süreçte Patreon üzerinden okurlarıyla buluşarak, hikâyenin nasıl şekillenmesi gerektiğine dair anketler açmış. Elbette Patreon takipçileri Carl Prenses Donut’u olabildiğince zor durumlara sokmak için ellerinden geleni yapmışlar.
ortaya şunu çıkarıyor. Dinniman, gözlem yapmanın yanında takipçileriyle sıkı temas halinde kalarak onların tepkilerini ölçmüş. Çok hoş detay bana kalırsa. Romanında göndermesini yaptığı noktayı, gerçek hayatta okurlarıyla denemiş.
Hayatta Kalmayı Unutmayın!Zindan Gezgini Carl, uzun kitap olmasına karşın Matt Dinniman’ın akıcı anlatısı heyecanlı olay örgüsüyle su gibi akıp gidiyor. Carl Prenses Donut arasındaki dinamik kitabın en eğlenceli taraflarından. Yazar aslında iki karakteri, ilerleyen kitaplarda birleştirmeyi düşünmüş. Ancak ilk andan itibaren arada olmaları gerektiği hissi çok kuvvetli gelmiş. İyi ki öyle yapmış çünkü Carl Donut arasındaki diyaloglar, kitabı taşıyan en önemli etmenlerden.
Prenses Donut, aynı adı gibi hayatını prensesler gibi yaşayan Oldukça zeki vurdumduymaz. Yeri geldiğinde tatlı tatlı laf sokmasını bilen biri ( evet, Donut sadece mırlamıyor, uzaylıların yapay zeka sistemleri sayesinde insan gibi konuşabiliyor). Carl ise et kafa olmaktan çok. Sahil güvenlik personeli olarak haliyle kaslı kuvvetli model olarak öne çıkıyor. Basmakalıp et kafalı, sporcu karakter hiç değil. Gözlem olayları irdeleme yeteneği hayli yüksek. Birini sevmediğinde onun canını laflarıyla nasıl yakacağını biliyor ya tehlike anını çok iyi kokluyor.
İkisi arasındaki dinamik yol boyunca karşılarına çıkan düşmanlar, dostlar beklenmedik misafirlerle besleniyor. Buna ek olarak medyanın gözleri sürekli üzerlerinde olduğu için rol yapmadan, kendileri gibi davranarak katları inmek zorunda olduklarını biliyorlar. Karşımızda basit anlatısı olan kitap yok anlayacağınız. Carl içinde bulunduğu durumdan memnun değil, hayatta kalmalı oyunu onların kurallarıyla oynamak zorunda. Sık sık dediği gibi ona kolay kolay boyun eğdiremeyeceklerini sıklıkla gösteriyor.
Son olarak Juno Kitap tarafına baskı çeviri kalitesi için teşekkür etmek gerek. Emre Aygün çevirmenliğindeki kitap, kendine has jargonuyla okurun kafasını karıştırmıyor. Orijinal metinle karşılaştırma şansım olmadı ama anladığım kadarıyla Dinniman, kelime oyunlarını yoktan var ettiği kelimeleri örgünün içine serpiştirmeyi seviyor. tarz çevirilerde, doğru noktalara basabilmek önemlidir. Juno Kitap ekipçe şahane iş çıkarmışlar. Zaten kitap için şömizli baskı tercih etmeleri koleksiyoncular için önemli detay.
Zindan Gezgini Carl için söyleyebileceğim en büyük sıkıntıysa, türe yakın olmayan okurları ilk birkaç sayfada sıkacaktır. Kendi adıma rol yapma oyunlarını çok seven biri olarak bazen Carl ya Prenses Donut’a düşen ekipmanların notlarını okumak yorabiliyor. Kaldı ki, aşamada Matt Dinniman tüm karakterlere verdiği ekipman, tecrübe puanı, yetenek beceri gibi detayları tek tek tutuyormuş. Hatta dosya kadar büyük hale gelmiş ki, kullandığı bilgisayar birkaç kere çökmüş. gibi detaylara boğulmak okur için göz korkutucu çünkü hikâye ilerledikçe takibini yapmak zorlaşıyor.
benim adıma başka sıkıntıyı ortaya çıkarıyor. aşamada Zindan Gezgini Carl için 8 kitap basılmış durumda. Dinniman, iki kitabın daha yolda olduğunu finale ulaşacağımızı söylüyor. tarz hikâyelerde, karakterler sürekli aynı şeyleri yaptıkça kitapların okuma keyfi kaçıyor. Hikâyenin gidişatını çok merak etsem örgünün nasıl ilerleyeceği konusunun sürpriz kalmasını istiyorum. Öte yandan okur yorumlarına baktığım kadarıyla, her kitap birlikte kendi çıtasını ayarlamayı başarıyormuş.
Son olarak diyeceğim ki, Zindan Gezgini Carl kendi okuma yelpazeme aldığım yeni türün öncüsü. Hatta kitabı size şöyle satabilirim: Sanki Otostopçunun Galaksi Rehberi Ready Player One‘ın çocukları olmuş. Ancak ortaya çıkan ürün ebeveynlerinin huylarının kısmını alırken, onlar hiç gözükmeyen bazı becerileri kendi kendine edinmiş.
Umarım Zindan Gezgini Carl’ın ülkemizde raf ömrü uzun olur sıradaki tüm kitaplara peyderpey ulaşır, Carl Prenses Donut’ın maceralarını okumaya devam ederiz. Çünkü ara sıra hayatın tüm keşmekeşinden kopup ciddi şeyler okumaktansa, kafayı boşaltacak eğlenceli şeylere ihtiyacımız. zamana kadar:
Lanet Olsun Donut!